Connect with us

.

Güncel

BM’nin işkence raporu Bozdağ’a soruldu

AleviNet

Published

on

CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, BM’nin Türkiye’ye ilişkin hazırladığı işkence raporunda geçen iddiaları Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a sordu.

CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, Birleşmiş Milletlerin (BM) Türkiye’ye ilişkin raporlaştırdığı işkence bulguları ve heyetin engellendiğine dair iddiaları Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması talebi ile soru önergesi verdi.

Altıok, Avrupa İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Komitesi’nin Başkanı Mykola Gnatovsky’in “Yüzlerce insanla görüştük. Hem tek tek hem de başkalarının gözetimi altında. Yani sonuç çıkarabileceğimiz yeterince belgeye sahibiz” dedi. Strasburg’da yıllık raporun açılışında konuşan Gnatovskyy, “Bunun bir yolu yok. Tabii ki bulgularımız hakkında konuşmak isterdim ama tek bir söz bile söyleyemem” ifadelerini aktararak, 2016 AB İlerleme Raporu’nda işkence ve korunmada Türkiye’nin gerilediği belirlemesini hatırlattı.

Altıok, Uluslararası Af Örgütü, dünyada insan haklarının durumunun incelendiği 2017 raporunda, Türkiye’de işkence ve kötü muamelede artış olduğunu, soruşturmalardan ise sonuç alınamadığının da paylaşıldığı bilgisini hatırlatarak, “Bütün bunlarla birlikte 27 Kasım- 2 Aralık 2016 tarihleri arasında Birleşmiş Milletler (BM) İşkence Raportörü Nils Melzer, ‘İşkence ve kötü muamele konusundaki ana ilerlemeleri ve sorunları belirlemek ve değerlendirmek üzere’ hem de Türk Hükümetinin davetlisi olarak gelmesine rağmen Türkiye’de yaygın işkence ve kötü muamele olduğu izlenimini aldıklarını açıklamıştı” dedi.

Altıok, Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

* 2016 yılında CPT’nin çalışma yürüttüğü Belçika, Bulgaristan, Hırvatistan, Kıbrıs, Estonya, Karadağ, Polonya, Slovenya ve Ukrayna hükümetlerinden komitenin raporunun açıklanmasını istemeyenler bulunmakta mıdır? Varsa hangileridir ve gerekçeleri nelerdir?

* 15 Temmuz darbe girişimi sonrası İstanbul, Ankara ve İzmir’de cezaevlerine gidip yüzlerce görüşme yapan Komite’nin Başkanı Mykola Gntovskyy’in, konuşmak istediği ancak bunun Türk hükümeti yetkililerince engellendiği iddiaları doğru mudur? Doğru ise hangi gerekçelerle bahsi geçen raporun açıklanması engellenmiştir?

* CPT’nin Türkiye ile ilgili raporunda Türkiye’de insan hakkı ihlali yaşandığı için mi açıklanması engellenmiştir? Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın iddia ettiği gibi cezaevlerinde işkence yoksa hükümet yetkilileri neden bu raporun açıklanması konusunda harekete geçmemektedir?

* Türkiye’de şu an cezaevlerinde bulunan kişi sayısı kaçtır? Bu insanlardan kaçı hükümlü, kaçı tutukludur? Kaçı erkek, kaçı kadın ve kaçı 18 yaşın altındadır?

* Cezaevlerindeki işkence ve baskı iddialarına yönelik bakanlık nezdinde açılmış herhangi bir soruşturma bulunmakta mıdır? Cezaevi’ndeki tutuklulara işkence ve kötü muamele yapıldığı doğru mudur? Doğru ise, işkence ve kötü muameleyi yapanlar ve buna göz yuman kamu görevlileri hakkında herhangi bir yasal işlem yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu işlemler nelerdir?

* Cezaevlerindeki mahkumların hem ruhsal hem de fiziksel sağlık durumları ile ilgili hangi kontroller ne sıklıkla kimler tarafından yapılmaktadır? Sırasıyla belirtilmek üzere Bakanlığınıza ve adli mercilere, işkence ve kötü muamele ile ilgili kaç başvuru yapılmıştır? Sonuçları nelerdir?

* Cezaevlerinde işkence ve kötü muameleyi engelleyici hangi tedbirler alınmaktadır?

* 2002 yılından bu zamana kadar işkence nedeniyle AİHM’e kaç başvuru olmuş, kaçı kabul edilmiş ve Türkiye işkence ve kötü muameleden dolayı ne kadar tazminat ödemeye mahkûm edilmiştir? 2002’den önergenin yanıtlandığı tarihe kadar Türk Mahkemelerine konuyla ilgili kaç dava açılmış ve bu davalar ne şekilde sonuçlanmıştır?

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Dünya nüfus artışının yarısı 9 ülkede gerçekleşecek

AleviNet

Published

on

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayınlanan Dünya Nüfusu Perspektifleri başlıklı rapora göre, halen 7,7 milyar civarındaki nüfus 2050 yılına kadar 9,7 milyara ulaşacak. Raporda yer alan tahminlere göre, dünya nüfusu 2100 yılına kadar ortalama 11 milyara yaklaşacak.

NÜFUS GİDEREK YAŞLANIYOR

BM raporunda yer alan bilgilere göre, dünya nüfusu hem doğum oranlarının azalması hem de yaşam beklenti süresinin uzaması nedeniyle yaşlanmaya devam edecek. Halen ortalama yaşam süresi 72,6 yıl iken, 2050’ye gelindiğinde bu süre 77,1 yıla kadar çıkacak. 1990 yılında ise ortalama yaşam süresi 64,2 idi.

Buna paralel olarak doğum oranları da düşmeye devam ediyor. 1990 yılında her bin kadın başına doğum oranı 32 iken, 2019’da bu oran 25 oldu. 2050’ye gelindiğinde ise bu oran her bin kadına 22’ye kadar düşecek.

Bilimsel tahminler, nüfusun düşmesinin önlenmesi ve nesillerin yenilenebilmesi için doğum oranlarının her bin kadına 21’in üzerinde olması gerektiğini gösteriyor.

ARTIŞIN YARISI 9 ÜLKEDE

BM raporunda yer alan bir diğer nokta ise, nüfus artışında dünyanın farklı ülkeleri arasındaki uçurum.

Almanya, Japonya, Ukrayna, Belarus, Estonya, Macaristan, İtalya, Rusya ve Sırbistan gibi ülkelerin de arasında olduğu 27 ülkenin nüfusu 2010 yılından bu yana en az yüzde 1 oranında geriledi. Halen 1,4 milyara yakın nüfusuyla ilk sırada yer alan Çin’de 2050’ye kadar yüzde 2,2 ile 31 milyon civarında bir düşüş bekleniyor.

Ancak başta Hindistan, Nijerya ve Pakistan olmak üzere çok sayıda ülkede aşırı bir artış söz konusu. Rapora göre, 2050 yılına kadar gerçekleşecek 2 milyarlık nüfus artışının yarısından fazlası 9 ülkedeki artıştan kaynaklı olacak. Bu ülkeler Hindistan, Nijerya, Pakistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, Tanzanya, Endonezya, Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD).

BM’nin projeksiyonlarında dünya nüfusunun 2100 yılına gelindiğinde 11 milyara yaklaşacağı öngörülüyor.

 

Continue Reading

Güncel

Irak’ta ABD askeri kampına saldırı!

AleviNet

Published

on

Irak’ın başkenti Bağdat’ın 85 kilometre kuzeyinde yer alan ve içinde bir tane de askeri havalimanı bulunan ABD askeri üssü ve kampına dün gece katyuşa füzeleriyle saldırı düzenlendi.

Irak Başbakanlığı’na bağlı Güvenlik Medya Ağı saldırıyı doğruladı. Ancak saldırıda can ve mal kaybı olup olmadığı hakkında her hangi bir bilgi verilmedi.  Yapılan açıklamada, kamp ve askeri üsse üç katyuşa roketinin isabet ettiği belirtildi.

Bağdat’ın yaklaşık 85 kilometre kuzeyinde yer alan ve ABD’li askerlerin kaldığı söz konusu kampta askeri havalimanı ve üs bulunuyor.

SALDIRILAR ARTTI

ABD askerlerinin Irak’ta bulunduğu kamplara yönelik son dönemlerde artan saldırılar dikkat çekiyor.

Salahaddin vilayetinde bulunan Irak’ın en büyük askeri hava üssü “Beled Hava Üssü”ne de 15 Haziran’da havan toplu saldırı düzenlenmişti.

Bağdat’ın merkezinde yer alan ABD Büyükelçiliği yakınındaki bir eve de geçen cuma akşamı bir katyuşa roketi atıldığı bildirilmişti.

ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği yakınlarına 20 Mayıs’ta da yine kaytuşalarla saldırı gerçekleştirilmişti.

Continue Reading

Güncel

FEDA: Zilan festivaline güçlü katılalım

AleviNet

Published

on

FEDA açıklamasında şunları belirtti: “Tekçi na haq zihniyetin iktidar aracı olarak geliştirdiği ve canı candan ayırarak erkek cinsini adeta iktidara dönüştüren, egemen, sömürü ve soygun düzeninde, sanki doğal ve sıradan bir durummuş gibi yaşamın tüm alanlarında başta kadın olmak üzere inançlara, kimliklere karşı yapılan baskılar, taciz, tecavüzler, kendisinden olmayan/ biat etmeyen ve özgür eşit bir yaşam uğruna direnen, zindanlarda rehin alınan tutsak olan kadınlara yönelik uygulanan her türlü insanlık dışı uygulamalar, insan olma özünü ve erdemini kaybetmiş, kendinde kadına karşı her tür insanlık dışı muamelede bulunma hakkı bulan politikalar her geçen gün artmaktadır. Bu şartları hazırlayan ve bunlara seyirci kalan zihniyetlerin varlıkları devam ettikçe, kadının ve dolayısıyla toplumların özgürlük mücadelesi devam edecektir. Tıpkı; Mirabal kardeşler gibi, Dersimli Bese, Zarife, Sema, Sakine ve Zilan’lar gibi….

Her yıl kadınların direniş ve özgürlük ruhuna denk bir şekilde düzenlenen Zilan Kadın Festivali’nin bu yıl 15’incisi 22 Haziran Cumartesi günü özgürlüğe olan coşkumuzla gerçekleşecek.

Zarife’lerden, Bese’lere, katliam ve zulme karşı uçurumlardan bedenlerini ölüme yatıran, ateşlerle sınanarak birer bedelgâh olan ana kadınlarımızdan aldığı direniş ruhunu kadın özgürlük mücadelesinde her zaman direnişin, mücadelenin adı olarak yaşatan Zilan, kendisinde yarattığı hakikat arayışını evrenselleşen kadın direniş çizgisiyle buluşturmuştur.

‘Yol kadındır’ diyen bir inancın, ‘Zulme karşı direniş haktır’ diyen bir toplumun fertleri olarak biz Alevi Kadınlar Birliği olarak bizler başta zulme boyun eğmeyen, mazlumdan yana tarafını koruyan Alevi kadınları olmak üzere ; Kürt kadınları ve dostlarını 22 Haziran Cumartesi günü Bismarckstraße 125 Leverkusen adresinde gerçekleşecek 15. Zilan Festivaline bekliyoruz.

Nasıl ki arı zehrini balında arındırmak için birleşiyorsa; zalimin zulmü de kadınlar özgürlük sevdasında birleştiğinde yok olacaktır.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI