Connect with us

Güncel

10 yılda 15 bin 625 kişi ateşli silahla yaşamını yitirdi

Published

on

Vicdani Retçiler Derneği Eşbaşkanı Gökhan Soysal, Adli Tıp Kurumu’nun verilerine göre, son 10 yılda ateşli silah nedeniyle 15 bin 625 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Ahmet Bay ve Adem Zekioğlu adlı gençler ise vicdani retlerini açıkladı.

Vicdani Ret Derneği, 15 Mayıs Vicdani Retçiler Günü dolayısıyla “OHAL’de savaş ve vicdani reddi konuşuyoruz” sloganı ile İHD İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. “Savaş ölüm demektir. O halde reddediyoruz” pankartının asıldığı toplantıda ilk olarak vicdani retçi Halil Savda konuştu. Hakkında açılan davaların AİHM’e kadar taşındığını ifade eden Savda, “Yaşam alanlarımız ciddi alanda yok edilmiş durumda. Evlerimizin içine kadar giren bir baskı söz konusu. Kürtlerin yaşadığı bölgelerde bu baskı daha da yoğun. Aslında bunlar ülkemiz için acılı bir süreç aynı zamanda AKP için de trajik bir süreç. OHAL şartlarında AİHM’in tüm maddeleri yok sayılıyor. Ancak her şeye rağmen Türkiye’de cesur insanlar var ve mücadele etmeye devam ediyor. Ve sanırım bunlardan birileri de vicdani retçiler” dedi.

‘OHAL SÜREKLİLEŞTİRİLMEK İSTENİYOR’

Savda’nın ardından Vicdani Retçiler Derneği Eşbaşkanı Gökhan Soysal açıklama yaptı. Derneklerinin 4’üncü kuruluş yıldönümünü OHAL koşullarında karşıladıklarını ifade eden Soysal, şunları aktardı: “Savaşın, yıkımın, sınırsız hak ihlalinin devlet eliyle meşrulaştırıldığı bu koşullar altında da, ölmeyi, öldürmeyi ve savaşı reddediyoruz. Derneğimizin kuruluşundan bugüne geçen süreyi değerlendirdiğimizde, bugün olağanüstü koşulların olağanlaştırıldığını, bizlere dayatılan OHAL ilanlarıyla bu koşulların süreklileştirilmek istendiğini biliyoruz.”

10 YILDA 15 BİN 625 KİŞİ ATEŞLİ SİLAHLA YAŞAMINI YİTİRDİ

OHAL ilanının ardından Türkiye’de her 4 kişiden 1’inin ateşli silah sahibi olduğunu ve bireysel silahlanmanın giderek artırdığına değinen Soysal, bu durumun OHAL koşulları altında devlet eliyle daha da artırılmak istendiğini söyledi. Günde 18 kişinin ateşli silahla saldırıya uğradığını da ifade eden Soysal, “Adli Tıp Kurumu kayıtlarına göre Türkiye’de son 10 yılda ateşli silah nedeniyle 15 bin 625 kişi hayatını kaybetti. Bugün, yaşadığımız coğrafyada savaş dilinden uzaklaşmak bir yana, içine sürüklenmiş olduğumuz savaş devlet eliyle giderek tırmandırılmaktadır. Özellikle Kürt coğrafyasında 15 Temmuz’dan önce başlayan ‘fiili OHAL’ uygulamaları, bugün bitmeyen OHAL ve sokağa çıkma yasağı ilanlarıyla süreklileştirilmekte, bölge halkı savaşın ve ölümün gölgesinde bir yaşama mahkum edilmektedir” şeklinde konuştu.

VİCDANİ REDDE ÇAĞRI

Soysal, son olarak “Devletin OHAL’ine ve her haline karşı hak mücadele veren ve yaşamı savunan herkesi toplumsal tüm alanlarda dayanışma ilişkilerini büyütmeye çağırıyoruz. Savaşın diline kapılmadan, kimsenin kimseyi düşmanlaştırmadığı, savaşa karşı barışın hâkim olduğu bir dünyayı ellerimizle yaratmak mümkün. Bunun için, bugün itibarı ile bir kez daha, herkesi ellerine zorla dayatılan silahları bırakmaya, ölümü değil yaşamı savunmaya ve vicdani retlerini ilân etmeye çağırıyoruz” dedi.

‘SAVAŞIN PARÇASI OLMAYACAĞIM’

Soysal’ın ardından vicdani reddini açıklayan Adem Zekioğlu ise, şunları aktardı: “Benim can güvenliğimi kim sağlayacak? Militarizmi ve tek tip insan olma pratiği olan askerliği kabul etmiyorum. Kimsenin savaşının bir parçası olmak istemiyorum. Ben agnostik, sınırsız ve sınıfsız bir dünya isteyen biri olarak öldürmeyi ret ediyorum.”

Zekioğlu’nun konuşması ardından Ahmet Bay da vicdani reddini açıkladı.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Cumartesi Anneleri’ne 4 ülkeden destek

Published

on

Kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 738’inci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelmek isteyen Cumartesi Anneleri, bir kez daha polis tarafından engellendi. Cumartesi Anneleri, polis engeli üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokakta eylemlerini gerçekleştirdi. 

Bu haftaki eyleme, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve milletvekilleri Oya Ersoy, Hüda Kaya ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri Ali Şeker ve Sezgin Tanrıkulu destek verdi. Eyleme Lübnan, İran, Rusya ve Kıbrıs’tan gelen kayıp yakınları da dayanışmada bulundu. 

‘TÜRKİYE, BM SÖZLEŞMESİNİ İMZALAMALI’

Bu haftaki eylemde Amed’den Lice’ye giderken 1994 yılında Türk askerleir tarafından gözaltına alınan ve kendisinden bir kez daha haber alınmayan 29 yaşındaki beş çocuk babası Ahmet Tekin’in akıbeti soruldu. 
Basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe yaptı. Tepe, “Türkiye, imzalamaktan kaçındığı, Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalasın, onaylasın ve uygulasın” dedi. 
Tepe, yarım asırdır kayıp olan Ahmet Tekin’in kaybedilme hikayesini ve ailesinin verdiği hukuki mücadeleyi anlattı.

‘BİZE HESAP VERECEKLER’

Tepe’nin ardından 1995’te gözaltına alındıktan sonra kendisinde bir daha haber alınmayan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun söz aldı. Yine Mayıs ayında ve kayıplar haftasında olduklarını dile getiren Tosun, “Bize bir gün hesap verecekler. Bize hesap verene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti. 

‘SESİNİZİN YANINDA OLACAĞIZ’

Ardından İran’dan gelen kayıp yakını Shadi Sadr konuştu. Sadr, “On yıllardır burada kayıplarınızın başına neler geldiğini öğrenmek için bekliyorsunuz, tıpkı İran’da olduğu gibi. On yıllardır kayıplarınızın fotoğraflarını tutarak adalet istediniz, tıpkı İran’daki gibi. Hakikat ve adalet evrensel bir mücadeledir. Sizin sesinizin yanında olacağız” diye konuştu. 

‘BU DAVALARIN HEPSİ MÜCADELEYLE ÇÖZÜLDÜ’

Lübnan’da kayıp yakınlarıyla birlikte mücadele eden aktivist Nona Nasseraldin de şunları dile getirdi: “Ben sizi çok yakından tanıyorum. Nereden tanıdığımı soracaksınız, biliyorum. Ben Lübnan’da kaybedilenlerin ailelerini, kardeşlerini, yakınlarını, annelerini ve babalarını tanıyorum. Sizi oradan biliyorum. Yakınlarınızın akıbetini öğrenmek sizin en doğal hakkınız. Açıklamanızda yer alıyordu ‘hak’ talebi. Hak talep etmeniz en gerçekçi hakkınız. Dünyanın başka yerlerinde de sizinle aynı acıyı paylaşanlar var. Bu davalar hiçbir yerde kendi başına çözülmedi, hepsi mücadeleyle çözüldü.” 

 

Continue Reading

Güncel

Suriyeli göçmenler, bayram için ülkelerine gitmeye başladı

Published

on

Kilis Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de barınan ve Ramazan Bayramı nedeni ile ülkelerine gitmek isteyen Suriyeli göçmenler, bugünden itibaren gerekli izin belgeleri ile sınır kapılarından geçebileceği duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ülkemizde geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin Ramazan Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek isteyenlerinin Suriye’ye geçişleri sağlanacaktır. Geçici koruma statüleri sonlandırılmaksızın Türkiye’den Suriye’ye çıkış yapmak isteyen Suriyelilerin www.suriyedebayramlasma.com web adresinden randevu alarak geçişleri sağlanacaktır. Türkiye’den Suriye’ye çıkışlar bugün başladı ve dönüşler ise Kurban Bayramı’nı içine alacak şekilde 30.11.2019 kadar devam edecek. Bayram izni kapsamında hangi kara hudut kapısından çıkış yapıldı ise dönüş de aynı kapıdan yapılacaktır. Her bir aile üyesi için başvuru formları dolduracak ve bu formlar bayramlaşma izni kapsamında Suriye’ye çıkış isteyen her bir aile üyesi için ayrı ayrı almak üzere çıktısı ile birlikte geçici koruma kimlik belgeleri ve yol izin belgeleri ile birlikte formda yer alan tarihte Öncüpınar Kapısı’na geçebileceklerdir. Geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilerin Türkiye’den Suriye’deki güvenli alanlara (Azez, Mare, Soran, Aktarin, Çobanbey, Afrin, Cerablus ve El Bab) çıkışları ve dönüşleri başvuru belgesi, yol izin belgesi, geçici koruma kimlik kartı ile sağlanacaktır. 15 yaş altı çocuklar için aşı kartlarının yanında getirilmesi gerekmektedir.”

Continue Reading

Güncel

HDP: Kaypakkaya’dan 4’lere mücadele yolunda düşenleri unutmadık

Published

on

Yazılı bir açıklama yapan HDP Merkez Yürütme Kutulu, “Yarattıkları yaşam felsefesi, mücadele azmi ve eşitlik, özgürlük yolundaki yürüyüşleri ile halkların tarihinde unutulmaz bir yer kazanan pek çok devrimciyi Mayıs ayında kaybettik” dedi.

“18 Mayıs’ta ser verip sır vermeyen, devrimciliğe son anına kadar bağlı kalan İbrahim Kaypakkaya’nın işkence ile katledilmesinin üzerinden 46 yıl geçti” diyen HDP, şunları ekledi. “Kaypakkaya, mücadele eden herkese paha biçilmez bir mücadele inancı ve mirası bıraktı. Çok genç yaşta hayatını feda etti ve hiçbir zaman unutulmadı.”

HDP, “Dörtler’i de unutmuyoruz” diyerek şöyle devam etti: “12 Eylül 1980 darbesinden sonra, Diyarbakır cezaevindeki işkence sistemine ve tutsaklara yönelik faşist saldırılara boyun eğmeyerek kendilerini ateşe veren ve devrim tarihine ‘Dörtler’ olarak geçen Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Eşref Anyık ve Necmi Öner de unutulmayacaklara adlarını yazdırdılar. Türk-Kürt halklarının eşitliği, özgürlüğü ve ortak yaşamı için yola çıkan Hakki Karer de aynı karanlık dönemde katledildi.”

Açıklama şu ifadelerle son buldu: “O günlerden bugünlere mücadele eden herkes ödediği bedel ile Türkiye’de demokrasi ve özgürlük mücadelesini yürütenlere büyük bir miras ve sorumluluk bıraktı. Mayıs ayı içinde bu uğurda düşenleri saygı ve minnetle anıyor, hayallerini yaşatma sözümüzü yeniliyoruz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI