Connect with us

Politika

Demirtaş’dan çağrı: ‘Demokrasi ve Barış Mücadelesi Planı’ hazırlanmalı

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, cezaevinden partisinin 3. Olağan Kongresi’ne gönderdiği mesajda, somut bir “Demokrasi ve Barış Mücadelesi Planı” hazırlanması yönünde, tüm parti yönetimine, kurumlarına ve HDP bileşenlerine çağrı yaptı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) 3. Olağanüstü Kongresi’ne, Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutulan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş mesaj gönderdi. Demirtaş’ın mesajını HDP Sözcüsü Osman Baydemir okudu.

Demirtaş’ın mesajının tam metni şöyle:

“Divan üyelerini, siz saygıdeğer delegeleri, partimizin tüm yönetim kademelerindeki değerli arkadaşlarımı, milletvekili arkadaşlarımı, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerini ve basının değerli emekçilerini yürekten selamlıyorum. Siyasi rehine durumumuz nedeniyle fiziken aranızda olamasak da, kalben ve bütün ruhumuzla Olağanüstü Kongremizin heyecanını sizlerle paylaşıyoruz.

Değerli arkadaşlar;

7 Haziran seçimleri sonrasında başlayan siyasi darbenin bir parçası olarak sürdürülen ve HDP’nin beş bini aşkın yönetici ve üyesinin tutuklanması ve gözaltına alınmasıyla devam eden bir siyasi tasfiye operasyonu ile karşı karşıyayız. Bugün gerçekleştirmek zorunda kaldığımız Olağanüstü Kongremiz de bu tasfiye girişimlerinin ortaya çıkardığı mecburiyetten kaynaklanıyor. Eş Genel Başkanımız Sayın Figen Yüksekdağ’ın hukuk, yasa ve her türlü siyasi etiğin ayaklar altına alındığı bir komplo sonucunda milletvekilliğinin ve Eş Genel Başkanlığı’nın düşürülmesi karşısında bu kongre hukuki mecburiyetlerle toplanmıştır.

Her şeyden önce Sayın Yüksekdağ’a yönelik hukuk dışı saldırıyı bir kez daha kınadığımı, bu saldırının HDP’nin kurumsal şahsına yönelmiş pervasızca bir komplo olduğunu belirtmek isterim. Sayın Yüksekdağ’ın resmi olarak üyeliğinin ve vekilliğinin düşürülebilmiş olması bizim nazarımızda yok hükmündedir. Bizler, özgürlük ve demokrasi mücadelesine eşbaşkan veya vekil olarak başlamadık; bu sıfatlarımızın zorbalıkla düşürülmesi de bizi mücadelemizden zerre kadar geri bırakamaz.

Sayın Yüksekdağ bizim açımızdan hala halkın seçilmiş vekili ve HDP’nin onurlu, devrimci Eş Genel Başkanı’dır. Zorlu bir dönemde üç yıldır birlikte HDP’de Eş Genel Başkanlık yaptığımız Sayın Yüksekdağ’a, değerli yoldaşıma sizin aracılığınızla Edirne’den Kandıra’ya selam, sevgi ve dayanışma duygularımı gönderiyorum. Cezaevlerindeki bütün siyasi tutsakları bu vesileyle bir kez daha coşkuyla selamlıyorum.

Saygıdeğer delegeler, değerli konuklar;

Bu kısa mesajımda uzun uzadıya siyasi değerlendirmelere değinme şansım yok maalesef. Ancak son iki yılda yaşanan üç önemli kırılma noktasını hatırlatmadan geçemeyeceğim. Birincisi, 7 Haziran sonrası hayata geçirilen siyasi darbe ve savaş konsepti; ikincisi, 15 Temmuz darbe girişimi; üçüncüsü de 16 Nisan referandumudur. Bu konularda partim HDP yeterli ve doyurucu tespitler yapmış, bunları mütemadiyen kamuoyu ile paylaşmıştır. Elbette her üç kırılmanın da gerçek mağduru halkın, ezilenlerin bizzat kendisidir. Yönetici elitlerin kendi aralarındaki devleti ele geçirme kavgasının gerçek mağduru yoksul halklarımız olmuştur.

Kanaatimce ortada bir rejim değişikliği kavgası yoktur. Rejimin el değiştirmesi gerçeği vardır. Eski Türkiye’nin sahibi olduklarını iddia edenlerle, sözde Yeni Türkiye’nin sahibi artık biziz diyenler arasında yaşanan bir kayıkçı kavgasından demokrasinin çıkmasını beklemek hayal olurdu elbette. Bir de Fethullah Cemaati denilen, sağ iktidarlar ve son olarak AKP eliyle palazlandırılmış, alçaklıkta sınır tanımayan paralel devlet yapılanmalarının yarattığı tahribatlar vardır ki, bu da bütün bu mağduriyetleri katmerleştirmiştir.

Değerli kardeşlerim;

Bütün bu tarihsel kırılmaların nedenlerinin ve sonuçlarının partimiz tarafından sağlıklı bir değerlendirmeye tabi tutulduğunu biliyorum. Bu kesimlerin ne yapmaya çalıştıklarının farkındayız. Ancak bu tespitlerden çok daha önemlisi “bizim ne yapacağımızdır”. Bütün bu tehdit ve saldırı dalgası karşısında halkı nasıl koruyacağız, demokrasiyi ve barışı sağlamak için nasıl bir mücadele hattı izleyeceğiz? Zorunluluk sonucu toplanmış olsa da, Kongremizin bu sorulara cevap verebilmesi gerekir.

Halen çok güçlü ve kararlı bir halk desteğine sahip olan HDP’yi siyaset arenasında öncü konumuna taşımanın gereklerini yapmak gibi ahlaki bir sorumluluğumuz vardır. Türkiye’nin çok dilli, çok kültürlü, çok dinli çoğulcu yapısına uygun Sünni, muhafazakar yurttaşlarımızdan Alevi inancına sahip vatandaşlarımıza; Müslüman olmayan topluluklardan, seküler kesimlere; Türk, Kürt, Ermeni, Arap, Süryani, Çerkes, Pomak, Boşnak vd. topluluklara; işçi, işsiz, çiftçi, işveren, esnaf kesimlerine; öğrenci, akademisyen, kamu emekçisi, gazeteciye kadar toplumun yarısını oluşturan ve geri kalanını da doğurup büyüten kadınlara; en dinamik gücümüz gençlere, çocuklara kadar herkesin arzu ettiği demokrasiye ve barışa nasıl ulaşacağız? HDP bu konularda nasıl daha fazla inisiyatif alabilir?

İşte bu konularda daha somut cevaplar üretebilmemizin zamanı geldi de geçiyor bile. Hiç şüphesiz ki, bizim de elimizde sihirli bir değnek yok. Demokrasi karşıtı güçlerin, devletin bütün olanaklarını kullanarak içerde ve dışarıda savaş politikalarıyla eş zamanlı olarak bizlere tasfiyeyi dayattığının farkındayız. İktidarın zoru, şiddeti ve savaş araçlarını bir siyaset yapma biçimi olarak kullandığını görmeyecek kadar saf değiliz. Fakat bütün bu gerçeklere rağmen, çok önemli bir mücadele dinamiği olan dirençli bir halk ile birlikte siyaset yapıyor olmak da bizim avantajımızdır. Demokratik siyaset kanallarının neredeyse tümden kapatıldığını görüyor, yaşıyoruz. Ancak ne olursa olsun, bir kez daha inatla belirtiyorum ki, HDP demokratik siyasetten katiyen vazgeçmeyecek, siyasal sorunlarımızın çözümü için şiddet dışı yöntemlerde ısrar edecektir.

Sevgili arkadaşlarım;

Aslolan ve normal olan demokratik siyasettir; savaş ve şiddet anormal olandır, insana ve doğaya aykırı olandır. Bizler canlıların kendilerini zorunlu ve meşru olarak savunmaları dışındaki hiçbir şiddet yöntemini kabul etmiyoruz. Bu, ilkesel bir duruştur.

Bugün dünyanın bütün kıtalarında ve ağırlıklı olarak bizim bölgemizde Ortadoğu ve Afrika’da vahşet boyutlarına ulaşmış savaş-çatışma durumlarına tanıklık ediyoruz. Maalesef ülkemizde de, sınırlarımızın hemen ötesinde de bu acı tablo değişmiyor. Bütün bu histerik kan deryasında barış çığlığını yükseltmek barışı sağlamaya yetmiyor. Elbette barış, barış demekten vazgeçmeyeceğiz; ancak bunu demekle sorumluluğumuzu tam olarak yerine getirmiş de sayılmayız.

Bu nedenle tüm arkadaşlarımızın, parti yönetimimizin, kurumlarımızın ve bileşenlerimizin katkısı ve desteği ile somut bir “Demokrasi ve Barış Mücadelesi Planı” hazırlanması gerekiyor. Bütün parti yapımızın, dostlarımızın, bileşenlerimizin bu planı sahiplenmesi ve hayata geçebilmesi için üstün bir gayret göstermesi gerekiyor. Siyasi sorumluluğumuz gereği içeride de olsak dışarıda da, bizler bu doğrultuda mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.

Buradan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir beka sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyleyenlere seslenmek istiyorum. Evet, ben de bu tespite katılıyorum. Ancak bu tehdit ve tehlikeden kurtulmanın başka bir yolu var diyorum, başka bir seçenek, en gerçekçi, en ahlaki, tarihsel ve siyasi geçmişimize en uygun, en doğru seçenek.

İşte hazırlayacağımız bu plan Türkiye’nin ve tüm yurttaşlarımızın bir arada, güven içinde, eşit, adil, özgür bir geleceği yaratabilmesinin fırsatını bizlere sunacaktır. Şüphesiz hiçbir demokrasi ve barış mücadelesi planı kusursuz, eksiksiz değildir. Ancak bunun, Türkiye halklarının eşit birlikte yaşamını sağlayacak, ortak bir gelecek yaratmaya katkı sunacak gerçekçi bir mücadele planı olacağı, tartışmaya değer olacağı inancındayız.

Unutmayalım ki, demokratikleşme ve barış mücadelesi her şeyden önce sabır, inanç ve samimi, gönüllü katılımı gerektirir. Demokrasiler bir gecede yasayla inşa edilemez, ancak belli bir olgunlaşma süreci ile birlikte kalıcı bir kültüre dönüşmesi için durmadan çalışmak ve kararlı olmak gerekir. Demokrasi olmadan toplumsal barış da olmaz. İlgili tüm kesimleri önerilerimizi serinkanlılıkla, ciddiyetle ele almaya, katkı sunmaya; bu samimi, ülke ve toplum çıkarlarını aynı anda gözeten makul önerilere eleştiri ve görüşleriyle destek sunmaya çağırıyorum.

Siyaset kin, öfke ve intikam duygularıyla yapılmaz, yapılamaz. Türkiye toplumunun kahir ekseriyeti bizden şiddet ortamını değiştirecek, demokrasi ve barış mücadelesini başarıya ulaştıracak bir misyon üstlenmemizi bekliyorken, bu gerçeği göz ardı ederek siyaset yapamayız. Şüphesiz ki, bütün sorunlarımızı bir planla çözemeyiz. Ama siyaseti normalleştirmeyi, mücadelelerin barışçıl, demokratik yollarla sürdürülebilmesinin kanallarını açmayı, Türkiye’yi içinde bulunduğu zor durumdan demokrasisini güçlendirerek çıkarmayı hedeflemeliyiz.

Çok değerli kardeşlerim;

İnançlarımız, ibadetlerimiz, ideolojilerimiz, türkülerimiz, halaylarımız, horonlarımız, dualarımız, rüyalarımız hep ortak yaşam ve toplumsal barış üzerineyken, bizler bunlar için daha somut, daha sonuç alıcı adımlar atmaktan çekinmeyelim. Siyasette cesaret budur. Binbir emekle gerçekleştirdiğimiz, ama bir türlü nihayete erdiremediğimiz, en son Dolmabahçe Sarayı’na gömülen barış umutlarımızı yeniden ve daha güçlü bir şekilde haykırma zamanıdır. Cumhuriyet’in demokratik değerlerine sahip çıkmak, eksiklerini gidererek, yanlışlarını düzelterek, Cumhuriyeti demokratikleştirerek mümkün olur. Ortak vatanda birlikte, eşit ve kardeşçe yaşamak için, demokrasisi güçlü bir Cumhuriyet’in onurlu eşit yurttaşları olarak korkmadan, birbirimize dostlukla sarılabilmek için hepinizi cesarete davet ediyorum.

Kongremizin başarıyla tamamlanacağına olan inancımı tekrarlıyor, bugüne kadar birlikte çalıştığımız yol arkadaşlarıma emeklerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyor, yeni görev alacak arkadaşlarıma ve Eş Genel Başkanımıza başarılar diliyorum. Aynı şekilde oda arkadaşım Hakkari milletvekilimiz Sayın Abdullah Zeydan’ın da selam, sevgi ve başarı dileklerini iletiyor, sizleri özlemle kucaklıyoruz. Mutlaka kazanacağız.

Selahattin Demirtaş
HDP Eş Genel Başkanı – Edirne F Tipi Cezaevi / 20 Mayıs 2017”

Demirtaş’ın mesajının okunmasının ardından salondan “Direne direne kazanacağız” sloganları yükseldi.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Politika

İmamoğlu’ndan Bahçeli ve Akar’a: Her yere gideriz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı sonrası ‘Mesaj alınmıştır’ diyen MHP Başkanı Devlet Bahçeli ve Savunma Bakanı Hulusi Akar’a tepki göstererek, “Bu memleket bizim, her yere gideriz” dedi. 

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dün gerçekleşen linç saldırısı ve sonrası yapılan açıklamalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

İmamoğlu, Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı ‘mesajınızı verdiniz’ yönündeki açıklamalara ilişkin “Çok acı. Neyin mesajı? ‘Yüzde 93’e yakın oy almadığınız yere neden gittiniz?’ dendi. Ne demek o? Bu ülkenin her karışı bizim. Her yere gideriz. Herkes her yere gider” sözlerini sarf etti.

İmamoğlu açıklamalarında şunları söyledi:

“Saldırıyı planlayanları yapanları kınıyorum. Bu saldırı Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet anlayışına, milletine demokrasiye olan inancına yapılmış bir saldırıdır. Saldırıyı yapanlarla ilgili gerekli tüm işlemlerin yapılmasını istiyoruz. Bu işin arka planında ne varsa bir an önce ortaya çıkartılıp ilgili kurumların görevlilerin tedbirli davranması gerektiğini belirtmek istiyorum. Devlet adamlığı çok önemli. Talihsiz açıklamalar var. Kamuoyunun önünde olan bizler çok dikkatli konuşmalıyız. Oy hesapları, kişisel çıkarlar üzerinden verilen mesajlar milletin geleceğini tehdit eten boyutlara ulaşabiliyor. İnsanları kışkırtabiliyor. Bunun gibi kötü eylem planlarını kolaylaştırabiliyor. Sana, banası yok bunun.

Neyin mesajı?

‘Mesajınızı verdiniz’ gibi cümleler duyduk. Çok acı. Neyin mesajı? ‘Yüzde 93’e yakın oy almadığınız yere neden gittiniz?’ dendi. Ne demek o? Bu ülkenin her karışı bizim. Her yere gideriz. Memleketin her yeri bizim. Herkes her yere gider. Bu talihsiz açıklamaların derhal bitmesini diliyorum. Genel Başkan’ımızın soğukkanlı, toplumu barışa sevk eden davranışı örnektir diye düşünüyorum.”

Devlet Bahçeli’nin ‘İstanbul seçimleri beka meselesidir’ sözleri üzerinde de duran İmamoğlu, “Hangi gerekçelerle konuştuğunu bilemiyorum Sayın Bahçeli’nin. Cevap verilecek konu değil. Seçim bitmiştir. Mazbatamızı aldık. YSK tarihi görevini en doğru şekilde yerine getireceğine inancım tam” dedi.

İmamoğlu, verilerin kopyalanmasının önüne geçen mahkeme kararına ilişkin ise şunları söyledi: “Belki de idare mahkemesi süreci kendinden kaldıracaktır diye düşünüyorum. Eksik, yanlış açıklama olabilir ama bunu gideririz. Komplo teorilerini üreten arkadaşları şaşkınlıkla izliyorum.”

Konuşmasında İBB çalışanlarından şu ana kadar istifa edenin olmadığı bilgisini paylaşan İmamoğlu, bazı çalışanlarının sosyal medya paylaşımlarına ilişkin de, “Arkadaşlarımız inceliyor. Bazılarıyla ilgili soruşturma başlanacaktır. Demokrasiyi kabul etmeyen açıklamalar var. Ben olsam istifa ederdim” diye belirtti.

‘Manşetlere dava açacağız’

CHP’li İmamoğlu, hükümete yakın gazetelerin attığı manşetlere de değindi. İmamoğlu, şunları dile getirdi: “Gazete manşetleriyle ilgili soruşturma ve dava açacağımız manşetler var. Kışkırtan, hayasızca, terbiyesizce, insanların duygularını vatan severliğin, ayaklar altına alan ve hepimizin hassasiyeti olan şehitlik mertebesiyle ilgili terbiyesizce haber yapma… Bunun haberle alakası yok. Bunu yapan insanların çok canı acımış ki böyle yollara başvuruyor. Yasal işlemleri başlattık.” İSTANBUL

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Politika

CHP Sözcüsü Öztrak: İktidardakiler koruyamıyorsa, biz Genel Başkanımızı korumayı biliriz

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Dün Ankara’nın Çubuk ilçesinde Şehit Yener Kırıkcı’nın cenaze töreninde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırıyla ilgili konuşan Öztrak, “Yapılanlar şehidimizin cenazesine, şehidimizin ailesine büyük saygısızlıktır. Bu olayı sıradan bir protesto, basit bir tepki gibi görmek mümkün değildir. Adına ‘gazete’ denen paçavralarda bugün hâlâ daha milleti bölüp parçalama amacıyla atılan manşetleri görmek gerçekten hepimizi çok büyük üzüntüye boğmaktadır. Çok tehlikeli gelişmelerdir bunlar” ifadelerini kullandı.

‘Provokasyon yok’ dedi, CHP’yi suçladı Saldırgan AKP üyesi çıktı! Akar, saldırganlara böyle seslendi: Tepkinizi gösterdiniz, çekilin! “Bu sloganı 26 yıl öncesinden tanıyoruz” Saldırının yaşandığı köyün sakinleri net konuştu MHP’den bir skandal açıklama daha

‘İÇİŞLERİ BAKANI, PARTİMİZİ HEDEF GÖSTERMEKTEDİR’

Öztrak, tüm seçim kampanyası boyunca milletin arasına ekilen kin ve nefret tohumlarını, seçimin siyasi bir tortusu olarak görmenin mümkün olmadığını belirtti. Öztrak, şöyle dedi:

“9 ay önce ‘CHP’lilerin şehit cenazelerine alınmama talimatını verdim’ diyerek aslında dün yaşanan bu müessif olaya zemin hazırlayan İçişleri Bakanı, şimdi seçim tortusunun arkasına saklanarak sorumluluktan kaçamaz. Atanmış İçişleri Bakanının görevleri vardır. Birinci görevi bu olayı önlemektir; ama bunu becerememiştir, başaramamıştır. İkinci görevi bu olay olduktan sonra bu olayı tarafsız bir şekilde soruşturmak, sorumluları yargıya teslim etmektir. Ama İçişleri Bakanı bunu yapmak yerine hâlâ seçim öncesindeki ayrıştırıcı dili kullanmaya devam etmektedir. Partimizi ipe sapa gelmez suçlamalarla hedef göstermektedir. Anlaşılan ilk görevini yerine getiremeyen İçişleri Bakanı, ikinci görevini de yerine getiremeyecektir. İçişleri Bakanı bugün bu müessif olayı basite indirgemeye, seçim öncesi tortuları gerekçe göstererek, köylülerin bireysel basit bir eylemi olarak göstermeye çabalamaktadır. Burada ciddi bir linç girişimi olduğunu görmemek olsa olsa sorumluluk sahibinin, bu sorumluluktan kaçma çabası olabilir.”

‘SORUMLULUKTAN KAÇMAKTADIR’

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun köyde saldırı sırasında götürüldüğü evde 1,5 saat mahsur kaldığını ifade eden Öztrak, “Devlet, Başkent’in bir mahallesinde ortadan yok olmuştur. Şehidimizin cenazesinde güvenliği sağlamakla görevli olan Vali ve İçişleri Bakanı, görevlerini yapamamışlardır. İçişleri Bakanı, Sayın Genel Başkanımızın güvenlik birimlerine cenazeye katılım konusunda bilgi vermediğini ifade etmiştir. Bu doğru değildir. Genel Başkanımızın koruma birimi, devletin güvenlik protokollerine harfiyen riayet etmiştir. Pazar sabahı saat 10.03’te Ankara Koruma Şube Nöbetçi Amirliği’ne Sayın Genel Başkanımızın şehidimizin cenazesine katılacağı konusunda bilgi verilmiştir. Nitekim bu bilgiye dayanarak, Çubuk Kaymakamı, Sayın Genel Başkanımızı Akkuzuluk köyünün girişinde karşılamıştır. Milli Savunma Bakanının korumaları da Genel Başkanımızın törene katılıp katılmayacağını sormuş, katılım konusunda gerekli bilgi onlara da verilmiştir. Dolayısıyla İçişleri Bakanı, Genel Başkanımızın katılımı konusunda ‘Bilgi sahibi değildik’ diyerek bu konudaki gerçekleri saklamaktadır, sorumluluktan kaçmaya çalışmaktadır” diye konuştu.

‘BİLGİM YOK DEMESİ CİDDİ SIKINTI’

Öztrak, “Kaldı ki Genel Başkanımızın çalışma odasına ‘geçmiş olsun’ ziyaretinde bulunanları bugün yaptığı basın açıklamasında anbean takip ettiği anlaşılan bir İçişleri Bakanının, bu ülkenin ana muhalefet partisi genel başkanının şehit cenazesine katılıp katılmayacağı konusunda ‘bilgim yoktu’ demesi gerçekten çok ciddi bir sıkıntı yaratmaktadır. Bunu kabullenmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

‘ZEHİRLİ DİL, CİDDİ BİR TEHDİT HALİNE GELMİŞTİR’

Bu olay nedeniyle siyasi bir rant devşirme peşinde olmadıklarını belirten Öztrak, “Biz siyasete malzeme edilemeyecek kadar ciddi bir konuyla karşı karşıya olduğumuzu düşünmekteyiz. Devlet adamı olan herkes bunu bilir. Bunun bilincindedir. Söz konusu olan devletin kurucu partisi olan CHP’nin Genel Başkanının can güvenliğidir. Toplumumuzu ayrıştıran, bölen, parçalayan zehirli bir dil devletimiz için artık devletimizin bekası, milletimizin bekası için ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Seçim öncesi kullandığı bu ayrıştırıcı dili halen kullanan bir İçişleri Bakanına bizlerin güven duymasını kimse beklemesin. Bu İçişleri Bakanının güvenlik güçlerinin yapacağı soruşturma karşısında tarafsız kalacağını da inanmamızı da kimse beklemesin. Bu çerçevede bu İçişleri Bakanı ya sorumluluğunu yapmış olduğu hataların kendisini getirdiği bu noktayı idrak ederek istifa etmeli ya da onu oraya atayan makam onu derhal bu görevden almalıdır” şeklinde konuştu.

‘KİMSE BİZİ ŞEHİTLERİN CENAZELERİNE KATILMAKTAN ALIKOYAMAZ’

‘Demiri soğutma’ sorumluluğunun herkesten önce ülkeyi yönetenlere ait olduğunu belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, ”Bu da sözle değil; ancak eylemle gerçekleşebilir. Kimse bizleri şehitlerimizin cenazelerine katılmaktan alıkoyamaz. Bayrak, vatan, şehitlerimiz hepimizindir. Asker ocağı ve şehitlerimizin siyasi partisi olmaz. Terörist kurşunu, şehitlerimize parti sormaz. Eğer iktidardakiler bu devletin kurucu partisinin genel başkanını koruyamıyorsa biz Sayın Genel Başkanımızı korumasını biliriz. Unutulmasın ki biz Kurtuluş Savaşı meydanlarında kurulmuş Kuvayı Milliye’nin partisiyiz” dedi.

Soylu’ya yanıt:’İçişleri Bakanı olarak görmüyoruz’ Kılıçdaroğlu’ndan yeni saldırı açıklaması CHP: Saldırının azmettiricileri belli MHP’den bir skandal açıklama daha

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Politika

SYKP İsviçre, 4. Kongresini yaptı

SYKP MYK Üyesi Erdal Kara, SYKP Kurucu Eşbaşkanı Tuncay Yılmaz, SYKP kurucularından ve aynı zamanda HDP Onursal Başkanı, eski Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, HDP MYK Üyesi Kenan Kalyon, Mahir Sayın da dün sona eren kongre katılımcıları arasındaydı.

KRİZE KARŞI NE YAPILABİLİR?

SYKP Avrupa örgütünün sürdürdüğü “Sınıf Mücadelesini Yükseltelim” kampanyasının sloganıyla toplanan kongrede, kapitalizmin tıkanıklığı ve krizi karşısında nasıl bir sınıf siyaseti izlenmesi gerektiği, erkek egemenliğine karşı kadınların özgürlük mücadelesi, ekoloji direnişleri de değerlendirildi.

Kongrede 5’i gençlik çalışmalarından toplam 8 kişi, Parti’ye üye olarak yeni dönem çalışmalarında yer aldılar.

YENİ KOORDİNASYON

Yeni koordinasyona 5 kadın, 5 erkekten oluşan 10 üye seçildi. Koordinasyon kuruluna Olga Kasman, Selim Ünay, Nergiz Özdemir, Ali Cem Kalkandelen, Nurcihan Ünlü, Ali Akkurt, Döndü Yıldırım, Gazi Yıldırım, Sevinç Ağlamaz, Hüseyin Bektaş seçildi. Ayrıca Kerim İşbilir de yedek üye olarak belirlendi.

Kongrede iki yıllık dönemde görev yapacak Etik Kurulu’na Fahriye Kotevelioğlu Usta, Hüseyin Kürekçi ve Muazzez Yücel seçildi.

 

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Güncel11 dakika ago

YSK kararını verdi: KHK’liler oy kullanabilir

AKP’nin KHK ile ihraç edilenlerin oy kullanmaması yönündeki itirazı YSK tarafından reddedildi. AKP, YSK’ye sunduğu ek dilekçede KHK’lilerin oy kullanamayacağını...

Haberler53 dakika ago

Almanya’dan silah ihracatında Türkiye 19’uncu sırada

Almanya’nın silah ve teçhizat ihracatında bu yılın ilk üç ayında düşüş kaydedildi. Yeşiller milletvekili Omid Nouripour’un soru önergesine Ekonomi Bakanlığı’nın...

Röportaj55 dakika ago

Kati Piri: AB Erdoğan’ın otoriterliğine güç veriyor

Avrupa Parlamentosu (AP) Hollanda milletvekili ve Türkiye Raportörü Kati Piri, AKP iktidarının Türkiye’yi felakete sürüklediğini belirterek, “Türkiye basın konusunda hiçbir...

Güncel55 dakika ago

HDP, Kemal Türkler’i mezarı başında andı

1 Mayıs Dünya Emekçi gününe sayılı günler kala Halkların Demokratik Partisi (HDP), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) kurucularından ve onursal...

Dünya55 dakika ago

140 Bradost köyü Türk devletine karşı BM’ye başvurdu

Bradost’taki 140 köy adına 2 bin kişinin imzasını taşıyan bir mektup hem Irak hem de uluslararası kurumlara gönderildi. Köylüler, Birleşmiş...

Güncel56 dakika ago

Alevi örgütlerinden Leyla Güven’e ziyaret

Amed’e çeşitli temaslarda bulunmak üzere gelen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel...

Güncel57 dakika ago

Kılıçdaroğlu saldırganlardan şikayetçi oldu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Çubuk ilçesi Akkuzulu Mahallesi’nde 21 Nisan Pazar günü şehit piyade sözleşmeli er Yener Kırıkcı’nın cenaze...

Dünya57 dakika ago

310 kişinin öldürüldüğü saldırıyı üstlenen örgüt belli oldu

Sri Lanka Devlet Araştırma Dairesi, 3 kilise ve 3 oteldeki patlamanın ‘canlı bomba saldırısı’ olduğunu duyurdu. OTOBÜS TERMİNALİNDE 87 ADET...

Dünya4 saat ago

Sri Lanka’da ulusal yas: Ölü sayısı 310’a yükseldi

Sri Lanka’da Pazar günü aralarında kilise ve otellerin de bulunduğu sekiz ayrı noktada düzenlenen terör saldırılarında ölenlerin sayısı 310’a yükseldi....

Dünya4 saat ago

Der Spiegel: Efrîn’de etnik ve kültürel temizlik yapılıyor

Bir yıldan fazladır Türk devleti ve ona bağlı çetelerin işgali altında bulunan Rojava Kürdistan’ın Efrîn kentinde yaşananlar artık yaygın Alman...

Güncel4 saat ago

Paskalya yürüyüşünde açlık grevi direnişlerine dikkat çekildi

İsviçre’nin Bern kentinde Ercholz alanında 1000’i aşkın kişi bir araya gelirken Mizgin Kadın Meclisi aktivistleri de yürüyüşe kendi renkleriyle katıldı....

Dünya4 saat ago

İran’daki sel felaketinin bilançosu

İran ve Rojhilatê Kurdistan’da 19 Mart’tan itibaren başlayan ve aralıksız bir şekilde ay boyunca devam eden yağışlar 25 eyalette sel...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort