Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Gülmen ve Özakça: Açlık grevi bir çığlıktır

AleviNet

Published

on

İşlerine dönme talebiyle açlık grevinin 66’ncı gününe giren Nuriye Gülmen ve Semih Öakça’ya destekler artarak sürüyor. Ziyaretçilerine seslenen Gülmen, “Açlık grevi bir çığlıktır. İnsanların kendine katmaya çağıran bir çığlık. Ondan sonra açlık bir tiyatrodur” dedi.

KHK ile atılan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça işe dönme talebiyle başladıkları açlık grevi 66’ncı gününe girerken, destekler de artarak sürüyor. Gülmen ve Özakça, tekerlekli sandalye geldikleri Yüksel Caddesi’nde ziyaretçiler tarafından sloganlarla karşılandı. Açlık grevine yüzlerce kişi İnsan Hakları Anıtı önünde destek açıklamasında buluştu. Gece saatlerinde polislerin el koyduğu çiçeklerin yerine ziyaretçiler yeni çiçekler getirdi.

Kendilerini karşılayan kitleye hitaben konuşan Gülmen, “Açlık grevi bir çığlıktır. İnsanların kendisine katılmaya ve hareket geçirmeye çağırır. Ondan sonra açlık bir tiyatrodur” dedi.

Gülmen, iki gündür kendilerini destekleyenlerin gözaltına alındığını hatırlatarak, “Bu bizim irademizi sınaya dönük bir saldırı değil. Bizim irademizi defalarca sınandı. Biz bu alanda olacağımızı onlara da anlattık. Bu alana yapılan saldırıların sebebi destek ve dayanışmayı kırmak, insanların buraya gelmesini engellemektir. Ancak buradaki kalabalık onlara çok iyi bir cevap verdi. Açlık grevi taleplerimiz karşılanmadan buradaki dayanışmayı asla bitiremeyecekler” diye konuştu.

Gülmen, bu günlerde sürekli “açlık grevindesiniz ama ne olacak?” sorusuyla karşılaştıklarını söyledi. Bunun cevabının Yüksel Caddesi’nde olduğunu ifade eden Gülmen, şöyle devam etti: “Açlık grevimizin temel talebi işimize geri dönmek. Ama şunu söylüyoruz. Bize diyorlar ki ‘eriyorsunuz biz bunu görmek istemiyoruz.’ Dostlarımız üzülüyorlar bunu biliyoruz. Biz diyoruz ki; hiç bir tablo bedenimizin erimesi bile 150 bin kamu emekçisinin işten atıldığı ve tek sesin çıkmadığı bir ülke tablosundan daha iyidir.”

Gülmen, “Adaletsizliğe alışmayalım diye bugün açlık grevindeyiz. Daha yüksek sesle bir şeyler söylemek istediğimiz için açlık grevindeyiz. Tüm kamu emekçileri için açlık grevindeyiz. Bugün açlığı bizimle paylaşan herkes sadece bizimle değil tüm ihraç edilen emekçilerle paylaşıyorlar” ifadelerinde bulundu.

Konuşmaların ardından Gülmen ve Özakça, dinlenmek için alkışlar eşliğinde yeniden evlerine gönderildi.

BAROLAR BİRLİĞİ ALANA GELDİ

Ardından Türkiye Barolar Birliği’nden (TBB) çok sayıda avukat destek ziyaretinde bulundu. TBB adına yapılan açıklamada, açlık grevinin taleplerinin karşılanması gerektiğini belirtildi.

ESKİŞEHİR

KESK Eskişehir Şubeler Platformu da Gülmen ve Özakça’ya destek amacıyla Adalar bölgesinde basın açıklaması yaptı. Çok sayıda yurttaşın katıldığı açıklamada konuşan Eğitim Sen Şube Başkanı Faik Alkan, “Eğitim Sen olarak, yaşamları kritik bir aşamada olan üyelerimiz Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile tüm kamu emekçileri işlerine iade edilene dek mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

DİYARBAKIR

KESK Diyarbakır Şubeler Platformu, ihraç edilen ve 66 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen Semih Özakça için Eğitim-Sen 1 Nolu Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Çok sayıda emekçinin katılırken, açıklamayı Eğitim-Sen 2 Nolu Şubesi Kadın Sekreteri Sevval Kaplan yaptı. KHK sürecinden bugüne üyeleri ile dayanışma içerisinde olduklarını söyleyerek, hukuksuz ihraç ve işten çıkarmalara karşı gerek ulusal gerek ise uluslar arası alanda emekçilerin taleplerini dile getirdiğini dile getiren Kaplan, hukuksuz biçimde ihraç edilen üyeleri Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın başlattığı açlık grevi eylemin kritik bir aşamaya geldiğini dile getirdi. Kaplan, sağlık yaşamlarından endişeli olduklarını yineleyerek, hükümetin acilen harekete geçmesi ve hukuksuz uygulamalara son vermesi çağrısında bulundu.

Açıklama alkışlarla son buldu.

DERSİM

Çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevlerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça Ankara’da başlattıkları süresiz dönüşümsüz açlık grevinin 66’ncı gününe girmesine ilişkin KESK Dersim Şubeler Platformu basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan SES Dersim Şubesi Eşbaşkanı Nurşat Yeşil, Türkiye siyasi tarihinin en karanlık sayfalarının hızla doldurulduğu dönemlerde temel yaklaşımlarının yaşamak ve yaşatmak üzerine olduğunu söyleyerek üyeleri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın sağlıklarından ve yaşamlarından endişe ettiklerini belirtti.

‘TALEPLER DERHAL KARŞILANSIN

Yeşil, KHK’lar ile haklarında somut ve hukuki delil olmayan sendikalarına bağlı 3 bin 249 üyelerinin içinde olduğu 105 bin kamu emekçisinin bir gecede işsiz bırakıldığını ve en temel haklarının engellendiğini kaydetti. Yeşil, “Hükümet, üyelerimiz Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın sağlıklı biçimde yaşamlarına devam edebilmeleri için acilen harekete geçmeli, üyelerimizin taleplerini karşılamalı, haksız e hukuksuz ihraç edilen tüm emekçileri görevlerine iade etmelidir. Aksi halde gelişebilecek tüm olumsuzluklardan hukuk dışılığı ve keyfiyeti OHAL ve KHK’lar yoluyla bir yönetim biçimi olarak hayata geçiren yaşamı ve yaşatmayı değil kendi siyasal amaçlarını önceleyen AKP iktidarı sorumlu olacaktır” diye konuştu.

SİİRT

Eğitim Sen Siirt Şubesi, işlerine dönmek için 66 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça ile dayanışma kapsamında şube binalarında basın toplantısı düzenledi. Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu üyesi İrfan Balık, bin 542’si üyeleri olmak üzere toplam 105 bin kamu emekçisinin KHK ile işsiz bırakıldığını söyledi. Balık, “Bilindiği üzere Türkiye siyasi tarihinin en karanlık sayfalarının hızla doldurulduğu dönemlerde dahi temel yaklaşımımız “yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” olmuştur. Bu nedenledir ki örgütlü gücümüz tüm sinir uçlarına kadar üyelerimiz Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın sağlıklarından ve yaşamlarından endişe etmiş ve etmeye de devam etmektedir” dedi.
Açıklamanın ardından şube binasında saat 14.00-16.00 saatleri arasında oturma eylemi başlattı.

VAN

Eğitim Sen Van Şubesi, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça‘nın işe iade talebiyle başlattığı açlık grevinin 66’ıncı gününde KESK binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Eğitim Sen Van Şubesi Başkanı Bedri Yamaç, hukuksuz uygulamalar sebebiyle ihraç edilen kamu emekçilerinin aileleriyle birlikte zor koşullara mahkûm edildiğini ve çocuklarının ağır travmalarla karşı karşıya bırakıldığını dile getirerek, bugüne kadar 37 kişinin intihara sürüklendiğini hatırlattı.

Yamaç, “Türkiye siyasi tarihinin karanlık sayfalarının hızla doldurulduğu dönemlerde dahi temel yaklaşımımız ‘yaşamak ve yaşatmak istiyoruz’ oldu. Bu nedenledir ki örgütlü gücümüz tüm sinir uçlarına kadar üyelerimiz Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın sağlıklarından ve yaşamlarından endişe etmiş ve etmeye de devam etmektedir” dedi.

Gülmen ve Özakça’nın sağlıklı bir biçimde yaşamlarına devam edebilmesi için acilen harekete geçilmesini isteyen Yamaç, “Üyelerimizin talepleri karşılamalı, haksız ve hukuksuz ihraç edilen tüm emekçiler görevlerine iade etmelidir” diye konuştu.

Açıklama ardından sendika üyeleri 1 saatlik oturma eylemi gerçekleştirdi.

URFA

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Urfa Şubeler Platformu da, Nuriye Gülmen ve Semin Özakça’ya destek vermek için Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde açıklama düzenledi. Emek ve Demokrasi Platformu’nun bileşenlerinin de destek verdiği açıklamada, “Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz, OHAL ve KHK’lere hayır, haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen tüm üyelerimizle işi ve geleceği için 66 gündür açlık grevi yapan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın yanındayız” pankartı açıldı. Gülmen ile Özakça’nın fotoğrafları, “Sendikal kararlar suç değildir”, “Nuriye Gülmen, Semih Özakça yalnız değildir” dövizleri taşınırken, “Nuriye Gülmen yalnız değildir”, “Semih Özakça yalnız değildir”, “Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sloganları atıldı.

‘37 KİŞİ İNTİHARA SÜRÜKLENMİŞ’

Açıklamayı yapan KESK Dönem Sözcüsü Eylem Salar, 3 bin 249 üyelerinin de aralarında olduğu toplamda 105 bin kamu emekçisinin bir gecede işsiz bırakıldığını belirtti. Hukuksuz uygulamalarla ihraç edilen kamu emekçilerinin aileleri ile birlikte zor koşullara mahkum edildiğini söyleyen Salar, “Çocukları ağır travmalar ile karşı karşıya bırakılmış ve bu güne kadar 37 kişi intihara sürüklenmiştir. Bilindiği üzere Türkiye siyasi tarihinin en karanlık sayfalarının hızla doldurulduğu dönemlerde dahi temel yaklaşımımız ‘yaşamak ve yaşatmak istiyoruz’ olmuştur. Üyelerimiz Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın sağlıklarından ve yaşamlarından endişe ediyoruz. Hükümet, sağlıklı biçimde yaşamlarına devam edebilmeleri için gecikmeksizin derhal harekete geçmelidir” dedi.

Salar, başta Nuriye Gülmen ve Semih Özakça olmak üzere haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen tüm emekçilerin görevlerinin iade edilmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti: “Aksi taktirde gelişebilecek tüm olumsuzluklardan hukuk dışılığı ve keyfiyeti OHAL/KHK’ler yolu ile bir yönetim biçimi olarak hayata geçiren yaşamı ve yaşatmayı değil, kendi siyasal amaçlarını önceleyen AKP iktidarı sorumlu olacaktır.”

Açıklama bir saatlik oturma eylemiyle sona erdi.

MERSİN

KESK Mersin Şubeler Platformu ve Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 66 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek vermek amacıyla Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. “Duydunuz mu OHAL ve KHK Saldırılarına Karşı İşimi İstiyorum Diyerek 9 Mart’tan Beri Açlık Grevindeler”, “Selam Olsun İşi, Ekmeği Ve Onuru İçin Direnenlere” ve “Soma 301 Madenciyi Unutmayacağız” pankartları taşınan açıklamada, Soma’daki maden faciasında yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşunda bulunuldu.
Açıklamayı yapan KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Canan Solak, 15 Temmuz darbe girişiminin iktidara karşı en küçük sesi bastırma aracına dönüştüğünü söyledi.

KESK olarak intikam duyguları ile ihraç listelerini hazırlayanların peşini bırakmayacaklarını dile getiren Solak, 66 gündür açlık grevinde işi ve ekmeği için direnen Özakça ve Gülmen’in başlattığı mücadelenin sonuna kadar yanında olacaklarını vurguladı.

KHK ile ihraç edilen barış imzacısı Mersin Üniversitesi Öğretim üyesi Çetin Veysal da, Türkiye coğrafyasının hiçbir şekilde baskı ve şiddete doymadığını belirterek, “Kendi seçtiğimiz iktidar tarafından milliyetçilik adı altında kendi gibi düşünmeyenlere ciddi baskılar uygulanıyor. Bu vatanı en çok savunanları vatan haini ilan ettiler, bu vatanda her türlü dalavereyi yapanlar ise vatansever ilan edildi. Öyle yağma yok bu vatanın asıl sahipleri bizleriz bizi işimizden ata bilirler ancak mücadelemizden alı koyamayacaklar” şeklinde konuştu.

Ardından KHK ile ihraç edilen diğer kamu emekçilerin yaptığı kısa konuşmaların ardından açıklama son buldu.

GÜNCEL HABERLER

İzmir’de avukatlara ‘kayyum’ şiddeti: Gözaltılar var

AleviNet

Published

on

Çağdaş Hukukçular Derneği ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, Amed, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine karşı adlye önünde basın açıklaması yapmak istedi.

Eyleme izin vermeyen polis, HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu’nu avukatlardan uzaklaştırdı. Hemen ardından avukatlara saldıran polis, çok sayıda kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

AABK Türk konsoloslukları önünde eyleme geçiyor

AleviNet

Published

on

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), kayyum işgaline ilişkin eylemlerini sürdürüyor.

Yazılı açıklama yapan AABK, “Halkın iradesini haramilere teslim etmeyeceğiz” mesajını vererek, “Tüm demokrasi güçleriyle el ele vererek, tek adam rejiminin baskıları karşısında asla boyun eğmeyeceğiz. Diz çökmeyeceğiz” dedi.

ÇAĞRI

Açıklamada şu çağrı da yapıldı:

“23 Ağustos 2019 Cuma günü saat 11:00’de Avrupa’daki Türk konsoloslukların önüne siyah çelenk bırakacağız. Tüm duyarlı canlarımızı bu protesto mitinglerimize davet ediyoruz.”

“Kayyımlara hayır… Faşizme geçit yok” etkinliklerinin yapıalcağı iller….

Düsseldorf
Frankfurt
Hamburg
München
Stuttgart
Hannover
Berlin

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

İdlib’deki gözlem noktasına taciz ateşi iddiası

AleviNet

Published

on

Suriye ordusunun, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) kontrolündeki İdlib’deki gözlem noktasına taciz ateşi yaptığı bildirildi. Reuters’ın ulaştığı iki Türk yetkili,  İdlib’in güneydoğusundaki Maaretinuman ilçesinde yer alan 8 nolu gözlem noktası yakınlarına açılan ateşin herhangi bir yaralanmaya ya da hasara yol açmadığını aktardı.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, taciz ateş makineli tüfeklerle bölgedeki bir Suriye uçağından yapıldı.

Suriye ordusu 19 Ağustos’ta 8 nolu gözlem noktasının güneyindeki 9 nolu gözlem noktasına doğru hareket halinde olan Türk ordusuna ait konvoya hava saldırısı düzenlemişti. Şam yönetimi “TSK konvoyunun İdlib’deki teröristlere silah taşıdığını” savunmuştu. Ankara, hava saldırısında üç sivilin öldüğü açıklamıştı. 

İdlib'de hedef alınan TSK konvoyu

İdlib’de hedef alınan TSK konvoyu

Suriye ordusu bir süredir Rusya ve İran’ın desteğiyle İdlib’in güneyinde cihatçı örgütlerin kontrolünde olan bölgede ilerliyor.

Taciz ateşine uğradığı iddia edilen söz konusu gözlem noktası Suriye güçlerinin kuşatmaya aldığı Han Şeyhun ilçesinin kuzeyinde yer alıyor.

İran ve Rusya ile yapılan anlaşma uyarınca Türkiye’nin Suriye’nin Kuzeybatısında 12 gözlem noktası bulunuyor.

rtr/GY,JD

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI