Connect with us

Forum

Türklüğün nefret -hutbesi- söylemi

”Diyanet İşleri Başkanlığının 84 bin camide okunmasını istediği hutbenin özü ‘Türklüğün nefret söylemi’ üzerine kurgulanmıştır.
Reina katliamı bazı kesimlerin yılbaşı kutlamalarına yönelik nefret söylemi eşliğinde gerçekleşti.”
Osmanlıdan günümüze Kürtler ve Aleviler hakkında, (gayrimüslimler dahil) bir çok fetva verilmiş, hutbeler okutulagelmiştir.
Yüzyıllardır “Alevilerin katli vaciptir.

Bir Alevi öldüren 10 kâfir öldürmüş kadar sevap kazanır.

Alevi’nin-Kızılbaş’ın canı-malı, ırzı ve namusu Müslüman’a helaldir” fetvaları verenlerinin torunları bugünün Cumhurbaşkanı, AKP hükümeti ve onun Diyanet İşleri Bakanlığıdır.

Dünün Şeyhülislam’ı nasıl ki durmadan yayınladığı fetvalarla Alevileri aşağılamış, küçümsemiş ve nefret söylemleri ile ‘katli vacip’ demiş ise bugünde AKP ve onun yandaşları, medyası vs her şeyi ile aynı hızla Alevilere saldırmaktadırlar..

Diyanet İşleri Başkanlığının 84 bin camide okunmasını istediği hutbenin özü ‘Türklüğün nefret söylemi’ üzerine kurgulanmıştır.

Reina katliamı bazı kesimlerin yılbaşı kutlamalarına yönelik nefret söylemi eşliğinde gerçekleşti.

Öyle ki yeni yıla Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kutlamaları gayri meşru ilan eden ‘fetvası’ eşliğinde girdik.

Bu nefret söylemi (hutbesi) ayrımcılık ve nefret söylemini besleyecek şekilde hazırlamıştır.

Ülkede “Gazeteciler tek bir tweetleri yada kişişler faceboock paylaşımları nedeniyle tutuklanırken açık nefret söylemi içeren ‘resmi’ görüş ve binlerce tweete tek bir soruşturma açılmıyor.

Reina katliamından önceki ve elbette sonraki ortamı biliyoruz.
Noel Baba’nın kafasına silah dayanan parodilerden bilboardlarda boy boy afişlere kadar apaçık bir nefret söylemi yaygınlaştırıldı.

Türkiye’de 93 yıldır nefret söylemi-hutbelerine mağruz kalan gayri müslimler ve Alevilerdir.

Ancak ırkçı, Faşist, Türk-İslam sentezci TC giderek bu nefret söylemi ve hutbesine müslüman olmayanların yanında Kürtler vd halkları da ekleyerek çemberi büyüttü ve iş geldi ‘Noel Baba’ karşıtlığına kadar vardı..

Henüz Reina katliamının gündüzünde, yani 31.12.2016 günü İstanbul bölgesinde sıkça kesilen elektiriklerden ötürü bazı ırkçı ve nefret söylemci kokuşmuş-kafalar yine kin kusmuştu.

‘Reis, şu elektirikler kesilip-geliyor, bir an evvel gelsin gayri, mum yakıp-söndüre söndüre Alevi olduk’ diyerek Türklüğün ortak nefret söylemini kusuyor şerefsiz.

Apaçık görülüyor ki kutuplaşma ve gerilimi bir yönetim tekniği olarak seçen AKP hükümeti ülkeyi çok daha büyük felaketlere, buna benzer katliamların olağanlaştığı kaosa ve acı evrenine doğru sürüklüyor.

Devletin geleneksel Kürt ve Alevi düşmanlığı üzerine kurduğu AKP-MHP ve CHP ittifakı giderek ülkeyi kaosun eşiğine getirdi.

Erdoğan’ın etrafında oluşan bu “yeni devlet koalisyonu” Irak ve Suriye topraklarını işgal etme ve Kürdün direnişini krmak adına aynı zamanda kendi ipini de çekmeye başladı bile.

Dış ticaret açığı (sadece) Aralık’ta 5.56 milyar dolar olduğu bir Türkiye’den bahsediyoruz yani..

Bu gidişle Erdoğanın, Esad’a ‘Esed’ demeye başlayan nefret söylemi belki yakında yerini yine ‘Esad’ söylemine bırakır ve “Esed” olur yeniden ‘’Esad!?’’

Fakat TC devletinin Kürde ve Aleviye karşı ‘nefret söylemi’ yaklaşımı değişmez, değişmeyecektir.

Sorumluluk üstlenmek, hesap vermeye dönük en ufak işaret yok.
Nefret söylemi sosyal medyada, basılı medyada bütün hızıyla sürüyor.

Akit ve yeni çağ ve milli gazete gibi gazetelerin örneği ortada.

Adeta katliamlar meşrulaştırılıyor.

Bu sosyal medyada devam ediyor.

Bütün bu nefret söylemi ve hutbeleri ise bir sonraki katliamın davetiyesidir.

Dersim Gazetesi için iki hafta önce yazdığım yazının son satırında;
‘Ve Türkiye için asıl tehlike, Hatay-Kilis-Antep hattındaki cihatçı yığınağı olacak.’
Diye belirtmiş idim..
Yanılmışım.
Başkentleri(!) giderek kuşatılan cihatçılar bu gidişle sanki İstanbul’u yada Ankara’yı yarı-gizli başkent edecek..

Çünkü ‘yeni’ Türkiye buna gebe gibi..

Bu durumda ‘yeni’ Türkiye’nin hedefi olan Kürtler ve Aleviler başta olmak üzere bütün ezilenler direniş ve mazlumlar cephesini güçlü kılarak kendi öz savunmalarını almalıdırlar..
02.01.2017

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Forum

Sırça köşk çatırdıyor!

ALİ ERDOĞAN

Saygı ile andığımız edebiyatçı Salahattin Ali, Edebiyat dünyasına sayısız eserler bırakmıştı.

Halk TV’nin açtığı kitap kanpanyasında sekiz kitabını aldım. Doyumsuz bir hazla okuyorum.

“Sırça Köşk” adlı eserini, 1945 de kaleme almış.

74 yıl önce, bu eseri yazarken bu günün Türkiye’sini görür gibi olmuş sanırım…

Okumayanlara “Sırça Köşk’ü” özetlersek: Bir memleket varmış, tıpkı Alevilerin kurmak istediği “Rızalık Şehri” gibi… Bu memlekette bütün millet çalışır, herkes elinden gelen işi yapar, kendi başına buyruk, bey gibi yaşarmış. Tarlalarda, dükkanlarda insanlar arı gibi çalışır, kazanan kazanmayana destek olur, malını lüzumuna göre başkasıyla değişir, kavgasız dövüşsüz, efendısız, uşaksız, ömrünün sonunu bulurmuş. Gündelik işlerini gördürmek, nizalarını yatıştırmak için aralarından seçtikleri adamlar hemşehrilerine hizmet etmekten başka şey düşünmez, zorbalığı akıllarına bile getirmezlermiş.

Günün birinde, çalışmayı sevmeyen bedavadan yaşamak isteyen üç kişi gelmiş. Halka sizin sırça köşkünüz yok mu demişler. Şanınıza yakışır bir köşk yapalım demişler. Halkı buna inandırmışlar. Halktan topladıkları paralarla o bölgede eşi benzeri olmayan bir köşk (bin odalı) yapmışlar. Biri köşke oturmuş, ben ne dersem o olacak demiş ve aynen uygulamış. Memleketin tüm gelirini (fakir fukaranın alın terini, yetimin hakkını) köşke harcamış. Sonraları halk Köşkün giderini karşılayamaz olmuş. O zaman sırça köşkün adamları herkesin yiyeceğini, giyeceğini zorla almışlar. Köşkün başkanı ülkenin tek hakimi olmuş.

Sırça köşkten çıkan bir emirle herkes elindeki son koyunu da vermeye çalışırmış. Emirlere karşı çıkanları zindana atılırmış. Halkın baş vuracağı bir makam yokmuş.

Halkın vereceği bir şey kalmayıca homurdanmaya başlamış.

Köşkün başkanı: “Ey millet, birçok şeyler verdiniz, büyük sıkıntılara katlandınız, ama dostun düşmanın hayran olduğu bir sırça köşk elde ettiniz. Onun azameti, onun parlaklığı yanında üç beş çuval ekin, dört beş davar nedir ki? Biz sizin şanınıza, şerefiniz için çalışıyoruz, sizin iyiliğinizden başka bir şey düşünmüyoruz. Getirdiğiniz koyunların hepsini yemedik, boğazımızdan kıstık, bir kısmını size geri vereceğiz. Bütün koyunların kellerini halka dağıtılsın” demiş.

Dağıtılan kelleler, beyinsiz, dilsiz ve gözsüzmüş. Sadece kuru bir kemikmiş. Bunun üzerine halk canından bezmiş. Biri: “Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek” boynuzundan tuttuğu gibi kelleyi sırça köşke fırlatmış. Sırça köşkte koskocaman bir delik açmış. Halk ellerindeki kelleri birbiri arkasına fırlatmış. Sırça köşk tuzla buz olmuş…. Ülke eski kardeşçe yaşamına kavuşmuş.

Günümüze dönersek: Ülkede kurulan sırça köşk, Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de ve…. verilen oylarla sırça köşkte gedikler açıldı. Önümüzdeki bir demokratik seçimde, halkın oyu ile Sırça köşk tuzla buz olacak. Ülke yeniden çağdaş demokratik parlamenter bir sisteme kavuşacak. Ülke dünyadaki saygınlığına yeniden kavuşacak.

Tüm halkların birlikte kardeşçe yaşadığı, halay da, horon da birlikte durduğu günlerde kavuşmak dileklerimle düşleriniz yaşamınız olsun saygılı okurlar.

elbistanliali1944@mail.com

 

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Forum

Maçoğlu Dersimli mi, Tuncelili mi? Asıl ona bakmak gerekir

CİHAN EREN

Bu yazımızı, 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarından doğmuş başka bir tartışma üzerine yazacağımız için başka noktalara değinmeden doğrudan konumuza geçelim. Yansıdığı kadarıyla seçim sonuçlarından en çok üzülen ve kendi içinde tartışan bir kesim de Dersimliler olmuştur.

Dersim’deki seçim sonucu, diğer birçok yerden daha farklı ele alınmayı gerektirmektedir. Örneğin Şırnak’ı, Erdoğan ordu ile anlaşma yaparak, buraya asker ve polis taşıyarak ele geçirmiştir. Benzer bir gasp Eruh ve Çukurca gibi seçmeni az merkezlerde de yapılmıştır. Eldeki sonuçlar, çok açık bir biçimde Kürt halkının yurtsever ve demokratik bilinçle oy kullandığını göstermektedir. Kürdistan’daki asker, polis ve işgal rejiminin diğer memurlarına rağmen, Iğdır’da yapıldığı gibi tüm partilerin birleşmiş oylarını hesaplayarak seçim sonuçlarını değerlendirecek olursak, Bakur Kürdistan’ın tüm il ve ilçelerinde HDP’nin açık ara birinci parti olduğu görülecektir. Urfa ve Antep gibi sınır kentlerinde faşizmi yıkma temelinde güçlü bir çalışma geliştirilseydi ve faşist baskılara maruz kalınmamış olsaydı, buralarda da en az yüzde 51 oy alınacağı kesindir.

Dersim, bu seçimlerde Kürdistan’daki diğer illerden farklı bir uygulamaya tabi tutulmuştur. Kuşkusuz burada da devlet HDP dışındaki birinin kazanmasını planlamıştır. Ancak bunu taşıma oy ve sistem partilerinin birleşmesi şeklinde değil, ‘Tunceliliği’ kullanarak yapmıştır. Dolayısıyla Dersim’de açığa çıkan seçim sonucunu, ‘Tunceliliğin’ sömürgecilikle ilişkisi temelinde ele almak daha doğru olacaktır. Bu nedenden ötürü sorunu; Solculuk adına hareket ettiklerini dile getirip Kürt halkının Türk sömürgeciliğine karşı devrimci mücadelesini görmeyenlerden daha öte ele almak, çok daha doğru olacaktır.

Bu seçimlerde özellikle Alevi Kürtlerin yoğun olduğu yerlerde CHP adayları, ‘HDP’li adaylar kazanırsa Erdoğan kayyum atayacak bunun için oylarınızı bize verin’ propagandasını çok yoğun yapmıştır. Diğer Kürdistan illerinde ve ilçelerindeyse AKP listelerinden aday olanlar ‘HDP’liler seçilirse kayyum atanacak’ diyerek oy istemiştir. Dersim’de ise Maçoğlu ve ekibi CHP ve AKP propagandasının aynısını ‘solculuk, komünistlik’ adına yürütmüştür. Türk devletinin Kürt soykırım politikasının dilidir bu. Dersimliler diğer Kürtlerden daha iyi bilir ve hatırlarlar; 1937-38 soykırım günlerinde infaz mangaları önünde öldürülmeyi bekleyen Dersimliler planlanmış bir soykırım taktiği ile ‘Durun, öldürmeyin. Paşa’nın emridir, bundan böyle kimse öldürülmeyecek’ denilerek nasıl kurtulduklarını. Daha basit durumlarda bu kamçı-şeker politikası olarak sürdürülmüştür. ‘HDP kazanırsa AKP kayyum atayacak’ taktiği Kürtleri başka bir sömürgeciye mecbur etme politikasının bir parçasıdır. Erdoğan ve Bahçeli’nin sınır tanımaz Kürt düşmanlığı, Kürtleri bir kez daha devlete bağlamak içindir. Bu amaçla gerektiği kadar şiddetle, bunun tutmadığı yerlerde de şeker-kamçı taktiğini devrede tutarlar. Bu sömürgeci saldırıya karşı en devrimci tutum ve ilke, kayyumla elinden belediyesi alınan Dersim’de HDP listesinden giren Kürt yurtseverlerin kazanmasıydı. Hakeza bunu görmeyerek karşı aday çıkaran solcuların devrimciliği de kendilerinden bunu isterdi.

Yok eğer o solcular ‘ha biz, ha HDP farketmez’ diyorlarsa söz ve pratikleriyle ‘Tuncelili’ olmadıklarını göstermeleri gerekir. Yoksa AKP ve CHP’den hiç bir farklarının olmadığı ortaya çıkacaktır. O zaman Maçoğlu’nun bir proje olduğu, devletin Kamer Genç eliyle Dersim’i elde tutma politikasındaki boşluğu doldurma temelinde desteklendiği, bunun da sömürgeciliğe karşı savaşmış ve şehit vermiş bir geleneğin desteği ile yapıldığı ortaya çıkar. Böyle bir sonuç en çok Kaypakkaya ve yoldaşlarının kemiklerini sızlatır.

Dersim, Kürdistan kalesidir. Pîr, Murşît ve Jiyar diyarıdır. Kirmanckî toprağıdır. Dersimliler bu ve benzer değerleriyle Dersimlidir. Bu değerler Dersimlilerin kendi değerlerine ve kazanımlarına sahip çıkmasını emreder. Seçim sonuçlarına da en doğru cevabı Dersimliler vermelidir. Belediyeden ‘Tunceliler’ gibi değil, Dersimliler gibi hizmet etmesini talep etmek haklarıdır. Belediyenin, Dersim belediyesi gibi çalışmasından Maçoğlu’ndan daha çok Dersimliler kendini sorumlu görmelidir. Şayet belediye, Dersim kimliği yerine ‘Tunceliliği’ geliştirecek faaliyetler içinde olur ve bunu da valilik, kültürel soykırımcı kişi ve vakıflarla, kimi plan ve projeler temelinde yürütürse bu durum; Maçoğlu ve ekibinin çağdaş Abdullah Alpdoğanlar ve Sıdıka Avarları Dersim’e getirmek için görevlendirilmiş olduğunun kanıtı olacaktır.

O zaman Maçoğlu’nun komünistliğinin ‘memlekete komünizm lazımsa devlet onu getirir’ komünistliği olduğu açığa çıkacaktır. Belediye yetkisine sığınarak soykırımcı kişi ve kurumları esas alıp, devrimci, yurtsever kişi ve kurumları dışlaması ‘38 kırımını tamamlamak demek olacaktır. Çünkü ’38 Kırımı, Dersim’i Türkleştirmek için planlanmış, Kürt kültürünü ve dilini ‘geri ve ilkel’ olarak tanımlamış, Türk eğitim ve yaşam biçimini ilericilik adı altında sunarak Kürtleri kültürel soykırım sürecine almak için yapılmıştır.

Dersimliliğin birinci görevi fiziki ve kültürel soykırım saldırısının yol açtığı yaralarını intikam alırcasına derman etmektir. İnancını yaşaması, dilini konuşmasıdır. Halk ve inanç kimliği ile birlik içinde topraklarıyla yeniden daha güçlü buluşmak ve cem olmaktır. Diğer çalışmaları yanında Dersim belediyesinin Reya Heq-Aleviliğe ve Dersim özgünlüğünde Kürt kimliğine hizmet etmesi, kimliğinin gerçek ifadesi ve ‘38 Tertelesine de cevabı olacaktır.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Forum

“ACİL ÖRGÜT Aranıyor!”

NECATİ ŞAHİN

Kızkardeşim ELİF ŞAHİN’in tutukluluğuna yaptığımız itiraz karara bağlandı:

” …
Terör örgütlerine üye olup olmadığı hususunda araştırma yapılmasına,

Tahliye talebinin reddine, TUTUKLU HALİNİN DEVAMINA. …”

Yani,
ELİF’e acilen “örgüt” arıyor Devletimiz. ..

Ağibisi olarak, Kızkardeşim
ELİF ŞAHIN’in
birçok “örgüte” üye olduğunu Devletimize ihbar ediyor, işi kolay kılıyorum…

Zira
Devletimizin işi çok, bu sıra İstanbul seçimlerini iptal etmek için de “örgüt” arıyor zaten…

Efendim,
ELİF ŞAHİN
“5K”
Örgütlerin üyesidir.

1. KIZILBAŞTIR Elif.

ANADOLU KIZILBAŞ OCAKLARI (AKO) Üyesidir…
Kod adı: Anabacı

2. KÜRT’tür Elif.

Çocuklarına Ağıt Yakan ANALAR ÖRGÜTÜ (ÇAYAÖ) üyesidir.
Kod adı: “Daye Daye”

3. KOMUNİST’tir Elif.

Paylaşımlarından anlaşılıyor zaten. OVACIK Dünya KOMÜNİST Örgütü (ODKÖ) üyesidir.
Kod Adı: Dişi Maçoğlu.

Bazen de “Nohut” kod adını da kullanmıştır.

4. KADIN’dır Elif.

Bak, bu çok tehlikelidir.
KADININ TÜRKÜSÜ Örgütü” (KTÖ)
üyesidir…
Kod adı: “Klam”
Bazen “Yaşo” kod adını da kullanmıştır…

5. KOÇGİRİLİ’dir Elif.

ĶOÇGIRİ AŞİRETİ ÖRGÜTÜ (KAÖ) üyesidir…
Kod adı: Topal Senem..
(Anam inatçı kaynanasının lakabını takmıştı Elife, ordan biliyorum yani)

60’lı, 70’lı, 80’lı Yıllarda
“3K”
çok tehlikeliydi zaten:

Komünist
Kürt
Kızılbaş.

ELİF’in iki “K”sı daha var:
Kadın
Koçgiri.

Daha Tehlikelidir…

“Tutukluluğunun Devamına….”

Necati Şahin
(10 Nisan 2019)

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Güncel9 saat ago

YSK: Maltepe iddiaları araştırılsın

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bugünkü toplantısında, İstanbul’a ilişkin olağanüstü itirazlar ele alınarak ara kararlar verildi. YSK, MHP’nin Maltepe’deki seçimlerde sandık kurulu...

Güncel9 saat ago

Lesser: ABD Türkiye’yi cezalandırmakta tereddüt etmez

Düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu’nun (GMF) Başkan Yardımcısı Ian Lesser, ABD-Türkiye ilişkilerinde derin güven bunalımının sürdüğünü, Washington’da Türkiye’ye yönelik bakışın...

Haberler9 saat ago

Aslı Erdoğan: Türkiye’ye geri dönme umudum giderek azalıyor

Özgür Gündem gazetesine yönelik açılan dava kapsamında “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla Ağustos 2016’da tutuklanan yazar ve gazeteci Aslı Erdoğan,...

Dünya9 saat ago

Almanya’da Panama Belgeleri’ni aydınlatmak için 150 dava

Offshore şirketler aracılığıyla vergi kaçıran yatırımcıları ifşa eden Panama Belgeleri’nin sonucu olarak Almanya’da 150 ayrı vergi kaçırma davası olduğu açıklandı....

Güncel9 saat ago

Rusya: S-400’lerin teslimatı Temmuz’da

Rusya, Türkiye’nin satın aldığı S-400 füze savunma sistemlerini Temmuz ayında teslim etmeye başlayacağını duyurdu. Rus haber ajansı Interfax’a konuşan Rus...

Medya9 saat ago

Südkurier: Türkiye AB’den uzaklaşmak için her şeyi yapıyor

23-26 Mayıs tarihlerinde yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Avrupa Komisyonu Başkanlığı için yarışan Alman siyasetçi Manfred Weber’in, “Türkiye’nin hiçbir zaman Avrupa...

Güncel9 saat ago

Avrupalı gıda devlerine “zehir” tehdidi

Aralarında dünyaca ünlü Nutella’nın üreticisi Ferrero’nun da bulunduğu çok sayıda Avrupalı gıda şirketinin, henüz tanımlanamayan bir toz madde içeren mektuplarla tehdit...

Güncel9 saat ago

Yabancı eşlerin üçte biri Almanca sınavını geçemiyor

Aile birleşimi kapsamında Almanya’ya gelmek isteyen yabancıların üçte biri ülkelerinde girdikleri Almanca sınavını geçemiyor. Funke Medya Grubu’na bağlı gazetelerin, Alman...

Dünya9 saat ago

Putin ve Kim ilk kez bir araya geldi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kuzey Kore lideri Kim Jong Un bugün Rusya’nın Vladivostok kentinde ilk kez ikili bir...

Politika9 saat ago

Kaya: Saldırının siyasi ayağı aydınlatılsın

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na Ankara’nın Çubuk ilçesi Akkuzulu Köyü’nde katıldığı asker cenazesi töreninde yapılan saldırının siyasette yarattığı gerilim sürerken, CHP...

Dünya9 saat ago

Sudan’da ordudan geri adım: Taleplerin çoğunda anlaştık!

Sudan’daki protestolar 19 Aralık’ta ekmek fiyatlarının üç katına çıkmasına karşı başlamış, kısa sürede rejim karşıtı bir harekete dönüşmüştü. 30 Haziran...

Dünya9 saat ago

İran’dan Avustralya ve İngiltere ile tutuklu takası teklifi

2016 yılında Tahran’da küçük yaştaki kızıyla birlikte tutuklanan Fondation Thomson Reuters adlı vakfın çalışanı olan Kanada ve İngiliz vatandaşı Nazanin...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort