Connect with us

Politika

Yıldırım: Nokta değil 3 noktayla sonuçlandı

Erdoğan-Trump görüşmesi için “Fiyasko” diyen HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Erdoğan’ın görüşmesinin noktayla değil 3 noktayla sonuçlandığını söyledi. Yıldırım, Kürt sorununun çözümü için de “Biz halen Dolmabahçe Mutabakatı noktasındayız” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.

Konuşmasına Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve Kemal Gün’ün açlık grevlerine değinerek başlayan Yıldırım, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve siyasi iktidar yetkililerinin söz konusu açlık grevlerine ilişkin ses çıkarmalarını istedi. Yıldırım, “Yetkililerin de artık ivedi olarak adım atmasını ve bu açlık grevlerine sebep olmuş gerçeği ortadan kaldıracak düzenlemeleri ivedi olarak bekliyoruz. Çünkü geçen her gün, her saat kritik aşamadaki 3 isim için hayati önemdedir” dedi.

‘CEZAEVLERİ İŞKENCEHANEYE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ’

Türkiye cezaevlerinin ülkenin kanayan yarası olduğunu belirten Yıldırım, cezaevi koşullarının katlanılmayacak duruma geldiğini ifade etti. “Cezaevi görevlilerinin cezaevlerini işkencehaneye dönüştürdüğü bir gerçeklikle karşı karşıyayız” diyen yıldırım, örnek olarak Elazığ Cezaevini gösterdi. Yıldırım, “Elazığ Cezaevi yeni bitmiş bir kampustur. Apar topar alt yapı koşulları sağlanmadan kapasitesinin çok üstünde tutuklu ve hükümlü yerleştirilmiş ve halk ihlalleri uygulanmaktadır. O yurttaşların hakları evrensel, anayasal haktır.

‘ÜLKEDEKİ TUTUKLULAR İÇİN KILINI KIPIRDATMIYOR’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD’de tutuklu bulunan Reza Zarraf’ı, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olduğu için savunduğu yönündeki sözlerine de değinen Yıldırım, “Reza Zarraf’ın başka ülkedeki sözüm ona mağduriyetini gidermeye çalışan Cumhurbaşkanı, kendi ülkesindeki on binlerce tutuklunun hak ihlalleri konusunda kılını kıpırdatmamaktadır. Elazığ Cezaevinde çıplak arama yapıldığı, yeterli su verilmediği, kapasitenin 3 katına çıkıldığı, sosyal hakların kullandırılmadığı, tek kişilik koğuşlarda aylardır tutulan kişiler olduğu, revir haklarının gasp edildiği bilinmektedir” dedi.

‘FİGÜRAN OLMAYACAĞIZ’

Yıldırım, dün belirlenen Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeleriyle ilgili de konuştu. Baştan beri böylesi bir duruma taraf olmayacaklarını ifade ettiklerini belirten Yıldırım, “Böyle bir tiyatronun figüranı olmayacağız” dedi. Yıldırım, devamında şunları söyledi: “Yeni sistemin seçimlerinin nasıl olacağını düşünmek bile istemiyoruz. Zorla anayasa kılıfı geçirilmiş olabilir ama bizim için meşru değildir. Bu paketin yargıyı siyasallaştıran, hakim-savcı atamalarını koordine eden HSK seçimine yargının siyasallaşması dışında bir anlam ifade etmiyor.”

‘BİZ MAHKEME HEYETİNİN HÂKİMLERDEN OLUŞTUĞUNU SANIYORDUK’

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 96 fezlekesinin olduğu ve 30 civarı duruşmaya SEGBİS ile katıldığı bilgisini paylaşan yıldırım, devamında şunları kaydetti: “Etkin bir yargılama yöntemi olmaması sebebiyle mahkemede hazır bulunma dışında hiçbir duruşmasına katılamayacağını ilan etti ve katılmıyor da. Ancak Viranşehir’de yürüyen bir dosyayla ilgili mahkeme heyeti duruşmaya getirilmesi talebi, dava dosyasını sürüncemede bırakma amacı taşımaktadır. Bu niyet okumaktan başka bir şey değildir. Biz mahkeme heyetinin hakimlerden oluştuğunu sanıyorduk. Müneccimlerden, falcılardan oluştuğunu bilmiyorduk. Hâkimler somut olgulardan hareket edip karar mı verirler yoksa niyet mi okurlar?”

‘SİYASİ İKTİDAR TERÖRİST İLAN ETTİKLERİNİN ARKASINA SIĞINIYOR’

Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Siyasi iktidar terörist ilan ettiklerinin arkasına sığınıyor. Geçen salı Diyarbakır milletvekilimiz Nursel Aydoğan’ın vekilliği düşürülürken paylaştığım belgede de vardı. İddianameyi hazırlayan savcı ağırlaştırılmış müebbet talebiyle tutukludur. Bize göre yaptıkları tek doğru iş 17-25 Aralık ve MİT TIR’larıydı dosyalarıydı. Bu konularda iddianame hazırlayınca terörist olacak ama HDP’liler aleyhine fezleke ve iddianame hazırlayınca hukuk insanı olacak. Siyasi iktidar terörist ilan ettiklerinin arkasına sığınmıştır. Bunların hazırladığı bütün iddianameler, dava dosyaları düşürülmelidir. Ki biz de suçlamalarınızı geri alalım. Bir kişi teröristse bütün söylem ve eylemleriyle teröristtir. Bir bölümde terörist, bir bölümde hukukçudur gibi safsatayı kabul edemeyiz. 2 yıl önceki HSYK seçimlerinde paralelcilerin aday listesi 5 bin 400 oy aldı, bugüne kadar ihraç edilen sayı 3 bin 700. Onların hesaplarına göre konuşuyorum, kalan bin 700 hakim ve savcı nerede? Belki de Viranşehir’dedir. Belki Figen Yüksekdağ hakkında dosya hazırlayanlardır. İktidarın siyasi yaklaşımını ve teröristlerle bağlantılı duruşunu reddediyoruz.”

Yıldırım, konuşmasından sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

‘NOKTA DEĞİL ÜÇ NOKTA KONULDU’

“Erdoğan ABD’ye giderken ‘virgül değil nokta’ konulacak demişti. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna Yıldırım, şu yanıtı verdi: “Yapılan ortak açıklamadaki temenniler ve niyetler üzerine de sadece Erdoğan konuştu. Görüşmenin içeriğine ilişkin, Erdoğan’ın gitmeden önce dile getirdiği hedeflerden de hiç bahsetmedi. YPG’den bahsedilirken Trump güldü. Ayrıca Trump çok kısa tuttu ve orada da Lavrov ile olan görüşmesini anlattı. Bu, neyin noktasının konulmaya gidildiği konusunda bizi tereddüt içinde bıraktı. Gerçekten ne konuşuldu, neyin kararı alındı? On binlerce km yol gidildi, haftalarca tartışıldı. Sonuç, büyük bir belirsizlik. Erdoğan’ın görüşmesi noktayla değil 3 noktayla sonuçlanmıştır. ‘Buyurun buradan sonrasını siz yorumlayın’ denilmiştir. Fiyaskodur. 20 dakika baş başa görüşmek için mi oraya gitti? Bir aydır ülke gündemini bunun için mi meşgul ediyor. Ayrıca Türkiye 1.5-2 yıl önce Rojava’da iyi bir partnerdi. Salih Müslim’in gelip gidiyordu. Süleyman Şah Türbesi taşındı. Türkiye, Suriye’de de Rojava’da da iyi bir aktör ve partnerdi. Bugün kim söyleyebilir ki Türkiye daha efektif bir dış politika yürütebiliyor? Bütün bunlar, Kürt fobisi üzerinden gelinen bir nokta olarak görülmeli. Ülke canını kaybetti, malını kaybetti, itibarını kaybetti.

ÜÇ HUKUKİ VE İDARİ GARABET

Yıldırım’a “Tuncay Özkan ve Eren Erdem’in Demirtaş ziyaretlerinden sonra Bahçeli’nin sert çıkışı” soruldu. Yıldırım, şöyle cevap verdi: “Hukuki ve idari garabet söz konusu. Birincisi; Demirtaş ve Yüksekdağ ile milletvekillerinin cezaevinde bulunmaları. İkinci garabet, kendi partisini milletvekilleri görüşemiyorken başka milletvekillerinin görüşebilmesidir. Üçüncü garabet, sanki Demirtaş avukatlarıyla mesaj veremiyor da, bir başka partinin milletvekilleri mesaj veriyor. Ayrıca Demirtaş ziyaretlerden rahatsız olmaz, o ziyaretler siyasi değil insanidir, nezaket ziyaretleridir. Ben eşbaşkanımı ziyaret edersem bu hem insani hem siyasidir ama bir başka partinin milletvekili Demirtaş ile görüştükten sonra onun adına siyasi mesaj veremez. Buna soyunursan başka yerlere çekilebilir. Demirtaş, özerklikle ilgili hiçbir cümlenin konuşulmadığını belirtti. İlk 4 madde; devletin adını, bayrağını marşını ve başkentini tanımlar. Sadece eş genel başkanımız değil hepimiz öyle düşünüyoruz; bizim bayrakla, marşla problemimiz yok. Ama bu ülkenin tek bir merkezde kati bir şekilde yönetilmesine karşıyız. Bu bizim programımızda var. Özerlik düşüncemiz, Türkiye’nin hantal yapıdan kurtulması, bizim parti politikalarımızdandır. Demirtaş bu partiye sonradan gelmedi, parti programının hazırlanmasında bizzat bulunmuştur.”

‘DOLMABAHÇE MUTABAKATI NOKTASINDAYIZ’

Yıldırım, bir gazetecinin “AKP kongresinde Kürt sorunu çözümüne yönelik mesajlar verileceği yeniden çözüm sürecine gidilebileceği yönünde kulisler var. Siz bu sürecin neresindesiniz, olası bir sürecin içinde yer alır mısınız” sorusuna şu yanıtı verdi: “Biz hiçbir zaman Kürt sorunu başta olmak üzere sorunların çözümü için diyalog mekanizmalarının işletilmesinden kopmadık. Bu ülkede kan dökülürken bile ısrarla çözüm sürecini, diyaloğu, müzakereyi savunduk. Onu siyasi çıkarları için kullanan iktidar terk etti. Biz hiçbir zaman terk etmedik. Böyle bir şeyin başlaması durumunda sadece söylemler üzerinden değil, somut adımlar üzerinden hareket edilmelidir. Saray ya da iktidar, başkanlığa giden yolda bir çözüm sürecine ihtiyaç duyuyorlarsa bu ülkeye yazık ederler. Buna gerek yok. Bu ülkede kalıcı ve onurlu bir barışın sağlandığı günü görelim, o gün bizim siyasi hayatımızın son günü olsun. Akan kanın devam etmesini düşünemeyiz. Biz, çözüm iradesinden ayrılmadık. Biz halen Dolmabahçe Mutabakatı noktasındayız. Bu soruyu çözüm sürecini terk edenlere sormak gerekir. Ama onları sadece kongrelerde niyet beyanlarında bulunurken değil, somut adımlar atarken görmek isteriz. Her türlü rolü de üstleniriz.”

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Politika

İmamoğlu’ndan Bahçeli ve Akar’a: Her yere gideriz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı sonrası ‘Mesaj alınmıştır’ diyen MHP Başkanı Devlet Bahçeli ve Savunma Bakanı Hulusi Akar’a tepki göstererek, “Bu memleket bizim, her yere gideriz” dedi. 

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dün gerçekleşen linç saldırısı ve sonrası yapılan açıklamalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

İmamoğlu, Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı ‘mesajınızı verdiniz’ yönündeki açıklamalara ilişkin “Çok acı. Neyin mesajı? ‘Yüzde 93’e yakın oy almadığınız yere neden gittiniz?’ dendi. Ne demek o? Bu ülkenin her karışı bizim. Her yere gideriz. Herkes her yere gider” sözlerini sarf etti.

İmamoğlu açıklamalarında şunları söyledi:

“Saldırıyı planlayanları yapanları kınıyorum. Bu saldırı Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet anlayışına, milletine demokrasiye olan inancına yapılmış bir saldırıdır. Saldırıyı yapanlarla ilgili gerekli tüm işlemlerin yapılmasını istiyoruz. Bu işin arka planında ne varsa bir an önce ortaya çıkartılıp ilgili kurumların görevlilerin tedbirli davranması gerektiğini belirtmek istiyorum. Devlet adamlığı çok önemli. Talihsiz açıklamalar var. Kamuoyunun önünde olan bizler çok dikkatli konuşmalıyız. Oy hesapları, kişisel çıkarlar üzerinden verilen mesajlar milletin geleceğini tehdit eten boyutlara ulaşabiliyor. İnsanları kışkırtabiliyor. Bunun gibi kötü eylem planlarını kolaylaştırabiliyor. Sana, banası yok bunun.

Neyin mesajı?

‘Mesajınızı verdiniz’ gibi cümleler duyduk. Çok acı. Neyin mesajı? ‘Yüzde 93’e yakın oy almadığınız yere neden gittiniz?’ dendi. Ne demek o? Bu ülkenin her karışı bizim. Her yere gideriz. Memleketin her yeri bizim. Herkes her yere gider. Bu talihsiz açıklamaların derhal bitmesini diliyorum. Genel Başkan’ımızın soğukkanlı, toplumu barışa sevk eden davranışı örnektir diye düşünüyorum.”

Devlet Bahçeli’nin ‘İstanbul seçimleri beka meselesidir’ sözleri üzerinde de duran İmamoğlu, “Hangi gerekçelerle konuştuğunu bilemiyorum Sayın Bahçeli’nin. Cevap verilecek konu değil. Seçim bitmiştir. Mazbatamızı aldık. YSK tarihi görevini en doğru şekilde yerine getireceğine inancım tam” dedi.

İmamoğlu, verilerin kopyalanmasının önüne geçen mahkeme kararına ilişkin ise şunları söyledi: “Belki de idare mahkemesi süreci kendinden kaldıracaktır diye düşünüyorum. Eksik, yanlış açıklama olabilir ama bunu gideririz. Komplo teorilerini üreten arkadaşları şaşkınlıkla izliyorum.”

Konuşmasında İBB çalışanlarından şu ana kadar istifa edenin olmadığı bilgisini paylaşan İmamoğlu, bazı çalışanlarının sosyal medya paylaşımlarına ilişkin de, “Arkadaşlarımız inceliyor. Bazılarıyla ilgili soruşturma başlanacaktır. Demokrasiyi kabul etmeyen açıklamalar var. Ben olsam istifa ederdim” diye belirtti.

‘Manşetlere dava açacağız’

CHP’li İmamoğlu, hükümete yakın gazetelerin attığı manşetlere de değindi. İmamoğlu, şunları dile getirdi: “Gazete manşetleriyle ilgili soruşturma ve dava açacağımız manşetler var. Kışkırtan, hayasızca, terbiyesizce, insanların duygularını vatan severliğin, ayaklar altına alan ve hepimizin hassasiyeti olan şehitlik mertebesiyle ilgili terbiyesizce haber yapma… Bunun haberle alakası yok. Bunu yapan insanların çok canı acımış ki böyle yollara başvuruyor. Yasal işlemleri başlattık.” İSTANBUL

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Politika

CHP Sözcüsü Öztrak: İktidardakiler koruyamıyorsa, biz Genel Başkanımızı korumayı biliriz

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Dün Ankara’nın Çubuk ilçesinde Şehit Yener Kırıkcı’nın cenaze töreninde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırıyla ilgili konuşan Öztrak, “Yapılanlar şehidimizin cenazesine, şehidimizin ailesine büyük saygısızlıktır. Bu olayı sıradan bir protesto, basit bir tepki gibi görmek mümkün değildir. Adına ‘gazete’ denen paçavralarda bugün hâlâ daha milleti bölüp parçalama amacıyla atılan manşetleri görmek gerçekten hepimizi çok büyük üzüntüye boğmaktadır. Çok tehlikeli gelişmelerdir bunlar” ifadelerini kullandı.

‘Provokasyon yok’ dedi, CHP’yi suçladı Saldırgan AKP üyesi çıktı! Akar, saldırganlara böyle seslendi: Tepkinizi gösterdiniz, çekilin! “Bu sloganı 26 yıl öncesinden tanıyoruz” Saldırının yaşandığı köyün sakinleri net konuştu MHP’den bir skandal açıklama daha

‘İÇİŞLERİ BAKANI, PARTİMİZİ HEDEF GÖSTERMEKTEDİR’

Öztrak, tüm seçim kampanyası boyunca milletin arasına ekilen kin ve nefret tohumlarını, seçimin siyasi bir tortusu olarak görmenin mümkün olmadığını belirtti. Öztrak, şöyle dedi:

“9 ay önce ‘CHP’lilerin şehit cenazelerine alınmama talimatını verdim’ diyerek aslında dün yaşanan bu müessif olaya zemin hazırlayan İçişleri Bakanı, şimdi seçim tortusunun arkasına saklanarak sorumluluktan kaçamaz. Atanmış İçişleri Bakanının görevleri vardır. Birinci görevi bu olayı önlemektir; ama bunu becerememiştir, başaramamıştır. İkinci görevi bu olay olduktan sonra bu olayı tarafsız bir şekilde soruşturmak, sorumluları yargıya teslim etmektir. Ama İçişleri Bakanı bunu yapmak yerine hâlâ seçim öncesindeki ayrıştırıcı dili kullanmaya devam etmektedir. Partimizi ipe sapa gelmez suçlamalarla hedef göstermektedir. Anlaşılan ilk görevini yerine getiremeyen İçişleri Bakanı, ikinci görevini de yerine getiremeyecektir. İçişleri Bakanı bugün bu müessif olayı basite indirgemeye, seçim öncesi tortuları gerekçe göstererek, köylülerin bireysel basit bir eylemi olarak göstermeye çabalamaktadır. Burada ciddi bir linç girişimi olduğunu görmemek olsa olsa sorumluluk sahibinin, bu sorumluluktan kaçma çabası olabilir.”

‘SORUMLULUKTAN KAÇMAKTADIR’

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun köyde saldırı sırasında götürüldüğü evde 1,5 saat mahsur kaldığını ifade eden Öztrak, “Devlet, Başkent’in bir mahallesinde ortadan yok olmuştur. Şehidimizin cenazesinde güvenliği sağlamakla görevli olan Vali ve İçişleri Bakanı, görevlerini yapamamışlardır. İçişleri Bakanı, Sayın Genel Başkanımızın güvenlik birimlerine cenazeye katılım konusunda bilgi vermediğini ifade etmiştir. Bu doğru değildir. Genel Başkanımızın koruma birimi, devletin güvenlik protokollerine harfiyen riayet etmiştir. Pazar sabahı saat 10.03’te Ankara Koruma Şube Nöbetçi Amirliği’ne Sayın Genel Başkanımızın şehidimizin cenazesine katılacağı konusunda bilgi verilmiştir. Nitekim bu bilgiye dayanarak, Çubuk Kaymakamı, Sayın Genel Başkanımızı Akkuzuluk köyünün girişinde karşılamıştır. Milli Savunma Bakanının korumaları da Genel Başkanımızın törene katılıp katılmayacağını sormuş, katılım konusunda gerekli bilgi onlara da verilmiştir. Dolayısıyla İçişleri Bakanı, Genel Başkanımızın katılımı konusunda ‘Bilgi sahibi değildik’ diyerek bu konudaki gerçekleri saklamaktadır, sorumluluktan kaçmaya çalışmaktadır” diye konuştu.

‘BİLGİM YOK DEMESİ CİDDİ SIKINTI’

Öztrak, “Kaldı ki Genel Başkanımızın çalışma odasına ‘geçmiş olsun’ ziyaretinde bulunanları bugün yaptığı basın açıklamasında anbean takip ettiği anlaşılan bir İçişleri Bakanının, bu ülkenin ana muhalefet partisi genel başkanının şehit cenazesine katılıp katılmayacağı konusunda ‘bilgim yoktu’ demesi gerçekten çok ciddi bir sıkıntı yaratmaktadır. Bunu kabullenmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

‘ZEHİRLİ DİL, CİDDİ BİR TEHDİT HALİNE GELMİŞTİR’

Bu olay nedeniyle siyasi bir rant devşirme peşinde olmadıklarını belirten Öztrak, “Biz siyasete malzeme edilemeyecek kadar ciddi bir konuyla karşı karşıya olduğumuzu düşünmekteyiz. Devlet adamı olan herkes bunu bilir. Bunun bilincindedir. Söz konusu olan devletin kurucu partisi olan CHP’nin Genel Başkanının can güvenliğidir. Toplumumuzu ayrıştıran, bölen, parçalayan zehirli bir dil devletimiz için artık devletimizin bekası, milletimizin bekası için ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Seçim öncesi kullandığı bu ayrıştırıcı dili halen kullanan bir İçişleri Bakanına bizlerin güven duymasını kimse beklemesin. Bu İçişleri Bakanının güvenlik güçlerinin yapacağı soruşturma karşısında tarafsız kalacağını da inanmamızı da kimse beklemesin. Bu çerçevede bu İçişleri Bakanı ya sorumluluğunu yapmış olduğu hataların kendisini getirdiği bu noktayı idrak ederek istifa etmeli ya da onu oraya atayan makam onu derhal bu görevden almalıdır” şeklinde konuştu.

‘KİMSE BİZİ ŞEHİTLERİN CENAZELERİNE KATILMAKTAN ALIKOYAMAZ’

‘Demiri soğutma’ sorumluluğunun herkesten önce ülkeyi yönetenlere ait olduğunu belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, ”Bu da sözle değil; ancak eylemle gerçekleşebilir. Kimse bizleri şehitlerimizin cenazelerine katılmaktan alıkoyamaz. Bayrak, vatan, şehitlerimiz hepimizindir. Asker ocağı ve şehitlerimizin siyasi partisi olmaz. Terörist kurşunu, şehitlerimize parti sormaz. Eğer iktidardakiler bu devletin kurucu partisinin genel başkanını koruyamıyorsa biz Sayın Genel Başkanımızı korumasını biliriz. Unutulmasın ki biz Kurtuluş Savaşı meydanlarında kurulmuş Kuvayı Milliye’nin partisiyiz” dedi.

Soylu’ya yanıt:’İçişleri Bakanı olarak görmüyoruz’ Kılıçdaroğlu’ndan yeni saldırı açıklaması CHP: Saldırının azmettiricileri belli MHP’den bir skandal açıklama daha

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Politika

SYKP İsviçre, 4. Kongresini yaptı

SYKP MYK Üyesi Erdal Kara, SYKP Kurucu Eşbaşkanı Tuncay Yılmaz, SYKP kurucularından ve aynı zamanda HDP Onursal Başkanı, eski Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, HDP MYK Üyesi Kenan Kalyon, Mahir Sayın da dün sona eren kongre katılımcıları arasındaydı.

KRİZE KARŞI NE YAPILABİLİR?

SYKP Avrupa örgütünün sürdürdüğü “Sınıf Mücadelesini Yükseltelim” kampanyasının sloganıyla toplanan kongrede, kapitalizmin tıkanıklığı ve krizi karşısında nasıl bir sınıf siyaseti izlenmesi gerektiği, erkek egemenliğine karşı kadınların özgürlük mücadelesi, ekoloji direnişleri de değerlendirildi.

Kongrede 5’i gençlik çalışmalarından toplam 8 kişi, Parti’ye üye olarak yeni dönem çalışmalarında yer aldılar.

YENİ KOORDİNASYON

Yeni koordinasyona 5 kadın, 5 erkekten oluşan 10 üye seçildi. Koordinasyon kuruluna Olga Kasman, Selim Ünay, Nergiz Özdemir, Ali Cem Kalkandelen, Nurcihan Ünlü, Ali Akkurt, Döndü Yıldırım, Gazi Yıldırım, Sevinç Ağlamaz, Hüseyin Bektaş seçildi. Ayrıca Kerim İşbilir de yedek üye olarak belirlendi.

Kongrede iki yıllık dönemde görev yapacak Etik Kurulu’na Fahriye Kotevelioğlu Usta, Hüseyin Kürekçi ve Muazzez Yücel seçildi.

 

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Güncel15 dakika ago

YSK kararını verdi: KHK’liler oy kullanabilir

AKP’nin KHK ile ihraç edilenlerin oy kullanmaması yönündeki itirazı YSK tarafından reddedildi. AKP, YSK’ye sunduğu ek dilekçede KHK’lilerin oy kullanamayacağını...

Haberler58 dakika ago

Almanya’dan silah ihracatında Türkiye 19’uncu sırada

Almanya’nın silah ve teçhizat ihracatında bu yılın ilk üç ayında düşüş kaydedildi. Yeşiller milletvekili Omid Nouripour’un soru önergesine Ekonomi Bakanlığı’nın...

Röportaj59 dakika ago

Kati Piri: AB Erdoğan’ın otoriterliğine güç veriyor

Avrupa Parlamentosu (AP) Hollanda milletvekili ve Türkiye Raportörü Kati Piri, AKP iktidarının Türkiye’yi felakete sürüklediğini belirterek, “Türkiye basın konusunda hiçbir...

Güncel59 dakika ago

HDP, Kemal Türkler’i mezarı başında andı

1 Mayıs Dünya Emekçi gününe sayılı günler kala Halkların Demokratik Partisi (HDP), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) kurucularından ve onursal...

Dünya60 dakika ago

140 Bradost köyü Türk devletine karşı BM’ye başvurdu

Bradost’taki 140 köy adına 2 bin kişinin imzasını taşıyan bir mektup hem Irak hem de uluslararası kurumlara gönderildi. Köylüler, Birleşmiş...

Güncel1 saat ago

Alevi örgütlerinden Leyla Güven’e ziyaret

Amed’e çeşitli temaslarda bulunmak üzere gelen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel...

Güncel1 saat ago

Kılıçdaroğlu saldırganlardan şikayetçi oldu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Çubuk ilçesi Akkuzulu Mahallesi’nde 21 Nisan Pazar günü şehit piyade sözleşmeli er Yener Kırıkcı’nın cenaze...

Dünya1 saat ago

310 kişinin öldürüldüğü saldırıyı üstlenen örgüt belli oldu

Sri Lanka Devlet Araştırma Dairesi, 3 kilise ve 3 oteldeki patlamanın ‘canlı bomba saldırısı’ olduğunu duyurdu. OTOBÜS TERMİNALİNDE 87 ADET...

Dünya4 saat ago

Sri Lanka’da ulusal yas: Ölü sayısı 310’a yükseldi

Sri Lanka’da Pazar günü aralarında kilise ve otellerin de bulunduğu sekiz ayrı noktada düzenlenen terör saldırılarında ölenlerin sayısı 310’a yükseldi....

Dünya4 saat ago

Der Spiegel: Efrîn’de etnik ve kültürel temizlik yapılıyor

Bir yıldan fazladır Türk devleti ve ona bağlı çetelerin işgali altında bulunan Rojava Kürdistan’ın Efrîn kentinde yaşananlar artık yaygın Alman...

Güncel4 saat ago

Paskalya yürüyüşünde açlık grevi direnişlerine dikkat çekildi

İsviçre’nin Bern kentinde Ercholz alanında 1000’i aşkın kişi bir araya gelirken Mizgin Kadın Meclisi aktivistleri de yürüyüşe kendi renkleriyle katıldı....

Dünya4 saat ago

İran’daki sel felaketinin bilançosu

İran ve Rojhilatê Kurdistan’da 19 Mart’tan itibaren başlayan ve aralıksız bir şekilde ay boyunca devam eden yağışlar 25 eyalette sel...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort