Connect with us

Haberler

Laikliğe dokunmak

AHMET ALTAN

Fıkra eski ama bizim siyasetçilerin yeni fıkraya da ihtiyacı yok, eski fıkralar onlara her zaman uyuyor.

Temel, Fransa’da giyotinle idama mahkum olmuş.

Vakit gelmiş, şafak vakti ensesini traş etmişler, gömleğinin yakasını kesmişler, ellerini arkasından bağlayıp avluya çıkarmışlar.

Avluda iki idam mahkumu daha varmış.

Birinci mahkumu alıp giyotinin altına uzatmışlar.

Cellat bıçağı bırakmış… Bıçak yarı yolda takılıp durmuş.

Bir daha denemiş cellat… Bıçak gene takılmış.

Bir daha… Gene takılmış.

Fransız yasalarına göre giyotin üç kere düşmezse mahkum affediliyormuş…

“Affedildin, git” demişler mahkuma, adam gitmiş.

İkinci mahkumu çıkarmışlar.

Onda da bıçak üç kere takılmış… Onu da affetmişler.

Temel’i çıkarmışlar.

Cellat tam bıçağı bırakacak, Temel başını kaldırmış:

“Hatanın nerede olduğunu buldum, hemen düzelteyim” demiş.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “dokunulmazlıkların kaldırılması için oy vereceklerini” söylediğini duyunca aklıma “giyotini tamir eden” Temel geldi.

Kılıçdaroğlu da kendisinin, partisinin, ülkesinin boynunu kopartacak olan “bıçağın” nasıl tamir edileceğini bulmuş, cellatına yardım ediyordu.

Üstelik başına neler geleceğini de bildiği, “biz hapishaneye girmeye hazırız” demesinden belliydi.

Bütün saygımla Kılıçdaroğlu’na bir şey söylemek istiyorum:

“Siz ana muhalefet partisinin liderisiniz, sizden beklenen hapse girmeniz değil, haksız yere hapse giren insanları korumanız.”

Tabii, CHP bu dokunulmazlıkların kaldırılmasına yardım ederse sonunda olacağı bu, bütün Kürt milletvekillerini hapsettikten sonra CHP’lileri de hapsedecekler.

Siyaset sahnesinde AKP’lilerden başka kimseyi bırakmayacaklar.

Ve, “anayasaya uymayacağını” açıklayan cumhurbaşkanı bütün yönetimi tek başına eline geçirecek.

Şimdi karşımızda bir soru var…

Kılıçdaroğlu neden 7 Haziran’daki Devlet Bahçeli gibi davranarak hem kendisini, hem partisini, hem ülkesini bitirecek bir karar veriyor?

Bunun hiçbir mantığı yok.

Tam bir siyasi intihar.

Aynen Devlet Bahçeli’nin yaptıkları gibi tümüyle anlaşılamaz bir siyaset.

Herkes, “bunu neden yapıyor CHP” diye soruyor haklı olarak.

Çeşitli cevaplar dolaşıyor ortada ama bir tanesi çok ilgi çekici.

Genelkurmay’ın Kılıçdaroğlu’na, “Kürt politikacıları hapse attıracak” bu anayasa değişikliğini onaylamasını söylediği söylentileri var.

Doğru mu bilmiyorum ama CHP’nin dokunulmazlıklar konusunda izlediği siyaset öylesine manasız ve saçma ki bu iddia akla uygun gözüküyor.

Eğer durum buysa, CHP “Genelkurmay’ın talimatlarıyla” böylesine garip bir siyaset izliyorsa…

O zaman Kılıçdaroğlu’na, Genelkurmay eski başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un konuşmalarına bir göz atmasını öneririm.

Generaller çoktan AKP’ye teslim olmuşlar.

Başbuğ, “17-25 Aralık’ın bir yargı darbesi” olduğunu söylüyor.

Emekli orgenerale göre AKP hırsızlık yapmadı… “Paralelciler” AKP’ye darbe yaptı.

Bakın size çok net söyleyeyim, birisi hukukta hiçbir karşılığı olmayan ve herkesin suçlanmasını sağlayabilecek “paralel” kavramını kullanıyorsa, o adam AKP’nin faşizm öğüttüğü değirmenine su taşıyor demektir.

Hiç unutmayın ki Can Dündar’la Erdem Gül bile “paralel” ile işbirliği yapmakla suçlandı mahkemede.

Bu suçlamanın içine herkesi sokabilir AKP ve kendisine bağlı yargıyla istediğini hapse atabilir.

AKP’nin hesabı da zaten bunu gerçekleştirmek.

Başbuğ açıklamalarıyla AKP’nin bu korkunç gidişatına yardımcı oluyor.

Onun konuşmaları Genelkurmay’ın görüşlerini de yansıtıyor herhalde.

Konuşan adam sıradan biri değil neticede, Genelkurmay’ın eski başkanı.

CHP, eğer Genelkurmay’ın talimatlarına uyuyorsa generallerin bu “teslimiyetçi” tavrını da göz önüne almalı.

Generaller iyice bir korkmuş gözüküyorlar.

Başbuğ, “anayasaya uymayacağını” söyleyen Erdoğan’dan korkuyor herhalde.

Bizim ülkemizde genellikle insanların “cesaretleri” yüreklerinden değil, bulundukları pozisyondan gelir.

Başbuğ genelkurmay başkanıyken esip gürlerken, o zaman başbakan olan Erdoğan da ondan korkup onun yanında yer alıyordu.

Şimdi korku tahtıravallisinde yer değiştirmişler.

AKP, parlamentodaki HDP’li milletvekillerini hapse atmak, o partiyi bitirmek, onların oylarını da kendine katıp anayasayı değiştirmek istiyor.

Sonra CHP’lileri de temizleyecek.

Planı bu.

Nasıl bir “anayasa” istediğini de açıkladı.

Laikliği kaldırıp “dindar” bir devlet kuracaklarmış.

Sonradan cumhurbaşkanı yalanlasa, kendisi “benim şahsi görüşüm” falan dese de AKP’li Meclis Başkanı “cini şişeden çıkardı” bir kere.

Anadolu’da o “yalanlamalar” değil, Meclis Başkanı’nın lafı dolaştırılacak.

Aynen havuz medyasının on beş dakikalığına, Zarrab’ın Amerikalı savcısının “paralellerden ödül aldığını” gösteren “sahte” resmini koyup kaldırması gibi…

“Lakliği anayasadan çıkarma” sözü öyle böyle bir söz değil, neredeyse yüz yıldır bu konuyla didişen Türkiye’nin toplumsal zihninde infilak edecek bir söz.

Ve bence fevkalade bilinçli bir şekilde piyasaya sürülmüş bir söz.

Eğer ben yanılıyorsam, Meclis Başkanı hakkında AKP grubu harekete geçer, onu makamından indirir ve partiden ihraç eder… Bu kadar hayati bir konuda böylesine dehşet verici bir laf etmesinin siyasi bedelini ödetir.

Ama hepimiz biliyoruz ki böyle bir şey olmayacak.

Meclis Bakanı görevine devam edecek, “laiklik kaldırılacak” lafı da, iskeleden ayrılan vapurun manevralarına benzer manevralarla bir yaklaşılıp bir uzaklaşılarak, halatı bir boşaltıp bir gererek siyasi gündemimizin içinde tutulacak.

Zaten, “namaz kılmayanı idam etmeli”, “Nişantaşı kaşarlarını vatandaşlıktan çıkarmalı” fetvaları da dolaşmaya başladı etrafta.

AKP, “laiklik” tartışmasıyla anayasa ve başkanlık referandumunun ana başlığını “din” yapmak istiyor belli ki.

Başkanlık, açıkça ya da el altından “dindarlarla dinsizlerin” kavgası biçiminde sunulacak ve bütün “dindarların” başkanlık için oy vermesi istenecek.

Sonra da laiklik kaldırılacak, başkan “halife” ilan edilecek, bütün muhalifler susturulacak ve memleket son kuruşuna kadar talan edilecek.

Türkiye’de, “demokrasi” için içsavaş çıkmaz.

Ama Türkiye’de “laiklik” nedeniyle içsavaş çıkar.

Bu ülke, demokrasinin ne olduğunu bilmiyor, demokrasiyi hiç görmedi, hiç hak kavgasına girmedi, fikirleri için hiç mücadele etmedi.

Üstelik neredeyse her kesim “demokrasinin olmaması” konusunda hemfikir.

Ama ülke “laikliği” biliyor, laik bir devletteki hayat tarzını biliyor, ülkenin büyük bir kesimi bu hayat tarzını benimsiyor ve bunun için kavga eder.

AKP, “başkanlık” için öylesine çıldırmış vaziyette ki “içsavaşı” da, laikliği kaldırmayı da, “dini” bir siyasi kavganın ekseni yapmayı da göze alıyor.

CHP de mi böyle bir içsavaşı istiyor?

CHP’nin tabanı, “Kürtler hapse atılsın” diye “laiklikten” vazgeçmeye hazır mı?

AKP’nin tek başına anayasayı değiştirecek, laikliği kaldıracak, hilafeti kuracak güce erişmesinin önündeki en büyük engel HDP’dir… HDP’yi ortadan kaldırdığınızda AKP’ye yol açılır… HDP olmadığında, onun aldığı 80 milletvekilliği AKP’ye geçer…

Matematik ortada… HDP olmazsa AKP tek başına her istediğini yapar.

Aniden ortaya çıkan bu “laikliği kaldıracağız” lafı Meclis Başkanı’nın yaptığı bir “şaka” mı değil mi hep beraber görürüz.

CHP’liler hiç kendilerini kandırmasınlar.

Önlerindeki seçenekler çok daralıyor.

Ya Kürtlere sahip çıkacaklar, Kürtlerle elbirliği yaparak “demokrasiyi ve laikliği” savunacaklar… Ya da Kürtler hapse girsin diye AKP’ye yardım edip onun oylarını artıracak ve “laikliğin” ortadan kaldırılacağı, bir adamın “halife” yapılacağı dehşet verici faşizmi yaşayacaklar.

CHP hangisini tercih ediyor?

AKP maskesini attı.

“Ya herru ya merru” siyasetini yürürlüğe koydu.

“Laikliği” de tartışma masasına özenle yerleştirdi.

CHP ne yapacak?

Laikliğin kaldırılmasına yardım edecek misiniz?

Kürt milletvekillerini tutuklattırıp AKP faşizminin ve “din devletinin” yolunu açacak mısınız

Eski alışkanlıkları sürdürüp gözünüzün ucuyla generallere bakıp durmaktan vazgeçin…

Şimdi siz varsınız, sizin hayatınız, sizin gücünüz ve sizin mücadeleniz var.

“Laikliği” kurtarmak için de demokrasiye muhtaçsınız.

AKP, CHP’yi öyle bir noktaya sıkıştırıyor ki “demokrasiden” vazgeçerseniz “laiklikten” de vazgeçeceksiniz.

Laikliği kurtarmak istiyorsanız “demokrat” olacak ve demokrasiyle laikliği, Kürtlerle omuz omuza koruyacaksınız.

CHP, “dokunulmazlıkların kaldırılması” için oy verdiğinde bilsin ki “laikliğin kaldırılması” için de oy vermiş olacak.

Kürtler hapse girsin, Kürt partisi kapatılsın diye “laiklikten” vaz geçecek misiniz?
Önünüzdeki soru bu.

Artık laiklikle demokrasiyi birbirinden ayıramazsınız.

İsterseniz laikliği ve demokrasiyi savunun…

İsterseniz, dokunulmazlıkların kaldırılması için oy verip “giyotini” tamir edin ve bıçak boynunuza insin.

/ HABERDAR

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Haberler

Saldırıya uğrayan Kılıçdaroğlu, genel merkeze geçiyor

Hakkari’de terör örgütü mensuplarınca şehit edilen Sözleşmeli Er Yener Kırıkçı’nın cenazesinde olaylar çıktı. Kılıçdaroğlu fiili saldırıya uğradı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırı! İşte ilk fotoğraflar Milli beraberliğe saldırı Ankara Valiliği’nden skandal saldırı yorumu CHP Soylu’nun istifasını istedi!

Polis ekipleri tarafından bir eve alınan Kılıçdaroğlu dışarı çıkarılamıyor. Evin çevresinde önlemler alınmasına rağmen evin etrafında toplanan kalabalığın evi taşladığı bildirildi.

EVE SALDIRI ANI KAMERADA – VİDEO

CHP’den tepkiler

“Başta İçişleri Bakanı Soylu olmak üzere hedef gösterenler sorumludur”

CHP Ankara Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Levent Gök, Çubuk’ta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde yapılan saldırıya ilişkin, “Yaşanan arbedede hepimiz bir yere savrulduk. Kemal bey iyi, güvenli bir yere alındı. Soğuk kanlı olmalıyız. Genel başkanımız bir açıklama yapacaktır” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Genel Başkanımız hala saldırı altında ancak durumu iyidir. Bu saldırıdan başta İçişleri Bakanı Soylu olmak üzere Genel Başkanımızı hedef gösterenler sorumludur” dedi.

AKP’den ilk açıklama

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyla ilgili sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:“Sayın Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Üzgünüm ve kızgınım. Geçmiş olsun. Şiddet dilinin sokakta fiili şiddet üretmesine şaşıracak değilim. Başta biz siyasiler olmak üzere herkesin sorumluluğu büyük. Hep birlikte Türkiye olmanın gereklerine odaklanmalıyız.”

Valilikten açıklama

Ankara Valiliği’nden yapılan açıklama şöyle: “Çubuk ilçemizde icra edilen şehit cenazesi töreninde CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik müessif protesto eyleminin önlenmesine yönelik gerekli güvenlik tedbirleri alınmış olup olayın sorumluları hakkında yasal işlemlere başlanılmıştır.”

Kemal Kılıçdaroğlu zırhlı araçla evden çıkarıldı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çubuk ilçesinde güvenlik amacıyla tutulduğu evden zırhlı araçla çıkarıldı.

‘Saldırı dışarıdan organize edildi’

CHP örgütü olarak şehit ailesini ziyaret ettiklerini ve hiçbir sorun yaşamadıklarını belirten CHP Çubuk ilçe yöneticisi Can Kaderoğlu, “Olayları dışarıdan gelen bir ekip tarafından organize edildi. Fiziki saldırının yanı sıra taş, sopa atıldı, ellerine ne geldiyse attılar. Saldırıyı çeşitli yerlere yerleştirilmiş kişiler başlattı ve organize etti” diye konuştu.

CHP’nin Çubuk İlçe yöneticisi, yerel seçimlerde CHP’den adaylığında İyi Parti lehine çekilen, saldırı sırasında Kılıçdaroğlu’nun hemen arkasında bulunan Can Kaderoğlu, “CHP ilçe yönetimi olarak, şehit ailesinin evini ziyaret ettik. Başsağlığı dileklerimizi ilettik. Hiçbir sorun yaşanmadı. Bugünkü saldırıda da köyden ve bölgeden kimse dahil olmadı. Biraz önce köy muhtarı ile de görüştüm. Kendisi de olayları dışarıdan gelen bir ekibin organize ettiğini söylüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cenazeye geldiğinde ufak tefek kimi tepkiler oldu ancak Kemal Bey geldikten sonra grup tepkilerini artırdı. Saldırı uzun sürdü. Fiziki saldırının yanı sıra taş, sopa atıldı, ellerine ne geldiyse attılar. Saldırıyı çeşitli yerlere yerleştirilmiş kişiler başlattı ve organize etti. Kılıçdaroğlu’nu yaklaşık 10 kişilik görevli korumalar, 20’den fazla partili grup ve çok az sayıda güvenlik görevlisi korumaya çalıştı. Ciddi bir güvenlik önlemi yoktu. Oradaki görevlilere grubun biber gazı kullanılarak dağıtılmasını söyledik ancak cenazeye biber gazı sıkamayız dendi. Saldırı sırasında cenaze işlemleri yapılmıyordu ve bir saldırı vardı. Bu yönde bir adım atılmadı. Kemal Bey’in arabasına ve saldırıdan sonra girdiğimiz eve saldırılar devam etti. Şimdi evin çevresined tedbir alındı ve etraftakiler dağıtılmaya çalışılıyor.” dedi.

SALDIRI SONRASI KILIÇDAROÜĞLU BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ – VİDEO

KILIÇDAROĞLU SALDIRI SONRASI BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ
Kılıçdaroğlu’na Ankara’nın Çubuk ilçesindeki şehit cenazesinde yapılan saldırı sonrası Ankara girişinde zırhlı araçtan makam aracına binerken görüntülendiği anlara Cumhuriyet ulaştı.

VALİ ŞAHİN: HERHANGİ BİR GÜVENLİK SORUNU YOK

Ankara Valisi Vasip Şahin, NTV canlı yayınında “Gerekli güvenlik tedbirleri alındı. Herhangi bir güvenlik sorunu yok. Bu konuyla ilgili sorumlular hakkında gerekli işlemler başlatıldı. Kılıçdaroğlu ile arkadaşlarımız temas halinde” diye konuştu.

CHP’DEN OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI ÇAĞRISI

CHP’de olağanüstü toplantı çağrısı yapılarak CHP’li yönetici ve vekiller Ankara’ya çağrıldı.

SÜLEYMAN SOYLU’DAN AÇIKLAMA

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırının kabul edilemeyeceğini ve tüm yönleriyle araştırıldığını bildirdi.

AKP SÖZCÜSÜ ÇELİK’TEN KINAMA

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı kınadı.

Çelik, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Her türlü şiddet eylemini kınıyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun diyoruz. Hukuk dışına çıkmaya kimsenin hakkı yoktur. Şiddet bir hak arama ya da protesto yolu değildir. Sorumlular açığa çıkarılacak ve gereken yasal işlem yapılacaktır.” ifadelerine yer verdi.

Kılıçdaroğlu’na 3. fiili saldırı
Kılıçdaroğlu, 30 Mart 2014’deki yerel seçimlerin ardından Meclis’te düzenleyeceği ilk grup toplantısı öncesinde de Meclis kulisinde Orhan Övet adlı bir kişininin yumruklu saldırısına uğramıştı.

Yumruk gözüne isabet eden Kılıçdaroğlu, saldırgandan şikayetçi olmamıştı.

Kılıçdaroğlu, 25 Ağustos 2016’da ise PKK’nın hedefi olmuştu. Kılıçdaroğlu’nun da içinde yer aldığı CHP konvoyuna Artvin’in Şavşat ilçesinden Ardanuç ilçesine giderken, Yanıklı köyü yakınlarında silahlı saldırı düzenlenmişti. PKK’nın üstlendiği saldırıda 1 jandarma eri hayatını kaybetmiş, 2 asker yaralanmıştı.

Continue Reading

Haberler

“Barış için Akademisyenler” davaları: “Biz suç işlemedik”

“Bizim bu sözde akademisyenlerden izin alacak halimiz yok. Bunların haddini bilmesi lazım.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ocak 2016’da sarf ettiği bu sözlerin ardından, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlerin hayatlarında beklemedikleri bir sayfa açıldı.

“Barış İçin Akademisyenler” inisiyatifi, 2015 yılında Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu illerde sokağa çıkma yasakları ilan edilmesiyle güvenlik güçleri tarafından yürütülen operasyonlara tepki göstermek amacıyla bir bildiri yayınladı. “Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini talep ediyor, bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu katliamın suç ortağı olmayacağımızı beyan ediyoruz” açıklamasına yer verilen “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiri, 11 Ocak 2016 tarihinde kamuoyu ile paylaşıldı. Bin 128 akademisyenin imzasıyla yayınlanan bildiri, Erdoğan’ın açıklaması sonrası 2 bin 212 imzaya ulaştı ve 20 Ocak’ta Meclis’e sunuldu.

Türkei Prozess Akademiker Demo

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” blaşlıklı bildiriye imza atan yüzlerce akademisyen hakkında dava açıldı. (Foto: Arşiv)

İhraç, soruşturma, sürgün dolu süreç

Bu tarihten sonra bildiriye imza atan akademisyenler için soruşturma, ihraç, sürgün ve yurtdışı yasakları ile dolu bir süreç başladı. Bugüne kadar 549 barış imzacısı işinden oldu, 505’i hakkında disiplin soruşturması başlatıldı, yüzlerce akademisyen yurtdışına gitmek durumunda kaldı. Yargılamalar ise Terörle Mücadele Kanunu’ndaki (TMK) “örgüt propagandası” suçlamasıyla iddianame hazırlanmasıyla başladı. Akademisyenlerin ayrıca, “Türklüğü, Türkiye Cumhuriyeti’ni veya Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni alenen aşağılamak” suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301. maddesinden yargılanmaları için Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni talep edildi. Nisan 2019 itibarıyla 691 imzacı akademisyen hakkında dava açılmış bulunuyor. 5 Aralık 2017’de başlayan davalara her gün bir yenisi eklenmeye devam ediyor.

Prof. Füsun Üstel (DW/B. Karakas)

Prof. Füsun Üstel

Prof. Füsun Üstel cezaevine giriyor

Yargılanan barış imzacısı akademisyenlerin 184’ünün davası tamamlandı. Aynı iddianame kapsamında hakkında dava açılan akademisyenlerin 32’si, 15-36 ay arası değişen cezalar aldı. İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi öğretim üyesi Prof. Dr. Füsun Üstel hakkında 4 Nisan 2018 tarihinde verdiği 1 yıl 3 ay hapis cezası, Şubat ayında oy çokluğuyla istinaf mahkemesi tarafından onandı. Bu onama kararı ile Üstel’in cezası kesinleşti. Prof. Füsun Üstel, Gülen cemaatine mensup kişilerle para pazarlığı yaptığı iddiasıyla açığa alınan savcı İsmet Bozkurt tarafından barış bildirisi hakkında hazırlanan iddianame kapsamında yargılanan akademisyenler arasında cezaevine girecek ilk isim olacak. Galatasaray Üniversitesi’ndeki görevine halen devam eden Üstel’in Nisan ayı sonuna kadar cezaevine girmesi bekleniyor.

“Bu yargılama süreci toplumun yüz karası”

Barış imzacısı akademisyenler, “Yaşamayı, yaşatmayı savunanların yerleri cezaevi değil, üniversitedir” demeye devam ediyor. Bu çağrılarını bir kez daha yinelemek amacıyla İstanbul Tabip Odası’nda Prof. Füsun Üstel için Cuma günü düzenledikleri basın toplantısına çok sayıda kişi katıldı. Burada “Makbul Vatandaş’ın Peşinde” adlı kitabından yola çıkarak, “Mahkûm Vatandaşın Peşinde” başlığıyla ders veren Üstel, kendisini yalnız bırakmayanlara, “Makbul vatandaşı birlikte inşa edeceğiz ama depresif devletin yanında hizalanarak değil, yeni bilgilerimizle genişleterek edeceğiz” sözleriyle seslendi. Bildiriye imza attığı için KHK ile Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden ihraç edilen Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ise, yargı sürecinin “başından beri bir kurgu” olduğunu dile getirdi. “Biz suç işlemedik. Bu yargılama süreci toplumun yüz karasıdır” dedi.

“İddianame tek, cezalar farklı”

“Barış İçin Akademisyenler” davalarında yargılanan yirmi akademisyenin avukatlığını yapan Ali Soydan, iddianamenin tek, verilen cezaların birbirinden farklı olduğunu özellikle vurguluyor. “Normalde böyle olmaması gerekir. İddianamelerde sadece isim ve kimlik numarası farklı, iddialar satır satır aynı. Ama mahkemeden mahkemeye farklılık var çünkü mahkemelerin davaya ve yargılananlara yaklaşımları farklı” diyor. Kişiye özel yargılamanın esas olması gerektiğini dile getiren avukat, akademisyen davalarında bu durumun olmadığını hatırlatıyor. “Tümüyle soyut iddialar var. Ortada herkes için biçilmiş bir elbise var. Kişiye özel yargılama yapılmıyor. İddialarda TMK ile alakalı hiçbir şey yok. Bildirinin ifade özgürlüğü kapsamında ele alınması gerekirken siyasi iktidarın konuya bugünkü yaklaşımından kaynaklı açılmış bir dava ile karşı karşıyayız” diye konuşuyor.

Video izle 05:08 Akademisyenlerden Hayat Bilgisi Okulu

Dayanışma akademileri açıldı

Bildiriye imza attıkları için işsiz bırakılan ve sonraki süreçte KHK’lı oldukları için iş başvurularından olumsuz geri dönüş alan akademisyenler, olanaklar el verdiğince çalışmaya ve bilgi üretmeye devam ediyor. Çoğu KHK’lı akademisyen çeviri yaparak veya araştırma projelerinde yer alarak üretmeyi sürdürüyor. Türkiye’nin çeşitli kentlerinde kurulan dayanışma akademileri ise akademisyenlerin bilgi üretimine devam etme çabasının bir ürünü… Kocaeli Dayanışma Akademisi (KODA), Mersin Kültürhane, Ankara İnsan Hakları Okulu ve Eskişehir Okulu, faaliyet gösteren yerlerden ilk akla gelenler arasında sıralanabilir.

Zafer Güzey

Zafer Güzey, Türkiye’de yaylı çalgı yapan 10 profesyonelden biri.

Çiğ köfte dükkanı açtı: “Hayata devam ediyoruz”

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yaylı Çalgılar Yapımı bölümünde öğretim üyeliği yapan Zafer Güzey (49), barış bildirisine imza attığı için 21 yıllık görevinden ihraç edilen bir akademisyen… İmza atan ikinci grupta yer alan Güzey hakkında henüz açılmış bir dava yok. “Önce sözleşmem yenilenmedi, ardından 7 Şubat 2017’de yayınlanan KHK ile işten atıldım” diyen Güzey, Türkiye’de yaylı çalgı yapan 10 profesyonelden biri… Halen Anadolu Üniversitesi’nde akademisyenlik yapan isimler, onun öğrencisi.

Aynı zamanda barış imzacısı akademisyenlerin yer aldığı “Barışa Ezgiler” adlı müzik grubunun kurucularından olan Güzey’in, geçen sene düzenlenen uluslararası bir yarışmada kendi yapımı olan viyola, “en güzel sesli ve en estetik” viyola seçilmiş. Zafer hoca, okula veda etmek zorunda kaldığından beri haftanın üç günü 10 yıllık atölyesinde çalışmaya devam ediyor. Geri kalan günlerde ise Eskişehir merkezde açtığı çiğ köfte dükkanında çalışıyor. Burası, duvarlarındaki dev yağlıboya tablolar ve yaylı çalgılarla alışılmışın dışında bir çiğ köfte dükkanı.

Zafer Güzey

Zafer Güzey’in açtığı çiğ köfte dükkanı, duvarlarındaki dev yağlıboya tablolar ve yaylı çalgılarla alışılmışın dışında bir mekan.

Zafer hoca, “Bu işin sonunda üniversiteye geri döneceğimizin farkındayız ama bizim hayatımızdan çalıyorlar, bizleri öğrencilerimizden mahrum ediyorlar. Gün gelecek devran dönecek. Biz de ağaç kökü kemirmeyeceğiz, hayatımıza devam ediyoruz. Dayanışma içindeyiz” diyor.

 

Burcu Karakaş / İstanbul

© Deutsche Welle Türkçe

 

 

Continue Reading

Haberler

Zülfikar dergisinin yeni sayısı çıktı

Zülfikar dergisinin Mart-Nisan sayısı “Yolda birlik için nasıl yapmalı?” manşetiyle okuyucuya ulaştı.

Demokratik Alevi Dernekleri DAD’ın her iki ayda bir yayımladığı siyasi, kültürel ve sanat içerikli Zülfikar dergisi çıktı. Derginin Mart-Nisan sayısında “Yolda birlik için nasıl yapmalı?” sorusuna cevap arandı.

Zülfikar’ın yeni sayısında ayrıca Khal Gağan, Xızır, Bext ve Heftemal geleneklerine daiar de yazılar kaleme alındı.

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Politika15 saat ago

‘Karanlık eller bilsin ki BARIŞ, KARDEŞLİK VE DEMOKRASİ KAZANACAK!’

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, sosyal medya hesabı Twitter üzerinden saldırıya uğrayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun resmini paylaşarak...

Güncel15 saat ago

Kılıçdaroğlu’na saldırıya TÜSİAD’dan kınama

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Simone Kaslowski, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çubuk ilçesindeki şehit cenazesindeki linç...

Medya15 saat ago

Fatih Portakal: Saldırı sadece liderin kendisine değil

FOX Ana Haber sunucusu Fatih Portakal, Kemal Kılıçdaroğlu’nun şehit cenazesinde saldırıya uğramasına tepki gösterdi. Fatih Portakal’dan AKP için oy tahmini!...

Güncel16 saat ago

Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı “sıradan bir saldırı değildir”

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI SAYIN KEMAL KILIÇDAROĞLUNA YAPILAN SALDIRI “ SIRADAN BİR SALDIRI DEĞİLDİR” Biz Aleviler için; şiddetin sorunlaştırılması,...

Kadın17 saat ago

Barış Anneleri polis şiddetini protesto etti

Barış Anneleri Amed Meclisi, Cuma günü Gebze Cezaevi önünde, Cumartesi günü ise Mardin’in Kızıltepe ilçesinde annelere dönük polis şiddeti ve...

Dünya17 saat ago

Suudi Arabistan’da polis karakoluna saldırı: 4 ölü

El Arabiya televizyon kanalına göre, Riyad’ın 250 kilometre kuzey batısındaki küçük Zülfi kentinde polis karakoluna saldırı düzenlendi. Saldırının başarısız olduğu...

Güncel17 saat ago

Kılıçdaroğlu’na saldıran 6 kişinin kimliği belirlendi, gözaltına alınacaklar

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan saldırı sonrası “Terör ve organize saldırı” soruşturması başlatırken, 6 saldırganın...

Güncel18 saat ago

‘Saldırı dışarıdan organize edildi’

CHP’nin Çubuk İlçe yöneticisi, yerel seçimlerde CHP’den adaylığında İyi Parti lehine çekilen, saldırı sırasında Kılıçdaroğlu’nun hemen arkasında bulunan Can Kaderoğlu...

Güncel18 saat ago

Ankara Valiliği’nden Kılıçdaroğlu’na saldırıya skandal yorum: Müessif protesto

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da katıldığı bir şehit cenazesinde tekme ve yumruklu saldırıya uğradı. Saldırganların Kılıçdaroğlu’nun güvenlik amacıyla götürüldüğü...

Haberler18 saat ago

Saldırıya uğrayan Kılıçdaroğlu, genel merkeze geçiyor

Hakkari’de terör örgütü mensuplarınca şehit edilen Sözleşmeli Er Yener Kırıkçı’nın cenazesinde olaylar çıktı. Kılıçdaroğlu fiili saldırıya uğradı. CHP lideri Kemal...

Güncel18 saat ago

Halkın cebinden köprüden geçmeyen araçlar için rekor ödeme

Yap, işlet, devret modeli ile yandaş firmalara yaptırılan köprülerin kamuya maliyeti katlanarak artıyor. Yandaş müteahhitlere, “araç geçiş garantisi” verilerek yaptırılan...

Dünya18 saat ago

Barselona AP’ye mesafeli

İspanya’nın Katalonya özerk yönetiminin başkenti Barselona’da, Katalanlar mayıs ayında yapılacak olan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine ilgisiz. Barselona sokaklarında seçim afişleri...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort