Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Hasan Cemal: Barışı savunuyorum savunmaya da devam edeceğim

Gazeteci Hasan Cemal hakkında 45 ay önce yazdığı ‘Çekilme Günlüğü’ başlıklı yazısından dolayı açılan davada hakim karşısına çıktı. Hakkında ‘örgüt propagandası’ yaptığı iddiasıyla ceza talep …

AleviNet

Published

on

Gazeteci Hasan Cemal hakkında 45 ay önce yazdığı ‘Çekilme Günlüğü’ başlıklı yazısından dolayı açılan davada hakim karşısına çıktı. Hakkında ‘örgüt propagandası’ yaptığı iddiasıyla ceza talep edilen Cemal, ‘Ben kötü değil iyi bir şey yaptığıma inanıyorum. Savaşı, terörü ve şiddeti değil; barışı savunuyorum, savunmaya da devam edeceğim’ dedi

T24 yazarı ve P24 Bağımsız Gazetecilik Platformu Kurucu Başkanı olan yılların gazetecisi Hasan Cemal’e yazılarından dolayı her geçen gün yeni bir dava açılırken, daha önce açılan davalardan da ceza talepleri art arda geliyor. Cemal’in 16 Mayıs 2013’te T24’te yayımlanmaya başlanan “Çekilme Günlüğü”nde “örgüt propagandasını yapmak” gerekçesi ile açılan davanın duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, Cemal ve çok sayıda avukat katılırken, çok sayıda gazeteci de duruşmayı izledi. Duruşma kimlik tespitinin ardından Cemal’in savunmasıyla başladı.

40 yıldır sorun bitmedi

Gazeteci Cemal duruşmadaki savunmasında, “O tarihte bir gazeteci olarak çekilme sürecini dağda izledim. Bunu izleyen tek Türk gazeteci de bendim. Orada ne düşündüklerini, silahlı mücadelenin bırakılmasını isteyen Öcalan hakkında ne düşündüklerini, çekilmeyi başlatan Kandil hakkında ne düşündüklerini ve neden vakti zamanında dağa çıktıklarını ayrıntılı olarak tespit ettim ve yazdım. O dönemde zaten barış savunuluyordu ve barışın yolu açılmak isteniyordu. Dağın yolunun kapatılması isteniyordu. Bir gazeteci olarak yazdıklarım vakti zamanında dağın yolunun nasıl açıldığı, şimdi nasıl kapanacağı sorularının cevabını aramaktan ibaretti. 2013 yılında yazdıklarımı bugün dava konusu haline getirmek gazeteciliği cezalandırmaktır. Neredeyse 40 yıldır bu sorun bitmedi, tam tersine derinleşerek devam etti. Ben kötü değil iyi bir şey yaptığıma inanıyorum. Savaşı, terörü ve şiddeti değil; barışı savunuyorum, savunmaya da devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

13 yıl hapsi istendi

Cemal’in savunmasının ardından iddia makamı mahkeme heyetine mütalaa sundu. Cemal hakkında ‘örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla 13 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Hasan Cemal’in ayrıca TCK 53’üncü maddesi uyarınca, kamu haklarını kullanmaktan men edilmesi de istendi. Avukatların, mütalaa karşısında süre talep etmesi üzerine mahkeme heyeti duruşmayı 31 Mart gününe erteledi.

İSTANBUL

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Garbis Altınoğlu hayatını kaybetti

AleviNet

Published

on

Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden Garbis Altınoğlu geçirdiği kalp rahatsızlığı sonucu yaşamını yitirdi…

NTV’den Burak Cop’un 1 Eylül 2010’da yayınlanan söyleşisinde Altınoğlu, “Pek çok devrimcinin gördüğü işkenceleri, bir parça fazlasıyla ben de gördüm; Ermeni kökenli bir komünist olmam nedeniyle bu konuda da ayrıcalıklıydım” demişti.

Sinop Cezaevi’nde 1987 ve 1988 arasında, 7 ay boyunca yeraltındaki bir hücrede tek başına tutulduğunu anlatan Altınoğlu, şunları söylemişti:

“Ölmemeyi nasıl başardığımı ben de merak ediyorum. Yakalandığım sırada (31 Aralık 1981) meydana gelen boğuşmada polisin elinde patlayan tabancadan çıkan mermi beni öldürebilirdi. Bunu ‘sadece’ sağ gözümü yitirmek suretiyle atlattım. 2 Şubat 1984’de sevk edildiğimiz Antep E-Tipi Cezaevi girişinde tek tip elbise giymediğim için vahşice dövüldüm. Ardından ağır bir rahatsızlık geçirdim ve uzun süre bir şey yiyemedim. 2 Mart’ta helikopterle Çukurova Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılmasaydım, belki de ölebilirdim.”

GARBİS ALTINOĞLU KİMDİR?

1946’da Amasya’da doğdu. 1960’lı yıllarda sol düşünceyle tanıştı. Proleter Devrimci Aydınlık grubundan ayrılarak İbrahim Kaypakkaya ile birlikte TKP-ML, ardından MLKP örgütünün kurucuları arasında yer aldı. 12 Eylül döneminde çok ağır işkencelere uğradı.

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Federe Kürdistan Parlamentosu işgale karşı ‘tutum’ için toplandı

AleviNet

Published

on

İşgale ilişkin özel gündemli toplantı, saat 11.00’de başladı. Parlamentoda temsili bulunan bütün partilerin, Türk işgaline ilişkin değerlendirmelerde buluyor.

Parlamenterler özellikle Kürt ulusal birliğine dikkati çekerken, uluslararası güçlere Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı ortak savunma çağrısı yapıldı.

Parti sözcülerinin konuşmaları ardından parlamentonun Türkiye’ye karşı tutum belirlemesi bekleniyor.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Berlin: Harekâtın hukuka uygunluğundan şüpheliyiz

AleviNet

Published

on

Alman hükümeti, askeri harekâtın uluslararası hukuka uygunluğu konusunda şüpheleri olduğunu açıkladı. Hükümet Sözcüsü, Türkiye’nin haklı güvenlik kaygılarını askeri harekât gerekçesi olarak görmediklerini kaydetti.

Alman hükümeti, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik askeri harekâtının uluslararası hukuka uygunluğu konusunda şüpheleri bulunduğunu açıkladı.

Berlin’deki olağan basın toplantısında konu ile ilgili soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü “Suriye’deki mevcut durumun orada bulunan Kürt gruplara yönelik askeri müdahaleyi uluslararası hukuk çerçevesinde meşrulaştırdığı görüşünde değiliz” dedi. Türkiye’nin “Gereken ve orantılı bir çerçevede” hareket etmesi gerektiğine işaret eden sözcü, sivillerin hayatının korunmasının ve insani açıdan uluslararası hukuka uymanın şart olduğuna vurgu yaptı.

Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik askeri harekâtı teröre karşı mücadele olarak gören Türkiye, bu harekâtın uluslararası hukuk çerçevesinde haklı gerekçelerle düzenlendiğini savunuyor.

Güvenlik kaygısı askeri harekât için gerekçe değil

Türkiye’nin askeri harekât ile gerekçelerine atıfta bulunan Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert de sıklıkla terör ile tehdit edilen Türkiye’nin güvenlik kaygılarının “haklı” olduğunu, ancak bunu “Şimdi başlatılan askeri harekât için bir gerekçe” olarak görmediklerini vurguladı. Bu konuda Türkiye ile Almanya arasında “görüş ayrılığı” bulunduğunu belirten Seibert, bu çerçevede Türkiye’ye derhal harekâta son verilmesi çağrısı yapıldığını sözlerine ekledi.

“Bölgede istikrarsızlığın artmasının, yeni sığınmacı akınlarının oluşmasının, bölgede yaşayanların insani durumun daha da kötüleşmesinin” güvenlik kaygılarını azaltmayacağı görüşünde olduklarına işaret eden Seibert, bu askeri harekâtın bölgede yaşayan halkın büyük bölümünün yerinden olması ve bölgedeki istikrarsızlığı artması tehdidi yarattığını ifade etti. Seibert, harekâtın IŞİD’in yeniden güçlenmesine de yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.

ABD’nin birlikleri çekmesine karşı

Alman hükümet Sözcüsü Seibert, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde konuşlu askerlerini çekmesine Almanya’nın karşı olduğuna da işaret etti.  Türkiye’nin askeri harekâtı dolayısıyla Avrupa Birliği içindeki müttefikleri ve ABD hükümeti ile temasta olduklarını ifade eden Seibert, Washington ile yapılan görüşmelerde “ABD’nin taahhütlerine bağlı kalması” beklentisinin iletildiğini kaydetti. Seibert, ABD hükümetinin talebine rağmen, Almanya’nın Suriye’ye asker göndermeyi düşünmediğini de sözlerine ekledi.

Silah ambargosu çağrısı 

Öte yandan Berlin’de Türkiye’ye karşı silah ambargosu uygulanmasına ilişkin tartışmalar da devam ediyor. Koalisyon ortağı Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) dış politika uzmanı Norbert Röttgen, Türkiye’ye yönelik kapsamlı bir silah ambargosu uygulanması çağrısında bulundu. Röttgen, sadece yeni silah satışı izni verilmemesi değil, Türkiye’ye silah sevkiyatının tamamen durdurulmasından yana olduğunu vurguladı.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Cumartesi günü yaptığı açıklamada Türkiye’ye silah satışı için yeni izin verilmeyeceğini duyurmuştu. İzni daha önce verilen silahların sevkiyatı konusunda ise bir karar alınmamıştı. Almanya’da ülke dışına silah satışı hükümetin onayına bağlı. Almanya, daha önce hem silah satışı izinlerini hem de sevkiyatı durdurmaya yönelik kapsamlı bir silah ambargosunu Suudi gazeteci Cemal Kaşıkcı’nın öldürülmesinden sonra Suudi Arabistan’a karşı uygulamıştı.

AFP,dpa,Reuters/JD,HS

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI