Connect with us

Güncel

Uğur Kurt’un anne ve babasından Erdoğan’a: Verdiğin sözü tut!

Published

on

Baba Kemal Kurt, “O hakimin verdiği kararı vicdanı bunu kabul ettiyse rahat uyuduysa ben birşey diyemiyorum. Allah’a havale ediyorum” derken, anne ise, “Bugün kemoterapiden geldim yatıyorum. Ben ‘yana yana’ bu hale geldim. Bize yazık değil mi? Cezasını alsaydı da içim bir parça serinleseydi” dedi.
Uğur Kurt’un 66 yaşındaki babası Kemal Kurt ile 59 yaşındaki annesi Güllünaz Kurt, oğullarının hayatını kaybettiği olaya ilişkin mahkemenin dün verdiği kararla ilgili Okmeydanı’ndaki evlerinde açıklamalarda bulundu. Olaydan sonra yakalandıkları kanser hastalıkları nedeniyle kemoterapi gören anne ve baba, verilen kararla bu kez vicdanlarının da yaraladığını söyledi.

“12 BİN LİRA CEZA NEDİR?”
Karara tepki gösteren Kemal Kurt, “12 bin lira ceza vermişler. Ben idamla yargılanmasını talep ediyordum. Benim oğlum nasıl gittiyse o da aynı şekilde cezasını çeksin istiyordum. O hakimin verdiği kararı vicdanı bunu kabul ettiyse rahat uyuduysa ben birşey diyemiyorum. Allah’a havale ediyorum. 12 bin lira ceza nedir ki? Gelsin ben ona 50 bin 100 bin vereyim oğlumu geri versin bana” diye konuştu.

“”O ZAMAN BEN DE VURAYIM BİRİNİ”
Böyle bir kararı beklemediklerini belirten Kemal Kurt, savcının mütealasıyla cezanın 20 seneden aşağı olmaması gerektiğini ifade etti.
Kurt, “Böyle bir kararı beklemiyordum.  Ancak bu kadar düşük bir ceza çıkmasını anlayamadık. Bir adam gelip birini vurup öldürecek sonra cezası 12 (bin) lira mı? O zaman ben de vurayım birini gidip ödeyim 12, 15 lira; hiç içeri girmeyeyim.

KANSERE YAKALANDILAR
Kemal Kurt, olaydan bir yıl sonra önce eşinin meme kanserine yakalandığını, 2 ay önce de kendisine mide kanseri teşhisi konduğunu ve kemoterapi tedavisine başlandığını söyledi. Kurt, “Bu olaydan sonra hastalandık. Kemoterapi görüyorum. Bugün iğne vurulmaya gidecektim gidemedim. Bu karar, 2 gündür bizi perişan etti. Bir parça yemek yiyordum şimdi onu bile yiyemiyorum” şeklinde konuştu.

ACILI ANNENİN 12 BİN LİRA’LIK TEPKİSİ
Meme kanseri nedeniyle bir buçuk yıldır kemoterapi gören ve 1 Nisan’da da ameliyat olan anne Güllünaz Kurt ise, tepkisini “Oğlumun bu dünyada 12 bin liralık mı değeri vardı? Bir kedi ölse herkes kucağında dolaştırıyor da bunlar, katili nasıl böyle bıraktılar?” diyerek dile getirdi.

“YANA YANA BU HALE GELDİM”
Güllünaz Kurt, “Böyle kolay bir karar nasıl veriyorlar. Adalete teraziyi niye taktılar? Böyle adalet mi olur?” diyerek gözyaşlarını tutamadı. Kurt, “3 senedir kafamı yastığa koymuyorum. Bir buçuk senedir tedavi görüyorum. Bugün kemoterapiden geldim yatıyorum. Bunlar da hiç mi vicdan yok. Hakimi, savcısı nasıl yastığa başlarını koydular, nasıl uyudular? O katil, onun babası nasıl başını yastığa koydu, nası vicdanı rahat etti?  İki çocuğu yetim koydu. Ben yana yana bu hale geldim. Bize yazık değil mi? Cezasını alsaydı da içim bir parça serinleseydi. Kapıdaki kedinin ölüsü kadar saymadılar benim çocuğumu” ifadelerini kullandı.

“CUMHURBAŞKANINA GÜVENİYORUM”
Güllünaz Kurt, o dönemde Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerini arayarak olayın takipçisi olacağına dair söz verdiğini hatırlatarak, “Yine de Cumhurbaşkanına güveniyorum. Elini uzatsın, verdiği sözü tutsun. Gerekirse yanına gideceğim. Duysun, işitsin, bana elini uzatsın” dedi. 

“AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’NE KADAR GİDECEK”
Kurt ailesi, karara itiraz edeceklerini açıkladı. Davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarının altını çizen Kemal Kurt, “Bu iş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gidecek. Adalet yerini buluncaya kadar hakkımızı arayacağız” diye konuştu.

OLAYIN GEÇMİŞİ
Uğur Kurt, Okmeydanı’nda 22 Mayıs 2014’teki olaylar esnasında, bir yakınının cenaze törenine katılmak için Okmeydanı Cemevi’nde bulunduğu sırada başına mermi isabet etmesi sonucu yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen karar duruşmasında mahkeme sanığın, “Taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. İyi hal indirimi uygulayan mahkeme, cezayı 1 yıl 8 aya indirdi. Mahkeme bu cezanın da 605 gün karşılığı olarak 12 bin 100 TL adli para cezasına çevrilmesine oy birliği ile karar verdi.

Güncel

Cumartesi Anneleri’ne 4 ülkeden destek

Published

on

Kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 738’inci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelmek isteyen Cumartesi Anneleri, bir kez daha polis tarafından engellendi. Cumartesi Anneleri, polis engeli üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokakta eylemlerini gerçekleştirdi. 

Bu haftaki eyleme, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve milletvekilleri Oya Ersoy, Hüda Kaya ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri Ali Şeker ve Sezgin Tanrıkulu destek verdi. Eyleme Lübnan, İran, Rusya ve Kıbrıs’tan gelen kayıp yakınları da dayanışmada bulundu. 

‘TÜRKİYE, BM SÖZLEŞMESİNİ İMZALAMALI’

Bu haftaki eylemde Amed’den Lice’ye giderken 1994 yılında Türk askerleir tarafından gözaltına alınan ve kendisinden bir kez daha haber alınmayan 29 yaşındaki beş çocuk babası Ahmet Tekin’in akıbeti soruldu. 
Basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe yaptı. Tepe, “Türkiye, imzalamaktan kaçındığı, Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalasın, onaylasın ve uygulasın” dedi. 
Tepe, yarım asırdır kayıp olan Ahmet Tekin’in kaybedilme hikayesini ve ailesinin verdiği hukuki mücadeleyi anlattı.

‘BİZE HESAP VERECEKLER’

Tepe’nin ardından 1995’te gözaltına alındıktan sonra kendisinde bir daha haber alınmayan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun söz aldı. Yine Mayıs ayında ve kayıplar haftasında olduklarını dile getiren Tosun, “Bize bir gün hesap verecekler. Bize hesap verene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti. 

‘SESİNİZİN YANINDA OLACAĞIZ’

Ardından İran’dan gelen kayıp yakını Shadi Sadr konuştu. Sadr, “On yıllardır burada kayıplarınızın başına neler geldiğini öğrenmek için bekliyorsunuz, tıpkı İran’da olduğu gibi. On yıllardır kayıplarınızın fotoğraflarını tutarak adalet istediniz, tıpkı İran’daki gibi. Hakikat ve adalet evrensel bir mücadeledir. Sizin sesinizin yanında olacağız” diye konuştu. 

‘BU DAVALARIN HEPSİ MÜCADELEYLE ÇÖZÜLDÜ’

Lübnan’da kayıp yakınlarıyla birlikte mücadele eden aktivist Nona Nasseraldin de şunları dile getirdi: “Ben sizi çok yakından tanıyorum. Nereden tanıdığımı soracaksınız, biliyorum. Ben Lübnan’da kaybedilenlerin ailelerini, kardeşlerini, yakınlarını, annelerini ve babalarını tanıyorum. Sizi oradan biliyorum. Yakınlarınızın akıbetini öğrenmek sizin en doğal hakkınız. Açıklamanızda yer alıyordu ‘hak’ talebi. Hak talep etmeniz en gerçekçi hakkınız. Dünyanın başka yerlerinde de sizinle aynı acıyı paylaşanlar var. Bu davalar hiçbir yerde kendi başına çözülmedi, hepsi mücadeleyle çözüldü.” 

 

Continue Reading

Güncel

Suriyeli göçmenler, bayram için ülkelerine gitmeye başladı

Published

on

Kilis Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de barınan ve Ramazan Bayramı nedeni ile ülkelerine gitmek isteyen Suriyeli göçmenler, bugünden itibaren gerekli izin belgeleri ile sınır kapılarından geçebileceği duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ülkemizde geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin Ramazan Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek isteyenlerinin Suriye’ye geçişleri sağlanacaktır. Geçici koruma statüleri sonlandırılmaksızın Türkiye’den Suriye’ye çıkış yapmak isteyen Suriyelilerin www.suriyedebayramlasma.com web adresinden randevu alarak geçişleri sağlanacaktır. Türkiye’den Suriye’ye çıkışlar bugün başladı ve dönüşler ise Kurban Bayramı’nı içine alacak şekilde 30.11.2019 kadar devam edecek. Bayram izni kapsamında hangi kara hudut kapısından çıkış yapıldı ise dönüş de aynı kapıdan yapılacaktır. Her bir aile üyesi için başvuru formları dolduracak ve bu formlar bayramlaşma izni kapsamında Suriye’ye çıkış isteyen her bir aile üyesi için ayrı ayrı almak üzere çıktısı ile birlikte geçici koruma kimlik belgeleri ve yol izin belgeleri ile birlikte formda yer alan tarihte Öncüpınar Kapısı’na geçebileceklerdir. Geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilerin Türkiye’den Suriye’deki güvenli alanlara (Azez, Mare, Soran, Aktarin, Çobanbey, Afrin, Cerablus ve El Bab) çıkışları ve dönüşleri başvuru belgesi, yol izin belgesi, geçici koruma kimlik kartı ile sağlanacaktır. 15 yaş altı çocuklar için aşı kartlarının yanında getirilmesi gerekmektedir.”

Continue Reading

Güncel

HDP: Kaypakkaya’dan 4’lere mücadele yolunda düşenleri unutmadık

Published

on

Yazılı bir açıklama yapan HDP Merkez Yürütme Kutulu, “Yarattıkları yaşam felsefesi, mücadele azmi ve eşitlik, özgürlük yolundaki yürüyüşleri ile halkların tarihinde unutulmaz bir yer kazanan pek çok devrimciyi Mayıs ayında kaybettik” dedi.

“18 Mayıs’ta ser verip sır vermeyen, devrimciliğe son anına kadar bağlı kalan İbrahim Kaypakkaya’nın işkence ile katledilmesinin üzerinden 46 yıl geçti” diyen HDP, şunları ekledi. “Kaypakkaya, mücadele eden herkese paha biçilmez bir mücadele inancı ve mirası bıraktı. Çok genç yaşta hayatını feda etti ve hiçbir zaman unutulmadı.”

HDP, “Dörtler’i de unutmuyoruz” diyerek şöyle devam etti: “12 Eylül 1980 darbesinden sonra, Diyarbakır cezaevindeki işkence sistemine ve tutsaklara yönelik faşist saldırılara boyun eğmeyerek kendilerini ateşe veren ve devrim tarihine ‘Dörtler’ olarak geçen Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Eşref Anyık ve Necmi Öner de unutulmayacaklara adlarını yazdırdılar. Türk-Kürt halklarının eşitliği, özgürlüğü ve ortak yaşamı için yola çıkan Hakki Karer de aynı karanlık dönemde katledildi.”

Açıklama şu ifadelerle son buldu: “O günlerden bugünlere mücadele eden herkes ödediği bedel ile Türkiye’de demokrasi ve özgürlük mücadelesini yürütenlere büyük bir miras ve sorumluluk bıraktı. Mayıs ayı içinde bu uğurda düşenleri saygı ve minnetle anıyor, hayallerini yaşatma sözümüzü yeniliyoruz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI