SON DAKİKA

‘Kayyum halkın festivalini çalmak istiyor’

Bu haber 30 Nisan 2017 - 15:19 'de eklendi ve 2 views kez görüntülendi.

16 yıldır yapılan Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin bu yıl Dersim Belediyesi’ne atanan kayyum tarafından gerçekleştirilecek olmasına Dersim kurumları yaptıkları açıklama ile tepki gösterdi. İstanbul Nurtepe’de gerçekleşen açıklamada Tunceli Valiliğinin ve kayyum belediyenin Munzur Doğa ve Kültür Festivali’ne el koymak istediği belirtildi. 

2000 yılından beri yapılan Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin bu yıl Dersim belediyesine atanan kayyum tarafından gerçekleştirilecek olmasına Dersim Dernekler Federasyonu, Dersim Kurumları, dost kurumlar, sanatçılar ve aydınlar bugün İstanbul’un Kağıthane ilçesine bağlı Nurtepe Mahallesi’nde yaptıkları bir basın açıklamasıyla tepki gösterdiler. Yapılan basın açıklamasında Dersim Belediyesine atanan kayyumun Munzur Doğa ve Kültür Festivali’ni gasp ettiğine dikkat çekildi. Basın metnini DEDEF adına Mesut Gerçek okudu.

“FESTİVAL DERSİM HALKININDIR”

Gerçek, seçilmiş belediye başkanlarının hukuksuzca gözaltına alınıp tutuklandığını ve Tunceli Valisi’nin kayyum yoluyla belediye başkan vekilliğine atandığını kaydetti. Aynı kayyum zihniyetinin Munzur Doğa ve Kültür Festivali’ne de kayyum atamak istediğini belirten Gerçek, “Halk iradesini hiçe sayan kayyum anlayışı halkın festivalini çalmak istiyor. Geçtiğimiz günlerde yaptıkları bir toplantının ardından festival komitesi oluşturduklarını basına deklare ettiler. Sivil bir festivale yönelmiş bu devletli girişimi tanımadığımızı ilan ediyoruz. Festival Dersim halkınındır. Festivali organize etmek başta DEDEF olmak üzere demokratik kitle örgütlerinin sorumluluğundadır. Siyasi iktidar tarafından atanmışların bu konuda tasarrufu olamaz” dedi.

“DEVLET BASKISINA KARŞI HALKIN ÇIĞLIĞI”

Festivalin OHAL koşullarında, siyasi iktidarların ve sermayenin Dersim’e yönelik zalim uygulamalarına karşı ortaya çıktığına vurgu yapan Gerçek, festivalin sokağa çıkma yasaklarıyla baskıyla oluşturulmuş korku çemberinin kırdığını, sürgünün ve toprağına özlemin dermanı olduğunu, 94 köy boşaltmaları, lanetli baraj projeleri ve devlet baskısına karşı halkın çığlığı olduğunu kaydetti. Festivalin insansızlaştırılmak, talan edilmek ve teslim alınmak istenen bir kentin varoluş mücadelesinde yerini aldığını belirten Gerçek, “Bir halkın tarihine, kültürüne ve doğasına sahip çıkma çabasının adı oldu. Varlık nedenini o kadar güçlü ve o kadar güzel gerçekleştirdi ki halklarımızın ilgisini ve teveccühünü kazandı. Dersim’in vazgeçilmezi oldu” şeklinde konuştu. Festivalin birincisinin Dersim Dayanışma Kurulu’nun iradesi ve halkın sahiplenmesiyle gerçekleştirildiğini vurgulayan Gerçek, festivalin Dersim Dayanışma Kurulu’nun devamı olan DEDEF’in, demokratik kurumların çabasıyla ve seçilmiş belediyelerin katkılarıyla bugünlere taşındığını belirtti.

“ORTAK BİR RUH”

Festivalin ülkenin ve dünyanın dört bir yanından on binlerce yurttaşın katılımıyla sürdüğünü söyleyen Gerçek, “Artık Temmuz’un son perşembesi ortak bir ruh oldu. İstanbul’da da Paris’te de, Artvin’de de Frankfurt’ta da, Hakkari’de de Montreal’de de aynı rüya, aynı özlem, aynı sabırsızlık. Artık o kadar halkın oldu ki emeğiyle festivali yaratanlar bile bir daha festival olmayacak diyemez” ifadelerini kullandı. Bugün el konulmak istenenin bu rüya ve ruh olduğunu kaydeden Gerçek, halkın moral ve direnme gücüne kayyum atanmak istendiğini ve bunu asla kabul etmediklerini söyledi.

“DERSİM DE FESTİVAL DE BİZİMDİR”

“Festivalin içinin boşaltılmasına, karakterini bozulmasına izin vermeyeceğiz” diyen Gerçek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hangi partiden olursa olsun halkımızın iradesini temsil etmesi gereken tüm seçilmişleri bu kayyum oldu-bittisine karşı tavır almaya çağırıyoruz. Dersim Dernekler Federasyonu olarak Dersim’deki tüm demokratik kurumlar ve seçilmişlerimizle yapacağımız görüşmelerin ardından festival programımızı kamuoyuyla paylaşacağız.Herkes emin olsun ki, festival özüne uygun, Dersim’e yakışır şekilde gerçekleşecektir. Dersim de, Temmuz’un son perşembesi de, festival de bizimdir. Böyle biline…” (PİRHA-HABER MERKEZİ)