Türkiye’de zulmat hattı olarak Aydınlık dergisi ve Alevi düşmanlığı

                                   Hak Aşkı, Xızır Hikmeti, Pirim Seyit Nesemi’nin Nefesi İle…

Karanlığın bekçisi olarak Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Murat İnce Alevileri hedef gösteren, dönemine, her zaman ki misyonuna uygun bir yazı kaleme aldı. Yazı Alevilere ve kurumlarına parmak sallayarak hizaya çekme görevinin hasıl olduğu bir süreçte, iktidarın verdiği derin görev bilinci ile kaleme alınmıştı. Aydınlık çizgisini bilen Alevileri ve demokratik kurumlarını şaşırtmayan bu yaklaşım derinlikli olarak açığa çıkarılmaya da muhtaçtır. Bu düşmanlık Dersim, Çorum, Maraş, Sivas, Gazi, Gezi katliamlarının hazırlayıcısı, derin planlayıcısı olarak Laisist ve sol makyajlı görünen. Fakat; içtende Tapınak şövalyeleri görevi ile tekçi faşist iktidarlaşmanın koruyucusu olan bir çizgi de hareket etmiştir. Türkiye halklarının demokratik mücadele süreçlerini baltalayan ve toplumsal bütünleşmeyi bölen bir çizgidedir. Tüm pratikleri bugün de görüldüğü gibi, zaman içerisinde bunu bize açıkça göstermektedir.

Şimdi örneklerle ilerlemek daha anlamlı olacaktır.

1)Murat İnce, “Bizim Aleviler” vurgusunu yazısında oldukça sık kullanmaktadır. Bizim Aleviler derken 90’lardan itibaren stratejik bir kararla FETÖ ile kendi Alevilerini yaratmak için kurumlara yerleşme planı yapmışlardır. Bu stratejik plan doğrultusunda İstanbul, Mersin, Ankara, Antep’ten başlayarak Alevi kurumları içerisinde bir kadrolaşma sürecine gittiler. Bizim Aleviler dedikleri Özdemir Özdemir gibi tiplemeler ve Alevi kamuoyunun bildiği zaman içerisinde incileri ile açığa çıkan malum kişilik ve kurumlardır. Cami- Cemevi projesinin ortak mimarlarıdır. Siyaset biliminin İtip – Çekme ilişkisi içerisinde Alevi halklarını merkeze çekme ve istedikleri tekçi sisteme yedekleme politikalarının sonucu olarak. Kadroları ile oluşan Cemevlerine ve kurumlarına yerleşerek Alevi toplumunu politika geliştiremez hale getirmek ya da istedikleri poltikaları kabul ettirmek hedefindedirler. Kadroların temel dinamikleri ise içi boşaltılmış Kemalizm ve İslam düşmanlığı yapan Laisist görünümle yapmışlardır. Temel yaklaşım İslamı Aleviler dilinden lanetlemek ve düşmanlık yaratarak, ihityaç duyulduğunda ya da yönlendirmeleri karşısında direnç başladığında, yarattıkları düşmanlıkla katliam başlatmak. Oluşan enerjiyi tekrar kendi hizmetlerine çekmek. Turan Dursun, İlhan Arsel İslam yorumları bu hatta çok net kullanılmıştır. Temel amaç Arap, Kürt, Ermeni düşmanlığını diri tutmaktır. Türkiye halklarının ortak mücadele hatlarını hakikat değerlerini dejenere ederek, birbirine karşı tehdit gibi yönlendirerek kendi hizmetinde tutmaktır. Bu şekilde olabilecek sapmaları tekçi iktidarın hizmetinde tutmaktır. Bugün iktidar ile paralel yaklaşım bunu açıkça kanıtlamaktadır.

2)Türkiye Sol ve Demokratik yapısını bir bölme parçalama hareketidir. Tam Bağımsız Türkiye, sloganı ile Ortadoğu gibi bir coğrafya da Türkiye Devrimci yapısı yalnızlaştırılmış. Her geliştirdiği ilişki emperyalizm uşaklığı gibi gösterilerek, hamle yapması engellenmiştir. Yaşamın doğasına ters olan bu yaklaşım Türkiye Devrimci yapısını yalnızlaştırmış. Ortadoğu ve Dünyaya açılması engellemiştir. Anadolu Aleviliği ve Alevi İslam, Horasan’dan geldik Türküz, Zaza Milleti kavramları ve söylemleri. Seyit Rıza ve Şeyh Sait Görüşmesi, Şeyh Sait’in aynı sofraya oturmadığı buna dayanarak nefret geliştiren uydurma hikayeler. Tümü aynı derin aklın argümanlarıdır. Hedef Dünya konjonktürel yapısı ilede uyumludur. İngiliz ve Alman ekolleri etkindir. Türkiye ve Ortadoğu halkları arasında aşılamaz nefret duvarları örmek, İranı da Şii hattı ile yalnızlaştırmak, oluşabilecek tüm direnç kanallarını yalnızlaştırarak bitirmek temel amaçtır. Dikkat edilirse Hak Yol Alevi halkların birbirinin varlığını öğrenmesi bile son 10 yılın gayretleri ile mümkün olmuştur. Bu durumun engellenemez olması ve Suriye savaşı yeni çıkışlara ihtiyaç duymaktadır. Yakında “Bizim Aleviler” Alevilerin Türklüğü ve İslam içerisinde ki rolleri, İmamet ile ilgili bir açıklama olur ise şaşırmayın. Yeni bir çıkışa ihtiyaçları var. Fakat nafile çırpınış olacaktır bu. Hedefi tekrarlamakta fayda var. Hedef; HakYol Alevi halklarını yalnız, tarihsiz, katliam korkusu altında bırakarak tekçi zihniyet etrafında birleştirmek. Görünürde mesnetsiz bir özgüvenle dirençli görünen ama örgütsüz, ayakları havada, gelecek perspektifi karmaşık , coğrafyası daraltılmış Alevi halklardan bi haber bir Alevi toplumsallığı hedeflenmiştir.
Sonuç; Anadolu da bir avuç Alevi kalmış hissi toplumda yaratılmış, Alevi toplumsallığı Piri, Dedesi, Anası hakir görülerek korku, tehdit altında adım atamaz halde, merkezi iktidarın hizmetine, işlevsiz sosyal demokrasi içerisinde aynı yerde sayan, belediyecilikte ise çöpçülüğün reva görüldüğü, inancını gerilik olarak gören bir sürece sokulmuştur. Üçüncü kuşak metropol Alevilerinde bu durum açıkça gözlemlenebilir. Anadolu Aleviliği terimi ile de Dünya Alevi halkları ve hakikatçileri ile ilişki kurması engellenmiştir. İlişki kanalları kapatılmıştır. Her solcu ve ya demokrat keskin bir din ve İnanç karşıtı olmalı, İnancın hiçbir hakikat değerinden bahsetmemeli, sürekli belaltı çalışan ideolojik nefret argümanları işlenerek, toplumsal değerleri, geleneği gerilik olarak yansıtılmalı. Makbul solcu dinsiz solcudur argümanı açığa çıkarılmalıdır.Turan Dursun ve İlhan Arsel yayınları tekrar örnek olarak gösterilebilir. Bu şekilde Sol yapı Yeşil kuşak projesi ile halktan uzaklaştırılmış, yerine ise FETÖ ve Cemaat yapıları ile halklar nefret argümanları ile karşı devrime yönlendirilmiştir.Başarı bugün ortak iktidarda açıkça gözlemlenebilir.

3)Biz Hak Aşkı, Xizir Hikmeti ile Ocakları etrafında kenetlenmiş Hak Yol Alevilerin temel görevi şudur. Bu dinamikleri doğru yorumlayarak açığa çıkarmak, deşifre etmek. Varlıktan bugüne yaşamsal, doğal toplum özelliklerini kendinde taşıyan Hak Yol Alevi Halklarını biraraya getirmek, ilişki kurmak yaşadıkları tüm coğrafyalarda özgür yaşam dinamikleri olarak tüm halklarla birlikte Nehak iktidarlara karşı, yaşamsal, sürdürülebilir Rıza Şehirlerini beraberce kurmak olmalıdır. Pir Hüseyin aşkıyla Yezid anlayışlara karşı direnmek ama yem olmamak. Pir Hüseyin ve Kerbela bizim için önemli milattır. Son din İslam içerisinde Xizir’laşma manasıdır. İsa, Musa ve diğerlerinde olduğu gibi. Hak Yol Alevilik cümlesi içerisinde Nur kapısıdır. Varlığı bu aklı yetmezlerin aklından çok ötedir. Pirsiz ve Nursuz değildir. Her Ocağımız bir yaşam ve felsefe okuludur. Her süreğimiz bir hakikat arayışıdır. Nehaklara karşı Rıza toplumlarını yaratma gücüdür. Hiçlik diye dedikleri yalandan başka bir hal değildir. Varlığın kendisinde yaşam dinamiğidir, Canın birbirine Xizir olduğudur. Bugün Ortadoğu’da herkes sözünü söylerken, bizim sözümüzü söylememize kimse engel olamaz. Bizim yaşadığımız tüm alanlarda Rıza toplumsallığını yaratmakla mükellefiz. Bunu yapacak gücümüz, irademiz, birikimimiz vardır. Ya Hak Yol düsturu çerçevesinde ırk, dil, inanç argümanlarını Ortak Vatan’da cümlesi ile halk edeceğiz ya da Nehaklar bizlere bir kıyım daha yapacaktır. Hazırlıklar bunu açıkça göstermektedir. Korkuları olmaz ise çoktan bir Sivas daha yaparlardı. Ha Yol Alevi Halkları artık kime güveneceklerini çok iyi düşünmeli ve ona göre yaşamalıdır.
Aşk ile Xizir yardımcımız olsun, Nehak kör, Hak Pir Hüseyin Gibi Nur Olsun, Çerağınınız Gayretli Olsun….