Foza Yûsif: Devlet kurmuyoruz Suriye’yi demokratikleştiriyoruz

 Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu Eşbaşkanı Foza Yûsif, Suriye’nin bütünlüğü içinde tüm hakların tanımlı olduğu demokratik federal bir Suriye amaçladıklarını söyledi. Yûsif, “Devlet kurmuyoruz, Suriye halklarının başına bela olan ulus devleti demokratikleştirmeye çalışıyoruz” dedi.

İran Genelkurmay Başkanı’nın Türkiye ziyareti, G20 zirvesinde ABD-Rusya görüşmeleri, Rakka operasyonu devam ederken, her biri 2 kantondan oluşan Cizîr, Fırat ve Efrîn bölgeleri ile Rakka ve Minbic özerk bölgeleri olarak coğrafik sınırlarını belirleyen Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu 22 Eylül’de komün seçimlerini yapmaya hazırlanıyor. Türkiye başta olmak üzere bölge devletlerinin sert açıklamalarla karşı çıktığı Kürtlerin öncülük ettiği yapılanma hakkında dihaber’in sorularını yanıtlayan Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Foza Yûsif, amaçlarının Suriye’nin bütünlüğü içinde tüm halk, inanç ve bileşenlerin eşit, özgür, birlikte yaşamını örgütlemek olduğunu söyledi. Yûsif, 2011 öncesi ulus devlet modeline dayalı Suriye’yi demokratik ulus paradigması çerçevesinde demokratikleştireceklerini belirtti.

* Rojava kantonları denilince akla Cizîr, Kobanê ve Efrîn geliyordu. Geçtiğimiz günlerde Kuzey Suriye idari yapısına ilişkin 3 bölge (Cizîr, Fırat, Efrîn) ve her bölgeye bağlı ikişer kanton (Hesekê, Qamişlo; Kobanê, Girê Spî; Şehba, Efrîn) açıklamaları geldi. Bu bölgeler ve kantonlar neye göre belirlendi?

Önceleri yönetimi örgütleme biçimi kanton esasına dayalıydı. Çünkü Girê Spî, Hesekê, Şedade ve Şehba’nın bazı bölgeleri özgürleşmemişti. Bu kentlerin özgürleşmesi ile Kuzey Federasyonu halklarının yönetim sorununa çözüm olacak federasyon ihtiyacı doğdu ve bölgeler ihtiyaca göre örgütlendi. Amaç her halk, inanç ve farklılığın kendini yönetmesi, kendi ihtiyaçlarına göre çözüm üretmesi ve merkezi bir yapılanmanın önünü kesmektir. Toplumun karar alma sürecine katılmasını ve kendi kendini yöneterek sorunlarına çözüm bulmasıdır.

* Neden Rojava değil de Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu?

Proje Demokratik ulus paradigmasına dayanıyor. Bu sebeple bölge tüm halkları kapsayan bir isim ve yönetim şekline göre ayarlanmalıdır. Şayet sadece Kürtlerin yaşadığı bölge olsaydı, Rojava en uygun isimdi. Demokratik Federalizmin kurucu meclisi bu yüzden her bölgenin kendi ismi ile adlandırılacağı ve her halkın yönetimde yer alacağı Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nda karar kıldı.

* Bölge halkı buna hazır mı?

Halklarımız merkezi, ulus devlet yapılanmasına karşı isyan etti. Halklar iradelerinin tanınmasını istedi. Bu anlamda bizim bölgelerimiz en güvenli bölgeler oldu. Halklar birbirleri ile savaşmak istemiyor. Eşit, özgür, güvenli birlikte yaşam istiyorlar.

* Uluslararası güçler buna nasıl bakıyor?

Şimdiye kadar uluslararası güçler projemize olumlu ya da olumsuz baktıklarına dair herhangi bir açıklama yapmadılar. Herkes bizi takip ediyor ve anlamaya çalışıyor. Bu süreçte açık bir tutum da beklemiyoruz. Bu projeye siyasi yaklaşım için zaman gerektiğini düşünüyoruz. Biz projemizi hayata geçirip ısrar ettikçe diğer devletleri etkiler ve resmi anlamda kabul etmeye zorlarız. Özerklik projemizde de bunu açıkça gördük.

* Karşı olanlar var mı, karşı çıkanlar niye karşı çıkıyor?

Çevremizdeki devletler merkezi ulus devlet yapılanmaları ve demokrasi düşmanıdırlar, bu sebeple demokratik her adımı tehdit kabul ediyorlar. Biliyorlar ki burası onları da etkileyecektir. Rejim kendisini yenileme anlamında adım atmıyor ve 2011 öncesi Suriye’sini tahayyül ediyor. Rejim bu anlamda askeri ve siyasi olarak gaflet içindedir. Eskide ısrar ediyor ve eski hükümranlıkla yönetmek istiyor. Bu sebeple rejim demokratik çözümden yana değil.

* Neden özerklik veya demokratik özerklik değil de federasyon?

Bize göre federasyon demokratik özerkliğin en güçlü halidir. Federasyonda bölgeler yönetime iradeleri ile daha güçlü katılır. Çünkü hem kendi meclisleri, hem kendi yönetimleri var. Daha fazla demokratiktir, ancak demokratik özerklikte yönetim bu kadar renkli ve güçlü değildir.

* Daha önce sıklıkla Rojava deniliyordu, şimdi daha çok Kuzey Suriye deniliyor; Rojava’dan veya Kürtlerden bu söyleme karşı bir destek veya tepki alıyor musunuz?

Önceleri itirazlar oldu, ancak Kürtler Kuzey Suriye Federasyonu ile haklarını daha fazla garantiye alabileceklerini gördü ve kabul ettiler.

* Bölge ve kantonlarda seçim kararı alındı. Bu yıl seçimler açısından bölgeniz hareketli geçecek. Önce komün seçimleri, sonra kanton ve bölge seçimlerine gidilecek. Neden seçimlere gidiyorsunuz?

Demokratik Özerklik yönetimi 4 yıldır iş başında ve halk artık örgütlenmek, kurumsallaşmak istiyor. Bunun en demokratik yolu da seçimdir. Halk adaylarını seçecek. Bu toplumumuzu, yaşamımızı ve yönetimimizi güçlendirir. Halkın yönetimi katılımı ne kadar güçlü ise, kendini savunması ve yaşamını renklendirmesi o kadar güçlüdür.

* Şu an kurucu meclis misyonunu ifa ediyorsunuz. Bu meclis ne zamana kadar görevde olacak?

Kurucu meclis demokratik federasyon projesini hayata geçirmek için, halklarımızın ortak kararı ile kuruldu. Kurucu meclis seçimlerden sonra görevine son verecek ve yerini seçimle gelmiş halkların kongresine bırakacak.

* DAİŞ’ten kurtarıp güvenli hale getirdiğiniz bölgelerde oluşturmak istediğiniz sistem ile Suriye’ye nasıl bir model sunmak istiyorsunuz?

Biz Suriye’nin temel sorunlarını çözecek bir yapı kurmak istiyoruz. Suriye’nin temel sorunu ulus devlet yapılanmasıdır, bunun yerini demokratik bir yapılanmaya bırakması şarttır. Biz çözümün Federal Suriye’de olduğunu görüyoruz. Suriye’deki çok renkliliğin bu şekilde korunacağını biliyoruz. Aksi durum çatışmaların sürmesidir. Biz özgür alanlar oluşturup Suriye sorununda çözümün önünü açmak istiyoruz. Bu sebeple bizim hayata geçirdiğimiz model tüm Suriye içindir.

* Seçim yapacağınız bölgeleri Suriye’den ayırıyor musunuz? Bu bölgelerin Suriye ile veya diğer bölgelerle bağı ve bağlantıları nasıl olacak?

Her şeyden önce söyleyeyim ki Demokratik Federalizm Suriye’nin iç projesidir, biz çözümü Suriye’nin parçalanmasında değil, birlikteliğinde görüyoruz. Parçalı yapıların bölge ve çözüm istemeyen devletlerin egemenliğinde kalacağına inanıyoruz. Suriye’nin demokratikleşmesini, Kürtler ve diğer halkların haklarını almasını, kimliğini, kültürünü yaşamasını istiyoruz. Şimdiki durumda diğer bölgeler ile ilişkilerimiz kopuktur. Her bölgede bir güç egemendir. Bu bölgeler arası ilişkiler gelişmeli ve bunları bir sistem etrafında müzakere etmeli. Her halkın, inancın, farklılığın korunduğu bir Anayasa hazırlanmalı. Bu Anayasa bölgelerarası ilişkileri tanımlamalı ve Federal Suriye yönetimini ortaya çıkarmalıdır.

* Türkiye yetkilileri tarafından sık sık “Yanı başımızda yeni bir devlete izin vermeyiz” açıklamaları yapılıyor. Siz yeni bir devlet mi kuruyorsunuz, Suriye’yi mi parçalıyorsunuz?

Biz devlet kurmuyoruz. Suriye halklarının başına bela olan ulus devleti demokratikleştirmeye çalışıyoruz. Federasyon parçalanmışlık değil, gönüllü birliktelik ve uzlaşmadır. Dünyanın tüm güçlü devletleri federasyondur. Bu sebeple bizim projemiz Suriye’yi parçalamaz, ancak ırkçılık ve mezhepçiliği ortadan kaldırır.

* Rakka operasyonuyla birlikte “Suriye’de sona gelindi” tespiti yapılıyor. Suriye’nin geleceği daha çok konuşulmaya başlandı. Nasıl bir Suriye düşünüyorsunuz, sizce Suriye’nin geleceği nasıl olmalı, nasıl şekillenmeli?

Tüm güçlerin Suriye’nin geçmiş döneminden dersler çıkarması lazım. Suriye halkları özgür bir yaşam için milyonlarla bedel ödedi. Bu nedenle halklarımızı sıkıntılardan kurtaracak bir sistem inşa etmeliyiz. Biz demokratik federalizmin çözüm olacağına inanıyoruz. Suriye tüm Suriyeli halkların ülkesi olmalıdır. Bir halkın malı, ya da bir dinin, bir mezhebin egemenliğinde olmamalıdır.

* Suriye için daha çok ABD ve Rusya’nın nasıl bir gelecek öngördükleri konuşuluyor. Suriye’nin geleceğini ABD ve Rusya dengeleri mi belirleyecek? Hareketiniz için de kimisi ABD yanlısı, kimisi Rusya yanlısı diyor.

Biz ilk günden beri söylüyoruz; halklarımızın tarafındayız. Biz de siyaset yapıyoruz ve herkesle antlaşma yapma hakkımız var. İlişkilerimiz hem ABD, hem de Rusya ile var. Çünkü her iki güç de Suriye savaşının içinde ve güçlüdürler. Ancak ilişkilerimiz ilkeli ve halkımızın çıkarları doğrultusundadır. Biz gücümüzü toplumumuzdan alıyoruz, halklarımızın desteği ile ayaktayız ve kazanıyoruz. Bu da bizi askeri ve siyasi olarak güçlü kılıyor ve bu güçler bizimle ilişki geliştiriyor. Bize göre bu iki devletin rolü önemlidir; ancak her şey demek değildir. Bölge ve Suriye’nin bir çok faktörün de etkilidirler. Tüm bu faktörlerin Suriye’nin geleceğinde rol alacağını düşünüyoruz.

* Eski Suriye’de kimliksiz olan Kürtlerin “payına” ne düşüyor; Kürtler bu kuracağınız sistemde nerede yer alıyor; özetle Kürtlerin geleceği ne olacak?

Kürtler federasyonda kimlik ve haklarının sahibi olacaklar. Kürtler bu sistemin kurucu unsurudur. Yönetimde yer alma, dilleri ile eğitim alma-verme, diğer yurttaşlar gibi kimlik edinme hakları var. Suriye’nin kadim halklarından olarak demokratik haklarının sahibi olacaklar.

* Yine hem Kuzey Suriye’de hem de Suriye’de farklı halklar, topluluklar, inançlar ve gruplar var. Tüm bu farklılıkları nasıl buluşturup, bir arada tutacaksınız?

Sistem tüm halkları ve inançları kapsıyor. Kimse dışında ve haklarından mahrum kalmayacak. Toplumsal sözleşmede tüm halkların, inançların ve farklılıkların hakları tanımlanmıştır. Federal meclisin yüzde 40’ı bileşenlerden oluşacak.

* Askeri bir güç olan Demokratik Suriye Güçleri (QSD), DAİŞ’e karşı verdiği mücadelede birçok yerleşim yerini ve bölgeyi kurtardı ve bunu kurulan kent ve bölge meclislerine devretti. Bu askeri gücün, yeni sisteminizde karşılığı nedir? Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nun ordusu mu olacak?

QSD Suriye halklarının savunma gücüdür. Toplumsal sözleşmemizde Kuzey Suriye Federasyonu’nun savunma gücü olarak tanımlanmıştır.

Erdoğan Altan – dihaber