SON DAKİKA

Kendini arayıştı Şükrü Samsunlu

Bu haber 01 Temmuz 2017 - 1:50 'de eklendi ve 62 views kez görüntülendi.

Alevi Televizyonlarının ilk yayına başladığı günden itibaren bize katkısını esirgemeyenlerden biri de Mehmet Altan’dı. 2000 yılından başlayarak Dem Gazetesi’ne yazıları ile verdiği desteğini, televizyonlarda programları desteklemek ve danışma kurullarında yer almak suretiyle sürdürdü.

Onun bizlere kazandırdığı kişilerden biri de Şükrü Samsunlu oldu. Dem TV olarak yayına girmiştik. “Bize yardımcı olacak birileri yok mu?” diye sorduğumuzda “Çok güzel bir çocuk var. Sorayım zaman bulursa gelsin” demişti. Geldi…

Merkez medyada o günlerde popüler olan programda ünlü bir yönetmendi. Onunla çalışan ekip sayısı bizim kanalın tümünün iki katıydı. Biz cazip bir kanal değildik. Ve aslında ona verecek paramızda yoktu. Ama fark etmiştim onun yeniye olan merakını… Öğrenmeye olan hevesini… Bizde de kimsenin cesaret edip, güvenip kullanmadığı yayın sitemi vardı. Yeni teknolojiydi. Ve o bu meslekte yeni olan her şeye meraklıydı. Öğrenmezse olmazdı. Öğreteceğiz dedik… Haftada boş kalan birkaç gününü bize ayıracaktı. Ayırdı… Öğrendi…

Öğrendikçe, çalıştıkça bizlerden biri olduğunu anladı…

Kendisi olduğunu anladı…

Kendisi oldukça hep yanımızda kaldı…

Karadeniz’in taşra diyeceğimiz bir ilinden, mahallesinden, köyünden gelmişti.

Zorlukların ne olduğunu biliyordu. Bunlara karşı mücadele etmesini öğrenmişti. İnatla bugünlere gelmişti.

Aslında onun hikâyesi bir başarılar toplamıydı.

Bazen kendisiyle çelişen, kendisine de isyan eden…

“Burada ne işim var” dedirten…

Birçoklarının hayal dahi edemeyeceğini geride bırakmıştı.

Meslekte ün, imkân…

Kendi olma kavgasını en çok bizimle birlikte verdi. Büyük bir zevk ile emeğini emeğimize kattı. Bizim dediğimiz şeylerin üstüne bizden daha çok titredi… Korudu…

TV10’da sadece bir teknik müdür, yönetmen değil, her şeyde eli olan bir emekti. Çalışanların oturduğu sandalyeden, dekora, ışıktan, masaya, buzdolabından güvenlik kamerasına, duvardaki resimden kapı kilidine kadar her yerde parmak izi vardı.

Her zaman bildim, ne zaman nerede kalırsam kalayım Samsunlu gelecek yardımıma…

Ve bir xızır gibi dolandı etrafımızda…

Ve yaratıcılığın en güzelini kullandı Gezi’de… Her karesine, imzasını attı. Ekranlara taşıdı.

Şimdi yalnızlığımıza eşlik ediyor “Patron” deyişi…

Ve onun bir sevda gibi koruyup kolladığı köpekleri, kedileri.

Söyle Samsunlu nasıl anlayabilir seni zübükler…

Cebinde taşıdığın yemek artıklarının hangi sokak kedisini, köpeğini hayata döndüreceğini nereden bilsin sidikliler…

Kocaman bir yıl oldu… Özledik, özlendin be Samsunlu…

 

ŞÜKRÜ YILDIZ
ŞÜKRÜ YILDIZsukruyildiz@hotmail.com.tr