Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Alevilerden Uğur Kurt tepkisi: Adaletin Alevilere görünen yüzü

AleviNet

Published

on

İstanbul Okmeydanı’nda cemevi bahçesinde beklerken polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümünden sorumlu sanık polis Sezgin Korkmaz’a verilen ödül gibi cezaya tepki gösteren Alevi kurumları bugün saat 17.00’de Okmeydanı Cemevi bahçesinde basın açıklaması yaptılar. Basın açıklamasını Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin okudu.

İstanbul Okmeydanı’nda cemevi bahçesinde beklerken polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümüyle ilgili İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık polis Sezgin Korkmaz’a  ‘taksiren ölüme sebebiyet vermek’ suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Daha sonra hapis cezası, 12 bin 10 TL adli para cezasına çevrildi.

Mahkemenin bu kararına Aleviler büyük tepki gösterdi.

Alevi Bektaşi Federasyonu başta olmak üzere Alevi kurumları bugün saat 17.00’de Okmeydanı Cemevi bahçesinde basın açıklaması yaparak, mahkemenin kararını protesto ettiler. Basın açıklamasına çok sayıda Alevi kurum temsilcileri, Alevi pirleri, Alevi toplumu ve Uğur Kurt’un yakınları katıldı. Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin Şahin, Alevi Kültür Derneği adına, ABF Örgülenme Sekreteri  Zeynal Odabaş, PSAKD adına ABF İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül ve Uğur Kurt’un annesi Gülnaz Kurt birer konuşma yaptı. Basın açıklamasını ise Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin yaptı.

Basın açıklamasında, “Bu bir cinayetin hikâyesidir. Aslında olmayan adaletin de trajedisidir” denildi.

Sanık Polisin 3 yıl tutuksuz yargılanmasına tepki gösterilen açıklamada, “Savcı bile kasıtlı olarak adam öldürüldüğünü iddia etti. Buna da en az 16 yıl ceza verilmesini talep etti, fakat hâkim bu suçun cezasını 1 yıl 8 ay olarak belirledi. Bununla da yetinmeyip cezayı 12.100 TL para cezasına çevirdi. Demek ki bir Cem evinde bir Alevi’yi öldürmenin cezası 12.100 TL imiş. Adaletin Alevilere görünen yüzü budur. Bir cana karşılık verilen ceza 1 yıl 8 ay onun da parası 12.100 TL’dir. Caminin içine ayakkabıyla girildi diye kıyameti koparanlar, Cemevimizde öldürülen Uğur Kurt’un katilini serbest bıraktılar.” ifadeleri yer aldı. 

 

Alevi kurumlarının yaptığı açıklamanın tam metni ise şöyle:

“Bu bir cinayetin hikâyesidir. Aslında olmayan adaletin de trajedisidir.

Tarih 22 Mayıs 2014. Yer Okmeydanı Cem evinin avlusu.

Avluda bir kalabalık toplanmış, Hakk’a yürüyen bir canı uğurluyordu. Kalabalığın içinde Uğur Kurt da vardı.

Her şey bir anda oldu. O esnada Cem evinin dışında, sokakta toplumsal olaya müdahale eden bir polis aracından inerek, amirlerinin ‘Yapma, yapma sıkma’ diye uyarılarına rağmen Cem evi avlusuna doğru ateş etmeye başladı. Uğur Kurt kanlar içerisinde yere yığıldı. Ve kurtarılamadı. Savcı bile olay yerini incelemeye ertesi gün gelebildi. Emniyetin müdahale prosedürlerinde bile; toplumsal bir olaya müdahale ederken ilk müdahale aracı olarak tabancayla ateş etmek yoktur. Uğur’u katleden polis savunmasını ‘Panik oldum, ateş etim.’ diye açıkladı. Ama bu durum panikle değil, ancak bilinçaltındaki nefret duygusuyla açıklanabilirdi. Bu nefret ve biz Alevilere olan düşmanca tavrı Uğur kanlar içerisinde yerde yatarken üzerine ve cenaze olduğunu görmelerine rağmen cemevinin avlusuna yağdırdıkları biber gazı bombaları ile net bir şekilde gördük. O kadar acımasızca bir müdahale sergilendi ki; yapmayın, etmeyin canımız vuruldu diye haykırmamıza rağmen daha sert bir müdahale ye devam ettiler. Gaz dumanı içerisinde yerde kanlar içerisinde yatan Uğur canımıza yardım ederken çok zorluklar çektik. Öyle ki Uğur canımıza müdahale etmeye gelen ambulansın bile mahalleye girmesini engellediler.

Söz konusu Aleviler olduğunda böyle şeyler vakayı adiyedendir. Dava, katil zanlısının 3 yıl tutuksuz yargılanması suretiyle devam etti. Savcı bile kasıtlı olarak adam öldürüldüğünü iddia etti. Buna da en az 16 yıl ceza verilmesini talep etti, fakat hâkim bu suçun cezasını 1 yıl 8 ay olarak belirledi. Bununla da yetinmeyip cezayı 12.100 TL para cezasına çevirdi. Demek ki bir Cem evinde bir Alevi’yi öldürmenin cezası 12.100 TL imiş.

Adaletin Alevilere görünen yüzü budur. Bir cana karşılık verilen ceza 1 yıl 8 ay onun da parası 12.100 TL’dir. Caminin içine ayakkabıyla girildi diye kıyameti koparanlar, Cem evimizde öldürülen Uğur Kurt’un katilini bugün serbest bıraktılar.

Polis 3 yıl önce Uğur Kurt’u öldürdü.

Mahkeme de dün vermiş olduğu kararla Alevilerin adalete olan güven duygusunu öldürdü.”

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ

ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU

GARİP DEDE DERGÂHI

ERİKLİ BABA DERGÂHI

BAĞCILAR CEMEVİ

NURTEPE CEMEVİ

ARNAVUTKÖY CEMEVİ

Ve daha pek çok Alevi kurumu

Pirha

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Dünya 5G ile tanıştı onlar 1G’ye hasret

AleviNet

Published

on

Dünya’da 5G teknolojisi yaygınlaşırken Sivas’a bağlı Gazi köyü internet ile hiç tanışmadı. Şehir merkezine 40 kilo metre mesafede ki köyde üç GSM firmasından sadece birinin sinyali ulaşıyor. Köy sakinleri, yetersiz sinyalden istifade edebilmek için sinyalin en güçlü yakalandığı köy camisinin minaresine çıkıyor. Minarede sadece görüşme yapabilen köy sakinleri internete ise bağlanamıyor. Minarede çıkıp cep telefonu görüşmesi yapmak isteyenler bazen minare önünde sıra beklemek zorunda kalıyor. Köy sakinleri GSM firmalarına seslenerek, köy halkı olarak herkesin köylerinde baz istasyonu kuracak ilk firmanın hatlarını alıp kullanacakları sözünü verdiler. Köyde internet ve cep telefonları çekmediği için sürekli köyde yaşayan çok sayıda kişinin cep telefonu ve bilgisayarı bulunmuyor.

Muhtar: “Mağduruz”
Köy Muhtarı Osman Yıldırım, köylerinde internet ve cep telefonu çekmediği için mağduriyetler yaşadıklarını belirterek, “Köyümüze gelen memurlar mağdur oluyor. Gelen maillerini okuyamadıkları, devletin onlardan istedikleri bilgileri internete giremedikleri için burada görev yapmak istemiyorlar. Bizim acil bir ihtiyacımız olsa, sabit telefonlardan uzaktaysak o ihtiyacımızı gideremiyoruz. Tarlaya, araziye çıktığımızda dünya ile olan iletişimimiz kesiliyor. GSM firmalarından biri köyümüzde baz istasyonu kurarsa, yaklaşık 800 nüfusumuz var, hepimiz o firmanın hatlarından alacağız” dedi.

Minare önünde sıra oluşuyor
Köy sakinleri ise yaptıkları açıklamada, “Dışarıdan köye gelen misafirlerimiz veya köy dışında yaşayan köylülerimiz daha büyük sıkıntı yaşıyor. İşleri aksadığı için köyde fazla kalmak istemiyorlar. Çocuklarımız ödevlerini araştıramıyor. Cep telefonu ile görüşme yapabilmek için yüksek tepelere veya minareye çıkmak zorunda kalıyoruz. Gençler çıkıyor ama yaşlılar zorluk yaşıyor. Dünya 5G’ye geçti. Biz 1G’yi bile bulamıyoruz” dediler.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Maganda kurşunuyla hayatını kaybeden minik Selin’in organları 6 çocuğa umut oldu

AleviNet

Published

on

Balıkesir’e tatile giden aile, eğlenmek için gittiği mekan da büyük bir şok yaşadı. Bir mekan da eğlenen çift bir anda silah sesleri yükselmesiyle korku doldu anlar yaşadı. Saniyeler önce babasıyla oynayan Selin kurşunların hedefi oldu. Hastanede minik kız 6 günlük süren yaşam savaşını kaybetti. İstanbul’da yaşayan acılı anne Sinem Cebeci, minik kızının odasında İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.

“Çok neşe dolu ve merhametliydi”
6 gün hastanede kaldıklarını ve kızının çok direndiğini anlatan anne Sinem Cebeci, “6 gün biz hastanedeydik, çok direndi. Derman arayamadık. Elimiz kolumuz bağlı bekledik. O kadar saat bir umut bekledik. Onca insan bizimle dua etti. Selin yaşının çocuğu değildi. Her konu hakkında bir fikri vardı. Çok neşe dolu ve merhametliydi. Giyinmeyi, gezmeyi ve dolaşmayı çok seven bir çocuktu. Benim çocuğum hiç yoktan gitti. Doktorlar da bizimle birlikte her gün ağladılar. Hiç tanımadığım bir kadın diz çöktü önümde ve ‘Biz de acı çekiyoruz’ dedi” şeklinde konuştu.

“Ben bağış yapmak istiyorum”
Minik Selin’in 3 ay önce izlediği bir haberden etkilenerek organ bağışı yapmak istediğini anlatan anne “Bize ‘Organ bağışı için vaktiniz var, bir dinlenin düşünün’ dediler. Daha sonra zaman kısaldı. Kalp zorlanmaya başladı, organlar zarar görecek ve bir an önce karar vermeniz lazım. 3 ay önce Selin’in ‘bağış yapmak istiyorum’ sözleri aklımıza geldi ve biz de organları bağışladık” dedi.

“Benim canımdan can şu anda yaşıyor”
Başka ailelerin çocuklarına ışık olduklarını anlatan Sinem Cebeci, “Biz o gün acımızı bıraktık, umut aramadığımız için kızımın organları o kadar çocuğa can oldu. Bir anda onları düşünmeye başladık. Işık oldunuz ve evlerine ışık yaktınız dediler. İnşallah şifa bulurlar. ‘İnsanlar daha küçük çocuk nasıl bağış yaptınız’ dedi. Toprak olacağını düşününce, bunu söylemek benim için çok acı ama orada çürüyüp gitmesindense birilerine umut olması gerektiğini düşünüyorum. Benim canımdan can şu anda yaşıyor aslında. Oraya götürüp bıraktığınız da birine umut olmayacak. İnsanların böyle bakması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Ölümlerin ve cinayetlerin yüzde 70’i son dönem de pompalı tüfekle oluyormuş”
Ölümlerin ve cinayetlerin yüzde 70’i son dönem de pompalı tüfekle olduğunu vurgulayan anne Cebeci, “Bu silah olayı düşündürüyor. İlk gün bunu sorgulayacak durumda değiliz ama birkaç gün sonra diyoruz ki pompalı tüfek yani. Bana göre ulaşılması zor bir silah gibi geliyor. İnsanlar dedi ki bunu temin etmek çok kolay. İnternete girince bulunabiliyor, adrese teslim ederek gönderiyorlar. Normal silah almak çok zormuş ama o pompalı tüfekler kolay satılabiliyormuş. Şunu öğrendik ki bu ölümlerin ve cinayetlerin yüzde 70’i son dönem de pompalı tüfekle oluyormuş. Bana göre buna bir düzenleme getirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Ne oyuncaklarına ne elbisesine bakamadık”
Kızının organlarının başkalarına şifa olmasını söyleyen baba Serkan Cebeci ise şunları söyledi:
“Biz meleğimizi kaybettik. Onun organları başkalarına şifa oldu. Pompalı tüfekle ilgili meclisin ya da hükumetin bir önergesi midir? Bu şekilde bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Pompalı tüfek internette satılması çok saçma bir şey. Acımız taze ama düşüncemiz kıyafetlerini çocuk esirgeme kurumuna bağışlamayı düşünüyoruz. Ne oyuncaklarına ne elbisesine bakamadık”

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Alevilerden Kayyum protestoları: konsolosluklara siyah çelenk

AleviNet

Published

on

HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine atanan kayyımlara tepkiler giderek büyüyor. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), kayyımları protesto etmek için Avrupa’nın bir çok kentinde  Türk Konsoloslukları önüne siyah çelenk bıraktı.

LONDRA

İngiltere’nin başkenti Londra’da Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Londra Türkiye Büyükelçiliği’ne siyah çelenk bıraktı. Burada yapılan basın açıklamasını BAF yönetiminden Dilek İncedal ve Hasan Bölücek okudu.

AKP hükumetinin iktidara geldiği günden bu yana ülke üzerine kabus gibi çöktüğü belirtilen açıklamada, AKP’nin Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarını görevden alması ve kendi kadrolarını kayyım olarak atamasının kabul edilemez olduğuna dikkat çekildi.

DÜSSELDORF

Almanya’nın Düsseldorf kentinde de Türk Konsolosluğuna siyah çelenk bırakıldı. Eyleme AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat’ın yanında AABF yöneticileri ve üyeleri katıldı.

Ortak açıklamayı AABF yöneticisi Mesut Kabakçı okudu. Açıklamada, “Bu farkındalıkla sadece Alevilerin talepleri söz konusu olduğunda değil, ülkemizdeki toplumsal mücadele noktasında her zaman sokağa çıkarak sesimizi yükselttik. Yüzyıllardır sahip olduğumuz mazlumdan, demokrasiden ve halkların kardeşliğinden yana olan duruşumuz nedeniyle bu haksız kararlar karşısında da sessiz kalmayacağımızı kamuoyuna duyururuz. Ülkemizde din, dil, renk, milliyet ayrımı olmadan kardeşçe barış içinde yaşamak mümkün. Tüm demokrasi güçleriyle el ele vererek, tek adam rejiminin baskıları karşısında asla boyun eğmeyeceğiz.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın ardından Düsseldorf Konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakıldı. Burada bir konuşma yapan AABK Genel Başkanı Mat, kimseden korkularının olmadığını belirterek, Alevilerin tarihi boyunca mazlumun yanında olduğunu belirtti, Kürt halkına yapılan her türlü haksızlığın Alevilere de yapıldığını kaydetti. Açıklamanın ardından , bir vatandaş yaklaşarak, “boş işlerle uğraşıyorsunuz” deyince kısa bir gerginlik yaşandı.

MÜNİH

Münih’te yaşayan Aleviler, kayyum işgalini Türk konsolosluğunun önünde protesto etti.

Avrupa Alevi Birlikler Konfederasyonu’nun (AABK) kayyum işgaline ilişkin Türk konsolosluklarına siyah çelenk bırakma çağrısı üzerine, Münih Türk Konsolosluğu önünde eylem yapıldı.

Münih Alevi Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen eylemde, AKP-MHP faşizmi protesto edildi. Ortak mücadelenin önemine dikkat çekilen eylemde, “Baskılara direneceğiz” mesajı verildi.

Eylemde sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Diktatör Erdoğan” sloganları atıldı. Eylemin sonunda konsolosluk binasının önüne siyah çelenk bırakıldı.

MARSİLYA

Öğle vakti konsolosluk önünde bir araya gelen AKM üyeleri, “Katil Erdoğan” ve “Diktatör Erdoğan”, “Direne direne kazanacağız” sloganlarını attı.

Basın açıklamasında demokrasi savunucularına Erdoğan rejimine karşı birleşme çağrısı yapıldı. Eylemciler basın açıklaması ardından kapıya siyah çelenk bıraktı.

Ayrıca Cumartesi günü saat 18:00’de Canabiere meydanında yapılacak yürüyüşe de katılım çağrısı yapıldı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI