Connect with us

.

Medya

Zeynep Altıok: Erkence zeytini yok olacak

AleviNet

Published

on

CHP’li Zeynep Altıok, Seferihisar’ın Orhanlı Vadisi’nde açılması planlanan taş ocağının Erkence zeytinini yok etme tehlikesi olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, Seferihisar’ın Orhanlı Vadisi’nde açılması planlanan taş ocağına sert tepki gösterdi. Altıok “Taş ocağının telafisi mümkün olmayacak bir biçimde Erkence zeytinine zarar verecek ve bölge zeytinciliğini yok edecektir” dedi. Urla, Karaburun ve Çeşme’deki RES’lere de tepki gösteren Altıok, Aliağa’da termik santralin, Bergama’da madenciliğin, Ege Denizi’nde ise balık çiftliklerinin İzmir’in doğasını tehdit ettiğini ifade etti. CHP’li Altıok “Türkiye’nin gözbebeği İzmir bu doğa kıyımını hak etmiyor” dedi.

TAŞ OCAĞI SAKİN ŞEHRİ TEHDİT EDİYOR

Seferihisar Orhanlı Vadisi’nde yer açılması planlanan taş ocağının ÇED olumlu raporunu TBMM gündemine taşıyan Zeynep Altıok, konuyu yazılı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’ye sordu.

Altıok yazılı soru önergesinde “Bölge, zengin biyoçeşitliliğe sahip, geleneksel zeytinciliğin yapıldığı, üstelik birinci derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alıyor. Seferihisar Türkiye’nin ilk Cittaslow (Sakin Şehir) olma özelliğine sahip, tarihi dokusunu korumaya çalışan, geleneksel üretimi ön plana çıkartan, bu yönde köylüleri ve üreticileri teşvik eden, aynı zamanda da önemli bir turizm merkezi. Taş ocağının planladığı Orhanlı Vadisi’nde karakteristik olarak hiç sulanmayan, sürülmeyen, hiçbir kimyasala maruz kalmayan dünyanın en saf ve sağlıklı zeytinyağını veren Erkence zeytinlikleri yer alıyor. Orhanlı Vadisi bu türün gen havuzlarından biri. Taş ocağı faaliyetleri vadideki tüm biyoçeşitliliği, tarihi dokuyu ve zeytinciliği tehdit ediyor. Taş ocağı tarımı ve hayvancılığı tehdit ediyor. Taş ocağı bölgedeki yerel kalkınma faaliyetini tehdit ediyor. Taş ocağı Sakin Şehri tehdit ediyor” İfadelerini kullandı.

CED RAPORU HANGİ GEREKÇEYLE VERİLDİ?

3573 Sayılı Zeytincilik Kanunu ve Yönetmeliğine göre zeytinlere 3 km mesafede toz ve duman çıkaran, kimyevi atık bırakan tesislerin yapılması yasaklanmış olmasına rağmen ÇED Olumlu Raporu’nun hangi gerekçe ile verildiğini Bakan Özhaseki’ye soran Altıok, “Kanuna kesin olarak aykırı ÇED Olumlu Raporu nasıl olur? Taş ocağının telafisi mümkün olmayacak bir biçimde Erkence zeytinine zarar verecek ve bölge zeytinciliğini yok edecektir. Bunun bedelini kim ödeyecek?” ifadelerini kullandı.

CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok’un soru önergesinde yer alan sorular:

1) 3573 Sayılı Zeytincilik Kanunu ve Yönetmeliğine göre zeytinlere 3 km mesafede toz ve duman çıkaran, kimyevi atık bırakan tesislerin yapılması yasaklanmış olmasına rağmen ÇED Olumlu Raporu hangi gerekçe ile verildi? Kanuna kesin olarak aykırı ÇED Olumlu Raporu nasıl olur? İzmir İl Tarım Müdürlüğü’nün ÇED sürecinde zeytincilik faaliyetine dair görüşü ne yöndedir?

2) Kanuna açıkça aykırı bu ÇED Olumlu Raporu iptal edilecek midir?

3) Bu ÇED Olumlu Raporunu veren kurul hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa neden başlatılmamıştır

4) Yerelde kalkınma, tarımsal üretim, hayvancılık, zeytincilik ve turizmi tehdit eden bu taş ocağı kime aittir? Bu taş ocağı başvuru sahibinin herhangi bir siyasi parti üyeliği var mıdır? Varsa hangi partiye üyedir?

5) Taş ocağının telafisi mümkün olmayacak bir biçimde Erkence zeytinine zarar verecek ve bölge zeytinciliğini yok edecektir. Bu maliyetin bedelini kim ödeyecek? (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Medya

İşte TRT’nin A Haber’e kıyağının belgeleri

AleviNet

Published

on

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında bahsettiği, iktidar yanlısı Turkuvaz Medya Grubu’na, bünyesindeki A Haber’e yapılan TRT kıyağı belgelerinin ayrıntısına, CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın hazırladığı soru önergesinde ulaşıldı.

TANAL’IN ÖNERGESİNDE KIYAK MAİLİ, TUTANAK VE RESMİ YAZI VAR

CHP’li Tanal’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a yönelik Meclis Başkanlığı’na sunduğu önergede, Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş.’nin, tek kuruş ödemeden, vatandaştan alınan vergilerle ayakta duran kamu kuruluşu TRT’nin kaynaklarını kullandığını gösteren 4 Haziran 2018 tarihli e-posta içeriği, tutanak, ve resmi yazı yer aldı.

TUTANAK: BAŞKANLIĞIMIZIN BİLGİSİ DAHİLİNDE

Buna göre, Kürşat Bahadır Onat, Murat Kuru, Mustafa Bilgin ve Mehmet Yıldız imzasıyla 1 Haziran 2018 tarihinde hazırlanan tutanakta, “TRT Erzurum Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan Narman Aşağıyaylalar ve Hınıs-Merkez TV-FM verici istasyonlarına Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. teknik ekibi tarafından 300W FM Verici ve anten sistemleri (birer adet dipol anten kullanılarak) kurulumları Başkanlığımız bilgisi dahilinde yapılmıştır” denilerek, Turkuvaz Medya Grubu’nun bir kamu kuruluşu olan TRT’nin kaynaklarını kullanmasına izin verildiği itiraf ediliyor.

E POSTA: HALİS BEY MERHABA, BİLGİNİZ DAHİLİNDE TURKUVAZ…

Yine TRT Erzurum Müdürlüğü’nde verici hizmetlerinden sorumlu kişi olan Mustafa Kibaroğlu’nun 4 Haziran 2018 tarihinde “Hınıs Merkez Turkuaz FM Radyo Montajı” başlığıyla TRT Ankara Verici İşletmeleri Müdürü Halis Yalçın’a gönderdiği e-postada, “Halis bey merhaba; Müdürlüğümüz coğrafi görev alanında hizmet vermekte olan, Hınıs merkez ve Narman Aşağıyaylalar verici istasyonlarımıza, sizin de bilginiz dahilinde Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. tarafından sistem kurulumu yapıldığını ve bunlara dair belgelerin ekte gönderildiğini bildirir, işlerinizde kolaylıklar dilerim. Mustafa Kibaroğlu” ifadelerini yer alıyor.

RESMİ YAZI: GEREKLİ PROTOKOLLLER YAPILMADI

TRT Erzurum Bölge Müdürü Ayça Alemdar tarafından 22 Nisan 2019’da TRT Verici İşletmeleri Dairesi Başkanlığı’na gönderilen resmi yazıda ise “Başkanlığımızın şifahi talimatı doğrultusunda; Müdürlüğümüze bağlı Hınıs-Merkez ve Narman Aşağıyaylalar TV/FM verici istasyonlarında Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. personelince bina ve plon kullanılmak suretiyle montajı yapılarak A Haber FM yayını devreye verilmiş, fakat geçen süre içerisinde gerekli protokoller yapılmamıştır” denilerek, A Haber Radyo’nun TRT’nin verici istasyonlarını kullanmasına rağmen Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş.’yle herhangi bir sözleşme, protokol imzalanmadığı aktarılıyor.

TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKI YENİLİYOR

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesi aynen şöyle:

ATV, A Haber, A Haber Radyo ve A Spor gibi yayın organlarını bünyesinde barındıran Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş.’nin şifahi talimatlarla protokolsüz ve ücretsiz bir şekilde TRT’nin kaynaklarından yararlandırılması, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek anlamına gelmiyor mu?

TRT Erzurum Müdürlüğü’nde verici hizmetlerinden, istasyonlarından sorumlu kişi olan Mustafa Kibaroğlu’nun 4 Haziran 2018 tarihinde “Hınıs Merkez Turkuaz FM Radyo Montajı” başlığıyla TRT Ankara Verici İşletmeleri Müdürü Halis Yalçın’a gönderdiği, “Halis bey merhaba; Müdürlüğümüz coğrafi görev alanında hizmet vermekte olan, Hınıs merkez ve Narman Aşağıyaylalar verici istasyonlarımıza, sizin de bilginiz dahilinde Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. tarafından sistem kurulumu yapıldığını ve bunlara dair belgelerin ekte gönderildiğini bildirir, işlerinizde kolaylıklar dilerim. Mustafa Kibaroğlu” ifadelerini içeren e-postadan haberiniz var mı?

3- Yine Kürşat Bahadır Onat, Murat Kuru, Mustafa Bilgin ve Mehmet Yıldız’ın imzasını taşıyan, 1 Haziran 2018 tarihinde hazırlanan tutanakta, “TRT Erzurum Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan Narman Aşağıyaylalar ve Hınıs-Merkez TV-FM verici istasyonlarına Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. teknik ekibi tarafından 300W FM Verici ve anten sistemleri (birer adet dipol anten kullanılarak) kurulumları Başkanlığımız bilgisi dahilinde yapılmıştır” ifadelerine yer verilerek, iktidara yakınlığıyla bilinen Turkuvaz Medya Grubu’nun bir kamu kuruluşu olan TRT’nin kaynaklarını kullanmasına izin verildiği itiraf edilmiştir. Söz konusu tutanak hakkında bilginiz var mıydı?

4- TRT Erzurum Bölge Müdürü Ayça Alemdar tarafından 22 Nisan 2019’da TRT Verici İşletmeleri Dairesi Başkanlığı’na gönderilen yazıda ise “Başkanlığımızın şifahi talimatı doğrultusunda; Müdürlüğümüze bağlı Hınıs-Merkez ve Narman Aşağıyaylalar TV/FM verici istasyonlarında Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. personelince bina ve plon kullanılmak suretiyle montajı yapılarak A Haber FM yayını devreye verilmiş, fakat geçen süre içerisinde gerekli protokoller yapılmamıştır” denilmiştir. Bu bağlamda; İktidar yandaşı Turkuvaz Medya Grubu’nun nasıl bir ayrıcalığı var ki, tek bir kuruş ödemeden devletin, TRT’nin kaynaklarından istifade ediyor?
5- Şifahi talimatla birilerine imtiyaz sağlanması devlet ciddiyetiyle bağdaşıyor mu? Sorumlular hakkında gerekli soruşturmayı başlatmayı düşünüyor musunuz? A Haber Radyo’nun protokolsüz ve herhangi bir bedel ödenmeden TRT üzerinden yayın yapmasına göz yummaya devam edecek misiniz?

Continue Reading

Medya

Özgür Gündem davasında hapis cezası

AleviNet

Published

on

2016 yılında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin yönetici ve yazarlarına ilişkin 23 sanıklı davada, mahkeme karar açıkladı. 

Gazete eş yayın yönetmenleri, sorumlu yazı işleri müdürü ve 20 yazarının yargılandığı davanın karar duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, örgüt propagandası suçlamasıyla 7 kişiye ceza verilirken, 8 kişi beraat etti. Diğer yedi kişinin ise dosyasının ayrılmasına karar verildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Başkan Yardımcısı ve gazetenin eş genel yayın yönetmenliğini yapan Eren Keskin 3 yıl 9 ay, diğer eş genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol 2 yıl 1 ay ve yazı işleri müdürü Reyhan Çapan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin paylaştığı bilgiye göre, propaganda suçundan Hüseyin Güçlü ve Tahir Temel 1 yıl 6 ay, Ayşe Batumlu ve Reyhan Hacıoğlu 1 yıl 3 ay hapis cezası aldı. Avukat Ayşe Batumlu ve cezaevinde açlık grevinde olan Reyhan Hacıoğlu’na verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası ertelendi.

Mahkeme, sanıklardan Filiz Koçali, Enver Baysal, Hasan Başak, İhsan Yorulmaz, Muzaffer Ayata, Serbest Zan ve Züleyha Yılmaz hakkındaki yakalama kararı infaz edilemediği ve savunmaları alınmadığı için dosyanın ayrılmasına karar verdi.

Ayşe Berktay, Celalettin Can, Cemal Bozkurt, Çetin Ulu, Nuray Özdoğan, Özlem Söyler ise “propaganda” suçundan beraat etti.

2016 Mayıs ayında Özgür Gündem’in kapatılmasına karşı çıkmak için nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyası başlatılmıştı. Aynı yılın Ağustos ayında biten kampanyaya çok sayıda isim katılmıştı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile ilgili davada Türkiye’ye Mart ayında para cezası verdi. Mahkeme, gazeteye karşı soruşturmaların “sistematik bir şekilde” başlatıldığına hükmetti. Kararda Türk hükümetinin gazetenin sahibi Ali Gürbüz’e 3 bin 500 euro (yaklaşık 21 bin 500 TL) tazminat ödemesi belirlenmişti.

DW,GA/BW

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

Medya

Deniz Yücel’in Türk hükümetine yönelik tazminat talebi incelemeye alınacak

AleviNet

Published

on

Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel’in Türkiye’de hukuksuz şekilde tutuklu kaldığı gerekçesiyle açtığı ancak reddedilen tazminat davası yeniden incelemeye alınacak. Yücel’in avukatı Veysel Ok, Alman haber ajansı dpa’ya Salı günü yaptığı açıklamada, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin red hükmünün, İstinaf Mahkemesi tarafından bozulduğunu söyledi.

Yücel’in tazminat davası geçen Eylül ayında, tutuksuz yargılandığı dava devam ettiği gerekçesiyle reddedilmişti. Ok, İstinaf Mahkemesinin, Yücel’in tutuksuz yargılandığı dava sonuçlanmadan da tazminat davası talebinin incelenebileceğine karar verdiğini belirtti.

Gazeteci Deniz Yücel, 2017 Şubat ayında gözaltına alınarak tutuklanmış ve 2018 Şubat ayında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Yücel hukuksuz şekilde tutuklu kaldığını gerekçe göstererek, Türk hükümetine 2 milyon 980 bin TL’lik tazminat davası açmıştı.

Avukatının verdiği bilgiye göre, tazminat miktarı gazetecinin çalışmadığı süre boyunca oluşan maddi kayıp, avukat masrafları ve özgürlüğünün alıkonulması üzerinden belirlendi.

Yücel: Erdoğan sorumluluğunda işkence gördüm

Türkiye’de bir sonraki duruşması 16 Temmuz 2019 tarihinde görülecek Yücel, 10 Mayıs’ta yargılandığı dava kapsamındaki savunmasınıBerlin Tiergarten Asliye Mahkemesi’nde yaptı.

Savunma metnini Türkçe de hazırlayan Yücel, cezaevinde gördüğü fiziksel ve psikolojik işkenceyi anlattı. Yücel ifadesinde, “Bu yüzden, burada ilk defa alenen söylüyorum: Ben, Silivri 9 No’lu cezaevinde üç gün boyunca işkenceye maruz kaldım. Belki Türkiye Cumhurbaşkanı’nın ya da yakın çevresinin talimatıyla, ama her hâlükârda onun tarafından hedef gösterilerek, onun sorumluluğunda işkence gördüm. Öyle ya da böyle yaşadıklarımın bir numaralı sorumlusu, Recep Tayyip Erdoğan’dır” demişti.

DW Türkçe’nin elindeki belgelere göre Deniz Yücel, cezaevinde kendisine işkence ettiğini öne sürdüğü gardiyanlara yönelik aynı dönem şikayetçi oldu. Ancak sonuç alamadı. Yücel’in avukatı Ok da DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, olayın hemen ardından şikayette bulunduklarını ancak bir sonuç alamadıklarını söylemişti.

Ok, “Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı işkence mağduru müvekkilimin ifadesini bile almamıştır. Bu da soruşturmanın şeffaf ve adil yürütülmediğinin göstergesi. Savcı sadece gardiyanların ifadesini alarak takipsizlik kararı verdi” demişti.

dpa,DW/GA,AÜ

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI