Baydemir’den hodri meydan: Kaldırın bariyerleri bakalım halk ne yapıyor

 Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde konuşan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, AKP yanlısı medyanın “Halk sırtını döndü” iddialarına, “Hodri meydan. Kaldırın bariyerleri bakalım halk ne yapıyor” diye yanıt verdi. Baydemir, AYM’ye de “İçtihadınıza sahip çıkın” çağrısı yaptı.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Diyarbakır Ekin Ceren Parkı’nda gerçekleştirdiği “Vicdan ve Adalet Nöbeti”nin 5’inci gününde tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile vekilliği düşürülen HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın mesajlarının okunmasının ardından HDP Parti Sözcüsü Osman Baydemir açıklamada bulundu. Baydemir, bugünkü açıklamayı 644 haftadır vicdan ve adaletin tecellisi için, evlatlarının naaşlarına ulaşabilmek için nöbet tutan Cumartesi Annelerine ithaf ettiklerini söyledi. “Vicdan haktır adalet hakkın tecellisidir. Berfo Ana’yı yad ediyoruz. Çok iyi bilsinler ki Berfo ananın iki eli faşistlerin yakasındadır. Vicdan ve Adalet Nöbeti Berfo Anaların vicdanının elidir” dedi.

‘DEMİRTAŞ TUTUKLANDIĞI DOSYADA REHİNDİR’

Demirtaş’ın halen tutuklu bulunduğu dosyada bir ilerleme olmadığını söyleyen Baydemir, “8 ay 25 gün oldu ki Eş Genel Başkanlarımız, milletvekillerimiz cezaevinde. Parmak sallıyorlardı, ‘Demirtaş’ı yargılayacağız’ diyorlar. 8 aydır Demirtaş henüz yargılanmış değil. Duruşmasının ne zaman olacağı belli değil. Neden duruşmayı gerçekleştirmiyorsunuz? Kamuoyu sanıyor ki Demirtaş tutuklandığı dosyadan yargılandığı için cezaevinde. Hayır, Demirtaş tutuklandığı dosyadan sadece bir rehinedir. 60’ı aşkın yargılandığı dosya tutuksuz olduğu dosyalardır. Hakikatin açığa çıkmasından korkuyorlar. Bu devran böyle sürmeyecek. Adalet ve vicdan öyle bir güçlü kavramdır ki adaleti yitiren bir toplumun ayakta durma şansı yoktur. Vicdanını yitiren bir toplumun aydınlık gelecekte çocuklarına bir miras bırakma şansı yoktur” ifadelerini kullandı.

AYM’YE ‘İÇTİHADINIZA SAHİP ÇIKIN’ ÇAĞRISI

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) içtihat kararını hatırlatan ve çağrıda bulunan Baydemir, “Asla çocuklarımıza onurlu bir barışı miras bırakma çabamızdan ayrı koyamayacaklardır. AYM’ye çağrıda bulunuyoruz. Sizin milletvekili tutuklu yargılanamaz diye bir içtihadınız vardı. Sizin 8 ay 25 gündür altında imzanız olduğu bu karara sahip çıkmamanız adalet ve vicdanla bir alakası var mıdır? Neden kararınızı açıklamıyorsunuz? Yargı ve sizler kimden korkuyorsanız, açıkça ifade etmekle mükellefsiniz. Zulüm gören bir siyasi hareketin aktörlerinin AYM’ye çağrıda bulunması ile iktidar partisinin yargıya tehdit savurması arasında vicdan ve adalet açısından uçurum vardır. İçtihadınıza sahip çıkın. Hukuka sahip çıkın ve cübbenizin gereğini yapın. Toplum vicdanının daha fazla yara almasına vesile olmayın” diye kaydetti.

‘KAYYUM ACZİYETİN İFADESİDİR’

Bölge illerinde belediyelere atanan kayyumların acziyetin ifadesi olduğunu vurgulayan Baydemir, kayyum uygulamasının millet iradesine en büyük saldırı olduğunu dile getirdi. AKP Genel Başkanı Erdoğan’a çağrıda bulunan Baydemir, “2004 yılında seninle Diyarbakır Büyükşehir Başkanlığı için yarıştık, kazanamadın. 2009 yılında ‘Diyarbakır’ı istiyorum’ dedin ben de ‘Diyarbakır bu halkın kalesidir’ dedim. Yüzde 66 ile yine kazandık. Hep Diyarbakır’ı istedin, istemeye herkesin hakkı var, ama bu halk sana teveccüh göstermedi. Ama sen fikriyatınla ikna edemediğin bu şehri zorbalıkla işgal etmekle fethettin sanıyorsun. Yanılıyorsun. Diyarbakır’a kayyum ataman acziyetin ve kaybetmişliğinizin ifadesidir. Kayyum atadığınız gün siz bu coğrafyada kaybettiniz” dedi.

‘BU HALK SENİN ZULMÜNÜ KABUL ETMİYOR’

Diyarbakır caddelerindeki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın posterleri hakkında da konuşan Baydemir, “Her Diyarbakırlı o fotoğrafları gördüğünde kendi gölgesinden korkan bir korku filminin aktörünü görüyor” dedi.

Bugün yerel seçim yapılsa bölgede yine halkın DBP ve HDP’ye oy vereceğini vurgulayan Baydemir, “Bir kez daha AKP Genel Başkanı’na hodri meydan diyoruz. Gel sandığı kuralım. Diyarbakır halkı sandık başına gitsin. Senin kayyumun da bizim göstereceğimiz eş başkanlarımız da aday olsun. Senin anket şirketlerin her hafta anket yapıyorlar. Diyarbakır, Mardin, Van büyükşehir belediyelerinde yüzde 60-65 oranında yine DBP-HDP olur. Senin zulmünü kabul etmiyor bu halk” diye konuştu.

‘KALDIRIN BARİYERLERİ BAKALIM HALK NE YAPIYOR’

Adalet ve Vicdan Nöbeti’ne yönelik AKP yanlısı medyanın yaptığı haberlere de cevap veren Baydemir, “Bir iki gündür çamur medyası bu alanın fotoğraflarını göstererek, halk sırtını döndü diye yalan haber yapıyor. Adeta üstü açık bir cezaevine dönüştürülmüş parktan söz ediyoruz. Kolluk görevlilerince halkın buraya gelişi engelleniyor. Hodri meydan. Kaldırın bariyerleri bakalım halk ne yapıyor. Halk ne yaparsa başımız gözümüz üzerine kabulümüzdür. Bu halkın iradesini tanımayanlar demokrasiden, özgürlükten nasibini almamış olanlardır” çağrısı yaptı.

‘TEMEL AMAÇ TEK TİP FİKRİYATLA KİNDAR NESİLLER YETİŞTİRMEK’

Yardımcı doçentlik uygulamasını kaldırmayı öngören düzenleme ve akademi alanındaki tasfiyelere dikkat çeken Baydemir, “Dün bir talimat daha geldi. Şimdi üniversitelerde yardımcı doçentliği kaldıralım direk akademisyenler profesör olabilsinler. Çünkü 8 bini aşkın akademisyen üniversiteden uzaklaştırıldı. Temel amaç tek tip fikriyatla kindar nesiller yetiştirmek. ‘Oluk oluk kan akacak’ diyenlerin sırtı sıvazlanıyor. Çocuklarımız ölmesin savaş olmasın diyenler üniversiteden atılıyor” diyerek, akademisyenlere faşizme karşı mücadele çağrısında bulundu.

‘DEVLETİN HERHANGİ BİR ORGANI IŞİD’LE GÖRÜŞME YAPIYOR MU?’

DAİŞ saldırganlarının birer birer tahliye edildiğine dikkat çeken Baydemir, şöyle devam etti: “IŞİD’in bu coğrafyada yaptığı zulmün haddi hesabı yok. 5 Haziran mitingine saldırıldı. Suruç’ta, 10 Ekim Ankara Gar’ında saldırılar yapıldı. Bu saldırının birinci derecede sanıklarından biri tahliye edildi. Bu şehirde hücre evi baskını sırasında iki polis hayatını yitirdi. O evde mühimmat yakalandı. Mühimmatın üzerinde parmak izi olanlar tahliye edildi. Bugün Antep’te 38 zanlı tahliye edildi. Tek tek tahliye ediliyorlar. Bu saldırılardan önce onlara bir söz mü verilmişti? Ey hükümet açıkla devletin herhangi bir organı IŞİD’le bir görüşme yapıyor mu? Ama Demirtaşlar, Ahmet Şıklar, milletvekilleri ve hakikat savunucuları cezaevine konuluyor.”

Açıklama alkışlarla sona erdi.