SON DAKİKA

Şah-ı Merdan Ali’yi Arsıza,Nursuza, Yolsuza Bırakmamak.

Bülent Felekoğlu, FOTO GALERİ, YAZARLAR

Aleviler barış blokundaki yerini almalıdır!

Bu haber 13 Haziran 2016 - 19:06 'de eklendi ve 348 views kez görüntülendi.

AKP ve Erdoğan yenilgiyi görmektedir. Gördüğü için bu kadar saldırganlaşmaktadır. Şiddete başvurmaktadır. Şu anda direnen, mücadele eden güçlerin önünde imkânlar ve olanaklar daha çoğalmıştır. AKP, demokrasi güçlerindeki bu imkânları, olur olanı gördüğü içindir ki; bu imkânları şiddetle bastırmak gibi bir pozisyona girmiştir. Tüm diktatörlüklerin eğilimleri kaderleri gibidir. Erdoğan cephesi, Merkel’in dediği gibi anlaşılmaz değil, aksine çok bildiktir. Tanıdıktır.

Anlaşılmaz olan, dağınık olan demokrasi bileşenleri olarak atfedilenlerin, böylesine bir saldırı karşısındaki, suskunluğu, rahatlığıdır. Geldiğimiz noktada demokrasi güçlerinin böylesine bir lüksü kalmamıştır. Erdoğan ve ittifakları, açık bir savaş pozisyonu almıştır. Her şeyin yok sayıldığı, hiçbir insani değerin dikkate alınmadığı, böylesine bir savaş süreci içerisindeki Erdoğan ve onun tarafından oluşturulan kurumlarından demokratik dönüşümü, değişimi beklemek, bunun üzerinden eğilim üretmek, suskunluğu derinleştirmek, gaflet ve delalettir. İhanettir.

Şu anda Türkiye’de kendisine “Kemalist’im” diyenlerin dahi hareket etmesi, siyaset yapma imkânları da ortadan kaldırılmıştır. Görülmüştür, artık bildik Kemalistlerin eskisi gibi devleti yönetme ve bu devlette bir daha söz hakkı elde etme imkânları da ortadan kaldırılmıştır. Yeni bir versiyona evirilmiştir. Kemalist, Türk-İslamcı yaklaşımı Erdoğan olarak temsiliyet kazanmıştır.

Tanıdık “Kemalistlere” sokak ortasında yumruk atılmıştır. Kemalistlerin temsilcisi olduğunu iddia eden CHP’nin milletvekilleri tartaklanmıştır. İl başkanları linç edilmiştir. Genel başkanlarına geçmişte Kürt illerindeki siyasetçilere yapıldığı gibi mermi bırakılmıştır. Tüm bunların karşısında sesini çıkaramayacak pozisyona düşürülmüş, teslim alınmış bir parti vardır.

Bu parti, Suriye tezkeresinde kendisini reddetmiştir, IŞİD’e yardımlar konusunda devletin bekası demiştir. Rus uçağı vurulduğunda kendi vekilini kendisi tehdit edecek kadar AKP siyasetine yatmıştır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ekmellettin’i halka dayatmıştır. Dokunmazlıklar meselesinde “Anayasaya aykırıdır, ama bir seferliğine evet” diyerek kendisi de Erdoğan’la aynı kulvarda olduğunu göstermiştir. Diyanet, İmam Hatipler ve zorunlu din dersleri konusunda Erdoğan’dan ötesine gidememiştir. Kısacası kendisini reddeden bir pozisyonda, demokrasi güçlerinin birleşmesinin, güçlenmesinin önünde durmuştur. Ve kendi inkârı üzerinde çaresizliğin resmi olarak ortada kalmıştır. Erdoğan’ı örgütlemiştir. Beslemiştir.

Onun içindir ki; onları da savunmak, onlarında haklarını korumak demokrasi güçlerine kalmıştır.

Bu anlamda CHP içerisinde kendilerine ister sol kanat desinler, ister yeni CHP’liler ya da başka bir isimle kendilerini ifade etsinler, başlattıkları hareket çok önemlidir. Bunun geliştirilmesi, güçlendirilerek demokrasi ve barış blokunun hızla oluşturulması gerekmektedir. CHP mevcut durumuyla Erdoğan üzerinden, Kürt, Alevi düşmanlığı üzerinden kurulmuş ittifakın bir parçası olarak durmaktadır.

Herkesin içinde bulunduğu durumu gözden geçirmesi gerekmektedir. Şu anda tüm kesimlerin sosyal yaşam hakları, sokakta yürüme hakları, oturup bir sofrada birlikte yemek yeme imkânları ellerinden alınmıştır. Beyoğlu’nda siz eskisi gibi gezemezsiniz. Eskisi gibi taksimde yürüyüş yapamazsınız. Kadıköy’de öyle sanat, edebiyat günleri organize edemezsiniz. Bakırköy’de sopalanırsınız, Kadıköy’de öldürülürsünüz. Medyada bir yazı yazmışsanız sokak ortasında dövülürsünüz. Sizi döven mafyadır. Düşünün; Özgecan’ın katili cezaevinde vuruluyor, vuran adam kadın pazarlamaktan içeride yatıyor. Böylesine ahlaki bir çöküntü. Ahlakı savunan, ahlaksız bir toplumsal yapı ortaya çıkmış durumdadır. İktidar bunu beslemekte, bununla da beslenmektedir. Bu yapı üzerinden de herkese saldırmaktadır.

Onun için tüm toplumsal yapıların, özelliklerin, kimliklerin âmâsına, fakattına bakılmaksızın, kendilerini kendileri için yaşamak istiyorlarsa, demokrasi blokundaki yerlerini almalıdırlar. Alevi hareketi de buradaki sorumluluğuna acilen sahip çıkmalı, Alevilere yönelik gelişen saldırlar karşısında, onları savunabilmenin mekanizmasını yaratmalıdır.

ŞÜKRÜ YILDIZ
ŞÜKRÜ YILDIZsukruyildiz@hotmail.com.tr