Connect with us

.

Güncel

Önder mezarlık saldırısını anlattı: Hiçbir saldırı bu kadar ağır gelmedi

AleviNet

Published

on

Hatun Tuğluk’un cenazesine yapılan ırkçı saldırıya tanık olan HDP milletvekili Sırrı Süreyye Önder, o gece yaşananları anlatarak, ülke tarihinin ırkçı saldırılarla dolu olduğunu ve kendilerinin de defalarca saldırıya uğramasına rağmen o saldırının ağır geldiğini söyledi

HDP Eşbaşkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesine saldıran ırkçı gruptan sadece 3 kişi tutuklanırken, AKP’lilerin saldırıyı aklama açıklamaları da sürüyor. O gece yaşanan insanlık dışı saldırıya tanıklık eden HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, yaşadıklarını anlattı.

İlk değil aslında

Bu olayın ilk defa yaşanan bir olay olmadığını belirten Önder, “Herkes bunu yeni bir şeymiş, ilk defa olan bir şeymiş gibi değerlendiriyor. İtiraf etmeliyim ki, ben de bunlardan biriydim. Ama sonra düşününce yakın dönem tarihimiz bunlarla dolu. Uzağa gitmeye gerek yok, Taybet Ana’nın cenazesinde yaşananlar, çocuklarını buzlukta saklayanlar, panzerin arkasına bağlanıp sürüklenen ölülerin, bu barbarlıkların yaşandığı bir coğrafyada ahalinin böyle yapmasına şaşırmamak gerekiyor” diye konuştu.

‘Birkaç kişiyi fark ettim’

O gece ise, şöyle anlattı Önder: “Aysel Hanım’ın cezaevinden cemevine gelişi gecikince, defin işlemi geceye kaldı. Bu da saldırı için çok uygun zemin teşkil etti. Mezara indirdik Hatun Nine’yi, Dede tam erkâna başlayacak… Ben köyden birkaç kişinin mezarlıkta olduğunu fark ettim. Allah var iyi duygularla doldum. Ne güzel köyden kalkıp bir insanı uğurlarken son görevi yapıyorlar dedim.”

Aysel tüm olanlara tanıklık etti

Sonrasında bir küfür duyduğunu belirten Önder, sözlerine şöyle devam etti: “Önce bu bir cenaze yakını mı, sisteme mi beddua, sitem ediyor diye düşündüm. İşte burada Kürt’e yer yok, cemevinden gelen Müslüman mezarlığına gömülemez, Ermeni dölleri diye… Öyle olunca ben bu bir meczup diye düşündüm. Bunu örgütleyip gönderdiler, buradan birileri galeyana gelsin, tartaklasın, ondan sonra ‘Vay cenazede köylüyü tartakladılar’ demek istiyorlar dedim. Bunun üzerine yanına gittim sen ne diyorsun dedim. Bunu deyince anladım ki, etrafımızdaki 15-20 kişilik grup bunlardan.

Birbirimize girdik sonra polis araya girdi ama uzaklaştırmadı. Arada başka yerlerden insanlar geliyorlar, traktör getirdiler, iş makinası da olabilen kepçeler getirdiler. Öncelikle bu saldırı altında biz mezarı toprakla doldurduk. Bir grup arkadaşı görevlendirdik, mezar böyle durmasın hani saldırırlarsa doğrudan mezara zarar vermesinler diye. Fakat kitle gittikçe çoğalıp 100’den fazla kişiye ulaşınca, ağır küfürler artmaya başlayınca, ‘Gece geliriz ölünüzü bilmem ne yaparız’ diye… Aysel de bunlara tanık oldu. ‘Buradan çıkaralım anamızı, bu barbarlığa teslim edemeyiz’ dedi. Biz de tamam dedik ve başta da böyle yapmadığımız için öncelikle kendime çok kızdım.”

Kimi aradıysak açmadılar

Sonradan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun geldiğini ve “Ben güvenliğini sağlarım, gömelim” dediğini aktaran Önder, ancak tüm gün yetkilileri aradıklarını ve ulaşmadıklarını vurguladı. Olaylar karmaşıklaştıktan sonra Soylu’nun geldiğini belirten Önder, “Durum bu noktaya geldikten sonra İçişleri Bakanı geldi, ‘Gerekirse başında nöbet tutarım’ dedi. E bir gece nöbet tuttun ya sonra… Bu vandanlığa insan ne ölüsünü ne dirisini teslim eder. Aile, ‘Asla böyle bir şey olamaz, biz Kürdistan’a götüreceğiz cenazemizi’ dediler. Bizim de düşüncemiz buydu” dedi.

Halkları birbirine düşürüyorlar
Linç psikolojisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Önder, Kürtlerin yerlerinden edilerek ucuz iş gücü olarak batıya gönderildiklerini ama burada da milliyetçiliğin hedefi haline getirildiklerini söyledi. Kürtlerin fındık, üzüm ve tütün toplamak için ucuz iş gücü görüldüğünü belirten Önder, “Şimdi bir de Suriyeliler var onları da karın tokluğuna çalıştırıyorlar. Sonra bütün bunları da birbiriyle tehdit ediyor. Oranın yerli yoksulu ve emekçisini, ‘Kürtler geldi ekmeğime sebep oldu’ diye dolduruşa getiriyorlar” dedi.

Sırtları sıvazlanmış

İncek’teki yapılaşmanın 5-10 yıllık bir mazisi olduğunu, önce buradaki toprakların rant çetesi tarafından ele geçirildiğini ve ardından bölgeye imar girdiğini belirtti. Önder, “İncek halkının kendi topraklarında “amele” konumuna geldiğini belirterek, “Önce insanları bu hale getiriyorsun, düşmanın kim olduğunu bilmiyor. O da Kürt’e saldırarak bu yoksulluktan çıkmaya çalışıyor” dedi. Ayrıca linçin bir de cezasızlık boyutu olduğunu belirten Önder, “Bu vahşete tenezzül eden hiçbir kimsenin tırnağı taşa değmemiş. Kimse bir yıl ceza almamış, kimsenin kapısına polis gitmemiş, onun yerine sırtları sıvazlanmış kahramanlık zırvaları söylenmiş” dedi.

‘Eve gidemedim’

“Günlerce eve gidemedim” birçok kez tehdit edildiklerini, arkadaşlarının katledildiğini belirterek, “Ama hiçbiri nefsime bu kadar ağır gelmedi” dedi.

Mezar utanç abidesi yapılmalı

Yaşananlar karşısında dirayetli olmak ve dik durmaktan başka şans olmadığını da dile getiren Önder, “Korkarsak, çekinirsek, değil evimizden dışarı çıkmak, evimizde oturtmazlar” dedi. Önder, olaydan sonra milliyetçi olarak bilinen birçok kişinin kendilerini arayarak ağladıklarını belirterek, “Onun için umutsuz değiliz. Böyle düşünen 3 kişi varsa 300 bin kişilik bir karanlığı dağıtabilir” dedi. Önder, Tuğluk’un saldırıya uğrayan mezar yerinin “utanç abidesi” yapılması gerektiğini belirterek, “Orası insanlık nazarında lanetlenen bir belde haline geldi” dedi.

Kenan Kırkaya/MA

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Mersin’de suya yüzde 10 indirim

AleviNet

Published

on

Bir kente daha toplu taşımada indirim müjdesi!

Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün Mayıs Ayı Olağan Genel Kurulu’nun ikinci birleşimi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında yapıldı. Toplam 6 maddenin görüşüldüğü Genel Kurul’da Plan ve Bütçe Komisyonu’na gönderilen su indirimi ve borçlanma yetkisi gündemi konuşuldu. Başkan Seçer’in sözünü verdiği ve dar gelirli yurtttaşların sabırsızlıkla beklediği ve Haziran 2019 tarihinden itibaren geçerli olacak yüzde 15’lik su indirimi, Plan ve Bütçe Komisyonu Cumhur İttifakı meclis üyelerinin müdahalesi üzerine yüzde 10’u yurttaşlara, yüzde 5’i esnafa şeklinde değiştirildi. Komisyon raporu mecliste oy birliği ile kabul edildi.

AKP ve MHP oylarıyla borçlanma yetkisine ret

Önemli gündem maddelerinden biri olan 19 milyon 700 bin TL’lik borçlanma yetkisi ise AKP ve MHP’li üyelerin oyları ile reddedildi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, indirimin 0-12 metreküp arası su tüketimi yapan aboneleri kapsadığını ifade ederek, “Bildiğiniz gibi daha önceki şekliyle sadece konutlarda su ücretlerinde yüzde 15 indirime gidilmesi hususunda bir teklifimiz vardı. O toplantıda yaptığımız müzakerede MHP ve AK Parti meclis üyeleri esnaflara da indirim yapılması hususunu dile getirmişlerdi. Bunu uygun görmediğimi ancak ileride yeniden bir düzenleme yapılabileceğini gerekçeleriyle sizlere anlatmıştım. Bu konu komisyona havale edildi. Orada yeni düzenlemeyle meskenlerde yüzde 10, esnaflara ise yüzde 5 oranında indirimin uygun olacağı karara bağlandı. Bu yine ilk teklifte olduğu gibi 0-12 metreküp arası olan aboneler için geçerli olacak” dedi.

‘Popülizm değil benim tercihimdi’

Yapılacak olan indirimin yaşanılan ekonomik krizde yurttaşları rahatlatacağını ifade eden Başkan Seçer, “Su indirimi popülizm değil benim tercihimdi. İndirim konusu bizim seçim öncesi sözümüzdü. Seçim çalışmaları sırasında kamuoyundan aldığım talepler doğrultusunda bu kararı verdim. Esnafa da gitsem, kahvehaneye de gitsem, köylere de gitsem yurttaşların benden talebi faturaların düşürülmesi ve ödeme de yaşanan sıkıntılardı. Bu şikâyetler ekonomik kriz kaynaklı. İnsanların hali vakti yerinde olsa bu kadar şikâyet etmez. Bizim için ekonomik bir yaklaşım olmasa bile ekonomik kriz içerisinde olduğumuz bu dönemde vatandaşımıza merhem olacak bir indirim yapıyoruz” diye konuştu.

Continue Reading

Güncel

‘Dersim’ kararı Valiliğin başvurusu üzerine durduruldu

AleviNet

Published

on

7 Mayıs’ta Tunceli Belediye Meclisi, Türkiye Komünist Partisi’nden aday olarak seçilen ve “Komünist Başkan” olarak bilinen Fatih Mehmet Maçoğlu başkanlığında yapılan toplantıda belediye hizmet binasında “Tunceli” isminin kaldırılarak “Dersim” ibaresinin yazılması kararı alındı.

Valilik başvurdu, mahkeme yürütmeyi durdurdu

Meclis kararının Tunceli Valiliği’ne gelmesi üzerine aynı gün valilik, Tunceli Belediye Başkanlığı’ndan “Tunceli” ibaresinin kaldırılarak “Dersim” ibaresinin yazılmasına dair karar aldığını anımsatarak söz konusu belediye meclisi kararının hukuka ve yasal mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle Erzincan İdare Mahkamesi’ne gönderilmesi için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne müracaatta bulundu.

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin başvuruyu göndermesi üzerine kararı görüşen Erzincan İdare Mahkemesi, işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi.

Mahkeme itiraz için 7 gün süre verdi

Mahkemenin kararında, “Tunceli Belediyesi hizmet binasında bulunan tabelalarda yazılı ‘Tunceli’ ibaresinin değiştirilerek yerine ‘Dersim’ ibaresinin yazılmasına dair dava konusu işlemin yerine getirilmesi halinde doğacak zararın kamunun menfaati ve işlemin etki alanı dikkate alındığında giderilemeyeceği, için gereken koşulların oluştuğu sonucuna varılmıştır. Davalı idarenin savunması ve ara kararı cevabı alınıp, yada savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar dava konusunu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına, 2577 sayılı Kanun’un 27/5 maddesi uyarınca savunma ve ara kararına cevap verilmesi için davalı idareye 15 gün süre tanınmasına, iş bu kararın tebliğ edilmesine, 7 gün içinde Erzurum İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmaz üzere oy birliği ile karar verildi” denildi.

Continue Reading

Güncel

AKP Tatvan’da hukuku yok saydı, çoğunluğu ele geçirdi

AleviNet

Published

on

Bitlis’in Tatvan ilçesinde, HDP’li 9 belediye meclis üyesi “silahlı terör örgütüne üye olma” iddiasıyla İçişleri Bakanlığı tarafından görevlerinden uzaklaştırıldı.
HDP’li meclis üyeleri ile ilgili soruşturma devam ettiği için yerlerine yedek üyeler geçemiyor. Soruşturma süresinde çoğunluğun AKP’ye geçtiği mecliste AKP 11, HDP ise 5 üye ile temsil edilecek.
295 oy farkı Tatvan Belediyesi’ni kazanan AKP, 25 kişilik Belediye Meclisi’nde 11 üye ile temsil edilirken, HDP ise 14 üye temsil ediliyordu.
Seçimin ardından çok sayıda usulsüzlük ile gündeme gelen Tatvan’da HDP, YSK’ye sunduğu itiraz dilekçelerinde 900 seçmenin 3 adreste kayıtlı olduğu ve 340 seçmenin aynı adreste kayıtlı olduğuna dair iddiaları gündeme getirmişti.
295 oy farkıyla ikinci parti olan HDP’nin yeniden oyların sayılmasına yönelik itirazları YSK tarafından kabul edilmemişti.

AKP’NİN 11, HDP’NİN 14 MECLİS ÜYESİ BULUNUYOR

HDP Belediye Meclis Üyesi Avukat Diyar Orak, HDP’li meclis üyeleri hakkındaki soruşturmaların Nisan 2019’da açıldığını ifade ederek, Belediye Meclisi’nde HDP’nin çoğunluk olduğunu söyledi.
Orak, “31 Mart seçiminde biz HDP olarak 25 meclis üyeliğinin 14’ünü kazanarak mecliste çoğunluğu sağladık. Seçimin ardından seçilmiş 2 belediye meclis üyemizin mazbataları KHK’li oldukları gerekçesiyle kendilerine verilmedi. Bu 2 arkadaşımız yerine yedek üyelerimiz geçtiler” dedi.
Tatvan Belediyesi’nde 14 HDP’li öeclis üyesinin iki toplantıya katıldığını ifade eden Orak, “20 Mayıs’ta Güvenlik Büro Amirliği, bizi telefon ile arayarak bakanlığın meclis üyelikleri ile ilgili karar vermiş olduğu kararı tebliğ edeceklerini bildirdi. Arkadaşlar ile birlikte karakola gidince görevden uzaklaştırma kararı ile karşılaştık. 14 meclis üyesinin 9’u hakkında açılmış olan adli soruşturma gerekçe gösterilerek Bitlis Valiliği tarafından görevden uzaklaştırmaya dair olur istenmiş ve 16 Mayıs’ta bakanlık bu talebe olumlu yanıt vererek, 9 kişinin tedbiren uzaklaştırılmasına karar vermiş” ifadelerini kullandı.

‘KANUNEN MÜMKÜN DEĞİL, AMAÇ ÇOĞUNLUĞU ELE GEÇİRMEK’

Orak, “Bize bugüne kadar hakkımızda başlatılan soruşturmalara ilişkin bir bilgi verilmediği gibi ifade alma veya benzeri bir işlem de yapılmadı. Dolayısıyla biz açılan soruşturmaları görevden uzaklaştırma kararının tebliği ile öğrenmiş olduk. Çünkü 8 üye hakkında savcılığın tek bir günde soruşturma başlatması olağan olmadığı gibi tesadüfi değil” diye belirtti. Orak, soruşturmanın amacının HDP’nin meclis çoğunluğunu düşürmek olduğunu söyledi.
Orak, “Belediye kanunun 47. Maddesi meclis üyeleri hakkında görevden uzaklaştırma durumunu düzenlemiştir. Buna göre hakkında göreve ilişkin bir soruşturma başlatılan meclis üyeleri geçici bir süreliğine görevden uzaklaştırılabilir. Ancak başlatılan soruşturmanın meclis üyeliği görevine ilişkin olması gerekir. Fakat bizimle ilgili başlatılan soruşturmalar henüz biz göreve başlamadan hatta mazbata dahi almadan başlatılan soruşturmalardır. Dolayısıyla bakanlığın böyle bir karar vermesi kanunen mümkün değil” şeklinde konuştu.
 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI