Connect with us

Dünya

Kurz: Türkiye’nin AB üyesi olmayacağına eminim

Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıktı. Kurz tam üyelik yerine “özel ortaklık” formülünün daha uygun bir çözüm olacağını savundu.

Published

on

Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz, Türkiye’nin AB üyesi olmayacağından emin olduğunu belirterek bu düşüncesinde yalnız olmadığını öne sürdü. AB’den çok sayıda yetkilinin de aynı düşüncede olduğunu belirten Kurz, “Onlar üyelik müzakerelerinin devam ettirilmesi gerektiğini ancak sonuçta üyelik olmayacağını söylüyorlar” diye konuştu.

“Bu konuda birçok AB’li politikacının düşündüğü ile söylediği arasında büyük fark var” diyen Dışişleri Bakanı Kurz, samimi olunması çağrısında bulundu. Kurz, “Bunu hem yıllardır Türkiye’nin AB üyeliğine net biçimde karşı olan kendi vatandaşlarımıza, hem de Türkiye’ye borçluyuz” dedi.

“Esnek üyelik modeli”

Alman Die Welt gazetesine demeç veren Kurz, Türkiye ile AB üyeliği olmadan özel bir ilişki geliştirilmesi gerektiğini belirterek Türkiye konusunda Avusturya eski Başbakanı Wolfgang Schüssel’in önerdiği “özel ortaklık” modelinden yana olduğunu dile getirdi.

“Hem Türkiye, hem de Doğu Avrupa ülkelerinde AB’nin esnek bir üyelik modeline ihtiyacı olduğunu görüyoruz” diyen Kurz, “Türkiye ile tam üyelik olmaksızın, bir işbirliğine ihtiyacımız var” diye konuştu.

Kurz, birkaç hafta önce Kurier gazetesine verdiği demeçte, Türkiye ile AB arasında yeni müzakere başlığının açılmasını veto edeceğini söylemişti. Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Elmar Brok ise müzakerelerin derhal durdurulmasının ‘diplomatik açıdan saçma olacağını’ belirtmişti.

AB ve Türkiye arasındaki üyelik müzakereleri 2005 yılında başladı ve 35 ayrı fasıl üzerinden yürütülmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Ancak şimdiye dek sadece 16 fasıl açıldı. 

©Deutsche Welle Türkçe

DW/MK/HT

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

İran’dan, ‘telefon numarası veren’ Trump’a yanıt

Published

on

Sanatçılarla buluştuğu toplantıda konuşan Ruhani, “Diyalog, müzakere ve mantık taraftarıyız, fakat birisi ‘sizi müzakere masasına çekeceğim’ diyorsa biz onunla müzakere yapmayız. Tüm dünya güçleri arka arakaya gelse bile böylesi bir müzakereyi kabul edemeyiz. Birisi zorbalık yapmaya çalışıyorsa ona asla teslim olmayız” diye konuştu.

‘TRUMP TELEFON NUMARASI İLETTİ’ İDDİASI

Twitter hesabından “İran’ın yakında (bizimle) konuşmak isteyeceğinden eminim” paylaşımında bulunan ABD Başkanı Donald Trump’ın, “İran beni arasın” sözleriyle İsviçreli yetkililere bir telefon numarası ilettiği iddia edilmişti.

‘ABD ile savaş çıkmayacak’ ABD, İran ile bir savaşa doğru mu ilerliyor?

Continue Reading

Dünya

İsrail’den füze saldırısı

Published

on

Tel Aviv, ABD’nin “İsrail toprağı” olarak tanımasının ardından meşruiyet arayışına hız verdiği Golan Tepeleri’nden bir kez daha Suriye’ye saldırı düzenledi. Suriye devlet haber ajansı SANA, İsrail’in işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nden başkent Şam yakınlarına saldırı düzenlendiğini, hava savunma sisteminin atılan füzelerden çoğunu etkisiz hale getirdiğini duyurdu.

Suriyeli yetkililer, hava savunma sistemlerinin Kuneytra yönünden gelen düşman hedefleri durdurduğu açıklamasında bulundu.

Muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise Şam’ın güneybatısında üç şiddetli patlamanın meydana geldiğini aktardı. Gözlemevi sözcüsü, saldırılarda İran ve onun desteklediği Lübnan Hizbullahı’na ait depoların ve hedeflerin bulunduğu Kisve bölgesinin vurulduğunu ileri sürdü. Sputnik’e konuşan bir analist de, İsrail savaş uçaklarının “Şam yakınlarındaki İran Devrim Muhafızları Ordusu birliğine ait iki bölgeyi hedef aldıklarını” söylerken Tel Aviv’den bu iddialara ilişkin doğrulama gelmedi.

Öte yandan, Astana ortakları Rusya ve Türkiye tarafından geçen eylül ayında ateşkes uzlaşısı ilan ettiği İdlib vilayetine Şam güçlerinin operasyon başlatması üzerine başlayan çatışmalar sürüyor. SANA, büyük oranda El Kaide uzantılı Heyet Tahrir Şam tarfından kontrol edilen İdlib’deki “gerilimi azaltma bölgesi” ve Lazkiye’nin kuzeyinden düzenlenen füze saldırıları sonucunda bir Suriyelinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Continue Reading

Dünya

Le Pen: Hedef AP’de ‘süper grup’ kurmak

Published

on

Aşırı sağcı Fransız lider Marine Le Pen, İtalya’nın Milano kentinde Avrupa’nın diğer aşırı sağcı ve sağ popülist parti temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, önümüzdeki hafta yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin ardından, Strasbourg’da aşırı sağcıların daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir grup oluşturabileceklerini dile getirdi. Bu olasılığın “heyecan verici” olduğunu belirten Le Pen, partisinin AP seçimlerinden birinci parti olarak çıkmaması durumunda, siyasi rakibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un istifa etmesi gerektiğini savundu.

Bazı seçim anketlerine göre Le Pen’in partisi Ulusal Birleşme, Macron’un Yürüyüş Halindeki Cumhuriyet (LREM) partisinin önünde bulunuyor.

Amaç Avrupa Birliği’ni zayıflatmak

Milano’daki buluşmanın ev sahibi olan sağ popülist İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini de seçimlerin ardından “Avrupalı Halklar ve Uluslar Birliği”ni kurmak istediğini dile getirerek, hedeflerinin Strasbourg’ta en güçlü siyasi grup olmak olduğunu belirtti. Yine bazı kamuoyu yoklamalarına göre aşırı sağcı ve sağ popülist milletvekillerin oranı yeni kurulacak parlamentoda yüzde 10 civarında olacak.

Italien Innenminister Salvini (picture_alliance/dpa/ZUMA Wire/S. Guidi)

İtalya İçişleri Bakanı Salvini

Ancak farklı siyasi partilerin bu oluşuma katılmaları halinde oranın yükselebileceği bildiriliyor. Milano’da bir araya gelen aşırı sağcı siyasetçiler, Avrupa Birliği’ni bugünkü şekli ile devam ettirmeye karşı çıkarak, Birliğin birkaç temel ortak konu dışında yetkilerinin azaltılmasını ve uluslara devretmesini talep ediyor. Marine Le Pen de konuyla ilgili olarak, “Biz Avrupa diplomasisi istemiyoruz” dedi.

Aynı ideolojik çizgiyi paylaştığı Avusturya Başbakan Yardımcısı Strache ile ilgili video skandalına da değinen Le Pen, bunun Avusturya’nın iç meselesi olduğunu ancak görüntülerin iki yıl önceye ait olmasına rağmen, AP seçimlerinden bir hafta önce yayınlanmasını manidar bulduğunu vurguladı.

dpa/ET,JD

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI