Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

‘Bahar bizim için ekmek demek’

AleviNet

Published

on

Dağlarda yetişen otlarla hazırlanan ve Van kahvaltısının vazgeçilmezi olan “otlu peynir”, zahmetli yapım aşamasından sonra kahvaltı sofralarını süslüyor. Peynire tat katan Sirik otu için sabahın erken saatinde yola koyulan kadınlar, “Bahar bizim için ekmek demek. Geçimimizi ottan sağlıyoruz” dedi.

Van’a özgü otlu peynirin tadına tat katan Sirik (Sirum) otu Çaldıran’da kadınlar ve çocuklar tarafından bin bir türlü zorluk ile toplanıp belli aşamalardan geçirilerek peynire katılıyor. Bölgede yıllardır yöresel lezzet olarak kabul edilen otlu peynirin yapımı, ilkbahar ve yaz aylarında yüksek rakımlı yaylalardan toplanan çeşit çeşit otların toplanmasıyla başlıyor. Sirik otu, Van’ın ilçelerinden gelen kadın ve çocuklar tarafından sabahın erken saatleri ile birlikte toplanmaya başlanıyor. Karların erimesiyle otlar, 1 ay boyunca toplanmaya devam ediliyor. Her aşamasında emek kokan Sirik (sirum) otu, soframıza otlu peynir ile geliyor. Kimi kadınlar, otun ham halini satarak geçimini sağlarken, kimi kadınlar ise otu peynire katıp satıyor. Anneleri ile birlikte sabah saatlerinde ovanın yolunu tutan çocuklar ise, okul harçlıklarını çıkarmak için minik elleri ile otları toplamaya koyuluyor.

‘EMEĞİMİZ SÖMÜRÜLÜYOR’

Günde 10 saat çalışarak bin bir türlü zorluk ile topladıkları otların, köye gelen aracılar tarafında 3 liraya alınarak şehir merkezlerinde 3 katı fiyat ile satıldığını kaydeden Bedevi Şimşek, “Biz burada emek veriyoruz, akşam saatlerine kadar çalışıyoruz. Ellerimiz nasır tutuyor. Tırnak aralarımız çamur ile doluyor ama onlar hiçbir emek sarf etmeden, bizim emeğimiz üzerinden para kazanıyor” diyerek tepki gösterdi.

Yaklaşık 10 yıldır her bahar Özalp’tan Çaldıran’a Sirik toplamaya geldiğini dile getiren Şimşek, şunları aktardı: “Buraya gelerek ot topluyoruz. Bizim yapacak başka bir işimiz yok. Bahar bizim için ekmek demek. Burada ki otları toplayarak peynire katıyoruz. Bazı arkadaşlarımız onları direk satıyor. Ama ben bunları peynire katarak satıyorum. Böyle devam ediyoruz. Önümüzde ki bahar tekrar buraya geleceğim. Geçimimizi ottan sağlıyoruz.”

SÜT VE OTUN KARIŞIMDAN OLUŞAN LEZZET

Ot toplayan kadınlardan Zeynep Budak ise, topladığı otlardan peynir yapıp satarak geçimini sağladığını vurguladı. Budak, otlu peynirin yapılışını ise şu şekilde anlattı: “İlkbaharda süt ve otun bol olduğu dönemlerde özel olarak hazırlanmış peynir mayasıyla sirum otundan üretilir. Çiçeklenme zamanında buraya gelerek bu otları topluyoruz. Sonra sütü kaynatarak 1 ya da 2 saat sütün pıhtılaşmasını bekliyoruz. Daha sonra doğranmış sirum otunu sütün içine katarak, bir bez torbaya koyarız. Torbanın ağzını kapatarak, iki taş arasına sıkıştırılarak veya üzerine ağırlık konularak bunları süzülmeye bırakırız. 5-6 saat süzüldükten sonra elde edilen teleme kelle olarak ya da bir tezgâh üzerinde el büyüklüğünde 3 cm boyutunda dilimlere bölerek tuzlarız, salamuraya atarız.”

Okul harçlığını çıkarmak için annesi ile ot toplamaya çıkan 12 yaşındaki Kezban da, “Buraya okul harçlıklarımı çıkarmak için geliyorum. Kendime kalem, silgi, defter almak için geliyorum. Sabah saat 07.00’da geliyorum. Akşama kadar burada çalışıyorum. Hafta sonu sabah saatlerinde geliyorum. Hafta içi saat 13.00’a kadar okula gidiyorum ardından tekrar buraya geliyorum. Annemi çok seviyorum. Ona yük olmamak için ot topluyorum” şeklinde konuştu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Serêkaniyê’ye saldırılarda 22’si çocuk 235 sivil şehit düştü

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi Eşbaşkanı Ciwan Mustafa ve Cizre Bölgesi Sosyal Yardım Komitesi Xalid İbrahim tarafından, işgalci Türk devletinin saldırılarına ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

“İşgalci Türk ordusunun Serêkaniyê’deki sağlık merkezlerini hedef alması sonucu bu merkezler hizmet dışı kaldı” diyen Ciwan Mustafa şöyle konuştu:

“5 gündür kuşatma altında bulunan Serêkaniyê kenti tamamen kuşatılmış durumda. Kentteki hastanede onlarca yaralı bulunmakla beraber enkaz altlarında çok sayıda şehit cenazesi bulunmaktadır.

Kentte 22’si çocuk olmak üzere 235 sivil şehit düşmüş, 677 sivil de yaralanmıştır.”

Xalid İbrahim ise basın toplantısında şunları söyledi: “İnsani bir krizle yüz yüzeyiz. Sınır üzerindeki köylerde, 300 bin kişi halen evlerinde bulunuyor. Hesekê kentinde bulunan 42 okul binasında siviller bulunmaktadır.

9 Ekim tarihinde Serêkaniyê’deki Elok su istasyonunun işgalci Türk ordusu ve çeteleri tarafından bombalanması sonucu Hesekê kentinin suyu kesilmiştir.”

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’nin Suriye harekatı Köln’de protesto edildi

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu Almanya’nın Köln kentinde Kürt gruplar tarafından protesto edildi.

“Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki saldırı savaşına karşı – Rojava ile dayanışma” sloganıyla düzenlenen gösteri Ebertplatz’da başladı. Göstericilerin “Türkiye’nin saldırı savaşını durdurun” ve “Alman hükümetinin Türkiye ile askeri işbirliğine son verilsin” yazılı pankartlar ve YPG flamaları taşıdığı görüldü.

Gösteriye sol grupların yanı sıra meclisteki muhalefet partilerinden Sol Parti de destek veriyor.

Gösteri öncesinde Köln’de güvenlik amacıyla helikopterler, TOMALAR ve binlerce polis memuru görevlendirildi. Polis Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada gösteri öncesinde Köln ana tren istasyonunda birçok kişinin arandığını ancak kimsenin gözaltına alınmadığını söyledi.

Güvenlik güçleri gösteriye 20 bin kişinin katılmasını bekliyor. 

dpa, epd / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Sol Parti: Türkiye’ye tüm silah ihracatları durdurulsun

AleviNet

Published

on

Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger Hamburg’da yaptığı açıklamada Türkiye’ye tüm silah ihracatlarının durdurulmasını istedi. Partisinin eyalet kongresinde konuşan Riexinger “Türkiye’ye tüm silah ihracatları derhal durdurulmalı, verilmiş izinler de geri çekilmeli” dedi. Sol Parti lideri, “Kürtlere karşı savaşı durdurmak sorumluluğumuzdur” diye konuştu. Riexinger partisinin bugün birçok kentte “Suriye’deki kirli ve uluslararası hukuka aykırı” savaşa karşı “Kürt dostlarıyla” birlikte gösteriler düzenlediğini söyledi.

Silah ihracatının askıya alınması eski izinleri kapsamıyor

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, geçen hafta Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG milislerine karşı düzenlenen askeri operasyonda kullanabileceği silah ve teçhizatın satışına izin verilmeyeceğini duyurmuştu. Ancak diğer silahlar ve daha önce onaylanan satışlar bu karardan etkilenmiyor. Bu sebepten dolayı Almanya’dan Türkiye‘ye, senenin sonuna dek silah gönderilmeye devam edilebilecek. Durumun böyle olduğu Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich’in verdiği soru önergesine hükümetin verdiği yanıta da yansıdı. Liebich konuyla ilgili yaptığı açıklamada Almanya Başbakanı Angela Merkel’in kamuoyunu yanılttığını söyledi.

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Liebich “Uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edilmiş olmasına rağmen silah teslimatlarının sürmesi bir rezalettir. Suriye’nin kuzeyindeki ölü ve yaralılar konusunda Almanya kendini suçlu konumuna sokmuştur” diye konuştu.

Almanya Türkiye’ye geçen yıl da 242 milyon 800 bin euro değerinde silah satmış, bu da Almanya’nın toplam 770,8 milyon euro tutarındaki yıllık silah ihracatının yaklaşık üçte birine tekabül etmişti.

CDU’dan da sesler yükseliyor

Almanya’da konuyla ilgili bir açıklama da koalisyonun büyük ortağı Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) partili siyasetçi Christian Baldauf’tan geldi. CDU Rheinland-Pfalz Eyalet Başkan Yardımcısı Baldauf Türkiye’ye yönelik ihracatlar için hükümetin verdiği “Hermes kefaletlerini” kaldırması gerektiğini söyledi.

“Hermes kefaleti” Alman ihracat firmalarına ve kredi şirketlerine yabancı müşterilerin ödeme yapmaması halinde hükümetin vermeyi taahhüt ettiği güvenceye deniyor. Daha önce Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sol Parti’den de Hermes güvencelerinin kaldırılması istenmişti. 2018 yılında Almanya’nın hazinesinden en çok güvence, Rusya’nın ardından Türkiye’ye ihracat yapan firmalara tanınmıştı. Alman hükümeti 2018 yılından bu yana Türkiye’ye yapılan ihracatlara 2 milyar 600 milyon euroluk Hermes kefaleti vermeyi üstlendi.

CDU’lu Baldauf ayrıca Volkswagen’ın Manisa’da açmayı planladığı yeni fabrikasını Türkiye’nin Suriye operasyonu üzerine “incelemeye almasını memnuniyetle karşıladığını” söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı değerlerini ayaklar altına aldığını söyleyen Baldauf Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yapılan hangi desteklerin kaldırılabileceğini gündemine alması gerektiğini söyledi. CDU’lu siyasetçi “Bu tarzda hareket eden bir devletin Avrupa ve dolayısıyla Almanya hazinelerinden para alması kabul edilemez” diye konuştu.

DW, dpa / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI