Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

1 milyon 258 bin turist kaybeden Muğla ‘Hayır’ dedi

AleviNet

Published

on

İktidarın dış politikasından kaynaklı 2016 yılında 1 milyon 258 bin 690 turist kaybeden Muğla’da “Hayır” baskın çıktı. 42 yıldır turist rehberi olan Nihat Gençosman, kalıcı bir huzur için “Hayır” dediklerini söyledi.

İktidarın dış politikalarından kaynaklı geçen yıl 1 milyon 258 bin 690 turist kaybeden Muğla’da referandumun resmi olmayan sonuçlarına göre yüzde 69,28 oranında da “Hayır” çıktı. 1 Kasım seçimlerinde AK Parti ve MHP oylarının toplamının yüzde 44,9 oranında olduğu kentte, yüzde 30,72 bandında kalan “Evet” oylarındaki yüzde 14,18 puanlık bir gerileme ciddi bir uyarı olarak değerlendirildi. “Hayır” cephesi ise yüzde 16,78 bir oranla oylarını arttırarak yüzde 69,28’ rekor bir çıkış yakaladı.

TURİZMDE Kİ KAN KAYBINA ‘HAYIR’ DEDİLER

DAİŞ’in patlattığı bombalar, Rusya, Almanya ve Hollanda ile yaşanan kriz politikaları 2015 yılında 3 milyon 81 bin 467 turist alan Muğla’ya 2016 yılında 1 milyon 258 bin 690 turist kaybederek sezonu kapattı. 2017 yılının ilk çeyreğinde ise turist sayısı yüzde 52.8 azalarak 25 binden 15 bine düştü. 2016 ılının ilk çeyreğinde Almanya’dan gelen 6 bin 455 turist sayısı bu yılın ilk çeyreğinde bin 52 kişiye düştü. Düşüşü İngiltere, Hollanda ve İsveç takip etti. Kan kaybeden turizmciler ise AK Partinin iç ve dış politikalarını eleştirdi. Turizmciler bundan kaynaklı halkın büyük bölümünün referandumda “Hayır” dediğini söyledi.

Yabancı ve yerli turistlerin en yoğun olarak uğradığı Bodrum ilçesi yüzde 79.56’lık verdiği “Hayır”, Datça 79.40, Marmaris 74.79, Milas 71.43, Dalaman 62.68 ve Muğla’da MHP’nin kalesi diye nitelendirilen Fethiye 64.68’lik oranlarla Bodrum’u takip etti.

‘TURİZMDE KALICI HUZUR İÇİN ‘HAYIR’ DEDİK’

Referandumdan önce yüzde 70 oranında “Hayır” oyu çıkacağını tahmin ettiklerini belirten 42 yıldır turist rehberi olan Nihat Gençosman, Bodrum, Fethiye, Marmaris, Datça başta olmak üzere Muğla’nın büyük bir bölümünün turizmden geçindiğini, turizmde ki yaşanan krize Muğla’nın “Hayır” dediğini söyledi. Muğla’da çıkan “Hayır”ın aynı zamanda insanların huzur içinde yaşamak istediği yönünde bir cevap olduğunu kaydeden Gençosman, Muğla’nın turizmde kalıcı bir huzur için “Hayır” dediğini dile getirdi. Turistlerin yoğun olarak geldiği kentlerde “Hayır” çıktığının altını çizen Gençosman, şunları söyledi: “Hükümet artık bu kentlere bulaşmasın, gölge etmesin. Bulaştığı her durumda işi daha da berbat ediyor. Yöneticilerin ağzından çıkan lafı kulaklarının duyma alışkanlıkları iyice azaldı. Biz turizmi hallederiz sadece çenelerini tutsunlar işimizi bozmasınlar yeter.”

‘TURİZM İÇİN HIZLA BARIŞ ORTAMINA GEÇİLMELİ’

“Tek adam” ve sertlik yanlısı politikalar kentin “Hayır” dediğini belirten Deniz Ticaret Odası Yat İşletmeciliği Meslek Komitesi Başkanı Tunç Kurtluoğlu, “Turizm için yumuşak, sıcak ve turistler için güven olmalıdır. Hangi diktatörlüğün olduğu ülkede turizm gelişmiş ki” dedi. İktidarın turizme ilişkin hızla güven veren bir sürece geçmesi gerektiğini belirten Kurtluoğlu, “Savaşan ülkeye turist gelmez. Savaşın bitmesi barış ortamının hızla kurulması lazım. Bunlar sağlanmazsa 2018 yılında da turizmden bir şey bekleyemeyiz” diye konuştu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Pence ve Pompeo Türkiye’ye Gidiyor

AleviNet

Published

on

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Türkiye ziyaretinin ayrıntıları netleşti. Pence Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ile birlikte Türkiye’ye gidiyor. Yapılan açıklamaya göre Mike Pence Ankara’ya ABD’nin Suriye’de ateşkesin sağlanması konusundaki taahhüdünü ve Trump’ın çözüm bulunana kadar Türkiye’ye yaptırım uygulanması konusundaki kararlılığını iletecek.

Açıklanan resmi programa göre Mike Pence Perşembe günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşecek. Bu ziyaret Mike Pence’in Türkiye’ye Başkan Yardımcısı olarak yapacağı ilk ziyaret olacak.

Pence’in ziyaretinin ayrıntılarının netleşmesi öncesinde, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, “Öncelikli hedefimiz Suriye’de ateşkesin sağlanması için diplomasi yürütmek. Türklerle samimi ve açık şekilde konuşmak” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili gazetecilerin Suriye’de yaşanan son gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı. ABD askerlerinin tamamının Fırat’ın batısındaki Menbiç’ten çekildiğini doğrulayan yetkili Suriye’nin kuzeydoğusunda hava sahasının hala ABD’nin kontrolunda olduğunu belirtti.

“Ateşkes Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesinde önemli unsur”

ABD Başkanı Donald Trump dün hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem YPG komutanı Mazlum Kobani ile bir telefon görüşmesi yapmış, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence de Türkiye’ye yönelik yaptırımları açıklayan Maliye Bakanı Steven Mnuchin’in düzenlediği basın toplantısı sırasında Türkiye’ye gidecek heyete başkanlık edeceğini söylemişti.

Mike Pence Başkan Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Türkiye’nin Kobani’ye operasyon yapmayacağı konusunda güvence verdiğini söylemişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey yetkilisi, Türkiye’nin operasyonunun daha önce nispeten istikrarlı bir çizgide ilerleyen Suriye’nin kuzeyinde karmaşaya yol açtığını söyledi. “İlişkiyi normale çevirme ihtimallerini değerlendirirken, Türkiye üzerindeki baskıyı arttırmayı planlıyoruz. Normale dönüşün önemli bir unsuru da ateşkes olacak” ifadelerini kullanan Dışişleri yetkilisi ateşkesten kastının da sahadaki güçlerin manevra yapmaması olarak tanımladı; “Hem Türk askerleri hem de SDG için de bunu söyleyebiliriz” dedi.

ABD’li yetkili Suriyeli Kürtlere ihanet edildiği yönündeki eleştiriler konusunda da “Türkiye’yi caydırma misyonumuzda başarısız olduk. Ocak ayından itibaren güvenli bölge mekanizması üzerinde çok çalıştık. Ama Kürtlere hiçbir zaman Türkiye’ye karşı onları askeri güç kullanarak savunacağımızı söylemedik.” yanıtını verdi.

“Çözüm bulunamaması halinde yaptırımları arttırmayı planlıyoruz”

ABD’li yetkili, Suriye’de krize bir çözüm bulunamaması halinde ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımları ve diğer tedbirleri yoğunlaştırmayı planladığını söyledi. Yetkili şimdiye kadar Suriye’de IŞİD mahkumlarının tutulduğu cezaevlerinden büyük ve başarılı bir kaçış eylemine tanık olmadıklarını da belirtti.

Pompeo Irak Cumhurbaşkanı ile görüştü

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Irak’ın Kürt kökenli Cumhurbaşkanı Berham Salih’le telefonda görüştü. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamaya göre Türkiye’nin Suriye operasyonuna ilişkin gelişmeleri ele alan Pompeo ve Salih operasyonun derhal durdurulması gerektiğinin altını çizdi.

Irak medyası, Salih ve Pompeo’nun telefon görüşmesinde, Suriye’de bulunan yaklaşık 13 bin Iraklı IŞİD mensubunun ülkelerine dönüşü konusunun ele alındığını öne sürmüştü.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’nin IŞİD stratejisi var mı?

AleviNet

Published

on

Türkiye’ye Suriye’deki askeri harekâtı durdurması için uluslararası toplumdan yapılan çağrılar sürüyor. Art arda yapılan çağrılarda Türkiye ağır suçlamalara hedef oluyor.

ABD, Avrupa Birliği ve Arap Birliği’nden yapılan açıklamalarda Türkiye’nin harekâtının bölgede istikrarsızlığı artıracağı, insani krizi derinleştireceği endişeleri dile getirilirken, en büyük uyarılar ise IŞİD tehdidi konusunda yapılıyor. Türkiye’nin harekâtının, “IŞİD ile mücadelede son yıllarda elde edilen kazanımları baltaladığı” belirtiliyor.

ABD yönetimi, son günlerde eleştirilerinin dozunu daha de sertleştirerek, Türkiye’yi “savaş suçlarına zemin hazırlamakla” suçladı, “çok sayıda tehlikeli IŞİD’linin kaçabilmesine yol açmaktan” sorumlu tuttu. Üst düzey ABD yetkililerine dayandırılan haberlerde, “IŞİD tutsaklarının Türkiye tarafından serbest bırakıldığı” dahi iddia edildi.

Demir Murat Seyrek

Demir Murat Seyrek

“Türkiye stratejisini açıklamalı”

Uluslararası güvenlik uzmanı Demir Murat Seyrek, son günlerde yaşanan gelişmeleri DW Türkçe’ye değerlendirirken, “Türkiye IŞİD ile mücadelede ciddi olduğunu göstermek istiyorsa, çok acil strateji oluşturarak bunu hemen dünya ile paylaşması gerekiyor” dedi.

Brüksel merkezli Avrupa Demokrasi Vakfı kıdemli uzmanlarından Seyrek, Batılı ülkelerde kamuoylarında ve karar alıcılarının zihinlerinde birçok soru işareti olduğuna işaret ederken, şöyle devam etti:

“IŞİD’lilerle savaşılacak mı, bölgede mi tutulacak, Türkiye’ye mi getirilecek, AB vatandaşları için iade çalışması mı başlayacak, AB ile koordinasyon mekanizması oluşturulacak mı? Tüm bu sorulara yanıt verilmesi gerekiyor.”

Şu ana kadar yaşananların herhangi bir koordinasyonun olmadığını gösterdiğini, büyük bir karmaşa yaşandığını ifade eden Seyrek, “Türkiye ivedilikle IŞİD stratejisini ortaya koymak zorunda. Bunu sadece imajı için değil kendi güvenliği için de yapmak zorunda. Çünkü IŞİD Türkiye için de büyük bir tehdit” değerlendirmesini yaptı.

Trump und Erdogan

Erdoğan neden “evet” dedi?

ABD Başkanı Donald Trump, 6 Ekim tarihinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin tek taraflı harekâtının ilk sinyalini vermiş, “bundan sonra IŞİD tutsakları Türkiye sorumluluğunda” demişti.

Seyrek, “Trump, ‘operasyonu yaparsanız bu sorumluluk da sizin olur’ diyerek Türkiye’yi korkutmak istemiş olabilir. Türkiye de gerçekten bu operasyonu gerçekleştirmek istediği için de bunu bir şekilde kabul etmiş olabilir. Ama buna çok hazırlıklı olmadığını görüyoruz. Türkiye bu gelişmeleri çok da hesaba katmamış görünüyor. Operasyon düzenlediği bölgede IŞİD tutsaklarının sadece yüzde 10’u bulunuyor. Peki, diğerlerini YPG Türkiye’ye mi teslim edecek? Edemeyeceğine göre ABD mi teslim edecek?” diye konuştu.

Türkiye’nin askeri operasyona başlamasının ardından bölgedeki hapishanelerde IŞİD’li tutukluların kaçmaya başladığı haberleri en çok Avrupa başkentlerini endişelendiriyor.

Bölgede 1000’den fazla IŞİD’li tutuklunun Avrupa ülkelerinden gelmiş yabancı savaşçılar olduğu, bunların tekrar Avrupa’ya dönmeleri durumunda, terör tehdidinin daha da artacağından korkuluyor.

“Kâbus senaryosu gerçek oldu”

Thomas Renard

Thomas Renard

Brüksel merkezli Egmont Uluslararası İlişkiler Kraliyet Enstitüsü’nden kıdemli araştırmacı Thomas Renard, DW Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, “Biz IŞİD’in hilafetini yenilgiye uğrattık ama ne IŞİD’i ne de El Kaide’yi bozguna uğratabildik… IŞİD’in neredeyse ordusunun yarısını yakalamayı başarmıştık ve oluşturdukları tehdidi nispi olarak düşük düzeyde tutmayı sağlamıştık. Ancak şimdi bu kişilerin kaçmaya başlaması tabii ki IŞİD’in yeniden güçlenmesi riskini artırıyor” dedi.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Halkbank: İddianame ABD yaptırımlarının parçası

AleviNet

Published

on

Halkbank ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı New York Güney Bölge Savcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile ilgili Kamuoyu Bilgilendirme Platformu’na (KAP) açıklama yaptı. Banka, Hakan Atilla davasında ileri sürülen iddialarla bağlantılı olarak bir iddianame hazırlanarak Halkbank hakkında dava açılmak üzere yargı sürecinin başlatıldığını öğrendiklerini belirtti.

Açıklamada iddianamede yeni bir bilgi ve bulguya yer verilmeksizin, çoğunlukla Hakan Atilla davasında ileri sürülen iddiaların tekrarlandığı belirtilerek “Söz konusu iddialara ilişkin Bankamız masumiyetini ortaya koyan bağımsız inceleme sonuçlarının, kanıtları ile birlikte ABD Adalet Bakanlığı ile paylaşılmasına rağmen iddianame hazırlanarak dava açılması manidardır” denildi.

“İddianame yaptırımların parçası”

Açıklamada “Bankamız ile ABD Adalet Bakanlığı arasında meselenin iddianame düzenlenmeden çözümlenmesi için yapılan görüşmeler sonuçlanmadığı halde, söz konusu suçlamalar, Kahraman Ordumuzun sınırlarımızın güvenliğini sağlamak ve bölgede barışı tesis etmek üzere başlattığı “Barış Pınarı Harekatı” sebebiyle, ABD hükümetince ülkemize karşı başlatılan yaptırımların bir parçası olarak ortaya atılmıştır” ifadeleri yer aldı.

Bankanın açıklamasında iddianamede, “hukuk dışı yollarla elde edilen ve doğruluğu ispatlanmamış deliller kullanıldığı ve inanılırlığı hayli şüpheli olan tanıkların mahkemedeki sözlü beyanlarına itibar edildiği” belirtildi.

Halkbank “Bu haksız dava ile ilgili olarak uluslararası hukuktan kaynaklanan tüm yasal haklarımız kullanılacaktır” denildi.

USA Anklage gegen Mehmet Hakan Atilla

New York Güney Bölge Mahkemesi

ABD altı suçlama yöneltti

ABD’de savcılık makamı dün gece Halkbank’ı ABD’nin İran yaptırımlarını ihlal etmekle suçladı ve banka aleyhine hazırlanan iddianameyi açıkladı. New York Güney Bölgesi Savcılığı Halkbank hakkında, milyarlarca dolarlık bir sistem kurarak ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının delinmesine yardımcı olduğu gerekçesiyle dolandırıcılık ve kara para aklama da dahil altı suçtan iddianame hazırladı.

ABD’nin Halkbank’ı İran yaptırımlarını delmekle suçlamasının ardından gelen kararla Halkbank dahil yedi banka hissesine açığa satış yasağı getirildi. İddianame ve açığa satış yasağının ardından Borsa İstanbul’da Halkbank ve banka hisseleri bugün sert düşüşle açıldı.

DW/SSB, BK

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI