Baydemir: HDP 2 yıldır adalet için yürüyor

Urfa’da partisinin bayramlaşma programında konuşan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, “HDP, eşitlik, adalet ve özgürlük yürüyüşünü 2 yıldır yürütüyor” dedi.

HDP Urfa İl Örgütü, Ramazan Bayramı dolayısıyla il binasında bayramlaşma programı düzenledi. Programa, HDP Sözcüsü ve Urfa Milletvekili Osman Baydemir, milletvekilleri Dilek Öcalan ve İbrahim Ayhan, parti yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Bayramlaşma programına konuşan Baydemir, barış anneleri başta olmak üzere tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile belediye eşbaşkanlarının bayramını kutladı.

‘AYM KARARINA SAHİP ÇIKMALI’

“Barış çizgisini bu topraklara eken ve yaşatan, şimdi de tecrit altında bulunan Sayın Abdullah Öcalan’ın da bayramı kutlu olsun” diyen Baydemir, olağanüstü bir dönemden geçtiklerini ifade etti. Hukukun, adaletin ve insanlık adına bütün değerlerin askıya alındığı bir zaman diliminden geçildiğini söyleyen Baydemir, “Neredeyse 240 gündür Demirtaş, Yüksekdağ ve milletvekillerimiz adalet bekliyor. 2 yıldır belediye eşbaşkanlarımız adalet bekliyor. Anayasa Mahkemesi’ne bu bayram günü bir kez daha çağrımızı yeniliyoruz. Geciken adalet, adalet değildir. Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu kararına sahip çıkmalıdır” diye konuştu.

‘SORUNLARIN KAYNAĞI KÜRT DÜŞMANLIĞI’

Hukukun ve adaletin bir gün herkese lazım olacağını, geçtiğimiz yıllarda HDP Milletvekili İbrahim Ayhan’ı tutuklayan hakim ve savcıların bugün tutuklu ve adalete ihtiyaçları olduğunu belirterek açıklayan Baydemir, şöyle devam etti: “HDP eş genel başkanlarını talimatla tutuklayanlar bir gün adalete ihtiyaç duyacaklar. Onlar da hukuk ve hukukun üstünlüğü diyecekler. Ant olsun ki o gün geldiğinde biz adaletten yine şaşmayacağız. Haktan, hukuktan yana olma duruşumuzu yine sürdüreceğiz. Kürt sorunu, 80 yıllık bir baskılama sorunudur, bir halkın hakkını tanımama sorunudur. Bir kez daha 90’lı yılların koşullarına geri dönüldü. Oysa Kürt düşmanlığının bu ülkenin insanlarına kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Bugün OHAL varsa, KHK’lerle insanlar işinden, ekmeğinden oluyorsa, bu içerde Kürt düşmanlığı politikasının ülkeyi getirmiş olduğu bir sonuçtur. Bugün eğer insanlar ekmekleri ellerinden alındığı için bedenlerini ölüme yatırdıysa bunun nedeni Kürt sorunudur. Bundan çıkışın tek bir yolu var. İçeride de dışarı da Kürt düşmanlığından vazgeçmek.”

‘YAKMAYLA YIKMAYLA SONUÇ ALINMAZ’

1990’lı yıllarda faili meçhul cinayetler ve cezaevlerindeki işkenceler sonucu insanların katledildiğini hatırlatan Baydemir, “Şimdi ise zırhlı araçlarla kaza adı altında insanlar katlediliyor. O zırhlı araçlar kaza yapmıyor, arızalı değil. Arızalı olan o araçları kullananların zihniyetidir. Çünkü o sistem, o zihniyet faşizmin ta kendisidir. Neredeyse 30 yıl boyunca bombalanmadık taş bıraktınız mı? Bombalanmadık ilçe bıraktınız mı? Yakılmadık köy bıraktınız mı? Peki, sonuç alabildiniz mi? Eğer sonuç alınsaydı; yakmayla, yıkmayla 1925’lerde sonuç alınırdı. 1938’lerde sonuç alınırdı” dedi.

‘SAVAŞ SUÇU İŞLENİYOR’

Yaşananların savaş suçu olduğunu ifade eden Baydemir, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Bugün uygulamaya konulan yöntem yeni olan bir yöntem değildir. Denenen sonuç alınmayan bir yöntemdir. Sadece savaş suçları karnesini, savaş suçları dosyasını kabartan, artıran bir yöntemdir. Savaş suçları işleniyor. Cizre’deki vahşet bodrumları aynı zamanda bir savaş suçudur. İki yıldır HDP, eşitlik, adalet ve özgürlük yürüyüşünü yürütüyor. Bu yürüyüşte halkımız hiçbir zaman bizi yalnız bırakmadı. Biz halkımıza, annelerimize minnettarız. Onlara barış dolu bir gelecek sunacağız.”