Connect with us

.

Kültür-Sanat

Filmmor’da kadınlar kendi hikayelerini izledi

AleviNet

Published

on

‘Kadınlar sinema yapıyor’ diyerek serüvenine başlayan Filmmor’un gezici festivali, 27-28 Nisan tarihlerinde Adana’daydı. Festivalin Genel Koordinatörü Melek Özman, bu yıl tüm zorluklara rağmen festivalin kararlılıkla yapıldığını söyledi

Bu yıl “Aç avuçlarını sesini yükselt, gel dirilt, değiştir” sloganı ile yola çıkan 15. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali İstanbul, İzmir, Çanakkale, Bodrum ve Giresun’un ardından 27-28 Nisan’da Adana Kültür Sanat Merkezi’nde (Tarihi Kız Lisesi) gerçekleşti.

‘Hayallere kayyum atandı’

Festivalin Genel Koordinatörü Melek Özman, gerçekleştirmek istedikleri birçok şeyin olduğunu belirterek, “Bu hayallere kayyum atandı. Bilindiği gibi Kürdistan’da tüm kadın kazanımları, belediyelere atanan kayyumlar tarafından hedef alındı” dedi. Tutuklu bulunan Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın festival için geniş ve çok amaçlı bir salon açtığını ve görkemli bir şekilde açılış yapmayı hedeflediklerini söyleyen Özman, “Ne yazık ki değil yeni yapılan salonda, Diyarbakır’ın herhangi bir salonunda gösterim yapamadık” dedi. Özman, baskılara rağmen vazgeçmediklerini ve bulunan salonun dolup taştığını söyledi.

Ortak kurumlar kapatıldı

Türkiye’de 15 yıldır aralıksız hem kadın filmlerini hem de festivalini yaptıklarını hatırlatan Özman, “Şüphesiz çok önemli bir başarı olduğunu düşünüyorum. Bu yıl daha yoğun geçti, katılım fazlaydı. Türkiye’de gerçekten çok ciddi ve olumsuz gelişmeler yaşanıyor. Bu durumda kadınlar hep geri planda bırakılıyor. Herkes real siyasete kilitleniyor” dedi. Ortak çalışma yürüttükleri JINHA, Ekmek ve Gül, Van Kadın Derneği gibi kurumların kapatılmasına da dikkat çeken Özman, “Bu yıl ortaklarımız olmadan festival gerçekleşti ama daha sonrasında daha güçlü bir şekilde devam etmeli diye karar kıldık” diye vurguladı.

Kadınlar 121 yıldır film yapıyor

“121 yıldır kadınlar film yapıyor ve bir o kadar da örgütleniyor” diyen Özman, sözlerine şöyle devam etti: “Filmmor da 15 yıl bunun parçası oldu. Her koşulda 100 yılık bu emeği sürdürdük. Bu mücadeleyi sürdürmek için festivalleri de sürdüreceğiz. Belki engeller çıkacak karşımıza, salonlar verilmeyecek ama biz bir cadde ya da sokakta projektör ile filmlerimizi izlemeye devam edeceğiz. Bu yıl salonlara sığmadık ve artık erkekler evde kalıyor kadınlar gelip öğrenmek istiyor. Hedefimiz bu tarz festivalleri çoğaltmak, kadın filimleri diye adlandırmamıza gerek kalmadan tüm ekranların kadınların olması.”

‘Böyle yerlerde olmak önemli’

Filmmor festivalini takip eden Dicle Su Valkan ise, sinemada ve kitaplarda hep erkeklerin hikayelerini gördüklerinin altını çizerek, “İzlediğim kadın filmi hayatımda izlediğim en güzel filmdi. Kadınlar hayatlarını anlatıyordu ve müthiş mutlu etti beni. Biz kadınlar olarak var oluşumuzu böyle yerlerde daha çok hissediyoruz, onun için çok önemli böyle yerlerde olmak” dedi.

Yine festivali takip edenlerden Tuba Kadeş de, şu sözler ile dile getirdi: “Yaşananların kadın gözü ile yansıtılması, kadın hiyakeleri izlemek çok güzel. Bu festival şüphesiz kadınların bir arada olması ve örgütlenmesi acısından çok olumlu.”

Festival umut verici

Didem Girici de, kadın gözünden daha fazla film yapılması gerektiğini belirterek, “Ne kadar kadın filmi izlersek o kadar çok bakış açımız genişler. Bir yönetmen adayı olarak umarım ilerde kadın mücadelesini anlatan filmler yapma şansı bulurum. Festival umut verici” diye konuştu.

ADANA/ŞÛJIN

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür-Sanat

Koma Berxwedan: Sesimizi halkımız sesine katalım

AleviNet

Published

on

Koma Berxwedan, Rojava’ya dönük işgalci saldırılara ilişkin bugün yazılı bir açıklama yayımladı.

‘TÜM İNSANLIĞIN ONURU KORUNDU’

Koma Berxwedan’ın açıklaması şöyle:

“Rojava Devrimi, başta Kürt halkı, Kuzey ve Doğu Suriye halkları ve dünyanın her yerinden onurlu enternasyonalist devrimci bireylerin katılımıyla, yıllarca amansız bir mücadele yürütmüştür. Bu mücadelede güçlü kazanımlar elde edilmiştir. 11 bin şehidi olan Rojava Devrimi aslında Ortaçağ’ın karanlık barbar zihniyetine karşı kazanılmıştır. Kazanılan, insanlık değerleri ve dünya halklarıdır. Destansı direniş ile aslında tüm insanlık savunulmuş ve onuru korunmuştur.

‘ERDOĞAN KÜRT SOYKIRIMINDA’

Şimdi insanlığı DAİŞ belasından kurtaran özgürlük savaşçıları ve Rojava Devrimi’ne karşı DAİŞ’in örtük şefi Erdoğan, üzerindeki örtüyü tümden atarak, çok açık bir Kürt soykırımına girişmiştir. Devletler düzeyinde direkt ya da dolaylı Erdoğan’a destek sunulsa da insanlık vicdanı dünyanın her yerinde QSD, YPG, YPJ güçlerinin yanındadır. Tüm ilerici insanlığın yüreği Rojava halkları için çarpıyor. Bu yürekler çok iyi biliyor ki, Rojava Devrimi’nde ortaya çıkan değerler, bu dünyayı kendi çıkarları için kaosa çeviren, toplumsallık adına her şeyi tahrip eden, halkları birbirine düşman eden kapitalist modernite sisteminin panzehiridir. Bu değerler her geçen gün daha da büyüyerek halklara umut olmuştur. Bu umut, diktatörleri, tekçi ulus-devletleri korkuttuğundan hedef haline getirilmiştir.

Oysa ki, dünyanın bütün güzel insanları, hümanistleri, sosyalistleri, çevrecileri, demokratları, feministleri, insanlıktan yana her kesimi,  Rojava Devrimi’ne yapılan bu saldırıyı kınıyor ve karşısında duruyor. Ve biliyoruz ki, bu direnişi, halkların güç birliğini hiçbir güç yıkamaz.

‘ORTAK DÜŞMAN KARŞISINDA BİRLEŞMEK ÇOK ÖNEMLİ’

Ne kadar zulmetseler, katliamlar gerçekleştirseler, savaş suçu işleseler de onurlu insanlığı asla korkutamayacak ve sindiremeyeceklerdir. Rojava Devrimi’nin kadın devrimi olduğundan korkup Hewrin Xelef’i katlederek bu kazanıma saldırmak isteseler de asla amaçlarına erişemeyecekler.

Bu önemli tarihi süreçten geçerken dünya halklarının desteği kadar, Kürtlerin kendi iç barışını sağlayarak ortak düşman karşısında birleşmeleri çok önemlidir.

Bu yönlü çabalar ve gayretler halkımızı ve biz sanatçıları sevindiriyor, heyecanlandırıyor ve mücadele azmimizi pekiştiriyor, direnç gücü katıyor.

Bedeli ağır da olsa , karanlığın en zifiri vaktinde, şafağın atacağı unutulmamalıdır.

SANATÇILARA ÇAĞRI

Biz, bu mücadelenin ve halkımızın stranlarını söyleyen, resmini çizen, filmini çeken, tiyatrosunu yapan, ateşle dansını icra eden bütün sanat çevrelerini, sanatçı arkadaşımızı halkımızın bu zor ve  bir o kadar da tarihi zaferleri içinde barındıran süreçte sesini, yüreğini halkımızın sesine katmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz.

Özgürlük ve zafer sadece direnenlerin olacaktır. Ve son sözü her zaman direnenler söyleyecektir.”

Continue Reading

Kültür-Sanat

İranlı ünlü şairden işgal tepkisi: DAİŞ gitti, babası geldi!

AleviNet

Published

on

 

Seyit Ali Salihi yayınladığı mesajda şu ifadelere yer verdi: “Türk devletinin Rojavaya başlattığı işgal saldırı, özgürlük istemlerinin hedef alınmasıdır. Bu büyük zülüm ve saldırılara karşı her türlü sessizlik ve kaçış zorbaların desteklenmesidir. DAİŞ giti şimdi babası geldi.”

Continue Reading

Kültür-Sanat

Kürt Müzisyen Kelhor: Direnerek yenebiliriz!

AleviNet

Published

on

Türk devletinin Rojava ve Kuzey Doğu Suriye topraklarına yönelik başlattığı işgal saldırılarına tepkiler devam ediyor.

Birçok siyasetçi, sanatçı, yazar, aydın, şairden sonra şimdi de ödüllü Kürt Müzisyen Kayhan Kelhor’dan tepki geldi.

‘GÜCÜMÜZ YETİYOR’

Kayhan Kalhor, yazılı bir mesaj yayımlayarak, “Kürtler olarak direnerek bu saldırıları kırabiliriz” dedi. Kalhor, şunları kaydetti:

“Zorbalık, zulüm ve bir halkın yok edilmesine karşı hiçbir zaman sessiz kalınamaz. Silahım olan müziğim bu gecelerde Rojava’ya göre ayarlanıyor ve elim silahım olan müziğimin tetiğindedir. Ağır gece ve gündüzler geçiyor. Biz Kürtler olarak direnerek işgali durdurabiliriz. Kürt olarak da gücümüz buna yetiyor.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI