Connect with us

.

Dünya

AKPM Genel Sekreteri’nden Yıldırım’a telefon: Gülmen ve Özakça serbest bırakılsın

AleviNet

Published

on

AKPM Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, HDP’li Ertuğrul Kürkçü’nün sorusu üzerine 110 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için Başbakan Yıldırım’ı aradığını söyledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Yaz Oturumu’nun ilk gününde konuştu. Kürkçü, açlık grevlerinin 110’uncu ününde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın durumunu gündeme getirdi.

Kürkçü, AKPM Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland’a AKPM’nin Nuriye ve Semih’in ölümlerinin önlenmesi için ne yaptığını sorunca Jagland, “Binali Yıldırım’la konuştum ve bu iki öğretmenin serbest bırakılmalarını istedim” yanıtını verdi.

KÜRKÇÜ SORDU

HDP’li Ertuğrul Kürkçü, şu soruyu sordu: “Türkiye’de OHAL kararnameleriyle meslekten ihraç edilen iki genç eğitimci Nuriye Gülmen ve Semih Özakça işlerini geri kazanmak için yüz küsur gündür sürdürdükleri açlık grevi dolayısıyla cezaevinde ölüme yaklaşıyorlar. Bu genç akademisyenlerin hayatlarını kurtarmak için Türk yetkililer nezdinde ne gibi girişimlerde bulunuyorsunuz? Sözde olağanüstü hal komisyonunun süre giden işlevsizliğine ne karşılık vereceksiniz?

JAGLAND YANIT VERDİ

AKPM Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, Kürkçü’nün sorusuna şu yanıtı verdi: “Bu iki kişi hakkında Binali Yıldırım’la görüştüm çünkü bu bizi ilgilendiriyor. Sağlık durumlarının kötüye gittiğini biliyorum ve Yıldırım’a serbest bırakılmaları gerektiğini söyledim. Cezaevine konulmalarının sebebi açlık grevine başlamış olmaları. Daha sonra yasa dışı örgüt üyesi olmakla suçlandılar. Şimdi önemli olan Türkiye’de adaletin devreye girmesidir.

Kamudan ihraç edilenlerle ilgili bir mekanizma kurulması gerektiğini kendilerine ben önermiştim. Bu komisyonun insan haklarına uygun bir şekilde çalışmaya başlaması gerektiğini belirtiyorum. Ancak komisyonun mevcut yapısı birçok bürokratik engel içeriyor. Bu da görüşmelerin çok çok uzun süreceği manasına geliyor. Bu komisyonun bir an önce çalışmaya başlaması gerekir. Açlık grevindekilerin hayatlarını kurtarmak için elimizden geleni yapmamız gerektiğine inanıyorum.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

ABD’den Türkiye’ye S-400 mühleti

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Rusya’dan satın almayı planladığı S-400 füze savunma sistemleriyle ilgili gerginlikte Washington yönetiminin Ankara’ya Haziran’ın ilk haftasının sonuna kadar mühlet verdiği bildirildi.

CNBC’nin haberine göre ABD Türkiye’den, Amerikan Patriot hava savunma sistemleri için anlaşmayı kabul etmek ya da S-400 alım anlaşmasına bağlı kalıp Amerikan yaptırımlarına maruz kalmak arasında seçim yapmasını bekliyor.

Konuyla yakından ilgili oldukları belirtilen ve ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırılan habere göre, Türkiye’nin S-400 anlaşmasını Haziran ayının ilk haftasının sonununa kadar iptal ederek ABD yapımı Patriot füze savunma sistemi almaya razı olmaması durumunda, F-35 savaş uçakları programından çıkarılması, taahhüt edilen 100 F-35 savaş uçağının teslimatının iptali, ABD yaptırımları ve NATO’da olumsuz sonuçlar gündeme gelebilecek.

CNBC’ye bilgi veren kaynaklar bu sürenin uzatılmasının söz konusu olmadığını ve bunun ABD Dışişleri Bakanlığı’nın son teklifi olduğunu belirtti.

CNBC’ye konuşan bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi NATO üyesi ülkelerin NATO sistemleri ile uyumlu askeri ekipmana sahip olması gerektiğinin altını çizerek “Türkiye’nin S-400 teslimatını tamamlaması durumunda gerçekten çok olumsuz sonuçlarla karşılaşacağını vurguluyoruz” dedi.

Russland Moskau Treffen Wladimir Putin und Tayyip Erdogan

Türkiye geri adım atmıyor

S-400’lerin NATO sistemleriyle uyumlu olmadığını belirten ABD, uzun süredir Türkiye’ye Rus füze sistemini satın almaması için baskı yapıyor. Ankara’nın S-400 alması halinde Türkiye’nin F-35 programından çıkarılabileceği uyarısı yapan ABD’de son olarak Temsilciler Meclisi’ne geçtiğimiz günlerde söz konusu savaş uçaklarının Türkiye’ye teslimatının engellenmesini içeren bir tasarı sunuldu.

Ancak ABD’nin uyarılarına rağmen Rus füze sistemini almakta kararlı görünen ve Rusya’ya halihazırda bir ödeme yapmış olan Türkiye, S-400’lerden vazgeçmiyor. Hem Türk hem de Rus yetkililer, hava savunma sisteminin Türkiye’ye teslimatının Temmuz ayında gerçekleşeceğini belirtiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son olarak 19 Mayıs günü Rusya’dan satın alınan S-400 füze savunma sisteminden geri adım atmayacaklarını belirterek, S-400’ün ardındann S-500’ün söz konusu olacağını söylemişti.

DW/SSB, BK

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

ABD Şam rejimin ‘kimyasal’ kullandığından şüphe ediyor!

AleviNet

Published

on

Yazılı bir açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı, Suriye rejiminin 19 Mayıs sabahı ülkenin kuzey doğusunda, klor kullandığına dair belirtiler olduğunu belirtti.

Bakanlık Sözcüsü Morgan Ortagus, “Bu olaya ilişkin bilgileri toplamaktayız. Ama uyarımızı tekrarlıyoruz; eğer Esad rejimi kimyasal silah kullanırsa, ABD ve ittifakları hızlı ve uygun şekilde yanıt verecek” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, daha önce iki kez kimyasal silah kullanıldığı gerekçesiyle Şam rejimine yönelik saldırı emri vermişti. Han Şeyhun’da sarin gazı kullanıldığı yönündeki iddialar ardından Nisan 2017’de rejime yönelik iki saldırı düzenlenirken, bir yıl sonra bu kez Duma’da sivillere yönelik kimyasal saldırı iddiasıyla Fransa ve İngiltere hava saldırıları düzenlemişti. Suriye rejimi her seferinde kimyasal suçlamasını reddetmişti.

Morgan Ortagus, olayların açık olduğunu belirterek, “Esad rejimi, bizzat kendisi Suriye’de doğrulanmış kimyasal silah saldırılarının neredeyse tümünü gerçekleştirdi” dedi. Ortagus, Rusya’yı da Şam rejiminin kimyasal silah kullanmasına izin vermekle suçladı.

Suriye rejim güçler ve ittifakı Rusya, Nisan ayı başından bu yana İdlib bölgesindeki operasyonlarını yoğunlaştırdı. Bu bölge Rusya ile çete gruplarının hamisi Türkiye arasında Eylül 2018’de “çatışmasız bölge” olarak belirlenmişti.

Continue Reading

Dünya

BM: İdlib’de siviller ölüyor

AleviNet

Published

on

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakaları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Marta Hurtado, Salı günü Cenevre’de yapıtğı açıklamada, İdlib ve civarında devam eden çatışmalarda meydana gelen sivil kayıpların endişe verici olduğunu belirtti. Hurtado, Nisan ayı sonundan beri bölgedeki şiddettin aralarında pek çok çocuk ve kadının da bulunduğu 105 sivilin hayatına mal olduğuna dikkat çekti.

BM Yüksek Komiserliği, bölgedeki kayıplardan rejim güçleri ve müttefiklerini sorumlu tuttu. Sözcü Hurtado, can kayıplarının yanı sıra en az 200 bin kişinin de bölgeden kaçmak zorunda kaldığını vurguladı.

Rusya’nın destek verdiği Suriye ordusu, haftalardır “Suriyeli muhaliflerin son kalesi” olarak görülen İdlib’e hava saldırıları düzenliyor. Bölgede yaklaşık üç milyon sivil olduğu tahmin ediliyor.

BM Yüksek Komiserliği Sözcüsü Marta Hurtado, çatışan taraflara çağrıda bulunarak, okul, hastane ve yerleşim yerlerinin saldırıların dışında tutulmasını istedi.

İdlib'de binlerce kişi çatışmalardan kaçıyor.

İdlib’de binlerce kişi çatışmalardan kaçıyor.

İdlib neden önemli?

İdlib, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın 8 yıldır süren savaşta muhaliflere karşı zaferinin önünde duran son engel konumunda. Esad’ın kontrolündeki Suriye ordusu 2011’den bu yana muhalifleri bastırmış olsa da, muhaliflerin kontrolü elinde bulundurduğu son bölge İdlib.

Bu vilayetin Suriye ordusunun kontrolüne geçmesi, muhalif güçlerin Şam karşısındaki mağlubiyetinin nihai kanıtı olacak. Kentte veya kenti çevreleyen önemli otoyollarda kontrolün yeniden sağlanması, Esad’a çok önemli ekonomik kozlar verecek.

Ancak İdlib yalnızca Esad için önem taşımıyor. Vilayetin hemen yanı başında sınırı bulunan Türkiye, Esad’ın devrilmesi için yıllardır muhaliflere siyasi ve lojistik destek sağlıyor. Buna ek olarak Ankara’nın İdlib çevresinde 10’u aşkın askeri gözlem noktası bulunuyor ve Türk askerleri bölgede devriye faaliyeti yürütüyor.

Fırat Nehri'nin doğusunda oluşturulması planlanan güvenli bölgenin olası sınırları

Fırat Nehri’nin doğusunda oluşturulması planlanan güvenli bölgenin olası sınırları

Suriye iç savaşında bugüne kadar bir buçuk milyon kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişiyse yerinden edildi.

 

epd,DW,MK/GA

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI