SON DAKİKA

47 yıldır Sur’da yaşıyor: Başıma da yıksanız çıkmam

Bu haber 05 Mayıs 2017 - 10:05 'de eklendi ve 2 views kez görüntülendi.

“Kentsel dönüşüm” kapsamında yıkılmak istenen Alipaşa Mahallesi’nin 47 yıllık sakini Sultan Çakmak, “Acı, tatlı günlerim Sur’da geçti. Evimi başıma yıksalar da çıkmam” dedi.

Uzun bir dönemdir bir kısmında “sokağa çıkma yasağı”nın uygulandığı abluka altındaki Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “kentsel dönüşüm” gerekçesiyle yıkım kararı verdiği ve “Evlerinizi boşaltın” tebligatı yaptığı semt sakinlerinin tepkisi dinmiyor. Yıkımın gerçekleşeceği Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde yaşan halk, tebligatları tanımadıklarını ve evlerinden çıkmayacaklarını söyledi.

47 YILDIR SUR’DA YAŞIYOR

Alipaşa Mahallesi Simar Sokak’ta oturan Sultan Çakmak (65) ömrünün 47 yılının Sur’da geçtiğini, Sur’un kendisi için tek yaşam alanı olduğunu söyledi. Aslen Siverekli olan Çakmak 18 yaşında evlenip Sur’a geldiğini, 5 çocuğunu da Sur’da doğurup büyük zorluklarla büyüttüğünü anlattı.

‘SUR DIŞINDA BAŞKA BİR YAŞAM MÜMKÜN DEĞİL’

Şu an Sur’da tek odalı yıkık dökük bir evde yaşan Çakmak, çocuklarının kendisine bakmadığını ve hiçbir geliri olmadığı için komşularının yardımı ile yaşadığını dile getirdi. Sur’un dışında başka bir yerde yaşamayacağını ifade eden Çakmak, hasta olduğu için bakıma muhtaç olduğunu dile getirdi. Yaşadığı mahallede herkesin kendisini tanıdığını, yardımına koştuğunu belirten Çakmak, “Bir apartmanda tek başına nasıl yaşarım, ölsem kimse duymaz, sormaz” diyerek, başka bir yerde kendisi için yaşamın mümkün olmadığını dile getirdi.

‘ACI VE TATLI GÜNLERİM BURADA GEÇTİ’

Sur’un kendisi için sadece bir ilçe veya mahalleden oluşmadığını söyleyen Çakmak, yaşamının 47 yılını bu sokaklarda komşularıyla dayanışma içinde anlam dolu geçirdiğini ifade etti. Yaşamı boyunca yaşadığı acı, tatlı, tüm güzellikleri Sur’da gördüğünü anlatan Çakmak, şöyle devam etti: “Hepimiz birbirimizi tanıyoruz, yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmez. Acılarımız sevinçlerimiz ortaktır. Bir komşunun evinde yas varsa bu hepimizin yası olur, aynı şekilde düğün derneklerde de öyle. Herkes maddi, manevi bir birine yardımcı oluyor. Bu bir kültürdür bizde.”

‘SUR DIŞINDA HER YER BANA HAPİSHANE GİBİDİR’

Sur’da insanların bir aile gibi olduğunu belirten Çakmak, “Bir misafir birinin kapısını çaldığında hepimiz kapımızı açar gereken saygı ve hürmeti gösteririz. Çünkü biz büyüklerimizden böyle gördük. Bizde sen ben yoktur. Sabah uyandıklarında herkes bir süpürge alıp evinin önünü birlikte temizler, hasta olanın yardımına koşulur. Yazları gece 11’e kadar kadınlı erkekli oturup muhabbet ediyoruz. Çocuklar sokakta güvenle oynuyor. Şimdi gelip bana ‘Seni evinden, mahallenden çıkaracağız’ diyorlar. Ben bu güzellikleri bırakıp bir hapishane de yaşayamam. Benden bunu istiyorlar, ben komşularımı, mahallemi bin TOKİ’ye değişmem. Ölsem de Sur’da ölürüm” dedi.

‘EVİ BAŞIMA DA YIKSALAR ÇIKMAM’

Sur’u yıkanların bir kültürü ve yaşam biçimini yok etme amacında olduğuna vurgu yapan Çakmak, “Ben evimden de mahallemden de çıkmam. Çok istiyorlarsa gelip evi başıma yıksınlar. Sur sokaklarında oyun oynayan çocukların, sohbet eden kadınların şimdiki tek gündemi evlerinin yıkılması ve yıkılırsa nereye gideceği” ifadelerini kullandı.