Connect with us

.

Kadın

Kadınlardan Kılıç ve Gürer’e destek

AleviNet

Published

on

“Kıyafetime Karışma Platformu” üyesi kadınlar, Alsancak Semti’nde motosikletli iki kişinin tacizine uğradıktan sonra yardım istedikleri polisin de saldırısına maruz kalan Derya Kılıç ve Seray Gürer’e destek vermek amacıyla basın açıklaması düzenledi.

İzmir’de “Kıyafetime Karışma Platformu” üyesi kadınlar, Alsancak Semti’nde motosikletli iki kişinin tacizine uğradıktan sonra yardım istedikleri polisin de fiziksel saldırısına maruz kaldıklarını belirten Derya Kılıç ve Seray Gürer’e destek vermek ve saldırıyı protesto etmek amacıyla basın açıklaması düzenledi. Kıbrıs Şehitleri Caddesi ÖSYM binası önünde toplanan kadınlar arasında eyleme o gece polis memurunun saldırısına uğrayan Derya Kılıç da katıldı. Yaşadıklarını anlatmak isteyen Kılıç, göz yaşlarına hakim olamayınca konuşamadı.

Kadınlar adına basın açıklamasını okuyan Sennur Garip, “Ayşegül Terzi, Melisa Sağlam, Canan kaymakçı, Çağla Köse ve son olarak Derya ile Seray için kıyafeti için saldırıya uğrayan kadınlar için buradayız. Derya ve Seray geçtiğimiz günlerde Alsancak’ta yürürken, iki erkek tarafından tacize uğradı. Daha sonra yardım istedikleri polis tarafından ‘Bu kıyafetle size az bile yapmışlar’ sözleri ile darp edildi. Arkadaşlarımızı darp eden polis memurları hakkında bir an önce işlem yapılmasını istiyoruz. Kadınlara dayatılan onu giyme, orada yürüme, böyle kahkaha atma sözleri bizlere darp olarak cinayet olarak geri dönüyor. Yaşam tarzımıza yönelik söylem ve uygulamalardan yasal düzenlemelerden derhal vazgeçilmelidir” dedi.

Açıklama slogan ve zılgıtlarla son buldu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

İsveç’ten Afgan kadın gazeteciye ödül

AleviNet

Published

on

40 yıldan beri savaşın sürdüğü Afganistan gazeteciler için dünyanın en tehlikeli ülkelerinden biri. Geçtiğimiz yıl 13 gazeteci görevlerini yaparlarken öldürüldü.

25 yaşındaki Najwa Alimi, görevini yaparken tehdit edildi ve silahlı saldırıya uğradı. Ama bu tehdit ve saldırılar çalıştığı Zan TV’de kadın haklarını, toplumun en alt kesimlerinin sorunlarını gündeme getiren programlar yapmasını engelleyemedi.

İsveç Hükümeti, kadın ve insan hakları için verdiği mücadeleden ötürü 2019 yılı Per Anger Ödülü’nü Najwa Alimi’ye vermeyi kararlaştırdı. Ödül başkent Stockholm’de Perşembe günü akşam saatlerinde düzenlenen bir törenle Kültür Bakanı Amanda Lind tarafından kendisine verildi.

KADINLARA ULAŞMANIN EN KESTİRME YOLU GAZETECİLİK

Ödül töreninde bir konuşma yapan Alimi, kadınlar için tabu olarak kabul edilen gazetecilik mesleğinde çalışmayı kadınların gazetecilik yapabileceklerini göstermek için tercih ettiğini söyledikten sonra şunları kaydetti:

“Ayrıca Afganistan’ın değişik yerlerindeki kadınlara ulaşabilmek için en kestirme yolun gazetecilik mesleği olduğunu anladım. Bu, kadın haklarını savunmak için bir platform olabilir.”

Per Anger Ödülü’ne layık görülmesinin kendisinin doğru yolda olduğunu gösterdiğini söyleyen Alimi, “Yaptıklarımı yapmayı sürdüreceğim ve işime daha fazla yatırım yapacağım. Pek çok kişinin tersini öne sürmesine karşın bu ödül köyde büyüyen Afgan bir kızın gazeteci olabileceğini ve prestijli ödüller alabileceğini gösteriyor” dedi.

Alimi, ödülün Afganistanlı genç kadınlara ilham vermesini ve çok çalışırlarsa yaşamlarında belirledikleri hedeflere ulaşacakları görmelerini umduğunu söyledi.

SADECE KADINLARIN ÇALIŞTIKLARI TELEVİZYON KANALI

6 yıldan beri gazetecilik yapan Alimi, tüm çalışanları kadın olan Zan Tv’de muhabir olarak çalışmaya başladı. Daha sonra program yapımcısı olarak belgeseller yaptı. Belgesellerinde Afganistan’daki kadın hakları, kadınlara yönelik namus ve töreden kaynaklı şiddet, evsizlik ve uyuşturucu satışı ve kullanımı gibi hassas konuları ele aldı.

Alimi, Svenska Dagbladet gazetesinde yayımlanan söyleşisinde silahlı saldırıya uğraması ve tehditlere rağmen şiddetin mesleğini yapması için en büyük engel görmediğini belirterek “Güvenlik sorunlarının yanında Afganistan’da erkeklerin karar verdikleri kadın düşmanı toplum sorunu var. Afganların çoğu kadın gazetecilerin iyi kadınlar ve iyi Müslümanlar olmadığını düşünüyor” dedi.

Afganistan’da 1 700 civarındaki kadın gazetecinin birbirlerine destek verdiklerini ve mümkün olduğunda birlikte çalıştıklarını söyleyen Alimi, “Bizim yapabileceğimiz en önemli şey kadınlara insan olarak sahip oldukları hakları anlatmaktır” dedi.

Alimi genç kadınlara da şu mesajı verdi: “Korkmayın. Asla erkeklerden daha az değerde olduğunuzu düşünmeyin, Var olan güçlüklere karşı mücadele edin ve kendinize güvenin.”

PER ANGER ÖDÜLÜ NEDİR?

İsveçli diplomat Per Anger, İkinci Dünya Savaşı yıllarında görev yaptığı Macaristan’da Yahudileri Nazilerin soykırımından kurtarmak için yaptığı çalışmalarıyla tanınıyor.

İsveç Hükümeti, 2004 yılından beri demokrasi ve insan hakları için mücadele eden bir kişi veya kuruma Anger’in anısına ödül veriyor.

Najwa Alimi’ye 2019 yılı Per Angel Ödülü’nün verilmesini Sınır Tanımayan Gazeteciler önermişti.

Continue Reading

Kadın

Uluslararası kadın örgütleri ve şahsiyetlerinden deklarasyon

AleviNet

Published

on

Çok sayıda uluslararası kadın örgütü ve şahsiyetin imzaladığı deklarasyonda şunlar belirtildi:

“9 Ekim 2019 tarihinde, Türk devleti Kuzey Suriye topraklarına yönelik istila ve işgal savaşını başlattı. Türk ordusu sınır boyunca konumlanmış başlıca yerleşim yerleri ve kasabaların tümüne hava ve havan saldırısı düzenlemektedir. Kürt Kızılayı tarafından yayınlanan verilere göre saldırıların salt ilk beş gününde, aralarında birçok kadın ve çocuk da olan, en az 46 sivil öldürüldü ve 139 sivil de yaralandı. Türk ordusu, şu an, farklı terör gruplarından paralı askerlerden oluşan sözde “Milli Suriye Ordusu” ile birlikte, karadan da işgal etmeye çalışmaktadır. Aynı zamanda, Kuzey Suriye genelinde İŞİD’in uyuyan hücreleri yeni saldırılar düzenlemeye başladı. Kuzey Suriye’yi İŞİD teröründen özgürleştiren SDG ve YPJ-YPG güçleri, şimdi de halkları yeni işgal ve katliamlardan korumak için hayatlarını adamaktalar. İŞİD’in köleleştirdiği binlerce kadını özgürleştiren kadınlar, şimdi NATO ordusu tarafından bombalanmaktadırlar.  

Bölgedeki tüm farklı etnik ve dini topluluklardan olan milyonlarca insanın hayatı tehdit altındadır. On binlerce aile yerinden edildi. Çoğunlukla Kürt ve Arapların yaşadığı köylerin yanı sıra, Hristiyan komşuları da özellikle hedef alınmaktadır. Bu saldırıların etnik temizlik ve demografik değişiklik amacıyla gerçekleştirildiği açıktır. Ocak 2018’den itibaren Efrîn’e yönelik Türk işgali ve savaş suçlarına uluslararası toplum tarafından hala göz yumulmaktadır. Bundan ötürü de, Türkiye, uluslararası hukuk ve Suriye’nin egemenliğini ihlal ederek, sınırlarını Kuzey ve Doğu Suriye’ye genişletmek için çabalamaktadır.

‘KADINLAR ÖLÜM ÇETELERİ TARAFINDAN HEDEF ALINIYOR’

Aynı zamanda, Türkiye, bölgede demokratik öz yönetim altında, barış içerisinde, birlikte yaşayan halkların iradesini yok saymaktadır. Türkiye’nin saldırıları tüm dünyadan kadınlara ilham olan, Rojava’daki kadın devriminin kazanımlarına karşı yapılmaktadır. Kadın özgürleşmesine dayalı, demokratik, ekolojik, alternatif bir toplumsal model inşasında öncü olan kadınlar, cihatçı ölüm çeteleri tarafından hedef alınmaktadırlar. Suriye Gelecek Partisi Eş Başkanı Hewrîn Xelef 12 Ekim’de, Til Temir bölgesinde yaralı ve yerinden edilmiş insanları ziyaret etmeye gittiği sırada, pusu kurularak katledildi. Suriye’de 8 yıldır devam eden savaşa rağmen, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, tüm bölge hakları için, insan ihtiyaçları ve demokratik hakları güvence altına almayı başarmıştı. Suriye’nin farklı bölgelerinden savaştan ötürü yerlerinden edilmiş olan yüzbinlerce insan buraya sığınmıştı. BM kurumlarının kayda değer bir desteği olmaksızın, bu zorla yerinden edilmiş kişiler, Özerk Yönetim yapıları tarafından karşılandı, korundu ve desteklendiler. 

‘ERDOĞAN HÜKÜMETİ İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR İŞLİYOR’

Erdoğan hükümeti bu savaşı ve işgal planlarını açıkça duyurmuş olmasına rağmen, BM kurumları da dahil olmak üzere, uluslararası kamuoyu bunun gerçekleşmemesi için yeterli hiçbir önlem almadı. Bunun yanı sıra, Rusya ve ABD gibi hegemonik güçler, Türkiye’nin saldırısını cesaretlendirdi. Ermeni ve Süryani halklarına karşı 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun gerçekleştirdiği soykırımlar ve Dersim, Halepçe, Nusaybin, Cizire, Efrîn ve diğer yerlerde Kürt halkına karşı gerçekleştirilen katliamlar hala aklımızdadır. Savaş karlarının hesaplanması uluslararası hukuk, insan hakları ve değerlerinden daha önemli görüldüğünden, bugün, bir kez daha insanlığa karşı suçlar açıkça işlenmektedir.  

‘KADINLAR ROJAVA’YI SAVUNUYOR’

Rojavadaki kadınlar kadın devrimini fedakarlıkla koruduklarını ve tüm dünya kadınları adına mücadelelerini yürüttüklerinin altını her zaman çizdiler. Türkiye’nin, Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınlara ve halklara karşı yürüttüğü savaşı bize yapılan bir saldırı olarak algılıyoruz. Kadın hakları, özgürlük ve adalet için olan mücadelelerimizin heryerdeki kazanımları ve değerlerini hedef almaktadır. Kadınlar Rojava’yı Savunuyor isimli uluslararası kampanya ile faşizm, işgal ve ataerkiye karşı birleşiyoruz. Suriye’de barış ve adalet, Kuzey ve Güney Suriye’deki özerk öz-yönetimin tanınması için seslerimizi yükseltiyoruz.

TALEPLER

21. yüzyılda yeni soykırımlar ve kadın kırımları gerçekleşmesini engellemek için BMGK’ni, uluslararası toplumun tüm ilgili kurumlarını ve hükümetleri acil eyleme davet ediyoruz: 

• Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’deki işgal ve istilasını derhal durdurun;

• Kuzey ve Doğu Suriye’deki halkları korumak için uçuşa yasak bölge oluşturun;

•Türkiye ordusu, İŞİD, El-Nusra ve diğer cihatçı örgütlerin savaş suçları ve etnik temizlik gerçekleştirmesini engelleyin;

• Tüm savaş suç ve suçlularını yargı önüne çıkarın;

• Türkiye ile silah ticaretini sonlandırın;

• Türkiye aleyhine siyasi ve ekonomik yaptırımlar uygulayın;

• Kuzey ve Doğu Suriye halklarının demokratik özerk yönetimini tanıyın;

• Suriye krizinin kadınların ve Suriye’deki tüm farklı ulusal, kültürel ve dini toplumlardan temsilcilerin katılımı ile siyasi çözümü için adımlar atın.”

İLK İMZACILAR

Kadın örgütleri:

Meclîsa Jinên Bakûr û Rojhilatê Sûryê; Kongra Star;  Meclîsa Jinên Sûryê, Komelgeha Jinên Azad a Rojhilatê Kurdistan KJAR; Rêxrawê Jinên Rojhilatê Kurdistan RONAK; Rêxrawê Jinanê Azadîxwazî Kurdistan RJAK; Rêxrawê Peywendiyên Afratanî Kurdistan REPAK; Tevgera Jinên Kurdistanê li Ewrûpê TJK-E; Nûnertiya Navnetewî ya Tevgera Jinên Kurd IRKWM; Buro ya Jinên Kurd ji bo Aşitî CENÎ; Yekitiya Jinên Xwendekar ên Kurdistan JXK; Tevgera Jinên Ciwan; Tevgera Azadiya Jinên Êzidî TAJÊ; Tevgera Jinên Elewî yên Demokratîk; Weqfa Jinên Azad a (WJAR); Înîsyatîfa Jinên Misilman ên Demokratîk; Akademiya Jineolojî; Komeleya Jinên Filistînî li Libnanê; Desteya Jinê ya Partiya Yekitiya Suryanî li Libnanê; Terretorios y Resistancias (Bolîvya); Southall Black Sisters (Brîtanya); Revolutionary Association of the Women of Afghanistan RAWA (Afxanîstan); Women’s Strike Polonya; Mujeres Libres (CNT / Spanya); Union Syndicale Solidaires France (Frensa); International Labour Network of Solidarity and Struggles; Feminist Assembly of Madrid (Spanya); Feministas de Abya Yala (Uruguay); Centro de Intercambios y Servicios Cono Sur CISCSA (Arjantîn)

ŞAHSİYETLER:

Mahila Kisan Adhikaar Manch (Forum ji bo Mafên Jinên Cotkar, Hîndîstan); Sylvia Marcos (nivîskar, Meksîko); Meredith Tax (nivîskar & Emergency Committee for Rojava, DYA); Nadje Al-Ali (rewşenbîr, DYA); Collette McAllister (Sinn Féin, Irland); Maria Luiza Duarte Azedo Barbosa (Meşa Jinên Cihanê, Brazîlya); Dr Radha D’Souza (Zanîngeha Westminster, Brîtanya); Dr Mahvish Ahmad (Zanîngeha Western Cape, Afrîka Başûr), Francesca Gargallo Celentani (nivîskara femînîst, Meksîko); Laura Quagliuolo (edîtor, Îtalya); Teresa Cunha (rewşenbîr, Portugal); Tor Bridges (xaltîka Anna Campbell, hilberîner, Brîtanya);  Lilian Galan (MPP, Uruguay); Nancy Fraser (professora felsefê û siyasetê, DYA);  Dr Mithu Sanyal (nivîskar û weşankar, Elmanya); Margaret Owen (Jinebiyên ji bo Aşitî û Demokrasî WPD & Seroka Kampanya Aşitî ji bo Kurdistan, Brîtanya); Alba Sotorra Clua (derhêner, Spanya); Rahila Gupta (nivîskar and aktivist, Brîtanya); Dr Mónica G Moreno Figueroa (sosyolog, Brîtanya); Julie Ward (Endama Parlamana Ewrûpê, Brîtanya); Prof Sarah Franklin (sosyolog, Brîtanya); Wendy Lyon (parêzera mafên mirovan, Irlanda); Dr Zahra Ali (sosyolog, DYA); Fatemeh Sadeghi (McGill University, Canada/Iran); Dr Sarah Glynn (rewşenbîr, Scotland); Maryam Ashrafi (social documentary photographer & film-maker, Îran); Dr Hettie Malcomson (rewşenbîr, Brîtanya); Debbie Boockchin (journalist & nivîskar, Brîtanya); Selay Ghaffar (Solidarity Party of Afghanistan); Dr Marina Sitrin (Binghamton University, DYA); Amber Huff (lêkolînvan, Brîtanya); Christelle Terreblanche (Zanîngeha Kwazulu-Natal, Afrîka Başûr); Erella Shadmi (rewşenbîr, Îsrael); Molly Crabapple (artist and nivîskar, DYA); Dr. Soraya Fallah (California State University, DYA); Dr. Camilla Power (Radical Anthropology Group, Brîtanya); Prof. Flavia Almeda Pita (State Zanîngeha Feira de Santana Bahia & Incubadora de Economia Popular Soldidaria, Brazîlya); Houzan Mahmood (nivîskar, Brîtanya); Dina al-Kassim (Zanîngeha British Colombia, Kanada), Vilma Rocio Almendra Quiguanas (Indigenous Nasa/Misak, Pueblos en Camino, Kolombya); Helina Paul (ecologist, Brîtanya); Rane Khanna (derhêner & lecture, Brîtanya); Mechthild Exo (lêkolînvan & activist in peace and conflict studies, Elmanya); Rita Lora Segato (Zanîngeha San Martin, Brazîlya); Prof Emeritus Ana Falu (Zanîngeha Cordoba, Arjantîn); Janet Sarbanes (nivîskar and professor, DYA);  Charlotte Maria Saenz (rewşenbîr, DYA); Monika Gärtner-Engel (endama damezrîner a Konferansa Jinên Cihanê WWC, Elmanya); Carla Bergman (nivîskar & film-maker, Kanada); Targol Mesbah (rewşenbîr, DYA); Lilián Raquel Galán Pérez (Endama Konseya Parla Sur, Amerîka Latîn); Sally Jackson (rewşenbîr, DYA); Verónica Mounier (rewşenbîr, Meksîko);

Continue Reading

Kadın

HDP Kadın Meclisi: AKP Kürt ve kadın düşmanı

AleviNet

Published

on

HDP Kadın Meclisi tarafından bugün yapılan yazılı açıklamada, “Eşbaşkanlık sistemine dönük saldırılar kadın mücadelesinedir” denildi.

Açıklamada, “Belediye eşbaşkanlarımıza dönük operasyonlara hız verilmiş bir şekilde neredeyse her gün eşbaşkanlarımız gözaltına alınıyor. Dün de 3 ilde, 4 belediye eşbaşkanımız gözaltına alındı. Hakkâri Merkez ve Yüksekova, Erciş ve Nusaybin belediye eşbaşkanlarımız haksız, hukuksuz bir şekilde gözaltına alındı. Bu gözaltı ve tutuklama furyası sadece belediye eşbaşkanlarımızla sınırlı değil, meclis üyelerimiz, il ve ilçe yöneticilerimiz planlı bir şekilde sürekli gözaltına alınarak tutuklanmaktadır” denildi.

‘KÜRDÜN HER ŞEYİNİ GASP ETMEK İSTİYORLAR’

“Bu gözaltı ve tutuklama furyası dünyanın hiçbir yerinde örneği olmayan siyasi soykırım operasyonlarıdır” vurgusunda bulunulan açıklamada, “Özellikle; belediyelerimize kayyım atanması, eşbaşkanlarının gözaltına alınması Kürdün en ufak bir kazanımına tahammül edemeyip gasp etme politikasıdır. Siyasi iktidar, kayyımlar eliyle kazanımlarımızı çalmaktır. Burada el konulan belediyelerimize dönük gaspçı kayyım politikası da, Rojava halklarına, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Bölgesine dönük işgal ve savaş da artık tüm dünyanın net bir biçimde ifade ettiği Kürt düşmanlığının göstergesidir. Kürdün en ufak bir kazanımına tahammül edemeyip gasp etme politikasıdır” diye belirtildi.

‘AKP ARTIK DÜNYADA KÜRT DÜŞMANLIĞIYLA BİLİNİYOR’

Açıklamada şunlar da ifade edildi:

“Sadece ülke içinde ve Rojava’da değil, Güney Kürdistan’da da Kürtlerin kazanımlarına el koyma siyaseti yürütülüyor. Bakın AKP hükümeti, Japonya’da Kürtçe dil kursunun verilmesine bile tahammül edemeyip bunu durdurmak için diplomatik girişimlerde bulundu. Yani Somali’de bir Kürt bir dükkân açsa bunu kapattırmak için bile çekinmeden uğraşacak bir hükümet var karşımızda. AKP hükümeti ile tarihin en saldırgan ve en pervasız Kürt karşıtlığıyla karşı karşıyayız.

Hükümetin bu gaspçı ve işgalci politikalarını ve Kürt karşıtlığını perdelemek için Kürtleri kriminalize etmeye çalışması artık nafile bir çabadır. Özellikle belediyelerimize kayyım atanması ve Rojava topraklarına saldırısı AKP’nin maskesini bir kez düşürmüştür. Tüm dünya kamuoyu da AKP’yi ‘Kürt düşmanı’ olarak iyice tanımış ve her gün dünya basına bu manşetlerle çıkmaya başlamıştır.

‘KADIN MÜCADELESİ DE HEDEFTE’

HDP’ye, Kürt halkına yönelik saldırılar aynı zamanda kadın mücadelesine dönük saldırılardır. Çünkü kadınların yüzlerce yıldır verdikleri var olma, eşitlik ve özgürlük mücadelesi bugün Kürt kadınları şahsında dünyada ilgi görüyor, kadın mücadelesine, ezilen halkların mücadelesine ilham veriyor.

Eşbaşkanlık sistemine dönük saldırıların, eşbaşkanlarımızın rehin alınması ve eşbaşkanlık gerekçe gösterilerek belediyelerimize kayyım atanması hazmedemedikleri kadın mücadelesine, kadın kazanımlarına dönük en somut göstergedir.”

HDP Kadın Meclisi, bugün Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak’ın Malatya’da duruşmalarının olacağına dikkat çekerek, “Diğer tüm yargılamalar gibi bunun da hukuki bir yargılama değil, siyasi, bir cezalandırma olduğu açıktır. Siyasetçi kadınlara dönük bu saldılar AKP’nin Kürt karşıtı siyasetinin yanı sıra kadın karşıtı siyasetinin devamıdır” dedi.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI