Baydemir: 15 Temmuz daveti yanlış yere yapıldı, katılmıyoruz

HDP Sözcüsü Osman Baydemir, önlenebilir darbe girişiminin lütfa dönüştürüldüğünü söyleyerek, Meclis’te düzenlenecek 15 Temmuz etkinliği için “Önce davet edilmedik, sonra davet yanlış yere yapıldı! Çünkü Yüksekdağ ve Demirtaş şu an cezaevinde. Davet onlara yapılmalıydı. Onlar darbe sonucu cezaevinde, onun için katılmıyoruz” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Osman Baydemir, parti genel merkezindeki basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baydemir, ilk olarak bugün görülen Suruç katliamının ikinci duruşması ve HDP Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel’e verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasına değindi.

Baydemir, şöyle konuştu: “Halkın iradesinin 7 Haziran sonuçları sonrasında Erdoğan tarafından tanınması milletin iradesine karşı bir darbeydi. Suruç katliamı darbe mekaniğinin harekete geçirilmesi için bir saldırı girişimiydi. Suruç katliamında 15 Temmuz’a kadar hükümetin objektif sorumluluğu, yanlış politikalarıyla darbe mekaniğinin hayata geçirilme süreciydi. 15 Temmuz darbe mekaniklerinin harekete geçmesi süreciyle gerçekleşti. 15 Temmuz’da kalkışma olduğu bir gerçektir. İnsanların hayatını yitirdiği gerçektir. Hayatını yitiren tüm yurttaşlara rahmet diliyoruz. Aynı zamanda 7 Haziran’dan bugüne hükümetin müzakere masasını devirmesinden kaynaklı hayatını yitiren tüm yurttaşlarımıza başsağlığı diliyoruz. Onlar savaş politikalarının kurbanıdır. Darbeyle mücadele boyumuzun borcudur. Darbe kimden gelirse gelsin darbeye hayır demeye devam edeceğiz.”

‘ÖNLENEBİLİR DARBE LÜTFA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ’

Darbenin önceden ön görüldüğü ve öne alındığını savunan Baydemir, “Önlenebilir bir mekanizma, önlenmemek suretiyle Allah’ın lütfu tanımına dönüşmüştür. Bir fırsat aracı haline getirilmiştir. OHAL’in ilanı da legal siyasete ve muhalefete karşı bir darbedir. Bu darbe 4 Kasım’da hayat buldu. Eş başkanlarımız ve milletvekillerimiz tutuklandı ve legal siyasete darbe gerçekleşti. Cunta hayat bulmuş olsaydı bugün hepsi hayat bulmuş durumdadır. Hukuk bir bütün olarak yerle bir edilmiş durumdadır. Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmış olması milletin iradesine darbe ise, hukuk zemini içerisinde kalınmayarak da darbe derinleştiriliyor” ifadelerini kullandı.

‘DEMİRTAŞ OLMAYAN FEZLEKEDEN YARGILANMAK İSTENİYOR’

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 20 Mayıs 2016’ya kadar Meclis’e ulaşmayan fezlekelerden dolayı yargılanmak istendiğini ifade eden Baydemir, “Oysa hukuk açısında fezlekesi olmayan bir ithamdan dolayı milletvekili yargılanamaz. 2. Ağır Ceza Mahkemesi reddetti ama talimatla duruşmaların birleştirilmesi konusunda bir baskı söz konusudur. Fezlekesi olmayan bir suçlamadan eş genel başkanımız yargılanmak isteniyor” dedi.

‘ERDOĞAN’IN GREV AÇIKLAMASI MALUMUN İLANIDIR’

Baydemir, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın “Grev tehdidine OHAL sayesinde izin vermiyoruz” ifadelerine de tepki göstererek, “Bu malumun ilanıdır. OHAL’in neden devam ettirildiğinin itirafıdır. Heykelleri bile tutukladınız, meydanları kapadınız. Fikir ifade etmeyi şantaj gerekçesine dönüştürdünüz. OHAL devlete değil muhalefete tehdittir. Ve darbenin siyasi ayağı şu an iktidardadır. Kenan Evren’in 12 Eylül Darbesi’nden sonra 24 Ocak kararlarıyla yapılan her neyse bugün de emeğin sömürüsüne aynı minvalde bakmak mümkündür” şeklinde konuştu.

ERDOĞAN’A AHMET TÜRK GÖNDERMESİ: YÜRÜMEK RUH SAĞLIĞINA DA İYİ GELİR

“Hayatın her alanında insanı olan her şeye karşı bir düşmanlık söz konusudur. Sadece HDP eş genel başkanları, milletvekilleri değil toplumun neredeyse yüzde 50’si onlar nazarında ‘teröristtir’” diyen Baydemir, şöyle devam etti: “Bu ülkenin geleceği mutlaka ama mutlaka aydınlık olacaktır. Esas tarih karşısında mahkum olanlar ölüm politikalarını bu ülkeye dayatanlar olacaktır. AKP Genel Başkanı her konuşmasında almış kılıcı eline vurmadığı kimse yok. Ahmet Türk için ‘Hani hastaydı’ diyor ve açık net bir şekilde Ahmet Türk’ü ‘terörizm’ ile suçluyor. Ahmet Türk’ü şiddetle bağlaştırma çabası ruh sağlı yerinde olanların işi değil. AKP Genel Başkanı’na bir önerimiz var yürümek ruh sağlığına iyi gelir. Siz de yürüyün. Demokrasi için insanlık için yürüyün. Bütün 80 milyona çağrımızdır bugün bu ülkenin demokrasi hasta yatağındadır Ahmet Türk o yaşıyla destek ziyaretinde bulunmuşsa bu onurlu bir tutumdur.”

‘İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE GÖZALTINA ALINMAZ’

İstanbul’da geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan ve halen gözaltında tutulan insan hakları savunucularının durumuna da değinen Baydemir, “Soruşturmada gizlilik kararı var ama kimi medya kuruluşlarında gizlilik kararına rağmen itham ediliyor. Neredeyse kararlar veriliyor. Dünyanın hiçbir yerinde insan hakları meselesi bir ülkenin iç meselesi değildir. Gözaltında tutulan insan hakları savunucuları Erdoğan yargılandığında Erdoğan’ın özgürlüğü için kampanya yürüten insan hakları savunucularıdır. AF Örgütü’nün hiçbir temsilcisi dünyanın hiçbir yerinde ‘terörizm’ ile suçlanmamış ve tutuklanmamıştır. Yapılan tek yer Erdoğan’ın Türkiye’sidir. Bu politikalarla ülke adeta bir intihara sürüklenmektedir” diye konuştu.

DEMİREL’E VERİLEN CEZAYA TEPKİ: TALİMATIN GEREĞİ YAPILMIŞTIR

HDP eski Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel’e verilen hapis cezasına da değinen Baydemir, “Bir kez daha açığa çıkmıştır ki adalet bu ülkede iktidar partisinin tabelasından ibarettir. Bugünkü hukuk mantığı legal demokratik siyasetin HDP şahsında tasfiyesi politikasıdır. Bugün Çağlar Demirel’e verilen cezanın tek anlamı vardır; talimat gereği… HDP’nin tutuklanma tehdidiyle özgürlük mücadelesinden alıkonulma çabasıdır. Tarih bunun örnekleriyle doludur. HDP zulme karşı boyun eğmemiştir, eğmeyecektir” dedi.

‘DAVETİYE YANLIŞ YERE GÖNDERİLDİ’

Açıklamaların ardından Baydemir, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümüne ilişkin yarın Meclis’te yapılacak olan etkinliğe HDP’nin katılıp katılmayacağı yönündeki soruya Baydemir, “Yarın grup başkanvekilimiz darbeciliğe karşı hitabını gerçekleştirecek. Önce söz konusu etkinliğe davet edilmedik. Ama şu an yapılan davet de yanlış yere yapıldı. Çünkü Yüksekdağ ve Demirtaş şu an cezaevinde. Davet onlara yapılmalıydı. Onlar darbe sonucu cezaevinde. Eş genel başkanlarımız olmadığı için reddediyoruz, gitmiyoruz, katılmıyoruz” yanıtını verdi.