SON DAKİKA

Tedbir olarak olmayan yangın tüpü ve kapalı merdiven gösterildi

Bu haber 30 Mayıs 2017 - 14:37 'de eklendi ve 19 views kez görüntülendi.

Aladağ yurt yangınından yargılanan sanıklar, yangından itfaiye ve elektrik şirketini sorumlu tuttu. Mağdur avukatlarının yurtta yangınla ilgili tedbir alınıp alınmadığı sorusuna kaçamak yanıt veren yurt müdürü Cumali Genç, tedbir olarak “yangın günü bakımda idi” dediği tüpleri ve yangın merdivenlerini gösterdi.

Adana’nın Aladağ ilçesinde Süleymancılara ait kız öğrenci yurdunda 11’i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği 24 çocuğun yaralandığı yangın faciasıyla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Yapılan kimlik tespitinin ardından haklarında “Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası istenen sanıkların savunmasına geçildi.

Kimlik tespitinin ardından söz alan sanık avukatları, yapılan kimlik tespitinin usule aykırı olduğunu belirterek, sanıkların sorgulamaları ardından kimlik tespitinin yapılmasını talep etti. Talebi ret eden mahkeme heyeti, sanıkların kimlik tespitine geçti. Kimlik tespiti ardından duruşma iddianamenin okunması ile devam etti. Mağdur ailelerin avukatları, sanık avukatlarından Yusuf Özer’in mağdur çocuğun ifadesi için aileyle görüştüğünü ve ifadesinin değiştirildiğini belirterek, sanık avukatının davadan el çektirilmesini talep etti. Mağdur avukatları, avukatların birden fazla sanığı savunduğunu ve bunun sanıklarla avukatlar arasında menfaat çatışmasına neden olacağını ifade ederek,
avukatların bazı sanıkların müvekkilliğinden çekilmesini talep etti. Bunun üzerine bazı avukatlar, bazı sanıkların müvekkilliğinden çekildiğini aktardı.

‘YANGIN GÜNÜ TÜPLERİMİZ BAKIMDA İDİ’

Daha sonra sanıklardan yurt müdürü Cumali Genç’in savunmasına geçildi. Genç, savunmasına yangında kızıyla birlikte 12 çocuğun yaşamını yitirdiğini ve yangında hayatını kaybeden çocuğunun cenazesine katılamadığını, şuanda büyük bir acı yaşadığını belirterek başladı. Yangının saat 19.20’de çıktığını itfaiye ve halkla birlikte yangına müdahale ettiklerini dile getiren Genç, “Yangın 3’üncü katta çıkmamıştır. Yangın iç tesisatta değil birinci elektrik panosundan çıkmıştır. Yangın ana panodan çıkmıştır. Tanıklarda ve öğrenciler yangının girişte olduğunu beyan ediyor. Yangın söndürme tüplerimiz vardır. Yangın günü tüplerimiz bakımda idi. Bunun bakımda olduğuna dair belgemizde var” dedi.

İTFAİYEYİ SORUMLU TUTTU

Yangın tatbikatı yapmadıklarını kaydeden Genç, “Merdivenlerimiz açıktı ve kolları da üzerindeydi” diye belirtti. Olay yerine gelen ilk itfaiye ekibinin yetersiz olduğunu savunan Genç, yangının yayılması ve çocukların yaşamını yitirmesinden itfaiye ekibini sorumlu tuttu. Kendilerinin ve halkın yangına müdahale ettiğini aktaran Genç’in savunması sırasında sık sık sarf ettiği “Tanıklar ve öğrenciler gerçeği anlatacaktır” söylemi dikkat çekti.

Sanık avukatlarının teknik konu ile ilgili Genç’e soru sormasına müşteki avukatları itiraz etti. Mahkeme başkanı ise “Sürekli usule boğmayın” dedi.

DERNEK YÖNETİCİSİ DE ELEKTRİK ŞİRKETİNİ SUÇLADI

Daha sonra ise sanıklardan Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği yöneticisi Mahir Kılınç’ın savunmasına geçildi. Yurdun derneklerine bağlı olduğunu ve 45 yıldır çocuklara hizmet verdiklerini ifade eden Kılınç, kendisinin de esnaf olduğunu ve sosyal sorumluluk için yurdun hizmetinde olduğunu söyledi. Kılınç, tüm yetkinin yurt müdürü Genç’e ait olduğunun altını çizdi.

Elektrik şirketinin tüm ilçede elektrik sayaçlarını değiştirdiğini ve yurtta yetkili kimse olmadığı için sayaca müdahale etmiş olabileceğini iddia eden Kılınç,
yangının elektrik sayacının değiştirilmesi ile çıkmış olabileceğini savundu. Yangın çıktıktan sonra eşiyle birlikte yangın yerine geldiklerinin ve itfaiye ekiplerine yardımcı olduklarını kaydeden Kılınç, elektrik sayaçlarının değiştirilmesi sonrası ilçede 3 evde yangın çıktığını belirtti. Kılınç, Genç gibi itfaiyeyi suçlayarak, kendilerinin mağdur edildiğini söyledi.

‘YURT MÜDÜRÜNÜ SUÇLADI’

Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği yöneticisi Ramazan Dede ise, savunmasında 1974’ten bu yana derneğe üye olduğunu ve yangın anında Adana’da olduğunu kaydederek, yangından sonra karakola gidip teslim olduğunu söyledi. Dede, yaşlı olduğu için savunmasının avukatı tarafından yapılacağını ifade etti.

Ardından savunma yapan Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği yöneticisi Mustafa Öztaş, ilçede esnaflık yaptıklarını ve ilçede kız, erkek yurdunun olduğunu aktararak, yangının hemen ardından yurda geldiğini ve sadece yurdun girişinde yangın çıktığını dile getirdi. Diğer sanıklar gibi itfaiyenin yetersiz olduğunu savunan Öztaş, itfaiyenin yetersizliğinden ötürü yangının büyüdüğünü ve çocukların yaşamını yitirdiğini ileri sürdü. Öztaş, Genç’in her konuda sorumlu olduğunu vurguladı.

MEĞER AMAÇLARI ÇOCUKLARA YARDIMCI OLMAKMIŞ!

Daha sonra savunmasına geçilen Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği yöneticisi Ramazan Keleş de, yangın esnasında Adana’da olduğunu ve yangınla ilgili bir şey bilmediğini belirtti. Ailelerin acılarını paylaştıklarını savunan Keleş, “Bu dernekte görev almamdaki amacım bölgemizdeki yardıma muhtaç olan kız çocuklarına yardımcı olmak” şeklinde konuştu.

‘MERDİVEN KAPISININ AÇIK OLDUĞUNU SAVUNDU’

Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur ise, 40 yıldır hizmet içerisinde olduğunu belirterek, itfaiyeyi suçladı.

Son olarak savunma yapan Mahmut Deniz, itfaiyeyi aradığını ancak cevap verilmemesi nedeniyle yurt müdürünü aradığını dile getirerek, yangına bahçe hortumu ile müdahale ettiğini belirtti. Halkın yardımıyla merdiven ve battaniyelerle kurtarma çalışması yapıldığını ifade eden Deniz, yangının terastan sirayet ettiğini aktardı. Üzerine atılı suçlamaları ret eden Deniz, yurdun girişinde beklediğini belirterek, yangın merdivenin çıkış kapısının açık olduğunu savundu.

Sanıklar, cezanın geri bırakılmasını talep etti.

AVUKAT SORULARINA KAÇAMAK CEVAPLAR DİKKAT ÇEKTİ

Mağdur avukatlarının sorularını yanıtlayan sanıklar, yurdun tesisatının eski olmadığını ve yurdun tadilatının yapıldığını ileri sürdü. Avukatların, “Yangın günü yurdun sorumlusu kimdir?” sorusuna sanıkların kaçamak cevap vermesi dikkat çekti. Avukatlar, yurt müdürü Genç’e yurdun Milli Eğitim Müdürlüğü denetlenmesi sonrası kendilerine eksiklerinin bildirip, bildirilmediğini ve yurtta yangınla ilgili tedbir alınıp alınmadığı sorularını yöneltti. Sorulara kaçamak cevaplar veren Genç, yangın tedbirleri olarak yangın tüpleri ve yangın merdivenlerini gösterdi.

Genç, eksikliklerin giderilmesi için Milli Eğitim İlçe Müdürlüğü’ne başvurduklarını ve belletmenlerin yurdun iç işleyişinden sorumlu olduğunu kendilerinin ise yurdun ihtiyaçlarını karşılandıklarını savundu.

Mağdur ile sanık avukatları arasında soru sorma şekli nedeniyle yaşanan tartışma sonrası mahkeme heyeti duruşmaya 1 saat ara verdi.