Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

HDP’li vekil Aydoğan’a yeniden tutuklama kararı

AleviNet

Published

on

HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan savcının tahliyesine yaptığı itiraz üzerine yeniden tutuklanmasına karar verildi.

HDP milletvekillerine yönelik 4 Kasım 2016’da yapılan eşzamanlı operasyonda tutuklanan Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın 103 yıl hapis istemiyle yargılandığı davada, 21 Nisan günü Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında hakkında yurtdışına çıkış yasağı verilerek, tahliye edilmişti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Aydoğan’ın tahliye edilmesine itiraz ederek, Aydoğan hakkında tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkarılması için bir üst mahkeme olan Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. İtirazı değerlendiren mahkeme Aydoğan’ın hakkında tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkardı.

Mahkeme kararında, Aydoğan’ın 45 gün içerisinde “örgüt propagandasına” dönüşen 12 eyleme katıldığını savunarak, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden bu eylemler nedeniyle Aydoğan’ın “örgüt üyesi olma” suçunun işlediği yönünde kuvvetli somut olguların var olduğu iddia edildi. Mahkemenin yeniden tutuklama kararında şu ifadeler yer aldı: “Her ne kadar sanığın milletvekili olması nedeniyle kaçma şüphesinin bulunmadığı düşünülebilir ise de; aynı suçtan haklarında kovuşturma yürütülen bazı milletvekillerinin ve parti genel başkanlarının son dönemlerde yurtdışına kaçtıkları ve geri dönmeyerek kovuşturmayı akamete uğratmaya çalıştıkları gözlemlendiğinde, sanığın yaklaşık 5 ay tutuklu olması ve uzun tutukluluk durumunun söz konusu olmaması, sanığın yargılandığı terör örgütüne üye olma suçunun kanunda öngörülen ceza miktarına göre tutuklama tedbirinin ölçülü ve orantılı olup adli kontrol tedbirinin yeterli kalmayacağı kanaatine varıldığından, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2017 tarihli itirazın kabulüne ve sanık hakkında tutuklanmasına yönelik olarak yakalama emri çıkarılmasına karar verildi.”

DAVA HAKKINDA

HDP milletvekillerine yönelik 4 Kasım’da yapılan operasyonda Diyarbakır’da gözaltına alınıp götürüldüğü Şırnak’ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne konulan HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, 103 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Yetkisizlik kararı verilerek Diyarbakır’a gönderilen Aydoğan’ın davası Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Davanın iddianamesinde Aydoğa, “Örgüte üye olmak”, 14 defa “Örgüt propagandası yapmak”, 2 defa “2911 Sayılı Kanuna muhalefet etmek”, 2 defa “Suç ve suçluyu övmek”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” ve “Halkı kanunlara uymamaya tahrik etmek” ile suçlanıyor. Aydoğan’ın tutuklandığı Şırnak’ta avukatı olmadan ifade verdiği ortaya çıkmıştı. Aydoğan, 2007 ve 2016 yılları arasında siyasi parti faaliyetleri kapsamında Diyarbakır, Siirt, Batman, Mardin, Urfa, Elazığ ve Şırnak illerinde katıldığı eylem ve etkinliklerde yaptığı konuşmalar ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nde (DÖKH) yaptığı ileri sürülen çalışmalar ve 8 Mart’a katılmakla suçlanıyor.

Öte yandan Aydoğan’ın Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama “Örgüt üyesi olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan aldığı 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasının Antep Bölge Adliye Mahkemesi’nce (İstinaf) onanması ardında bu karar geçtiğimiz hafta Meclis’e gönderildi. Bu kararın Meclis’te okunması halinde Aydoğan’ı milletvekilliği düşecek.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Serêkaniyê’ye saldırılarda 22’si çocuk 235 sivil şehit düştü

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi Eşbaşkanı Ciwan Mustafa ve Cizre Bölgesi Sosyal Yardım Komitesi Xalid İbrahim tarafından, işgalci Türk devletinin saldırılarına ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

“İşgalci Türk ordusunun Serêkaniyê’deki sağlık merkezlerini hedef alması sonucu bu merkezler hizmet dışı kaldı” diyen Ciwan Mustafa şöyle konuştu:

“5 gündür kuşatma altında bulunan Serêkaniyê kenti tamamen kuşatılmış durumda. Kentteki hastanede onlarca yaralı bulunmakla beraber enkaz altlarında çok sayıda şehit cenazesi bulunmaktadır.

Kentte 22’si çocuk olmak üzere 235 sivil şehit düşmüş, 677 sivil de yaralanmıştır.”

Xalid İbrahim ise basın toplantısında şunları söyledi: “İnsani bir krizle yüz yüzeyiz. Sınır üzerindeki köylerde, 300 bin kişi halen evlerinde bulunuyor. Hesekê kentinde bulunan 42 okul binasında siviller bulunmaktadır.

9 Ekim tarihinde Serêkaniyê’deki Elok su istasyonunun işgalci Türk ordusu ve çeteleri tarafından bombalanması sonucu Hesekê kentinin suyu kesilmiştir.”

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’nin Suriye harekatı Köln’de protesto edildi

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu Almanya’nın Köln kentinde Kürt gruplar tarafından protesto edildi.

“Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki saldırı savaşına karşı – Rojava ile dayanışma” sloganıyla düzenlenen gösteri Ebertplatz’da başladı. Göstericilerin “Türkiye’nin saldırı savaşını durdurun” ve “Alman hükümetinin Türkiye ile askeri işbirliğine son verilsin” yazılı pankartlar ve YPG flamaları taşıdığı görüldü.

Gösteriye sol grupların yanı sıra meclisteki muhalefet partilerinden Sol Parti de destek veriyor.

Gösteri öncesinde Köln’de güvenlik amacıyla helikopterler, TOMALAR ve binlerce polis memuru görevlendirildi. Polis Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada gösteri öncesinde Köln ana tren istasyonunda birçok kişinin arandığını ancak kimsenin gözaltına alınmadığını söyledi.

Güvenlik güçleri gösteriye 20 bin kişinin katılmasını bekliyor. 

dpa, epd / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Sol Parti: Türkiye’ye tüm silah ihracatları durdurulsun

AleviNet

Published

on

Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger Hamburg’da yaptığı açıklamada Türkiye’ye tüm silah ihracatlarının durdurulmasını istedi. Partisinin eyalet kongresinde konuşan Riexinger “Türkiye’ye tüm silah ihracatları derhal durdurulmalı, verilmiş izinler de geri çekilmeli” dedi. Sol Parti lideri, “Kürtlere karşı savaşı durdurmak sorumluluğumuzdur” diye konuştu. Riexinger partisinin bugün birçok kentte “Suriye’deki kirli ve uluslararası hukuka aykırı” savaşa karşı “Kürt dostlarıyla” birlikte gösteriler düzenlediğini söyledi.

Silah ihracatının askıya alınması eski izinleri kapsamıyor

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, geçen hafta Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG milislerine karşı düzenlenen askeri operasyonda kullanabileceği silah ve teçhizatın satışına izin verilmeyeceğini duyurmuştu. Ancak diğer silahlar ve daha önce onaylanan satışlar bu karardan etkilenmiyor. Bu sebepten dolayı Almanya’dan Türkiye‘ye, senenin sonuna dek silah gönderilmeye devam edilebilecek. Durumun böyle olduğu Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich’in verdiği soru önergesine hükümetin verdiği yanıta da yansıdı. Liebich konuyla ilgili yaptığı açıklamada Almanya Başbakanı Angela Merkel’in kamuoyunu yanılttığını söyledi.

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Liebich “Uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edilmiş olmasına rağmen silah teslimatlarının sürmesi bir rezalettir. Suriye’nin kuzeyindeki ölü ve yaralılar konusunda Almanya kendini suçlu konumuna sokmuştur” diye konuştu.

Almanya Türkiye’ye geçen yıl da 242 milyon 800 bin euro değerinde silah satmış, bu da Almanya’nın toplam 770,8 milyon euro tutarındaki yıllık silah ihracatının yaklaşık üçte birine tekabül etmişti.

CDU’dan da sesler yükseliyor

Almanya’da konuyla ilgili bir açıklama da koalisyonun büyük ortağı Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) partili siyasetçi Christian Baldauf’tan geldi. CDU Rheinland-Pfalz Eyalet Başkan Yardımcısı Baldauf Türkiye’ye yönelik ihracatlar için hükümetin verdiği “Hermes kefaletlerini” kaldırması gerektiğini söyledi.

“Hermes kefaleti” Alman ihracat firmalarına ve kredi şirketlerine yabancı müşterilerin ödeme yapmaması halinde hükümetin vermeyi taahhüt ettiği güvenceye deniyor. Daha önce Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sol Parti’den de Hermes güvencelerinin kaldırılması istenmişti. 2018 yılında Almanya’nın hazinesinden en çok güvence, Rusya’nın ardından Türkiye’ye ihracat yapan firmalara tanınmıştı. Alman hükümeti 2018 yılından bu yana Türkiye’ye yapılan ihracatlara 2 milyar 600 milyon euroluk Hermes kefaleti vermeyi üstlendi.

CDU’lu Baldauf ayrıca Volkswagen’ın Manisa’da açmayı planladığı yeni fabrikasını Türkiye’nin Suriye operasyonu üzerine “incelemeye almasını memnuniyetle karşıladığını” söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı değerlerini ayaklar altına aldığını söyleyen Baldauf Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yapılan hangi desteklerin kaldırılabileceğini gündemine alması gerektiğini söyledi. CDU’lu siyasetçi “Bu tarzda hareket eden bir devletin Avrupa ve dolayısıyla Almanya hazinelerinden para alması kabul edilemez” diye konuştu.

DW, dpa / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI