Connect with us

.

Kadın

Îlham Ehmed: Demokratik ilkelerde uzlaştık

AleviNet

Published

on

Suriye Kadın Meclisi’nin gerçekleştirdiği kongreye ilişkin açıklamalarda bulunan MSD Eşbaşkanı Îlham Ehmed, ‘Her ulus ve topluluk kendi rengiyle Suriye kimliğiyle yaşayacak’ diyoruz’ dedi. Îlham, ‘Kongremizde Suriye Kadın Meclisi’nin temeli olacak tüzük ve programında yer alacak özgürlükçü demokratik ilkelerde uzlaştık’ ifadelerini kullandı

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanı Îlham Ehmed, MSD Kadın Bürosu öncülüğünde Suriye’nin her kesiminden 220 delegenin katılımıyla 8 Eylül’de gerçekleştirilen Suriye Kadın Meclisi Kurucu Kongresi’ni ve Suriye Kadın Meclisi’nin hedeflerini anlattı. Kongrenin güçlü bir hazırlıkla gerçekleştirildiğini belirten Îlham, “Şam, Humus, Tartus, Latkiye, Derê, Hesekê, Qamişlo, Kobanê, Dirbesiye, Şehba yani hemen hemen Suriye’nin tüm alanlarından kadınlar kongremize katıldılar. Fakat İdlib’den gelmek isteyen kadınlar yoldan dolayı gelemediler” dedi.

Kongre umut yarattı

İlk defa Suriye’de bileşenlerden oluşan bir kaddın kongresi yapıldığını dile getiren Îlham, “Herkes büyük bir coşku ve heyecanla katıldı. Hem kongrenin bu bileşenle gerçekleştirilmesi hem de sonuçlar, tüm delegelerde büyük bir moral ve umut yarattı. Bunu herkes ifade ediyordu” ifadelerini kullandı.

Suriye’nin geleceği için…

Kongre’nin “Kadınlar merkezi olmayan çok renkli Suriye’nin inşasının temelidir” sloganıyla gerçekleştirildiğine işaret eden Îlham“Üzerinde durduğumuz temel gündemlerden birincisi Suriye’nin geleceği ve kadınların sorunları konusunda nasıl ortak görüş geliştirebileceğimizdi. Suriye Demokratik Meclisi ve Suriye Kadın Meclisi olarak Suriye’nin geleceği için mücadele etme ve rol oynama görevimiz var. Bunun için siyasi bir mücadele yürüterek demokratik anayasa oluşturmak gerekiyor. Yine kadınların gelecekte Suriye’de hem anayasal ve yaşamsal olarak rol sahibi olması hem de tanınması için aralıksız bir mücadele yürütmek gerekiyor. Aslında Suriye Kadın Meclisi’nin oluşturulmasının temelini bu amaçlar oluşturuyor” şeklinde konuştu.

Demokratik ilkelerde uzlaştık

Hazırlanan tüzükle ilgili de açıklamalarda bulunan Îlham, “Suriye Kadın Meclisi bünyesinde birçok örgütte, yine kadın örgütlerinde ve siyasi partilerin kadın kollarında kadınlar var, ayrıca bağımsız kadın şahsiyetler var. Kongremizde Suriye Kadın Meclisi’nin temeli olacak tüzük ve programında yer alacak özgürlükçü demokratik ilkelerde uzlaştık. Kadın özgürlüğü için mücadeleyi, cinsler arasında eşitlikçi ve adaletli bir yaşamı kurmayı, kadını bilinçlendirme ve örgütlemeyi temel hedefler olarak belirledik ve tüzükte yer verdik” dedi.

Çözüm gelişmezse kriz büyür

Kongrenin savaşın sürdüğü önemli bir süreçte gerçekleştirildiğini dikkat çeken Îlham, Suriyeli kadınları temsil eden Meclis’in Suriye krizinin çözümünde nasıl bir rol oynayacağının da tartışıldığını kaydetti. 7 yıldır yaşanan savaşın, beraberinde çok derin bir kini ve nefreti geliştirdiğini; çözüm gelişmezse krizin bunu büyüteceğini belirten Îlham, kadınların bu duruma nasıl baktığının ve nasıl bir çözüm istediğinin önemine işaret etti.

Suriye çok renkli olacak

Krizi derinleştirmek için uğraşan veya çözüm olarak tekçi sistemi benimseyen kesimlerin varlığını hatırlatan Îlham, “Suriyeli kadınlar olarak Suriye’nin tek renk olmasını öneren ve bunu sağlamaya çalışanlara karşı ‘Hayır, Suriye çok renkli olacak. Her ulus ve topluluk kendi rengiyle Suriye kimliğiyle yaşayacak’ diyoruz. Suriye Kadın Meclisi bunun sağlanması için ciddi bir çalışma yürütecek” diye konuştu.

Kadının rölü temeldir

MSD Eşbaşkanı Îlham, MSD ve Suriye Kadın Meclisi adına kadınlara şu çağrıyı yaptı: “Kadın nerede olursa olsun, kimliği ne olursa olsun herkes Suriye krizinin demokratik bir biçimde çözülmesi ve Suriye’nin demokratikleşmesi için çalışmalıdır. Kadının rolü temeldir. Kadın ve erkek arasında eşitlik ve adalet olmalıdır.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Tehdit eden erkek değil, tehdidi kaydeden kadın sanık oldu!

AleviNet

Published

on

Kadın cinayetlerinde faillere verilen haksız “tahrik indirimi”kararlarıyla adeta erkek şiddetini teşvik eden yargı, bu defa da ölümle tehdit eden erkeği değil, maruz kaldığı tehditleri ispatlayan kadını sanık yaptı. Can güvenliği olmadığı gerekçesiyle yaptığı her suç duyurusu “delil yetersizliğiyle” sonuçlanan Münevver Kızıl, eski erkek arkadaşı ve onun ağabeyinin ölüm tehditlerini ses kaydıyla belgelediği için sanık durumuna düşürüldü. Bu kararla bir kez daha mağdur edilen Münevver Kızıl, yaşananları ANF’ye anlattı.

Eski erkek arkadaşı Seyfettin Tanko’nun tehdit ve tacizleriyle 6,5 yıldır uğraşan Kızıl, defalarca yargının kapısını çalmasına rağmen hiçbir sonuç elde edemediğini belirtti. Bugüne kadar yaptığı 44 suç duyurusu hakkında, “delil yetersizliği” gerekçesiyle 20 kez takipsizlik kararı verildiğine dikkat çeken Kızıl, 6284 Sayılı Koruma Yasası kapsamında 6’şar aylık sürelerle 17 kez çıkartılan tedbir kararının ise sadece kağıt üzerinde kaldığına işaret etti.

‘TEHDİTLERİ GÖRMEZDEN GELEN SAVCI BANA DAVA AÇTI!’

Can güvenliğinin olmadığını ispatlamak için çareyi Tanko’yu ses kaydına almakta bulan Kızıl, bu kez de izinsiz ses kaydı aldığı ve özel hayatı ihlal ettiği gerekçesiyle sanık yapıldığını ifade etti. 18 Eylül günü saat 11.10’da Anadolu Adliyesi 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşmada hakim karşısına çıkacak olan Kızıl, Seyfettin Tanko hakkında 20 kez delil yetersizliği kararı veren yargının, Tanko ve ağabeyinin yaptığı suç duyurusunu jet hızıyla kabul etmesine tepki gösterdi. Tutuklu yargılanması gereken Tanko elini kolunu sallayarak dolaşırken, kendisinin sanık sandalyesine oturtulduğunu vurgulayan Kızıl, “Söz konusu 56 dakikalık ses kaydında bana ağza alınmayacak cinsiyetçi küfürler eden Seyfettin Tanko, şikayetlerimi geri çekmem için beni; ağabeyi Mehmet Tanko ise ailemi yok etmekle tehdit ediyordu. Ancak ses kayıtları dosyada mevcutken tehditleri görmezden gelen cumhuriyet savcısı, can güvenliğim olmadığı için koruma altına alınmama rağmen, bana dava açtı” dedi.

‘KADIN KATİLLERİNİN YOLU AÇILIYOR’

Kızıl, yüzüne kezzap atmakla, tekerlekli sandalyeye mahkûm etmekle, silahla delik deşik etmekle tehdit eden Tanko’ya bugüne kadar açılan davaların hemen hemen hepsinin basit suçtan para cezasına çevrildiğini belirtti. İlk suç duyurusunda bulunduğunda savcının kendisini içeriye atmakla tehdit ettiğine dikkat çeken Kızıl, burada açıkça erkek egemen saltanatının yürütüldüğünü vurguladı. Kendisini hiç bu kadar yalnız hissetmediğini ifade eden Kızıl, başına gelecek her olumsuzluktan başta Tanko kardeşler ve önlem almak yerine onları koruyup kollayan yargının sorumlu olacağının altını çizdi. Tanko’nunen Nisan 2019’da evinin hemen aşağısındaki ankesörlü telefondan aradığını belirten Kızıl, şunları kaydetti:

“2013’ten bu yana tehdit ediliyorum ve hiçbir caydırıcı ceza söz konusu değil. Bu tamamen yargının kadına yönelik bakış açısının bir örneği. Resmen katillerin yolu açılıyor. Bu anlamda erkekler tek başına katil değil, bütün yetkililer bu katliamlara ortaktır ve onlar kadar suçludur. Bu sadece benim hikâyem değil, erkek şiddetine karşı sonuç alamayan milyonlarca kadının hikâyesi.”

‘ÖLDÜKTEN SONRA DEĞİL, SAĞKEN BANA DESTEK VERİN’

Bu konuda herkesin desteğini isteyen Kızıl, başına bir şey geldiği takdirde bu

Continue Reading

Kadın

Kadın Savunma Ağı: Kürtaj haktır, fişleme suçtur !

AleviNet

Published

on

Kadın Savunma Ağı , ‘FETÖ’ ve ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ adı altında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden 1 Ocak 2017-31 Mayıs 2019 tarihleri arasında “polikistik over” sendromu olup kürtaj yaptıran kadınların listesini istemesini protesto etti.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde gerçekleşen protestoda polis ablukası dikkat çekti.

“Kürtaj haktır, fişleme suçtur emniyet elini bedenimden çek” yazılı pankart ile “Benim bedenim benim kararım”, “ Kürtaj haktır kararı kadınların” dövizlerinin taşındığı eylemde sık sık, “ Emniyet elini bedenimden çek”, “Kürtaj haktır engellenemez” sloganları atıldı.

‘KADINLARIN BEDENİNDEN ELİNİZİ ÇEKMEYİ ÖĞRENECEKSİNİZ !’

Kadın Savunma Ağı adına açıklamayı okuyan Durna Şahin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün 29 Ağustos tarihinde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıyla 1 Ocak 2017 ile 31 Mayıs 2019 tarihleri arasında İstanbul’daki tüm kamu ve özel hastanelerde 30-40 yaş aralığında “polikistik over sendromu” olup, kürtaj yaptıran kadınların listesini istediğini hatırlatarak sözlerine başladı.

Sağlık ve cinsel hayata ilişkin ‘özel nitelikli kişisel veri’ kapsamına giren kişisel bilgilerin kişinin onayı olmaksızın işlenmesinin kanunlara aykırı olduğunu vurgulayan Şahin, şöyle tepki gösterdi : “Bizler emniyetin, savcılığın, sağlık müdürlüklerinin, devletin tüm kurumlarının öğrenmesi gereken şeyleri hatırlatalım istedik: Öncelikle Kadınların bedeninden elinizi çekmeyi öğreneceksiniz. Bu fişlemeyle özel hayatın, kişisel ve sağlık verilerinin gizliliği ile kadınların hasta hakları ihlal ediliyor. Nasıl oluyor da savcılık terörle mücadele soruşturması kapsamında kriterler vererek kürtaj yaptıran kadınların listesini isteyebiliyor? Sağlık Müdürlüğü, sağlık çalışanlarını suç işlemeye, hasta haklarını ihlal etmeye, mesleki etik değerleri çiğnemeye teşvik ediyor?”

‘HASTA-SAĞLIK ÇALIŞANI İLİŞKİSİ BİR GÜVEN İLİŞKİSİDİR ’

‘Terörle mücadele’ söyleminin arkasında temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmaya çalışıldığını vurgulayan Şahin, kadınların sağlık hakkına erişimi, cinsel sağlık ve kürtaj haklarının kriminalize edilerek engellenmesine izin vermeyeceklerinin altını çizdi.

Hasta-sağlık çalışanı ilişkisi bir güven ilişkisi olduğunu hatırlatan Şahin, kişisel bilgilerin paylaşılmasının ise bu güven ilişkisini zedeleyeceğini kaydetti. Şahin, hasta gizliliğini ihlal eden ve ciddi mağduriyetlere yol açabilecek bu emri veren kişiler hakkında derhal idari ve adli soruşturma başlatılmasını talep etti.

‘KÜRTAJ HAKTIR, FİŞLEME SUÇTUR !’

Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ‘Sağlık verilerinin gizliliğine saygı gösterilmesi’ sözleşmene atıfta bulunan Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul’da binlerce kadının bilgilerinin gizli tutulmasına ilişkin hukuki hakları ihlal edilmektedir. Bu tip ihlaller nedeniyle kadınlar istenmeyen gebelikleri sürdürmeye veya “merdiven altı” diye tabir edilen yerlerde, hayatlarını riske atarak kürtaj yaptırmaya mecbur bırakılmaktadır. Kürtaj haktır, fişleme suçtur. Emniyet sağlık ve cinsel hayata ilişkin özel nitelikli kişisel verileri hiçbir gerekçeyle talep edemez. Onlarca tarikat evi ve yurtlarında istismara maruz kalan çocuklar ile kadın cinayetlerine seyirci kalan Emniyet Kadınların beden, cinsel sağlık bilgilerini toplamakla uğraşıyor. Kadınların bedenleri ve hayatlarından uzak durun. İşinizi yapın Katilleri ve istismarcıları yakalayın !Bedenimizden, hayatımızdan elinizi çekin.”

Continue Reading

Kadın

Eski eşini pompalı tüfekle öldürdü

AleviNet

Published

on

Olay, öğleden sonra, Şahin Özbilen Mahallesi, Fevzi Çakmak Bulvarı’ndaki evde meydana geldi. 3 çocukları olan Nuh Gürel ile Lütfiye Yüksel yaklaşık 6 ay önce boşandı. Lütfiye Yüksel, eski eşi Nuh Gürel’in evine geldi. Gürel pompalı tüfekle Lütfiye Yüksel’i vurdu. Silah sesini duyanların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Yüksel ardından Ceyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Yüksel, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.

Olayın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan Nuh Gürel, emniyete götürüldü. Gürel ifadesinde, “6 ay önce eşimden ayrıldım. Benden sürekli para istiyordu. Param olursa veriyordum, olmazsa yok diyordum. Sürekli tehdit edip bağırıp çağırıyor para istiyordu. Evimde oturduğum sırada yine aradı, ‘Acil 500 lira lazım’ dedi. Bende ‘Yok’ dedim. Bir saat sonra kapıma geldi. ‘Bana para vereceksin seni vurdururum, öldürtürüm’ diyince kendimi kaybettim, vurdum” iddialarında bulundu.

Lütfiye Yüksel’in cansız bedeni Adana Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI