Connect with us

.

Politika

‘AKP jakobenleşti, demokratik değişim mümkün değil’

AleviNet

Published

on

“Değişim” beklentisi yaratılan AKP’nin 3’üncü Olağanüstü Kongresi’ni değerlendiren Hak ve Adalet Platformu üyelerinden Enes Atilla Pay, AKP’nin neden demokratik değişim yapamayacağını gerekçeleriyle anlatarak, “İslami camianın bu gerçekle yüzleşmesi” gerektiğini söyledi.

AKP’nin 3’üncü Olağanüstü Kongresi’nde yaratılan “demokratikleşme ve yeni açılımlar” beklentisi AKP’nin eski destekçileri ve muhafazakarlara da inandırıcı gelmedi. Partinin Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın “OHAL kalkmayacak”, HDP’liler için, “bunlar daha iyi günleri” Kürt hareketi için, “Yok edilecekler” gibi tehdit dili ve “Tek devlet, tek millet, tek dil, tek bayrak” söylemi mütedeyyinleri ürkütüyor.

‘OLUMSUZ DEĞİŞİMİN DORUK NOKTASI OLDU’

MAZLUMDER’e yapılan müdahale sonrası Hak ve Adalet Platformu kurucularından Enes Atilla Pay, kongrenin AKP açısından “malumun ilanı” olduğunu belirterek, kongrenin olumsuz anlamda “Uzun bir süredir AKP’nin içinde kısmen zuhur eden değişimin doruk noktası” olduğu söyledi.

‘AKP JAKOBEN BİR PARTİ HALİNE GELDİ’

“AKP toplumun farklı dinamiklerinin, ezilmiş kesimin iktidarlaşma sürecinden sonra zaman geçtikçe devletin tekelinde, devletin arka bahçesine dönüşen jakoben bir parti haline geldi” diyen Atilla Pay, “Bu süreç son kongre ile kesinleşti. AKP, devletin arka bahçesine dönüşen ve tüzüğe aldığı ‘tekçi’ ilkelerle devlet partisi haline geldi” dedi.

AKP’nin kongre ile, “Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve giderek tek birey yaklaşımına teslim olduğunu” belirten Pay, “Erdoğan etrafında şekillenen bu sürece AKP kadrolarının da gönüllü şeklinde teslim olduğunu görüyoruz” diye belirtti.

‘DEMOKRATİKLEŞME BEKLEMEK MÜMKÜN DEĞİL’

Kongre öncesi yaratılan “demokratik değişim” beklentilerinin AKP’nin geldiği aşama itibariyle mümkün olmadığını vurgulayan Pay, “Değişim olabilmesi için dışarıdan bir gücün ve dinamiğin gelip değişim yaratması gerekiyor. Oysa AKP bütün yol haritasını iktidarını kalıcılaştırmak üzerine kurmuş durumda” diye konuştu.

‘DEĞİŞİM YAPACAK DURUMDA DEĞİL’

Mevcut durumun sürdürülebilir olmadığına dikkat çeken Pay, şöyle devam etti: “Bu değişimi sağlayabilecek dinamikler artık AKP’de yok. AKP hem yaptıklarıyla kötü bir mazi biriktirdi, hem de toplumun değişim talebini anlayabilecek durumda değil. AKP’ye bu kongre ile yeni bir soluk gelmiş değil. Malum’un ilanı olan liderlik değişimini yapmış oldu.”

‘AKP TEKÇİ DEVLET FELSEFESİNE TESLİM OLDU’

Pay, AKP’nin Kürt sorunu konusunda yüzyıl öncesi politikalara kadar gerilediğini belirterek şunları dile getirdi: “AKP’nin uzun bir süredir, 100 yılık devlet felsefesini defacto bir şekilde yürütüyordu. Bu kongre ile 4 ilkeyi (tek bayrak, devlet, vatan, millet) tüzüklerine dahil ederek bunu deklere ettiler. Kürt meselesi konusunda AKP’nin bu topluma verebileceği bir şey yok. Partiler ve iktidarlar bir süre sonra hem yozlaşıyor hem de kirleniyorlar. Bu geri adım atmayı da engelliyor. AKP bu yozlaşmayı çok derinleştirdi. Yeni bir başlangıç ve yeni bir soluk için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç var. Kürt sorunu konusunda demokratik bir çözüme, demokratik bir soluğa ihtiyaç var. OHAL ile ilgili şimdi AKP’nin geriye gidişinin bir alameti. Kendisinin ne kadar gerilebildiğini hesaplayabildiği için ilerideki alacağı oyun ne kadar zor olduğunu bildiği için bunları yapıyor. OHAL’i kendi kazanımlarını ve devletteki tekelleşmesini sürdürmek için bir argüman olarak kullanıyor ve öyle görünüyor ki 2019’a kadar da bunu sürdürecek.”

‘BEDELLERİ İKTİDAR İÇİN KULLANIYOR’

Antidemokratik gidişat karşısında rahatsız olan İslami Camia’nın suskunluğunu da eleştiren ve bu kesimin sorumluluk alması gerektiğini dile getiren Pay, şunları söyledi:

“Bu çevrenin birincisi kendi mazilerine ikincisi de geleceklerine sahip çıkmaları gerekiyor. Bu kesimler, 100 yıldır egemen olan Kemalizme karşı bir mücadele verdiler. Aslında toplumun tamamı bu mücadeleyi verdi ve İslami kesimlerde buna dahildi ve bununla ilgili çok fazla bedel ödendi. AKP bu mücadeleyi kendi etrafında biriktirerek iktidarlaştı. AKP, bu mücadeleyi ve bedeli kendi koltukları için kullanıyor. İslami camianın kendi geçmişlerine sahip çıkmaları için AKP eleştirisi yapmaları gerekiyor.

İSLAMİ CAMİA YAŞANAN KİRLENMELİYLE YÜZLEŞMELİ

Geleceklerine sahip çıkmaları gerekiyor. Bu camia uzun iktidara gelmedikleri için ‘biz iktidara gelirsek her şeyi değiştirebiliriz’ diyorlardı. Ama şimdi iktidarla nasıl kirlenildiğini görmeleri gerekiyor. İleride çocuklarına siyaset yapmayı zorlaştıracak bir mazi bırakıyorlar. AKP’deki bu yozlaşmaya bir dur demeleri gerekiyor. Kürt muhafazakar camia için iş biraz daha acil. Kürt ve mütedeyyin olmalarından dolayı iki yönlü bir mağduriyet yaşıyorlar ve bunu görmeleri gerekiyor. AKP’den beklenin artık gerçekleşme imkanı yok. O yüzden sorumluluk almak lazım.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

HDP’li 4 belediyeye kayyum atandı

AleviNet

Published

on

Türk İçişleri Bakanlığı, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Amed’in Kayapınar, Bismil, Kocaköy ile Van’ın Erciş İlçe Belediyesi’ne kayyum atandı. 

Sabah saatleriyle birlikte Kayapınar Belediye binasını abluka altına alan polisler, kayyum atandığını belirtti. Bakanlık kararını talep eden HDP’liler, kararın gözaltında bulunan eşbaşkan Yılmaz’a tebliğ edildiği ifade etti. Polis daha sonra belediye meclis üyelerini darp ederek binadan çıkardı. Bariyerlerle kapatılan belediye binasının giriş çıkışlar kapatıldı. 

Belediye binasından çıkarılan HDP Milletvekili Dersim Dağ, meclis üyeleri ve partililerin bekleyişi devam ediyor. Bismil ve Kocaköy belediyeleri de polislerce ablukaya alınırken, binalarda arama sürüyor. 

Dün Amed Büyükşehir Belediyesi (DBB) Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, Kayapınar Belediyesi Eşbaşkanı Keziban Yılmaz, Bismil Belediyesi Eşbaşkanı Orhan Ayaz ve Kocaköy Belediyesi Eşbaşkanı Rojda Nazlıer gözaltına alınmıştı. 

Van’da 15 Ekim’den bu yana gözaltında bulunan ve henüz ifadeleri dahi alınmayan Erciş Belediyesi eşbaşkanları Yıldız Çetin ve Bayram Çiçek’in de yerine İlçe Kaymakamı Nuri Mehmetbeyoğlu, kayyum olarak atandı. 

 

Continue Reading

Politika

Oluç: Kürt halkından intikam operasyonu sürüyor

AleviNet

Published

on

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘HDP’YE İNTİKÂM OPERASYONU’

Oluç’un değerlendirmelerinin satır başları şöyle:
“İstikrarlı bir şekilde bu iktidarın kayyum atamaları sürüyor. Halkın iradesini gasp etme faaliyeti sürüyor. Hukuksuz davranışları sürüyor. İktidarın intikam operasyonu, HDP’den, tüm seçmenlerinden ve Kürt halkından intikam operasyonu sürüyor. İktidar, 31 Mart’ta sandıkta kazanamadığını baskı, zor ve hile yoluyla, hukuk dışı adımlarla elde etmeye çalışıyor.
Kısaca özetlemek gerekirse, iktidar Kürt halkına diyor ki: Senin iradeni gasp ederim. İktidar Kürt halkına diyor ki: Sen seçtiysen sayılmaz. İktidar Kürt halkına diyor ki: Senin için hukuk yok. Kürtsen belediye başkanı olamazsın. Kürt’sen kendi ilini, ilçeni, beldeni yönetemezsin. iktidarın Kürt halkına söylediği budur.
Bugün 21 Ekim 2019 tarihinde sabah saatlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı gözaltına alındı. Kayapınar Belediyesi Eş Başkanı Keziban Yılmaz gözaltına alındı. Bismil Belediye Eş Başkanı Orhan Kara gözaltına alındı. Kocaköy Belediye Eş Başkanı Rojda Nazlıer gözaltına alındı.
Bu iktidar savaşı bahane edip halkın iradesini gasp etmeye devam ediyor. Bu aslında çok açık bir siyasi darbe sürecidir. 31 Mart seçimlerini yok sayma süreci devam ediyor. Demokratik siyaseti ortadan kaldırma hamlesidir. Tüm toplumsal muhalefete bir gözdağıdır.

MUHALEFETE ÇAĞRI

Buradan toplumsal ve siyasal muhalefete de bir çağrı yapmak istiyorum. Bakın, bu konuda sustuğunuz zaman, ki susuyorsunuz, belediyelere teker teker kayyım atanmasına karşı tutum almadığınız zaman, demokratik siyasetin ortadan kaldırılmasına göz yumuyorsunuz demektir. Ve bu er ya da geç gelir, bütün toplumsal ve siyasal muhalefeti vuran bir dalga haline dönüşür. O nedenle susmanız ve görmezden gelmeniz kesinlikle doğru bir tutum değildir. Buna karşı hem Türkiye’de hem dünyanın her yerinde ses yükseltilmesinin zamanıdır. Şimdi susma zamanı değildir.

‘İŞGALE KARŞI SESİMİZİ KESEMEYECEKSİNİZ’

“Vekillere bunu yapan halka neler yapar” havasını yaratmak istiyorlar.
Biz bir kez daha söyleyelim ki, isterseniz bütün kalkanlarınızla, TOMA’larınızla, elinizdeki bütün araçlarla bu ablukayı yapın ve vekillerimizi bu ablukaların içinde tutun. Biz fikirlerimizi söylemekten, bu iktidarın savaş ve işgal politikaları karşısında sesimizi yükseltmekten, sözümüzü söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz. Bu konudaki tutumumuz çok net.
Korku iklimine boyun eğilirse, demokratik siyaset adına yapılacak bir şey kalmaz.
İktidar bütün bir toplumu kendisiyle birlikte işlediği suçlara ortak etmeye çalışıyor.
Yüzlerce insan yaşamını yitirdi. Hem içeride hem dışarıda düşmanlık tohumları ektiniz. Yüz binlerce insan göç etmek zorunda kaldı, yerinden, yurdundan ve evinden edildi. Birleşmiş Milletler’in verdiği rakamlara göre 165 binin üzerinde, yerel kaynaklara göre 300 binin üzerinde insan evinden oldu.

‘EKONOMİK ÇÖKÜŞÜ UNUTTURMAK İSTEDİLER’

Peki yolsuzluğu, işsizliği ve ekonomideki kötü gidişi mi engellediniz bu yaptıklarınızla? Hayır. Ama bir şey yaptınız, bunu bilerek yaptınız. Yolsuzluk, işsizlik ve ekonomideki kötü gidişin konuşulmamasını sağladınız. Zaten bunu yapmak için de bu adımları attınız.

‘MUHALEFET ANLASAYDI…’

Burada muhalefet partilerine de iki çift laf söylemek istiyorum. Muhalefet partileri maalesef iktidarın bu politikaları karşısında sağlam bir duruş sergilemedikleri için, bu iktidara alternatif bir demokratik iktidar olabileceği mesajını veremediler topluma.
Dış politikada iktidar partisinden çok fazla bir farkları olmadığı fikrini topluma verdiler. Bu ülkenin sorunlarının savaşla, ölmeyle, öldürmeyle çözülemeyeceğini açıklasaydı muhalefet partileri, bu iktidarın alternatifinin de her gün biraz daha güçlenmesi mümkün hale gelebilecekti. Bunu yapmadıkları için de zaafları ortaya çıktı.
HDP dışında savaş ve işgal politikalarının ülkeye yarar sağlamayacağını net bir şekilde sergileyen bir muhalefet partisi yok.”

Continue Reading

Politika

HDP: İrademize yönelik siyasi darbe barbarlığı sürüyor

AleviNet

Published

on

HDP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Salim Kaplan tarafından bugün yapılan yazılı açıklamada, “Seçilmiş irademize yönelik siyasi darbe barbarlığı sürüyor” denildi.

‘HDP’NİN BAŞARISINI HAZMEDEMEDİLER’

Açıklamada öne çıkan bölümler şöyle:
“Özellikle son dört yılda HDP belediyelerine yönelik hayata geçirilen ve dünyada bir benzeri zor bulunabilecek cinsten faşizan bastırma politikalarına rağmen, 31 Mart yerel seçimlerinde uyguladığımız başarılı strateji neticesinde bölgede belediyelerimizi kayyımlardan geri almayı ve batıda da AKP-MHP blokuna halkımızla birlikte dur dedik.
HDP’nin geniş toplumsal zeminde kazandığı meşruiyet alanını hazmedemeyen, HDP’nin toplumda yeniden yarattığı umudu hazmedemeyen, HDP’nin öncülüğünü yaptığı demokrasi cephesini hazmedemeyen ve toplumda meşruluğunu yitirerek çözülmeye başladığını gören AKP-MHP faşizan iktidar bloku partimizi yeniden hedef haline getirmiş ve halkımızın tüm demokratik, meşru kazanımlarını yok etmek üzere harekete geçmiştir.
Bu kapsamda, hepimizin bildiği gibi, 19 Ağustos 2019 günü, eşzamanlı olarak, Diyarbakır, Mardin ve Van olmak üzere üç büyükşehir belediye eşbaşkanımız görevden uzaklaştırıldı ve yerlerine il valileri kayyım olarak atandı. Büyükşehir belediyelerimize kayyım atanmasının üzerinden iki aylık bir süre geçti. Geçtiğimiz cumartesi günü (19 Ekim) Mardin ve Van büyükşehir belediye eş başkanlarımızın geçici görevden uzaklaştırılma sürelerinin ‘2 ay daha uzatıldığına’ ilişkin İçişleri Bakanı imzalı tebligatlar, belediye eş başkanlarımıza iletildi.
Bu sabah (21 Ekim) ise, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş başkanımız Selçuk Mızraklı evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Yine eş zamanlı olarak, evlerine baskın yapılmak suretiyle Diyarbakır-Kayapınar Belediye Eş başkanımız Keziban Yılmaz ve Diyarbakır-Bismil Belediye Eş başkanlarımız; Gülşen Özer ve Orhan Ayaz gözaltına alındılar. Takip eden saatlerde ise, yine Diyarbakır-Kocaköy Belediye Eş başkanımız Rojda Nazlıer, belediye binasına girişi sırasında gözaltına alındı. Kayapınar, Bismil ve Kocaköy belediye binaları sabahın erken saatlerinden itibaren kolluk kuvvetleri tarafından kuşatmaya alınmış ve bina içerisinde özellikle belediye eşbaşkanlarımızın odalarında aramalar yapılmaktadır.
Belediye eş başkanlarımızın gözaltına alınmalarının bu belediyelerimizi de kayyımlarla gasp etmek amacıyla yapıldığı ortadadır.  

‘BARBARCA BİR AYRIMCILIK’

Seçme seçilme hakkının muhalif kesimlerce, özellikle de partimiz ve iradesini bizden yana kullanan halkımız/seçmenlerimizce kullanılmasına karşı barbarca uygulanan hukuk dışı, keyfi ayrımcılığı kabul etmiyoruz.
Bu irade gasbına karşı her türlü meşru, hukuki, demokratik ve sivil protestolarımızı, direnişimizi aralıksız olarak sürdürmeye devam edeceğiz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI