Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Muharrem ve Kerbela

MEHMET YÜKSEL

Published

on

Yarın Muharrem matemi ve Oniki İmam Oruçları’nın başlangıcı. Oruç tutmak isteyen canlar bu gece ve Muharrem boyunca her gece niyet ederek oruçlarını tutacak ve ertesi gün gün batımında oruçlarını açacaklar. Köy ve kasabalarda oturmaya devam eden canlar, geleneksel olarak evlerinde oruçlarını açarken, artık büyük çoğunluğu Türkiye ve Avrupa metropollerinde yaşayan toplumumuz dernek, dergâh ve cemevlerinde bir araya gelerek birlikte lokmalarını paylaşarak oruçlarını açacaklar. Son yıllarda olduğu gibi bu yıl da gerek içerden, gerekse de dışarıdan belli amaçlarla Alevi asimilasyonuna hizmet eden yapı ve kişiler cemevlerinde ya da belirli yerlerde “iftarlar” düzenleyecekler. Bu tartışmaya hiç girmeden, kurumlarımızda ya da evlerimizde bir araya gelen canlarımıza, Yolumuzda iftar diye bir törensel gelenek ve kavramın olmadığını, mütevazı sofralarda Hakk lokması paylaşıldığını hatırlatarak kapatalım.

Yine uzun zamandan beri her Muharrem’de yaşanan, Kerbela, 12 İmamlar ve Ehl-i Beyt üzerinden Aleviliğin kökenlerine dair tartışmalar yürütülecek ve enerjimizin ve zamanımızın çoğunu beyhude yere harcayacak, birbirimizin kalbini ve duygularını boş yere incitmiş olacağız.

Her şeyden önce Muharrem demek, nefisten, benlikten, kinden, kibirden, yalandan, dedikodudan, ikiyüzlülükten, egoizmden, öfkeden, hırstan, iftiradan, entrikadan, savaşlardan arınmak; sevgiyi, iyiliği, güzelliği, dostluğu, barışı, insanlığı paylasmak, hatırlamak demektir. Her daim insan olabilmenin ve toplumun dirliği ve düzeninin, beraberliğin, kardeşliğinin yeniden ve yeniden inşası demektir. Önce kendimizden başlayarak, eşimizden, çoluk çocuğumuzdan eş dost ve toplumumuzdan karşılıklı razı olmak ve hemhal olmak demektir. Birbirimizin acılarına ortak, yaralarına merhem, dertlerine deva olmaya çalışmak ve mutluluk, sevinç ve kederi paylaşmak demektir. İnsanlığın her bir bireyine ve onun kişiliğine ve haklarına saygılı ama hepimiz bir tek varlık gibi hissedebilmek demektir. Tıpkı şairin “Bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine” diye ifade ettiği gibi…

Evet, anne babalarımızın hala kulağımızda olan, her iş ve işleklerinde, tasalarında, gece yastığa baş koyduklarında dudaklarından dökülen “Ya Ali, Ya İmam Hüseyin, Ya Oniki İmam, Ya Hızır!” diye medet çağırmaları veya Kürtçe yemin ederken “Ba İmam Husen bı” demelerine hürmeten, onların bu saf ve temiz inancına saygısızlık etmenin Alevilik-Kızılbaşlık adına hiçbir izahı olamaz. Böylesi beyhude bir tartışmayı, üstelik de bunun için birbirimizi örseleyip, kalbini kırıp hakarete varan ifadeler kullanmayı kimse bırakın Alevilikle, insani hiçbir şeyle izah edemez…

Bu anlamda Muharrem insanlık tarihinde unutulmaz bir acı olarak yerini alan, benzer bütün acıların ortak ifadesi olan Kerbela’dır.

Yine Muharrem, Anadolu’da, Asya’da, Afrika’da, Amerika ve Latin Amerika’da, Avustralya’da tarih boyunca beyaz işgalci ve sömürücüler ile yerli işbirlikçilerin uyguladığı tüm insanlık suçu ve katliamlardır.

Muharrem, Çaldıran, Serez, Nurhak, Dersim, Kocgiri, Maraş, Sivas ve birçok Alevi-Kızılbaş katliamıdır.

Muharrem 1915 Ermeni, 1920’lerdeki Pontus, 1955 Rum ve Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri tüm Kürt, Ezidi, Süryani katliamlarıdır.

Muharrem Filistin, Şengal, Kobani, Rojava, Suriye, Irak, Ege ve Akdeniz’de yaşanan insanlık dramlarıdır…

Muharrem, bütün bu saydığımız ve sayamadığımız kötülüklerin şahsında ifade edildiği büyük bir acı olmanın yanı sıra, aynı zamanda kötülük ve her dönemin Yezitlerine karşı, Hüseyin’in şahsında ifadesini bulan devrimci duruş ve insanlık uğruna karşı koyuşların da sembolüdür.

Bu vesileyle doğa-tabiat katliamı ve tüm canlılara şefkat adına Ana Fatıma, zulüm altında ve savaşlarda yitirdiğimiz tüm masum yavrularımız adına Masum Paklar ile tüm mezalim ve Yezitliklere karşı Oniki İmamları tutan, niyet eden kendi benliği ve kötü duygularına karşı bir arınma dileyen tüm canlarımızın tutacakları oruçları Hakk katında kabul ve makbul ola. Hakk erenler dildeki dileklerini, gönüldeki muratlarını vere. Hızır yardımcıları ola, işleri güçleri rast gide.

Dil bizden, nefes Şah-ı Merdan’dan, kabulü Hakk’tan ola…

Aşk ile…

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Serêkaniyê’ye saldırılarda 22’si çocuk 235 sivil şehit düştü

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi Eşbaşkanı Ciwan Mustafa ve Cizre Bölgesi Sosyal Yardım Komitesi Xalid İbrahim tarafından, işgalci Türk devletinin saldırılarına ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

“İşgalci Türk ordusunun Serêkaniyê’deki sağlık merkezlerini hedef alması sonucu bu merkezler hizmet dışı kaldı” diyen Ciwan Mustafa şöyle konuştu:

“5 gündür kuşatma altında bulunan Serêkaniyê kenti tamamen kuşatılmış durumda. Kentteki hastanede onlarca yaralı bulunmakla beraber enkaz altlarında çok sayıda şehit cenazesi bulunmaktadır.

Kentte 22’si çocuk olmak üzere 235 sivil şehit düşmüş, 677 sivil de yaralanmıştır.”

Xalid İbrahim ise basın toplantısında şunları söyledi: “İnsani bir krizle yüz yüzeyiz. Sınır üzerindeki köylerde, 300 bin kişi halen evlerinde bulunuyor. Hesekê kentinde bulunan 42 okul binasında siviller bulunmaktadır.

9 Ekim tarihinde Serêkaniyê’deki Elok su istasyonunun işgalci Türk ordusu ve çeteleri tarafından bombalanması sonucu Hesekê kentinin suyu kesilmiştir.”

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’nin Suriye harekatı Köln’de protesto edildi

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu Almanya’nın Köln kentinde Kürt gruplar tarafından protesto edildi.

“Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki saldırı savaşına karşı – Rojava ile dayanışma” sloganıyla düzenlenen gösteri Ebertplatz’da başladı. Göstericilerin “Türkiye’nin saldırı savaşını durdurun” ve “Alman hükümetinin Türkiye ile askeri işbirliğine son verilsin” yazılı pankartlar ve YPG flamaları taşıdığı görüldü.

Gösteriye sol grupların yanı sıra meclisteki muhalefet partilerinden Sol Parti de destek veriyor.

Gösteri öncesinde Köln’de güvenlik amacıyla helikopterler, TOMALAR ve binlerce polis memuru görevlendirildi. Polis Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada gösteri öncesinde Köln ana tren istasyonunda birçok kişinin arandığını ancak kimsenin gözaltına alınmadığını söyledi.

Güvenlik güçleri gösteriye 20 bin kişinin katılmasını bekliyor. 

dpa, epd / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Sol Parti: Türkiye’ye tüm silah ihracatları durdurulsun

AleviNet

Published

on

Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger Hamburg’da yaptığı açıklamada Türkiye’ye tüm silah ihracatlarının durdurulmasını istedi. Partisinin eyalet kongresinde konuşan Riexinger “Türkiye’ye tüm silah ihracatları derhal durdurulmalı, verilmiş izinler de geri çekilmeli” dedi. Sol Parti lideri, “Kürtlere karşı savaşı durdurmak sorumluluğumuzdur” diye konuştu. Riexinger partisinin bugün birçok kentte “Suriye’deki kirli ve uluslararası hukuka aykırı” savaşa karşı “Kürt dostlarıyla” birlikte gösteriler düzenlediğini söyledi.

Silah ihracatının askıya alınması eski izinleri kapsamıyor

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, geçen hafta Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG milislerine karşı düzenlenen askeri operasyonda kullanabileceği silah ve teçhizatın satışına izin verilmeyeceğini duyurmuştu. Ancak diğer silahlar ve daha önce onaylanan satışlar bu karardan etkilenmiyor. Bu sebepten dolayı Almanya’dan Türkiye‘ye, senenin sonuna dek silah gönderilmeye devam edilebilecek. Durumun böyle olduğu Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich’in verdiği soru önergesine hükümetin verdiği yanıta da yansıdı. Liebich konuyla ilgili yaptığı açıklamada Almanya Başbakanı Angela Merkel’in kamuoyunu yanılttığını söyledi.

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Liebich “Uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edilmiş olmasına rağmen silah teslimatlarının sürmesi bir rezalettir. Suriye’nin kuzeyindeki ölü ve yaralılar konusunda Almanya kendini suçlu konumuna sokmuştur” diye konuştu.

Almanya Türkiye’ye geçen yıl da 242 milyon 800 bin euro değerinde silah satmış, bu da Almanya’nın toplam 770,8 milyon euro tutarındaki yıllık silah ihracatının yaklaşık üçte birine tekabül etmişti.

CDU’dan da sesler yükseliyor

Almanya’da konuyla ilgili bir açıklama da koalisyonun büyük ortağı Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) partili siyasetçi Christian Baldauf’tan geldi. CDU Rheinland-Pfalz Eyalet Başkan Yardımcısı Baldauf Türkiye’ye yönelik ihracatlar için hükümetin verdiği “Hermes kefaletlerini” kaldırması gerektiğini söyledi.

“Hermes kefaleti” Alman ihracat firmalarına ve kredi şirketlerine yabancı müşterilerin ödeme yapmaması halinde hükümetin vermeyi taahhüt ettiği güvenceye deniyor. Daha önce Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sol Parti’den de Hermes güvencelerinin kaldırılması istenmişti. 2018 yılında Almanya’nın hazinesinden en çok güvence, Rusya’nın ardından Türkiye’ye ihracat yapan firmalara tanınmıştı. Alman hükümeti 2018 yılından bu yana Türkiye’ye yapılan ihracatlara 2 milyar 600 milyon euroluk Hermes kefaleti vermeyi üstlendi.

CDU’lu Baldauf ayrıca Volkswagen’ın Manisa’da açmayı planladığı yeni fabrikasını Türkiye’nin Suriye operasyonu üzerine “incelemeye almasını memnuniyetle karşıladığını” söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı değerlerini ayaklar altına aldığını söyleyen Baldauf Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yapılan hangi desteklerin kaldırılabileceğini gündemine alması gerektiğini söyledi. CDU’lu siyasetçi “Bu tarzda hareket eden bir devletin Avrupa ve dolayısıyla Almanya hazinelerinden para alması kabul edilemez” diye konuştu.

DW, dpa / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI