Connect with us

.

Güncel

Kardeş Gülmen: Devlet suçunu kabul etmek istemiyor

AleviNet

Published

on

Semih Özakça ile birlikte 68 gündür açlık grevinde olan ablası Nuriye Gülmen’e destek vermek için açlık grevine başlayan Beyza Gülmen, ablasının durumundan kaygılı olduğunu ancak başaracaklarına inandığını söyledi.

KHK ile işlerinden atılan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın başladıkları açlık grevi 68’inci gününe girerken, eyleme destek de artıyor. Gülmen ve Özakça’ya en büyük destek de ikilinin ailesinden geliyor. En son Nuriye Gülmen’in Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde öğrenci olan Beyza Gülmen, ablasına destek vermek amacıyla açlık grevine başladı. 9 arkadaşı ile birlikte eyleme başlayan kardeş Gülmen, dihaber’e konuştu.

DİRENİŞ EZGİLERİ ARASINDA AÇLIK GREVİ

Eskişehir Genç-Sen binasında sürdürülen açlık grevinin yapıldığı mekanda Grup Yorum üyelerinin direniş şarkıları çalınıyor. Burada Nuriye’nin yüzündeki tebessümü andırarak şarkılara eşlik eden Beyza Gülmen, vakur duruşuna rağmen endişelerini de dile getiriyor: “Üzülüyorum, 9 kilo kaybetmiş ablam. Mesela haberlerde hastalık belirtilerinin başladığını gördüğümde endişeleniyorum. Korkuyorum… Yani açlık grevinden sonra ne olacak, nasıl olacaklar diye. Öyle endişelerim var tabi. Ama sonra endişelerimi yok etmeye çalışıyorum. Ve elimden geldiği kadar da bunu yapıyorum.”

BASKILAR DESTEĞİ ENGELLEDİ

Eylemin ilk başlarda yalnız bırakıldığını ve yeteri desteğin verilmediğine işaret eden kardeş Gülmen, “Şu an sosyal medyada ilk gün alanda tek başına olduğu fotoğraflar var. Fakat bugün orada yüzlerce insan toplanıyor” dedi ve şunları ekledi: “Başlarda tek başınaydı gerçekten. İnsanlar fotoğraf çekmeye dahi korkuyordu. Çünkü polis orada terör estiriyordu.”

FİZİKİ SALDIRIYA DA UĞRADI

Nuriye’lerin yaptığı eyleme yapılan müdahalelerden ablasının çok fazla saldırıya maruz kaldığının altını çizen Beyza Gülmen, ablasının bir ara burnunun kırıldığını ve o zamandan sonra tedirgin olmaya başladığını söyledi.

BAŞARACAKLAR!

Her şeye rağmen eylemin başarılı olacağına olan inancını dile getiren Gülmen, “Ben başaracaklarına inanıyorum. Bu konuda gerçekten umutluyum” dedi. Kardeş Gülmen, “Orada gerçekten mutlular ve çok güzel bir dayanışma duygusu yarattılar. Oraya gittiğimde, o insanları gördüğümde ben de o mutluluğu yaşıyorum. Güçlü hissediyoruz kendimizi, gerçekten öyle bir his bırakıyorlar. Alana gittiğimde ben bunları hissediyorum. Onlar da aynı şeyleri hissediyorlar ve amaçları da bu zaten; dayanışma duygusunu hissetmek ve hissettirmek” şeklinde konuştu.

Gülmen, açlık grevi sonucunda ablasının sağlığı açısından oluşacak etkinin kendisini düşündürdüğünü ifade etti.

SUÇLARINI İTTİRAF EDECEKLER!

Eylemi yok sayan devletin, “başından beri sivil polislerle olayı takip ettiğini” dile getiren Gülmen, devletin bunu “işlediği suçları kabul etmemesine” bağladı ve şöyle devam etti: “Çünkü onlara işlerini geri verdiğinde suçlu olduğunu kabul etmiş olacak. Yani ‘evet ben suçluyum. Ben bu insanları işinden attım. Hiçbir gerekçe olmadan bir gecede attım ve şimdi onları geri döndürüyorum’ demek istemiyor. Ama bir yandan da suçlu olduğunu biliyor. Bu yüzden umursamıyor gibi yapıyor. Biz bu durumun öyle olmadığını da biliyoruz. Birçok saldırı oluyor. Bu saldırılar aslında oradaki dayanışmadan ve insanların çokluğundan ne derece de korktuklarının göstergesidir.”

EYLEMİ BÜYÜTECEĞİZ

Daha fazla dayanışma gösterilmesi gerektiğini belirten Gülmen: “Eskişehir’de eylem yapmak için geç bile kaldım aslında. Tek bir günlük açlık greviyle yetinmeyeceğim. Oturma eylemleri yapmayı düşünüyorum, dışarıda da açlık grevi olabilir. Yani buradaki odada yaptığımız şeyi alanlara taşımayı düşünüyoruz” diye konuştu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Dünya nüfus artışının yarısı 9 ülkede gerçekleşecek

AleviNet

Published

on

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayınlanan Dünya Nüfusu Perspektifleri başlıklı rapora göre, halen 7,7 milyar civarındaki nüfus 2050 yılına kadar 9,7 milyara ulaşacak. Raporda yer alan tahminlere göre, dünya nüfusu 2100 yılına kadar ortalama 11 milyara yaklaşacak.

NÜFUS GİDEREK YAŞLANIYOR

BM raporunda yer alan bilgilere göre, dünya nüfusu hem doğum oranlarının azalması hem de yaşam beklenti süresinin uzaması nedeniyle yaşlanmaya devam edecek. Halen ortalama yaşam süresi 72,6 yıl iken, 2050’ye gelindiğinde bu süre 77,1 yıla kadar çıkacak. 1990 yılında ise ortalama yaşam süresi 64,2 idi.

Buna paralel olarak doğum oranları da düşmeye devam ediyor. 1990 yılında her bin kadın başına doğum oranı 32 iken, 2019’da bu oran 25 oldu. 2050’ye gelindiğinde ise bu oran her bin kadına 22’ye kadar düşecek.

Bilimsel tahminler, nüfusun düşmesinin önlenmesi ve nesillerin yenilenebilmesi için doğum oranlarının her bin kadına 21’in üzerinde olması gerektiğini gösteriyor.

ARTIŞIN YARISI 9 ÜLKEDE

BM raporunda yer alan bir diğer nokta ise, nüfus artışında dünyanın farklı ülkeleri arasındaki uçurum.

Almanya, Japonya, Ukrayna, Belarus, Estonya, Macaristan, İtalya, Rusya ve Sırbistan gibi ülkelerin de arasında olduğu 27 ülkenin nüfusu 2010 yılından bu yana en az yüzde 1 oranında geriledi. Halen 1,4 milyara yakın nüfusuyla ilk sırada yer alan Çin’de 2050’ye kadar yüzde 2,2 ile 31 milyon civarında bir düşüş bekleniyor.

Ancak başta Hindistan, Nijerya ve Pakistan olmak üzere çok sayıda ülkede aşırı bir artış söz konusu. Rapora göre, 2050 yılına kadar gerçekleşecek 2 milyarlık nüfus artışının yarısından fazlası 9 ülkedeki artıştan kaynaklı olacak. Bu ülkeler Hindistan, Nijerya, Pakistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, Tanzanya, Endonezya, Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD).

BM’nin projeksiyonlarında dünya nüfusunun 2100 yılına gelindiğinde 11 milyara yaklaşacağı öngörülüyor.

 

Continue Reading

Güncel

Irak’ta ABD askeri kampına saldırı!

AleviNet

Published

on

Irak’ın başkenti Bağdat’ın 85 kilometre kuzeyinde yer alan ve içinde bir tane de askeri havalimanı bulunan ABD askeri üssü ve kampına dün gece katyuşa füzeleriyle saldırı düzenlendi.

Irak Başbakanlığı’na bağlı Güvenlik Medya Ağı saldırıyı doğruladı. Ancak saldırıda can ve mal kaybı olup olmadığı hakkında her hangi bir bilgi verilmedi.  Yapılan açıklamada, kamp ve askeri üsse üç katyuşa roketinin isabet ettiği belirtildi.

Bağdat’ın yaklaşık 85 kilometre kuzeyinde yer alan ve ABD’li askerlerin kaldığı söz konusu kampta askeri havalimanı ve üs bulunuyor.

SALDIRILAR ARTTI

ABD askerlerinin Irak’ta bulunduğu kamplara yönelik son dönemlerde artan saldırılar dikkat çekiyor.

Salahaddin vilayetinde bulunan Irak’ın en büyük askeri hava üssü “Beled Hava Üssü”ne de 15 Haziran’da havan toplu saldırı düzenlenmişti.

Bağdat’ın merkezinde yer alan ABD Büyükelçiliği yakınındaki bir eve de geçen cuma akşamı bir katyuşa roketi atıldığı bildirilmişti.

ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği yakınlarına 20 Mayıs’ta da yine kaytuşalarla saldırı gerçekleştirilmişti.

Continue Reading

Güncel

FEDA: Zilan festivaline güçlü katılalım

AleviNet

Published

on

FEDA açıklamasında şunları belirtti: “Tekçi na haq zihniyetin iktidar aracı olarak geliştirdiği ve canı candan ayırarak erkek cinsini adeta iktidara dönüştüren, egemen, sömürü ve soygun düzeninde, sanki doğal ve sıradan bir durummuş gibi yaşamın tüm alanlarında başta kadın olmak üzere inançlara, kimliklere karşı yapılan baskılar, taciz, tecavüzler, kendisinden olmayan/ biat etmeyen ve özgür eşit bir yaşam uğruna direnen, zindanlarda rehin alınan tutsak olan kadınlara yönelik uygulanan her türlü insanlık dışı uygulamalar, insan olma özünü ve erdemini kaybetmiş, kendinde kadına karşı her tür insanlık dışı muamelede bulunma hakkı bulan politikalar her geçen gün artmaktadır. Bu şartları hazırlayan ve bunlara seyirci kalan zihniyetlerin varlıkları devam ettikçe, kadının ve dolayısıyla toplumların özgürlük mücadelesi devam edecektir. Tıpkı; Mirabal kardeşler gibi, Dersimli Bese, Zarife, Sema, Sakine ve Zilan’lar gibi….

Her yıl kadınların direniş ve özgürlük ruhuna denk bir şekilde düzenlenen Zilan Kadın Festivali’nin bu yıl 15’incisi 22 Haziran Cumartesi günü özgürlüğe olan coşkumuzla gerçekleşecek.

Zarife’lerden, Bese’lere, katliam ve zulme karşı uçurumlardan bedenlerini ölüme yatıran, ateşlerle sınanarak birer bedelgâh olan ana kadınlarımızdan aldığı direniş ruhunu kadın özgürlük mücadelesinde her zaman direnişin, mücadelenin adı olarak yaşatan Zilan, kendisinde yarattığı hakikat arayışını evrenselleşen kadın direniş çizgisiyle buluşturmuştur.

‘Yol kadındır’ diyen bir inancın, ‘Zulme karşı direniş haktır’ diyen bir toplumun fertleri olarak biz Alevi Kadınlar Birliği olarak bizler başta zulme boyun eğmeyen, mazlumdan yana tarafını koruyan Alevi kadınları olmak üzere ; Kürt kadınları ve dostlarını 22 Haziran Cumartesi günü Bismarckstraße 125 Leverkusen adresinde gerçekleşecek 15. Zilan Festivaline bekliyoruz.

Nasıl ki arı zehrini balında arındırmak için birleşiyorsa; zalimin zulmü de kadınlar özgürlük sevdasında birleştiğinde yok olacaktır.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI