Connect with us

Güncel

İnsan hakları örgütleri uyardı: Türkiye Avrupa Konseyi’nin dışında kalır

AKPM kararına neden olan uygulamalar, karardan hemen sonra yayınlanan iki yeni kararnameyle sürdürüldü. Daha önce Türkiye’yi yaklaşmakta olan durum hakkında uyaran insan hakları örgütleri, Türkiye’nin uygulamaları sürdürmesi halinde Avrupa Konseyi dışında kalabileceğini kaydetti.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM), “İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi” konusundaki uygulamaları nedeniyle Türkiye’yi izleme sürecine almasına rağmen Türkiye uygulamalarına devam ediyor. AKPM’nin izleme kararından sonra yeni KHK’ler yayınlandı ve çok sayıda ihracın yanı sıra kimi basın kuruluşları da kapatıldı. Gözaltı ve tutuklamalar sürüyor.

AKPM’nin aldığı kararı yakından takip eden ve aynı zamanda Avrupa Konseyi (AK) mevzuatına hakim olan insan hakları örgütleri, Türkiye ve hükümeti, yaklaşmakta olan bu süreç konusunda defalarca uyardıklarını hatırlattı. Ayrıca insan hakları örgütleri, AKPM kararının alınmasında bölgede sürdürülen savaş ile OHAL sonrası uygulamaların etkili olduğunu söyledi.

BAKKALCI: YAŞADIĞIMIZ ACILARIN UTANCINI YAŞIYORUZ

Sokağa çıkma yasakları döneminde bunun haritasını yayınlayan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, Türkiye insan hakları kurumları ile 80 milyon insanın yaklaşmakta olan bu sonuç konusunda çok çığlık attığını söyledi. AKPM kararından ziyade yaşanan acıların kendilerini kahrettiğini belirten Bakkalcı, “Bunca acıları bu şekilde yaşanmayabilirdi. Biz bir şekilde birlikte, barış içinde insanca yaşayabilirdik. Bu acılar yaşanırken onlarca rapor ürettik, ‘Çok büyük acılar yaşanıyor, insan hakları ihlalleri yaşanıyor. Bunlara hürmet etmezseniz bunların üzerinde hiç bir şey inşa edemezsiniz, aksine her şeyi kaybedersiniz’ diye uyardık. Bunu yazılı ve sözlü olarak defalarca paylaştık. Bu acıları engelleyememiş olmamızdan dolayı büyük bir utanç içerisindeyiz. Bu yaşananlar sadece insan hakları örgütlerinin değil Türkiye’nin doğrudan üyesi bulunduğu Birleşmiş Milletleri’nin (BM), AKPM’nin ilgili kurumlarının raporlarında da defalarca dile getirildi. Gerçekler çıplak ve her şey hepimizin tanıklığında gerçekleşti. AKPM’nin kararı aslında çok sürpriz bir karar değil. Bir yanıyla bu tartışmalar çok önceden yapılmalıydı. Bu acılar bu boyutta gelmeden önce bu tartışmalar yapılmalıydı. Tartışmaların temelinde insan var. Bunlar sıradan politik tartışmaların bir argümanı olarak değerlendirilmemelidir” dedi.

‘İZLEME SÜRECİ YOL HARİTASIDIR’

47 üyesi bulunan AKPM’ye Türkiye’nin kendi isteğiyle 1950’de üye olduğunu hatırlatan Bakkalcı, AKPM’nin varlık nedenin de, insanlığın mirası olan, insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasiyi daha da kurumsallaştırmak üzerinde yükseldiğini söyledi. Yapılması gerekenlere de dikkat çeken Bakkalcı, “Hemen şimdi mümkün olan derhal bu insan hakları ihlallerinin sonlanması ve bu konudaki sorumluların açığa çıkarılıp cezalandırılması, 80 milyonun birlikte eşit bir şekilde yaşaması yolunu açmamız gerekiyor. İzleme süreci denilen mesele de bunun bir tür yol haritası demektir” diye konuştu.

‘SAVAŞ BU SÜRECİ KAÇINILMAZ KILDI’

Bölgede yürütülen savaşın da AKPM kararında etkili olduğunu ve savaşın sadece insanları değil insanlığı öldürdüğünü belirten Bakkalcı, “Bu her şeyi öldüren savaşın, bu hale gelmemizde önemli bir rolü vardır. Bir an önce bu çatışma ortamının sonlanması gerekiyor. Kürt meselesi son derece önemlidir. Sadece Kürt meselesi olarak bakmamak lazım Türkiye’nin geldiği aşamayı görmeliyiz. Bu sürdürülemez, bir gün bitecek bunlar. Yine bir gün çatışmasızlık ortamında yollarımızı bulabileceğiz” diye.

HAYATIMIZLA İLGİLİ HER KARARI ALMAZLAR

İktidarın “Kararı tanımıyoruz” sözlerine de tepki gösteren Bakkalcı, iktidarların geçici, oysa AKPM kararının stratejik bir karar olduğunu belirterek, “Biz onlara bizi bir dönem yönetsinler diye yetki veriyoruz onlara hayatımızla ilgili her türlü kararı alma yetkisi vermiyoruz” diye konuştu. Bakkalcı, toplumun da iktidarların insan hakları ve hukuk dışında hiçbir şey yapamayacakları bir ortamı yaratması gerektiğini söyledi.

Bakkalcı, yaşanan bütün olumsuzlukların “insan eliyle yaşandığına” dikkat çekerek, “Eğer bu insan eliyle gerçekleşiyorsa demek ki önlenebilir bir durumdur. O zaman derhal bunu önlememiz gerekiyor. Yeter ki biz de toplum olarak demokratik anlamda müdahil olalım” diye konuştu.

İHOP: TÜRKİYE BU DURUMU SÜRDÜRÜRSE AK DIŞINDA KALIR

İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) Genel Koordinatörü Feray Salman, AKPM kararının üye ülkelerin demokratik işleyişi ile ilgili bir aksama söz konusu olduğunda, sapmaları gidermek için başvurulan “bir diyalog mekanizması” olarak düşünülmesi gerektiğini kaydetti. Aksamalar ortadan kalkana kadar sürecin devam edeceğini belirten Salman, “Bu denetim mekanizması, AKPM’nin inandığı değerler fazlasıyla incitildiğinde o ülkeler AKPM dışında kalabilirler. Şimdiye kadar böyle bir durum yaşanmadı” diye konuştu.

‘TÜRKİYE AK DEĞERLERİNİ ÇOK AŞTI’

Salman, “kararın da bir takım karar mekanizmalarının” titiz çalışması sonucunda alındığını belirterek, hazırlanan ilgili raporların bu sürecin yaşanmasında etkili olduğunu söyledi. 2015 yılında sokağa çıkma yasakları ve o dönem yaşananlar ile darbe sonrasında ilan edilen OHAL ve çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) bu süreci beraberinde getirdiğini dile getiren Salman, OHAL’in ilan edilmiş olmasının AKPM değerlerinin ihlal edilmesi anlamına gelemeyeceğini belirterek, “Ama Türkiye bunları çok aştı. Bu kadar gazetecinin, siyasetçinin tutuklandığı, yerel yönetimin merkezi yönetime devredildiği bir süreç daha önce hiç olmadı. Böyle bir denetim mekanizmasının gelmekte olduğunu ve kaçınılmaz olduğunu da bir defalarca işaret ettik” diye konuştu.

Türkiye’nin halen OHAL ile yönetildiğini ve meclisin devre dışı bırakıldığını belirten Salman, bunlara bir de “toplumsal sözleşme” olması gereken anayasa değişikliğinin yaşandığını dile getirdi. Salman, bu konuda Venedik Komisyonu’nun raporuna işaret etti.

‘TÜRKİYE’NİN YAPMASI GEREKEN BU KARARLARA UYMASIDIR’

Salman, Türkiye’nin izleme sürecinde Avrupa’dan sıklıkla heyetlerin geleceğini belirterek, “Türkiye’nin yapması gereken bunlara uymasıdır. Bu Türkiye’nin kendi iradesiyle girdiği bu topluluğun değerlerine uyması gerekiyor” dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sürekli gündeme getirdiği “idam” konusunun AKPM’nin kırmızıçizgisi olduğunu dile getiren Salman, “İdam cezası kalkmış bir ülke idam cezasını yeniden gündeme getirirse çok net AK’nin dışında kalıyor” dedi. AB’nin AKPM’nin Kopenhang Kriterlerinde kesiştiğinin altını çizen Salman, AKPM’nin kararının AB süreci üzerinde etkili olacağını belirterek, “AB bunu görmezden gelemez” diye konuştu.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Güncel

Dersim Barosu: Linç kültürü yaygınlaştırılıyor

Ülkede artan linç girişimlerine dikkat çeken Dersim Barosu, Diyarbakır, Gebze ve Kızıltepe’de güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı tavrın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik fiziksel saldırı ile zirveye ulaştığını kaydetti. 

Dersim Barosu, Türkiye’de son dönemlerde artan linç girişimlerine ilişkin yazılı açıklama yayınlandı. Açıklamada, ülkenin son dönemlerde linç ve adaletsizlik kültürü ile karşı karşıya olduğu belirtilerek, “Politik bir argüman olarak kullanılan ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı nefret söylemi;  maalesef olağan bir siyasal tercihe ve söyleme dönüşmüş durumda.

Politik aktörlerin, kanaat önderlerinin kurduğu dil, kullandığı cümleler ve kavramların toplumdaki karşılığı doğrudan şiddet eylemlerine dönüşmektedir. Politik çıkarlar uğruna söylenen her kelime ve cümle, toplumun farklı kesimlerini birbirinden daha uzaklaştırmakta, hatta düşmanlaştırmaktadır. Özelikle seçim döneminde siyasetçilerin nefret suçuna varan söylemleri, toplumun farklı politik, etnik ve inançsal kesimlerini birbirine karşı bilemekte, düşmanca tavır almalarına sebep olmaktadır” denildi.

‘Saldırılar zirveye ulaştı’
Dersim Barosu, Gebze Cezaevi önünde çocukları açlık grevinde olan annelere karşı, Diyarbakır’da ve Mardin’in Kızıltepe ilçesinde barışçıl bir protesto eylemi yapmak isteyen insanlara karşı güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı ve insanlık onuru ile bağdaşmayan tavrının, bugün ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik fiziksel saldırı ile zirveye ulaştığını kaydetti.

Açıklamada, Kılıçdaroğlu’na yönelik gerçekleştirilen saldırının, Türkiye halklarının bir arada yaşama fikrine karşı bir saldırı olduğu belirtilerek, bu saldırının yüzleşilmeyen Maraş, Çorum ve Sivas olaylarını hatırlattığı ifade edildi. DERSİM

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Güncel

Memur-Sen’den binlerce istifa

Belediyelerde işçilerin yanı sıra iktidara yakın Memur-Sen’e tepkili memurlar da jet hızıyla istifa ediyor.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre  31 Mart seçiminde CHP’ye geçen belediyelerde memurlar jet hızıyla Memur-Sen’den istifa etti.

Birleşik Kamu-İş’e bağlı Tüm Yerel-Sen, Ankara, Adana, Bolu, Antalya’da da yetki için çoğunluğu sağladı. Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Hakan Kıran, istifa eden 4 bine yakın memurun kendi sendikalarına üye olduğunu söyledi.

Kimseye baskı yapmadıklarını, yıllardır imzalanan sözleşmelere tepki gösteren memurların Memur-Sen’den bir kalemde istifa ettiğini kaydeden Kıran, daha önce İzmir, Aydın, Muğla, Hatay ve Tekirdağ büyükşehir belediyelerinde yetkili sendika olduklarını belirtti.

Sosyal demokratların yönetimde olduğu 6 belediyeden sadece Eskişehir’de yetkili olmadıklarını kaydeden Kıran, orada da yeni üyeliklerin devam ettiğini söyledi.

Seçimin ardından Ankara, Adana, Bolu, Kırşehir ve Antalya’da da yetki için çoğunluğu sağladıklarını dile getiren Kıran, İstanbul’da da memurların kendi sendikalarına üye olmaya başladıklarını bildirdi. Kıran, “Memur-Sen’e zorla kaydı yaptırılmış olan memurlar istifa ediyorlar. 4 bine yakın memur bize üye oldu” dedi.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Güncel

Türkdoğan: İktidar insanlıktan koptu

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, İHD, TİHV, ÖHD Amed Barosu, ÇHD, SES ve İTO temsilcilerinden oluşan bir heyetle TBMM’de bir araya geldi.

Tecrit ve açlık grevleri gündemli toplantıda HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ve İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan söz aldı.

ANNELERE YÖNELİK SALDIRI

Temelli şöyle konuştu:

Her gün hak mücadelesi veren, insan hakları mücadelesi verenlere yönelik şiddet, saldırı ve gözaltılarla karşı karşıya kalıyoruz. Bundan en çok mağdur olan kesim de anneler. Özellikle Gebze Cezaevi’nde sürekli hale gelen tablo hepimizi derinden etkilemektedir. Annelere yönelik bu saldırı, adını net koyalım bu rezillik kabul edilebilir bir şey değil. Bu konuda herkesin duyarlı olması lazım.

Hem Kürt anneleri hem Türk anneleri hala büyük acılar çekmeye devam ediyor. Bu bir iktidar ve savaş politikasıdır. Savaş ve şiddet politikasında ısrar eden bu iktidar annelere acı çektirmeye de devam ediyor. Hem yürekleri sızlıyor annelerin hem de maruz kaldıkları şiddetten ötürü ciddi anlamda büyük bir mağduriyet yaşıyorlar. Her şeyden önce bunu kabul etmediğimizi dile getirdik ve annelerin yanında olacağımızı söyledik.

HERKES ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUĞU ALMALI

Dün de Gebze’de hiç istenmeyen görüntülere şahit olduk. Ama sadece Gebze’de değil insan hakları ihlalleri Türkiye’nin her yerinde olağanlaşmış bir durum arz ediyor. Birkaç gün önce Kızıltepe’de aynı tabloyu yaşadık, aynı sahneleri gördük. Bu düşmanca yaklaşım, saldırı insan haklarını hiçe sayan bir anlayışın ürünü. Bize düşen ısrarla insan haklarını savunmak, ısrarla hukuk mücadelesi vermek, demokrasiden başka seçeneğin kabul edilemez olduğunu dile getirmek. Bu konuda hem Türkiye’deki STK’lar hem de tüm yurttaşların bu mücadelede yerini alma zamanıdır. Demokrasi, barış, toplumsal barış hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı gibi konularda herkes üzerine düşen sorumluluğu almalıdır.

ANNELER EVLATLARINI KAYBETMEK İSTEMİYOR

Tabii Gebze’de ve Kızıltepe’de yaşadığımız bu durum aslında açlık grevleri dediğimiz meseleye sahip çıkma ile ilgili. Anneler evlatlarını kaybetmek istemiyor, biz de hiçbir insanımızı kaybetmek istemiyoruz. Sizlerin de çok iyi bildiği gibi 31 Mart seçimlerine giderken kampanya döneminde 8 insanımızı kaybettik. Bu insanları yitirmeyebilirdik.

BU SESE DUYARLI OLMALI

Açlık grevleri bir yanıyla ölümler olmasın diye yapılan eylemler. Bir yanıyla açlık grevlerinin yegane amacı bu ülkede şiddeti hukuksuzluğu bitirmek ve bu adaletsizliğe son vermek. Bu sese duyarlı olmak gerekiyor. Leyla Güven 5 buçuk aydır açlık grevinde sürekli olarak bu sesi yükseltiyor. Herkesi adalete ve hukuka sahip çıkmaya çağırıyor. Tecridin sonlanması çağrısı aslında büyük bir hukuksuzluğa son verme çağrısından başka bir şey değildir.

ARTIK GEREKLERİ YERİNE GETİRİLMELİ

Açlık grevinde olan arkadaşlarımız kritik aşamada, raporlar sizin de ellerinizde. Kalıcı hasar oluşmaya başlamış durumda. Bir an önce açlık grevlerinin bitmesi için bu toplantı vesilesiyle Adalet Bakanlığına çağrı yapmak istiyorum. Hukukun gereği neyse onu yapın. Bundan başka bir şey istemiyor ve söylemiyoruz. Talebimiz bu kadar net. Açlık grevindeki insanların da talebi bu kadar net. Meşru ve yasal olmayan hukuk dışı bir talep gündeme gelmedi. Artık bunun gereği yerine getirilmelidir. İnanıyoruz ki buna son verildiği andan itibaren Türkiye’de hukuk ve insan hakları konusunda önemli gelişmeler olacaktır. Bu vesile ile sizlerin de bu ziyareti kapsamında çağrımızı sizler aracılığıyla tekrar yinelemek istedik.”

TÜRKDOĞAN: POLİS KENDİNİ DEVLET YERİNE KOYARSA, DEVLET DENMEZ

İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise şöyle konuştu:

“Bugün buraya bir heyet olarak geldik. İHD’den ben ve Diyarbakır Şube’den Abdullah Zeydan, THİV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, ÖHD Eş Sözcüleri Ayşe Acinikli ve Bünyamin Şeker, Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, ÇHD Genel Sekreteri Nergis Aslan, SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, İTO yönetim kurulu üyesi Murat Ekmez burada.

Biz de sabah çok sayıda insan hakları aktivisti ve hukukçu olarak Ankara’ya geldik. Adalet Bakanlığı önünde açıklama yapıp açlık grevine ilişkin raporumuzu bakanlığa sunacaktık. Ancak polis her zamanki gibi polis devleti uygulaması gösterdi bize. Tabii bugün karşılaştığımız manzaralardan biri şuydu; artık polisler kendilerini anayasa ve devlet yerine koyuyor. Cumhur ittifakını oluşturan siyasi partilere bunu tekrar tekrar hatırlatmak gerekiyor. Polis kendisini devlet yerine koyuyorsa oraya devlet denmez. Biraz önce CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ziyaretinde Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı da kınadık. Biraz önce de İçişleri Bakanını dinledik. Tam bir kara mizah konusu.

90 CEZAEVİNDE 2.987 KİŞİ AÇLIK GREVİNDE

Asıl konumuz hapishanelerdeki açlık grevleri ve tecrit konusu. Süreç başladığından beri yakından izliyoruz. Şu an itibariyle 90 hapishanede 2987 kişi açlık grevinde. Bu tespit edebildiğimiz sayıdır, daha fazla olabilir. Bu Türkiye tarihinde bir ilktir. İlk kez bu kadar çok mahpus açlık grevinde. Ciddi bir durum ile karşı karşıyayız. Leyla Hanım’ın başlattığı süreci yakından biliyorsunuz.

Bir de tecrit konusu var ki kangren olmuş durumda. İmralı Cezaevinde bu katı bir şekilde uygulanıyor ve pek çok cezaevinde de bu uygulamalar var. Keyfilik had safhada. Biz heyet olarak bütün partilere düşüncelerimizi aktaracağız. Sizden sonra AKP ve Saadet Partisi ile görüşeceğiz.

4 VEKİL AÇLIK GREVİNDE

Bu parlamentonun 4 üyesi şu anda açlık grevinde. Dersim Dağ, Tayip Temel ve Murat Sarısaç vekillerimiz açlık grevinde. Geçenlerde Leyla Halid ziyarett etti, önemliydi. Ama HDP dışında parlamentodan ziyaret eden kimse yok. Bir tek Sezgin Tanrıkulu ziyaret etti. Diğer partilerin ilgisizliği çok garip.

Sorunun çözümü noktasında, siz de ifade ettiniz, infaz kanunu uygulanırsa sorun rahatlıkla çözülebilir. Biz de yıllardır infaz kanunun İmralı’da Öcalan ve arkadaşları için uygulanmasını istiyoruz. Umuyorum tüm bu demokratik çabalar sonuç alır.

İNSANLIKTAN KOPUŞ

Polisin annelere yönelik tutumu yeni değil. Türkiye’de anladığım kadarıyla bir özel savaş yöntemi olarak belirlenmiş. Annelere yönelik bir talimat aldıklarını düşünüyoruz. Bunu merkezi bir talimatla uyguladıklarını düşünüyoruz. Barış Anneleri ve Cumartesi Annelerine de izin verilmiyor. Bu çok trajik bir şey. Bir iktidar annelerin demokratik taleplerini yasaklama boyutuna gelmişse insanlıktan kopmuştur.”

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Forum47 dakika ago

Maçoğlu Dersimli mi, Tuncelili mi? Asıl ona bakmak gerekir

CİHAN EREN Bu yazımızı, 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarından doğmuş başka bir tartışma üzerine yazacağımız için başka noktalara değinmeden doğrudan...

Güncel52 dakika ago

Dersim Barosu: Linç kültürü yaygınlaştırılıyor

Ülkede artan linç girişimlerine dikkat çeken Dersim Barosu, Diyarbakır, Gebze ve Kızıltepe’de güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı tavrın, CHP Genel...

Güncel53 dakika ago

Memur-Sen’den binlerce istifa

Belediyelerde işçilerin yanı sıra iktidara yakın Memur-Sen’e tepkili memurlar da jet hızıyla istifa ediyor. Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre  31...

Politika53 dakika ago

İmamoğlu’ndan Bahçeli ve Akar’a: Her yere gideriz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı sonrası ‘Mesaj alınmıştır’ diyen MHP Başkanı Devlet Bahçeli ve Savunma...

Dünya57 dakika ago

ABD, İran petrolü muafiyetlerine son veriyor

ABD, İran’dan petrol ithalatı muafiyetlerine son verildiğini açıkladı. Beyaz Saray’dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, İran’dan petrol ithal eden ülkelere yaptırım...

Medya57 dakika ago

Cumhuriyet davası avukatları: İnfazın durdurulması hukukun gereğidir

Cumhuriyet gazetesi davası avukatları, istinaf mahkemesinin sekiz eski Cumhuriyet çalışanının hapis cezalarını kesinleştirme kararı üzerine İstanbul Barosu’nda açıklama yaptı. Açıklamada,...

Dünya58 dakika ago

Sri Lanka’da saldırılar sonrası OHAL ilan edildi

Güney Asya’da bulunan ada ülkesi Sri Lanka’da Pazar günü aralarında kilise ve lüks otellerin de bulunduğu sekiz ayrı noktada meydana...

Güncel59 dakika ago

Türkdoğan: İktidar insanlıktan koptu

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, İHD, TİHV, ÖHD Amed Barosu, ÇHD, SES ve İTO temsilcilerinden oluşan bir heyetle TBMM’de...

Dünya59 dakika ago

Buteflika’ya yakın beş milyarder tutuklandı

Cezayir medyasına göre Buteflika’ya yakın beş milyarder, Algeruie’de yakalandı. Bunlar arasında yer alan Isad Rebrab, Cezayir’in en zengini olarak tanınıyor....

Güncel60 dakika ago

HDP: Hukukçulara saldırı utanç vericidir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Özgürlük İçin Hukukçular...

Kültür-Sanat1 saat ago

AKP’li başkanın ilk icraatı: Aziz Nesin’in yazdığı ‘Azizname’ oyunu iptal edildi

Cumhuriyet Sahnesi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “31 Mart yerel seçimlerimde Kayseri’ye hizmet etmek üzere seçilen Büyük Şehir Belediye Başkanı...

Haberler1 saat ago

DİSK: 1 Mayıs Taksim’de kutlansın

Grup adına basın açıklamasını Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu yaptı. Küçükosmanoğlu, “Türkiye’de işçi sınıfının baskıyla çıkarılmaya çalışılan bir takım...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort