Connect with us

Haberler

Alevi kurumları: Laiklik kırmızı çizgimizdir

TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın Laiklik ve sistem karşıtı sözlerine yönelik olarak; Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri ve Alevi Bektaşi Federasyonu ortak bir açıklama yayınladı.

 

TBMM Başkanı Kahraman’ın sözlerine tepkiler devam ediyor. Dün tüm yurtta sokağa çıkan halk AKP’nin saldırısıyla karşılaştı. “Şeriat istemiyoruz” diye soka çıkanlara sert müdahale edilirken pek çok kişide gözaltına alındı.

Bu süreci yakından takip eden Aleviler’den de sert açıklamalar geldi. Ortak basın açıklaması yapan Alevi kurumları “Laiklik kırmızı çizgimizdir” dedi.

 

Açıklamanın tam metni şöyle;

25 Nisan 2016 tarihinde, İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği’nin (AY-BİR) İstanbul’da düzenlediği “Yeni Türkiye Konferansları”nın altıncısında konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmail Kahraman’ın; “Laiklik yeni anayasada olmamalıdır” beyânıyla açığa çıkardığı ve mevcut sisteme yönelik ideolojik hesaplaşmalarının bir getirisi olduğunu düşündüğümüz sözleriyle, kamuoyunun yoğun tepkisini toplamıştır.

Türkiye’deki tüm halkların, kendi vekillerini seçerek gönderdiği Türkiye Cumhuriyeti’nin meclisinde; o meclisin başkanlığı görevini yürüten bir kişinin; Cumhuriyet rejiminin temel taşlarından biri olan Laiklik ile ilgili “yıkıcı” tâbirler kullanması, kabul edilebilir değildir. Bu tavır; bilinmelidir ki; bizler tarafından Laikliğe, Demokrasiye ve Cumhuriyete karşı sergilenen bir karşı duruş olarak kabul edilmektedir. TBMM Başkanı ağzındaki baklayı çıkararak, esasen; halen vekili bulunduğu AKP iktidarının zihninde yatan gerçekliği gün yüzüne çıkarmıştır. AKP’nin 14 yıldır sürdürdüğü politikalarıyla ve çeşitli şekillerde beyânlarıyla zuhur ettiği “hilafet” isteğini ve halifelik hayallerini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Meclis başkanı Kahraman’ın yoğun tepki getiren Laiklik ve sistem karşıtı sözlerinden dolayı haklı tepkilerini; TBMM önünde, sokaklarda veya okudukları üniversitelerin bahçelerinde duyurmak ve anayasal haklarını kullanarak protesto etmek isteyen vatandaşlarımıza, gençlerimize karşı gösterilen polis şiddeti, gözaltılar ve fiziki yaralamalar; ülkenin içerisinde bulunduğu kaotik günlerde ülke yönetiminin çaresizliklerini tekrar tekrar gözler önüne sermektedir.

Bilinmelidir ki; Laiklik, olmazsa olmazımızdır. Bizler için hava, su ve ekmek kadar yaşamsal bir öneme sahiptir.

Bilinmelidir ki; bugün “Laiklik” üzerine yapılan bu tartışma, bir DİN TARTIŞMASI değildir. Farklı inançlara ait ve bu ülkede yaşayan herkesi ve tüm azınlıkları ilgilendiren bir “varlık tartışması” halidir. Anayasadan Laiklik maddesinin çıkarılması hayâli; muktedirin, bundan sonraki süreçte “kendi dini adına” yapacağı zorbalıkların önünü yasal olarak, kendi elleriyle sonuna kadar açması hayâlidir.

Meclis başkanlığı gibi hassas bir görevi olan ve Türkiye Cumhuriyeti kanunları dâhilinde, siyasi bir partinin milletvekilliği ile meclise giren meclis başkanının, kat’i sûrette kabul edilemez bu sözleri; üstelik toplumun tümünü ilgilendirecek ve bu hassasiyeti üzerinden hezeyana getirecek böylesi bir söylemi; konumu gereği “fikir özgürlüğü” temelinde değerlendirildiğinde abes; ancak, -yine konumu gereği- Türkiye Cumhuriyeti Kanunları’na göre değerlendirildiğinde; TCK’nın 216. Maddesine göre, suç teşkil etmektedir.

Kendi Meclis Başkanını seçimle göreve getiren Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni; İsmail Kahraman’ın yapmış olduğu mevcut sistem ve Laiklik karşıtı açıklamasından dolayı, gerekli hukuki süreçleri başlatması için derhal göreve çağırıyoruz.

Herkes bilmelidir ki; kaçak saray hâlifeliğin ve Türkiye’de hilafetin merkezi olmayacaktır.

Kamuoyuna duyurulur,

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ

HACIBEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEKLERİ

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Haberler

Gebze Cezaevi önündeki ailelere coplu polis müdahalesi

Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi önünde açlık grevinde olan çocukları için 12 gün önce nöbet eylemi başlatan anneler dün de eylemini sürdürdü. Bir süre Cezaevi önünde oturma eylemi yapan aileleri ablukaya alan polis, eylemin sonlandırılmasını istedi. Eylemlerini sürdüreceklerini ifade eden ailelere, polis tazyikli suyla müdahale etti. Nöbet tutan ailelere polisin müdahale şekli tepki topladı.

CHP: BU ZULÜMDÜR, HESABI AĞIRDIR

Polisin müdalesine tepki gösteren CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu İçişleri Bakanlığı’ne ve Kocaeli Valiliği’ne ‘Bu memurla ilgili bir işlem yapacak mısınız?’ sorusunu yöneltti. Sezgin Tanrıkulu’nun Twitter hesabından yaptığı paylaşım şu şekilde:

“Gebze Cezaevi’nde açlık grevinde olan çocukları için hapishane önüne gitmeye çalışan annelere elle ve copla yapılan polis tacizi iktidarın nasıl zalim hale geldiğinin yüzüdür. Konunun takipçisi olacağım. Bu memurla ilgili bir işlem yapacak mısınız?”

‘UNUTTUNUZ MU?’

CHP Miletvekili Gürsel Tekin de müdahaleye sosyal medya üzerinden tepki göstererek, “Unuttunuz mu? ‘Kimse kendi suçundan başka bir şey ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.’ Gebze’deki cezaevindeki çocukları için nöbet tutan analara bu muamele yapılamaz. Bu zulümdür, hesabı ağırdır. Suçun şahsiliği ilkesi vazgeçilmez bir ilkedir. Hiçbir vatandaş böyle itilip, kakılamaz, yol ortasında şiddete uğrayamaz. Bu milletin hiçbir ferdi kimsenin şamar oğlanı değil. Devletin memuru vatandaşa saygı ve hukuk çerçevesinde davranmak zorundadır. Bunu sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.

HDP’DEN AÇIKLAMA

HDP’den olaya ilişkin yapılan açıklama şu şekilde:

”Gebze’de çocukları açlık grevinde olan annelere yönelik bu insanlık dışı muamele hukuk tanımazlığın ve zorbalığın resmidir. Açlık grevcilerinin talepleri zor ve şiddetle bastırılamaz, bu hukuk tanımazlık kabul edilemez.”

CHP Mahmut Tanal’da konuya ilişkin, “Hukukun olmadığı yerde özgürlük yoktur. Devlet bireylerin ihtiyaçlarına ve çıkarlarına hizmet için vardır. Vatandaşa bu şekilde davranmak değil. Parti polisi değil halkın polisini istiyoruz. Halkın polisi annelerimize böyle davranmaz. Derhal soruşturma başlatılmalı” paylaşımında bulundu.

Continue Reading

Haberler

“Çocuklar ölmesin” diyen Ayşe öğretmen sözlerinin arkasında

“Ben bir suç işlemedim. Kadınların, çocukların mağduriyetine dikkat çekmek için samimi duygularımı ifade ettim. Çocuğumu çok özlüyorum. Bu hukuksuzluğun ortadan kaldırılacağına inanıyorum.”

Bu sözler, Türkiye’nin Ayşe öğretmen olarak tanıdığı ve dün cezaevine giren Ayşe Çelik’e ait.Avukatı aracılığıyla DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Çelik, en çok çocuğundan ayrıldığı için zorlandığını söyledi. Kendisine bu cezayı verenlere hakkını helal etmediğini söyleyen Çelik, halen sözlerinin arkasında olduğunu vurguladı. 

Ayşe Çelik, 2016 yılında telefonla katıldığı Beyaz Show adlı televizyon programında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki askeri operasyonlara atıfta bulunarak, “Çocuklar ölmesin” dediği için, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 15 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Çelik’in cezası 2017’de kesinleşmiş ve 2018 yılının Nisan ayında cezaevinde girmişti. Ancak kızının küçük olması nedeniyle iki hafta sonra tahliye edilen Çelik’in cezasının infazı toplam üç kez ertelenmişti.

12 kişilik koğuşta 51 kişi

Cezasının erteleme süresi dolan Çelik, dün Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne teslim oldu. Çelik’in avukatı Mahsuni Karaman’ın DW Türkçe’ye verdiği bilgilere göre, adli suçluların kaldığı 12 kişilik, B-2 koğuşuna konulan Çelik, burada 8’i çocuk, 51 kişi ile birlikte kalıyor. Koğuşta yeterli yatak olmadığı için de bir tutuklu ile aynı yatakta uyuyor. Ayşe Çelik ile bugün görüşen Avukat Karaman’ın aktardığına göre, koğuştakiler yerde uyuyanlara basmamak için gece tuvalete bile gidemiyor. Karaman, Çelik’in kendisinden tek isteğinin koğuşta kötü şartlarda yaşayan ve sürekli hasta olan 8 çocuğun ihtiyaçlarının karşılanması olduğunu söyledi.

Türkei Ayse Celik (DW/F. Bozarslan)

Ayşe Çelik kızından ayrıldığı için zorlandığını söylüyor

Kızı Dêran sürekli ağlama krizleri geçiriyor

Ayşe Çelik, cezaevine girmeden önce 18 aylık kızı Dêran’ı annesine bıraktı. Dêran, çoklu gıda alerjisi hastalığı nedeniyle özel bakıma muhtaç. Annesinden ayrıldığı için çok üzülen, ağlama krizleri geçiren Dêran’ın gözleri her yerde annesini arıyor. Dêran, evde “Ayşe” dendiği zaman sürekli dönüp baktığı için, ev halkı Ayşe öğretmenin ismini anmamaya çalışıyor.  Ayşe Çelik, çocuğunun sağlığı ve alacağı besinlerle ilgili notları, avukatı aracılığıyla ailesine iletiyor. Kendisini o durumda görmemesi için de çocuğunun görüşmelere getirilmesini istemiyor.

“Kızım zulme uğradı”

Ayşe öğretmenin kızını bıraktığı annesi Fahriye Tamir’in 7 çocuğu var.  55 yaşındaki anne şeker ve tansiyon hastası. Hastalıkları nedeniyle 18 aylık bebeğe bakmakta zorlanıyor, ancak torununa annesizliği hissettirmemeye çalıyor. Fahriye Tamir, kızının haksızlığa uğradığını düşünüyor. Tamir, bu kadar insancıl bir söylemin, bu kadar ağır bir bedelinin olmaması gerektiğini söylüyor. Kızının zulme uğradığını söyleyen Tamir, “Çünkü benim çocuğum kötü bir şey yapmadı, insancıl bir istekte bulundu. Bu talebin karşılığı bu olmamalıydı. Cezaevine mi atmak gerekiyordu? Çok üzülüyorum. Benim kızımın ciğeri başka insanlara yandı. Karşılığı kendi ciğerinin yakılması olmamalıydı” diyor.

Tahliye edilmesi mümkün

Avukat Mahsuni Karaman, soruşturmanın başladığı 2016 yılından beri Çelik’in davasını takip ediyor ve Ayşe Çelik’in cezasının infaz edilmemesi için mücadele veriyor. Karaman’a göre, Çelik’in kısa süre içinde tahliye edilmesi mümkün.

Türkiye’deki ceza infaz sistemine göre, 15 aylık cezanın infaz süresi, terör suçu olması nedeniyle 4’te 3’ü hesaplanarak, 11 ay 6 gün yapıyor. Bazı hâkimlerin, “Örgüt propagandası” suçlarında 1 yıllık cezaların infazını denetimli serbestlik kapsamında kabul ettiğini söyleyen Karaman, Diyarbakır İnfaz Hâkimi’nin bu yönde karar verebileceğini ve Çelik’in hemen tahliye edilebileceğini düşünüyor. Bu nedenle de, Avukat Karaman bugün ilgili başvuruyu yaptı.

Ancak, İnfaz Hâkimi 1 yıl denetim süresini kabul etse bile Çelik sadece cezaevinden çıkacak, cezası ortadan kalkmayacak.

Daha önce yapılan başvurular ise Çelik’in cezasının infazı ertelendiği için konusuz kalmış ve reddedilmişti.

Türkei Ayse Celik (DW/F. Bozarslan)

Ayşe Çelik, 2018 yılının Nisan ayında iki hafta cezaevinde kalmıştı

“AYM’nin ağır ihlal kararı vermesini bekliyoruz”

Avukat Karaman aynı zamanda Anayasa Mahkemesi (AYM) üzerinden de Çelik’in cezasının infazının durdurulması ve beraatı için mücadele veriyor.2017’de Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapan Karaman’a göre, AYM isterse dosyayı öncelikli olarak inceleyip, infazı durdurulabilir.

AYM’nin, dosyaya ilişkin ağır bir ihlal kararı vereceğine dair umutlu olan Karaman, dosyanın son aşamada olduğunu söylüyor.

“AYM, ilk toplantıda karar vermek üzere gündemine alabilir. Önümüzdeki hafta bir karara bağlamasını umut ediyoruz. Benim zerre-i miskal tereddüdüm yok. Anayasa Mahkemesi’nin, ifade hürriyetini katleden böyle bir yargı pratiğine olumlu bakmayacağını düşünüyoruz. Böyle bir karar sonrası hemen infazın durdurulması, sonra yargılamanın iadesi yoluyla Ayşe’nin beraat kararını almamız gerekiyor. Muhtemelen Ayşe bu şekilde cezaevinden çıkmış olur.”

Peki, başvuru sonuçsuz kalırsa ne olacak? Anayasa Mahkemesi veya İnfaz Hâkimliği farklı bir karar vermezse, Ayşe öğretmen 112 günü kapalı, 44 günü açık olmak üzere 156 gün cezaevinde kalacak. Diyarbakır’da Kadın Açık Cezaevi olmadığı için de Sivas veya Adana’ya nakledilebilecek. Ancak, ailesinden uzaklaşmak istemeyen Çelik, açık cezaevine geçme hakkı olmasına rağmen, 44 günü de kapalı cezaevinde geçirecek. Cezasının bitmesine 180 gün kala da denetimli serbestlik kapsamında tahliye edilecek. Yani Eylül ayının ortalarında, kızı Dêran’a kavuşabilecek.

Felat Bozarslan/Diyarbakır

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

Haberler

DSÖ: Libya’daki çatışmalarda 213 kişi öldü

Dünya Sağlık Örgütü’nün açıkladığı rakamlara göre Libya’nın başkenti Trablus’ta meydana gelen çatışmalarda en az 213 kişi hayatını kaybetti, 1009 kişi de yaralandı. Dünya Sağlık Örgütü Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “İki ambulans daha zarar gördü. WHO, Libya’da tüm tarafları sivilleri, sağlık çalışanlarını ve sağlık tesislerini korumaya çağırıyor. Onlar bir hedef değil” diye yazdı. Birleşmiş Milletler’e bağlı kuruluş, ölenlerin kaçının sivil olduğunu ifade etmedi.

Libya Ulusal Ordusu 2011 yılında NATO tarafından desteklenen ve Muammer Kaddafi’nin öldürülmesiyle sonuçlanan ayaklanmanın ortaya çıktığı ülkenin doğusundaki Bingazi kentinde konuşlu bulunuyordu. Orduya komuta eden General Halife Hafter 4 Nisan tarihinde emrindeki güçlere Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen rakip hükümetin kontrolünde olan Trablus kentini ele geçirme emri vermişti. Ardından taraflar arasında Trablus’un dış mahallelerinde silahlı çatışmalar başlamıştı.

Libyen Bereits mehr als 200 Tote bei Kämpfen um die Hauptstadt Tripolis

General Hafter’in kontrolündeki güçler Libya’nın güneybatısında kontrol altına aldıkları alanı son aylarda genişletmişlerdi. “Terörizme karşı savaş” verdiğini savunan Hafter Trablus’a saldırmama çağrılarına kulak asmamıştı.

Libya’da iki ayrı yönetim bulunuyor. General Halife Hafter Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi tarafından desteklenirken, BM dahil uluslararası toplumun büyük bölümü Trablus’ta Başbakan Fayiz Serrac’ın başkanlık ettiği Uluslararası Mutabakat Hükümeti’ni tanıyor.

DW, dpa / EC, MK

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Güncel6 saat ago

İBB eski yönetimi Erdoğan’a yakın vakıflara ne kadar para yardımı yaptı?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, “Adamlara, derneklere, cemaatlere hizmet işi bitti” dediği belediyenin kamu kaynaklarından 2018 yılı ve öncesinde...

Dünya6 saat ago

Macron’dan PYD’ye “aktif destek”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bugün Paris’te Elysée Sarayı’nda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile görüştü. Görüşme, önceden basına duyurulmadan gerçekleşti. Görüşmeye...

Güncel6 saat ago

Yüksekdağ tahliye edilmedi

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’ın tutuklu yargılandığı ve hakkında hazırlanan 7 fezlekenin birleştirilmesiyle oluşturulan davanın 11’inci duruşması,...

Güncel6 saat ago

Yandaş sendika Hak-İş’te yaprak dökümü: Binlerce istifa

31 Mart yerel seçimlerinde çok sayıda belediyenin muhalefete geçmesiyle birlikte yandaş sendika Hak-İş’ten kopuşlar da başladı. Ankara’daki genel merkezlerinde bir...

Dünya6 saat ago

Cezayir’de 9’uncu Cuma: Sokaklarda insan seli

Ülkenin bir çok kentinde bu Cuma günü bir çok kentte protesto eylemleri gerçekleşti. Cezayirliler, Abdulaziz Buteflika’dan miras kalan rejimin bir...

Dünya6 saat ago

Irak, birbirine düşman komşularını bir araya getiriyor

Toplantı, komşu devletlerin parlamento başkanlarının katılımı ile gerçekleşecek. Buluşmada, birbirine düşman bazı devletler de var. Suudi Arabistan, Kuveyt, Suriye, Ürdün...

Politika6 saat ago

HDP: Can Gürkan’ın tahliyesi yeni cinayetlere davetiyedir

HDP Emek, Ekonomi, Tarım ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Günay Kubilay, Soma katliamı davasından yargılanan Soma Kömür...

Dünya6 saat ago

Sudan’da halk hareketi kendi sivil yönetimini kuruyor

Meslek Grupları Birliği yaptığı yazılı açıklamada “Ülke işlerinden görevli Sivil Konseyi üyelerinin isimleri, Pazar günü Hartum’daki ordu genel karargahı önünde...

Dünya6 saat ago

Mali hükümeti de protestolar karşısında istifa etti

Hükümetin istifası, gensoru önergesinin parlamentoda tartışmaya açılmasından bir kaç saat önce gerçekleşti. Gensoru önergesi muhalefet tarafından sunulmuş, çoğunluğun da desteğini...

Dünya6 saat ago

Sarı Yeleklilere karşı 60 bin polis ve jandarma

Sarı Yeleklilerin eylemlerine karşı şiddetli polisiye tedbirleri nedeniyle yoğun tepki konusu olan İçişleri Bakanı Christophe Castaner, Cumartesi günü için ülke...

Güncel6 saat ago

İHD’nin 2018 raporu: Yüzlerce ölüm, binlerce tutuklama ve işkence

İnsan Hakları Derneği (İHD), 2018 yılına dair hazırladığı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nu açıkladı. Derneğin Genel Merkez binasında düzenlenen basın...

Politika6 saat ago

ESP, SKM ve SGDF üyeleri açlık grevinde

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük tecride...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort