SON DAKİKA

İki yılda 269 cenaze ailelere verilmedi

Bu haber 13 Haziran 2017 - 12:13 'de eklendi ve 41 views kez görüntülendi.

Son 2 yılda çatışmalarda yaşamını yitiren 269’dan fazla YPS ve HPG’linin cenazesi ailelerine verilmiyor. Kapatılan MEYA-DER Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Hasan Pençe, cenazelerin bazılarının hastanede tutulduğunu, bazılarının kimsesizler mezarlığına defnedildiğini ve bazılarının da kayıp olduğunu kaydetti.

Hükümetin politika değişikliğiyle tırmanan savaş ve çatışmalarda yaşamını yitiren birçok HPG ve YPS’linin cenazeleri ailelerine verilmiyor. KHK ile kapatılan Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (MEYA-DER) verilerine göre, farklı tarihlerde yaşamını yitiren en az 269 HPG ve YPS’linin cenazesi ya hastanelerde bekletiliyor ya da ailelere haber verilmeden kimsesizler mezarlığına defnediliyor. Derneğin verilerine göre, Şırnak ve Hakkâri’de çok sayıda HPG’linin cenazesi kayıp. Kapatılan MEYA-DER’in Başkanı Hasan Pençe, cenazelerin akıbetini sorarak kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.

Pençe, çatışmaların yoğun yaşandığı Sur, Cizre, Nusaybin, Yüksekova, Silopi gibi yerlerde yaşamını yitirenlerin cenazelerinin ailelerine verilmediğini söyledi.

‘DNA ÖRNEKLERİNİNİN SONUCU AİLELERE SÖYLENMİYOR’

Pençe, yaşamını yitirenlerin kimlikleri bilinmesine ve ailelerinden DNA örneği alınmasına rağmen cenazelerinin teşhis edilemediği ifade ederek şunları söyledi: “Yaklaşık 1 buçuk yıldır yaşamını yitirenlerin ailelerine cenazelerle ilgili herhangi bir cevap verilmiyor. Oysa kan örneği alındıktan sonra ailelere izin verilmesi gerekiyor. Ailelere olumlu ya da olumsuz hiçbir şekilde cevap verilmiyor. Aileler halen bir cevap bekliyor. 15 Temmuz’dan sonra da birçok savcı ile hâkimin değişmesiyle de birçok DNA örneği de kayboldu. Bu aileler için büyük bir sorun oluşturuyor.”

‘90’LI YILLARDAKİ GİBİ CENAZELERİ KAYBETTİRMEK İSTİYORLAR’

Pençe, 1990’lı yıllardaki hak ihlallerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “O yıllarda birçok Kürt genci yaşamını yitirdi. Cenazeleri ve kemikleri halen kayıp. Şimdi ise 21. yüzyılda devletin elinde birçok imkân ve teknoloji ile cenazelere ait bilgi olmasına rağmen, cenazelere ne olduğuyla ilgili ailelere bilgi verilmiyor. 90’lı yıllardaki gibi cenazeleri kaybettirmek istiyorlar. Bu yüzden burada bir insan hakkı ihlali ile hukuksuzluk ortaya çıkıyor. Bu cenazelerle ilgili ailelere bilgi verilmelidir.”

‘ŞIRNAK VE HAKKARİ’DEKİ CENAZELER NEREDE?’

Pençe, bir buçuk yıl içerisinde Şırnak ve Hakkâri’de yaşamını yitiren HPG’lilerin cenazesine ne olduğunu bilemediklerini söyledi. Pençe, şöyle devam etti: “Cenazeler olduğu söylenmesine rağmen ortada yok. Her defasında ‘Biz bu kadar kişiyi öldürdük’ diyorlar. Peki, o zaman bu yaşamını yitirenlerin cenazeleri nerde? Aileler sürekli cenazelerine ne olduğunu düşünüyor. Hakkâri, Şırnak ve Malatya’ya gidip savcılığa başvurmalarına rağmen onlara ‘Cenazeler yok’ deniliyor. Burada ciddi bir endişe içerisindeyiz. Ya bu cenazeler savaş alanında bırakılıyor ya da 90’lı yıllardaki gibi toplu olarak mezarlara defnediliyor. Cenazeler nerdeyse ailelere bilgi verilsin. Cenazeler kimin elindeyse açıklansın. Şu ana kadar birçok aile cenazelerini aramasına rağmen hiçbir cenaze halen ortaya çıkarılmadı. Cenazelerin yerleri nerde söylensin. Yaşamını yitiren 150-200 kişinin isimleri açıklanmasına rağmen cenazeler halen bulunamadı. Bir an önce ailelere cenazeleri verilmelidir.”

‘CENAZELER ÜZERİNDE VAHŞET UYGULANIYOR’

Devletin cenazeler üzerindeki insanlık dışı uygulamaları dikkat çeken Pençe, şunları söyledi: “Yaşamını yitirenlerin bedenleri medya üzerinden insanlık dışı uygulamalarla teşhir ediliyor, görüntüleri paylaşılıyor. Aileler de çocuklarının cenazelerini bu görüntülerden bulmaya çalışıyor. JÖH, PÖH gibi birçok hesap işkence ettikleri cenazelerin fotoğraflarını paylaşıyor. Peki, o zaman bu cenazeler nerde? Bu cenazeler üzerinde tüm insanlık dışı uygulamalar uygulanıyor. Ancak baktığımızda cenazeler ortada yok. Bu uygulamalar asla kabul edilemez. Aileleri psikolojik olarak yıpratmaya çalışıyorlar.”

İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİNE ÇAĞRI

Pençe, cenazelerin ailelerine teslim edilmesi için şu çağrıda bulundu: “Biz tüm sorunların demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesini istiyoruz. Bu cenazelerle ilgili de başta İHD, TİHV gibi insan hakları kurum ve dernekleri olmak üzere tüm insan hakları kurum ve kuruluşların daha duyarlı olmasını istiyoruz.”

‘269 CENAZE NEREDE?’

Pençe, hastanelerde bekletilen veya kimsesizler mezarlığına defnedilen cenazelerin durumuna da değinerek, “Diyarbakır’da 18 cenaze kimsesizler mezarlığına defnedildi. Yüksekova’dan 51 cenaze Erzurum’a getirildi. Şırnak’ta 13 cenaze, Cizre’de 16, Habur’da 47, Bitlis’te Şubat ayında yaşamını yitiren 7 cenaze. Bitlis’te 14 cenaze defnedildi. Sivas’ta 3 cenaze defnedildi. Nusaybin’de bir yanda 18 cenaze diğer tarafta da 7 cenaze var. Malatya’da 15 cenaze, Elâzığ’da 1 cenaze, Antep’te 20 cenaze, Mardin’de 12 ve Urfa’da 28 cenaze var” bilgisi verdi.