Connect with us

.

Politika

İlk toplantıya 7 kişi katıldı, 25 yıl sonra 7 vekil çıkarıldı

AleviNet

Published

on

1990’da kurulan HEP’in Van’da yaptığı ilk toplantısına sadece 7 kişi katıldı. Aynı kentte 25 yıl sonra HDP, Figen Yüksekdağ ile birlikte 7 milletvekili çıkardı. Yüksekdağ’ın vekillik ve üyeliğinin düşürülmesine tepki gösteren Hamit Geylani, “Bu saldırıların hepsi korkunun sonucudur” dedi.

Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik saldırıların tavan yaptığı bir dönemde, özellikle Türkiyeli bir sosyalist olan Figen Yüksekdağ’ın parti üyeliği ve milletvekilliğinin düşürülmesi dikkat çekiyor. Yüksekdağ, bu kimliği ile Van gibi Kürt illerinden birinde seçildi ve kimileri için Behice Boran’ın Türkiye İşçi Partisi (TİP) dönemindeki rolünü yeniden canlandırdığı yorumları yapıldı. Yüksekdağ’ın ve HDP’nin hedef seçilmesinin nedenlerini, Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) eski Genel Sekreteri ve Kürt siyasetçi Hamit Geylani çok önemli bir anekdot ile anlattı.

Geylani’nin Hakkari HEP İl Başkanlığı yaptığı dönemde, Kürt siyaseti örgütlenme sorunu yaşıyordu. Geylani, o dönemde Halkın Emek Partisi (HEP) eski Genel Başkanı Fehmi Işıklar’ın Hakkari’ye yaptığı ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, bölgedeki atmosfere dikkat çekerek, “Korkuyu yeneceğiz” dediğini ve bu sözün o dönem temel sloganlardan birine dönüştüğünü anlatıyor.

‘HDP’NİN 7 MİLLETVEKİLİ ÇIKARDIĞI VAN’DA 7 KİŞİYİ TOPLAYABİLDİK’

Geylani, HEP’in o dönemde Van’da örgütlenme zorluğu yaşadığını ve Hakkari İl Başkanı olarak kendisinin de oradaki çalışmalara katılmak için çağrıldığını belirterek, şu ilginç anekdotu aktarıyor: “Daha sonra Van depreminde yıkılan Bayram Otelinde toplantı yaptık. Halkın yanımızda olduğunu biliyorduk; ama öylesine bir korku vardı ki, o toplantıya sadece 7 kişi katıldı. Biz siyasi çalışmaları o şartlarda yaptık. 7 Haziran seçimlerinde HDP 7 kişi ile toplantı yaptığımız 8 milletvekilli olan ilden 7 milletvekili çıkardı. O listenin başında da Figen Yüksekdağ vardı. Bu aslında her şeyi anlatıyor.”

‘KÜRT SİYASETİNE YÖNELİK SALDIRI KORKUNUN NEDENİDİR’

HDP üzerindeki baskılara dikkat çeken Hamit Geylani, Kürt siyasetine yönelik saldırıların geçmişten günümüze kadar sürdüğünü belirterek, “Bu saldırıların hepsi korkunun sonucudur. Nazım Hikmet Mussolini için diyor ki, ‘çok konuşuyor, çok korktuğu için çok konuşuyor.’ Şimdi bakın Erdoğan gece gündüz konuşuyor. Bu konuşmalarında da özellikle Kürt, Kürt siyasetine adeta hakaret ediyor. Bu korkunun bir sonucudur” diye konuştu.

BÜTÜN KÜRT PARTİLERİ KAPATILDI

HADEP döneminde yaşanan bayrak provokasyonuna dikkat çeken Geylani, o provokasyondan sonra bütün parti yöneticilerinin tutuklandığını, daha sonra kendilerine siyaset yasağı verildiğini söyledi. HEP, DEP, HADEP, DEHAP, Özgür Parti gibi bütün Kürt partilerin kapatıldığını hatırlatan Geylani, ilk kez bir parti yöneticisi olarak DEHAP’ın kapatılmasında Anayasa Mahkemesi’nde siyasi savunma yaptığını hatırlattı.

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER

Geylani, parti kapatmaların yanında Kürt siyasetine yönelik fiziki saldırıların olduğunu, faili meçhul cinayetlerin yaşandığını hatırlatarak, “Benim hatırladığım ilk cinayet Vedat Aydın cinayetidir. Saldırıdan 1 hafta önce, Muş’ta parti il başkanlarının toplantısı vardı. Vedat gelmişti diğer arkadaşlar da gelmişti. Bir hafta sonra Vedat’ın katledilmesi haberi geldi. Vedat Aydın’ın katledilmesi iyi bir demokrat, iyi bir insan hakları savunucu olmasından kaynaklanıyordu. Vedat’ı yok etmek sistemin kafasındaki kirli oyunun parçasıydı ve bununla Kürtlere gözdağı ve korku salınmak isteniyordu. Vedat bütün baskılara karşı direnen bir Kürt evladıydı. Daha sonra Mehmet Sincar, Muhsin Melik, Faik Candan’n katliamı izledi” dedi. Geylani, SHP’den ayrılma sürecinde bir toplantı gerçekleştirdiklerini kendisinin Hakkari, Muhsin Melik’in de Urfa il başkanı olarak ‘SHP’den ayrılma’ yönünde tavır koyduğunu belirterek, Muhsin Melik için, “O da bir devrimciydi halk önderiydi” diye konuştu.

‘KORKTUKÇA SALDIRIYORLAR, SALDIRDIKÇA BİZ BÜYÜYORUZ’

Geylani bütün bu saldırılara rağmen Kürt siyaseti hareketinin büyüdüğünü 7 Haziran’da 80 milletvekili çıkardığını, 3 Büyükşehir Belediyesini kazandığını ve bunun da sistemin korkularını daha da derinleştirdiğini söyledi. Geylani şöyle konuştu: “O zaman korktukları için saldırıyorlardı, şimdi de korktukları için saldırıyorlar. Fakat o saldırılar bizi bitirmedi büyüttü, bugün de saldırılar bizi bitiremez ancak büyütebilir” diye konuştu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

DSP’li Muammer Aydın İstanbul’da resmen adaylıktan çekildi: Her şey çok güzel olacak

AleviNet

Published

on

Demokratik Sol Parti (DSP) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Muammer Aydın, geçen hafta adaylıktan istifa ettiğini duyurmuştu.

İşte o paylaşım;

ÖNEMLİ İSİMLERİ İSTİFA ETMİŞTİ

DSP’de Hikmet Sami Türk ve Necmiye Çölaşan, partinin Ekrem İmamoğlu’na destek veren açıklama yapmaması üzerine DSP’den istifa etmişti. İSTANBUL’DAN ADAYLIKTAN ÇEKİLENLER BTP adayı Selim Kotil, Demokrat Parti adayı Ersan Gökgöz, Türkiye Komünist Hareketi adayı Aysel Tekerek ile Emekçi Hareket Partisi adayı Özge Akman İstanbul seçimlerinden çekildiklerini açıklamıştı. MUSTAFA SARIGÜL’E ÇAĞRI Mustafa Sarıgül’ün eski zdanışmanı Mustafa Gültekin de Twitter’dan yaptığı açıklamada Sarıgül’e çağrıda bulundu. Gültekin’in mesajı şöyle: “Her seferinde CHP gençlik kollarından geldiğini o kültürle büyüdüğünü söyleyen @M_Sarigul bu parti sayesinde başkan oldun zengin oldun hukuk devleti için insanlar canlarını veriyor. Sen neden @herseycokguzelolacak diyemiyorsun. Kimden neden korkuyorsun. Marşımızı unutma KORKMA!”

Continue Reading

Politika

Canan Kaftancıoğlu’ndan iddianame açıklaması: Skandal ancak ne yazık ki alışılageldik bir durum

AleviNet

Published

on

Canan Kaftancıoğlu’nun hakkında açılan soruşturma ile ilgili açıklaması şu şekilde:

“2018 Ocak ayından itibaren hakkımda soruşturmalar başlatılmış ve bu soruşturmalarla ilgili 12 Aralık 2018 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade vermiştim. Soruşturma dosyasında, ifade özgürlüğü kapsamında yer alan şahsıma ait beyanlarım ile birlikte; üretilmiş, kurgulanmış, sahte ifadeler de bulunmaktaydı.

Yazıldığı ve kabul edildiği söylenen iddianameye ilişkin tarafıma resmi bir tebligat ulaşmadan yandaş medya organlarına sızdırılması soruşturmanın gizliliği açısından skandal, ancak ne yazık ki alışılageldik bir durum olmuştur. Soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesi kadar önemli olan bir diğer husus ise, nasıl ve ne amaçlarla bu ihlale göz yumulduğu ve sızdırmanın zamanlamasıdır.

Hukuk eliyle gösterdikleri sopayla susturacaklarını, korkutacaklarını, yıldıracaklarını zannedenler olabilir. Ancak bilinsin ki tek gündemim İstanbul’un çocukları, gençleri, kadınları, yoksulları kısacası onaltı milyon vatandaşı için hiç durmadan, dinlenmeden, yorulmadan çalışmaktır.

Zaman susma değil tam tersine vatandaşa hakikati daha yüksek sesle anlatma zamanı. Ve böylesi bir zamanda; geçmişten bugüne, halka hakikati anlatanlara yaşatılan onca mağduriyetin yanında bu dava benim açımdan konuşmayı bile ayıp sayacağım bir teferruat olarak kalacaktır.

Soran, merak eden dayanışma gösteren tüm dostlar rahat olsunlar.

Çok yakında hak kazanacak, halk kazanacak, hakikat kazanacak ve her şey çok güzel olacak.”

Kaftancıoğlu’nun 17 yıla kadar hapsi istendi

Continue Reading

Politika

HDP: Tatvan ve Çaldıran’daki gaspa ortak tutum alınmalı

AleviNet

Published

on

HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eş Sözcüsü Selahattin Aslan tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle:

“31 Mart seçimleri sonrası AKP iktidarı ve güdümündeki kurumlar hızlıca harekete geçmiş ve İçişleri Bakanlığı tarafından HDP’li 26 belediye için özel bir talimat kurgulanmıştı. İktidarın yıllardır başvurduğu hırsızlık ve gasp adımlarının devamı son olarak Tatvan ve Çaldıran’da atılmıştır.

31 Mart yerel seçimlerinde AKP’nin çok az bir oy farkı ile kazandığı Tatvan Belediyesi’nde partimiz 14 belediye meclis üyesi, AKP ise 11 belediye meclis üyesi çıkarmıştır. Mecliste çoğunluğun HDP’de olduğu bu ilçede, skandal niteliğinde bir karar alınarak haklarında soruşturma olduğu gerekçesiyle 14 HDP’li belediye meclis üyesinden 9’u görevden uzaklaştırılmıştır.

Karara gerekçe olarak; Anayasa’nın 17’inci maddesinin 4’üncü fıkrası ile 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi gösterilmiştir. Bu maddelerde ifade edilen gerekçelerin konu ile alakalı olmadığını söylemek için hukukçu olmaya gerek yoktur.

Söz konusu karar yazısı incelendiğinde, Belediye Meclis Üyemiz Diyar Orak’ın 2017 tarihli bir dava dosyası bulunduğu, buna karşın diğer 8 belediye meclis üyemizin tamamına 2019 tarihli yeni davalar açıldığı anlaşılmaktadır. Hiçbiri hakkında alınmış bir mahkeme kararı yoktur. Bu büyük bir hukuksuzluk ve siyasi ahlaksızlıktır.

‘HDP’NİN KAYBETTİREN STRATEJİSİNE TAHAMMÜL EDEMİYORLAR’

Öte yandan Van’ın Çaldıran ilçesinde, 31 Mart seçimlerini yüzde 53 oyla partimiz HDP kazanmış, 25 üyeden oluşan belediye meclisinde de çoğunluğu elde etmiştir. YSK’nin seçim sonrası aldığı KHK’li seçilmişler kararı neticesinde HDP’nin kazandığı belediye başkanlığı gasp edilerek AKP’ye verilmiştir. Son olarak da 21 Mayıs 2019’da seçilmiş belediye başkanı Leyla Atsak ve Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hülya Darak’ın da aralarında olduğu çok sayıda partilimiz gözaltına alınmıştır.

Bu hukuksuzluk ve hak gaspı HDP’ye tahammülsüzlüğün fotoğrafıdır. İstanbul seçimlerine giderken HDP’nin kaybettirme stratejisini hazmedemeyen iktidar bloku, belediyelerimize yönelik saldırgan tutumunu sürdürmektedir.

‘ORTAK TUTUM ALINMALI’

Tatvan ve Çaldıran’da yaşanan irade gaspı, hukuksuzluklar ve yönelimler iktidarın kayyım zihniyetinin ve rejiminin devamıdır. Bu irade gaspına karşı ortak tutum almak, iktidarın kötücül hegemonik aklına rıza göstermeyen herkesin görev ve sorumluluğudur.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI