Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Hak Lokması: Aşure

MEHMET YÜKSEL

Published

on

Dün 12 İmam Orucu’nun son günüydü ve 12 İmam Çorbası / Şirin Çorba / Aşure Çorbası -ne derseniz deyin- pişirme ve orucu / yası sona erdirme günü. Kızılbaş – Alevi canlar evlerinde sabahtan bu aşı pişirip, oruçlarını öğlen bununla açarlar. Sabah erken ilk olarak Dede evinde kaynatılan aşure, gelen canlara lokma olarak verilir, daha sonra bir aya yakın dönem süresince de canlar evlerinde çorbalarını kaynatırlar.

Aşure, birbirinden farklı renk, koku ve tatta birçok malzemenin, yiyeceğin bir araya getirilerek CEM olması, SEVGİ kazanında, MUHABBET kepçesiyle harmanlanması ve İNANÇ ateşinde PİŞMESİ sonucu hazırlanan “HAKK LOKMASI”dır.

Bu sözden hareketle Aşure bir Cem olmanın, bir araya kendi güzellikleriyle gelebilmenin, hemhal olabilmenin ve muhabbet edebilmenin ve sonunda daha güzel bir tada dönüşebilemenin timsali olarak Aleviliğin de tarifi sayılabilir. Alevilik te bir Mecliste herkesin kendi “Kelamı” ve “Kemali”yle bir araya gelerek, “Marifet” dahilinde sözünü ve güzelliğini paylaştığı ve oradan daha güzel ve hoş ayrıldığı bir cemiyet olma halidir.

Bu muhabbet ve “İrfan Meclisleri”nde canlar bir araya geldiklerinde, güzellikleri ve hoşlukları paylaştıkları gibi, edep ve erkan dahilinde biribirleri hakkındaki varsa şikayet ve dilekerini de dile getirirler. Amaç kimseyi hefef alarak yıkmak değil, daha iyi bir toplum yaşamı ve ahlakı konusunda hatalarla yüzleşmek, farkına varmak, eleştiri-özeleştiri kanalıyla toplumsal dirlik ve düzeni yine birlikte ve uyumla, hoşça sürdürmektir.

Ancak son bir yıla yakın bir süredir mensubu olduğum Sinemilli Ocağı Kantarma dedelerinin, yazarların, taliplerin ve kurumların içine dahil olduğu bir tartışmalı dönem yaşadık. Başından beri ifade ettiğim gibi bu “Aile ve Ocak içi” meseleyi her hangi başka bir yer ve ortamda konuşmayacağımı, kendi aramızda görüşeceğimizi ifade ettim, ediyorum. Buna rağmen tartışmalar, karşılıklı suçlamalar, hakaret ve iftiraların her yerde yaşandığı bir süreç geçirdik.

İlk günden beri olayın içine kendini dahil ederek büyümesine ve hadli hadsiz herkesin konuşmasına vesile olanlar, benden hiçbir açıklama dahi dinlemedikleri gibi, başından beri nerede durduğumu izah etmek için düzenlediğim toplantıya da iştirak etmemişlerdir. Ancak üzülerek belirteyim ki aynı kişiler, kurumlar ve canlar nezdinde hakkımda iftira ve dedikodulara devam etmekte, erkan ve hizmet yürütmemin engellenmesi gerektiğini dile getirmektedirler. Daha da ileri giderek “düşkün olduğumu” iddia etmektedirler. Hatta Dede olmadığımı bile dile getirenler var.

Kerameti ve ahlakı kendinden menkul şahıslar, ve kurumlar adına temsil iddiasında olanların, hakkımdaki edep dışı tavır ve davranışlarına bundan böyle müsamaha göstermeyeceğimi belirtmek isterim. İsa Peygamber’in o dönem Yahudi toplumunda tanık olduğu ve iştirak etmesi istenen bir “recm” olayında söylediği çok anlamlı bir söz vardır: “İlk taşı günahsız olanınız atsın!”

Bırakın bir “Dede”yi, bir Alevi canı dahi ulu orta yerde düşkün ilan edebilmek hiç kimsenin haddi değildir ve söyleyenin ne kadar Edep ve Erkan’dan yoksun olduğunu gösterir. Ancak günümüz Alevi Kızılbaş toplumunun inancı ve süreği bakımından da geldiği noktayı göstermesi açısından da önemli bir göstergedir. Topluluğun maddi ve bireysel sorunlarını hallederken, maneviyatını nasıl kaybettiğinin ifadesidir.

Hatırlatmak gerekir ki “düşkünlük” de tıpkı diğer Alevi erkan ve yaşam pratikleri gibi bir meclis karar alma süreci olarak kurumal bir yapıdır ve aşamaları, erkanları, darı-didarı mevcuttur. Bu süreç dışında bir kimsenin başka bir can tarafından düşkünlükle itham edilmesi “edepsizliktir” ya da en hafif deyimiyle Alevilik hakkında hiçbir şey bilmemektir, cehaletin dışa vurumudur.

Kendini dost gören görmeyen bütün canlara söylemek isterim ki, Hakk’tan bir mani olmazsa önümüzdeki yaz, büyük olasılıkla Temmuz ayı sonu gibi Kantarma’da herkesin olacağı bir cemiyette aile içi sorunumuzu ele alıp, yüzleşip çözeceğiz. Bunun dışında şu ana kadar yaptığım gibi hiçbir yerde ve hiç kimseyle konuya dair başka bir diyaloğum olmayacak.

Bunun yanında beni görmezden gelenlere diyeceğim, şu an itibariyle İngiltere’deyim, varım, ve benimle çalışma yapmak, erkan yürütmek, muhabbet etmek isteyen canların hizmetindeyim. Kimin bir derdi ya da diyeceği varsa buyurup yüz yüze meclislerimize ve muhabbetlerimize gelebilir, derdini ifade eder, cevabını alır.

Son olarak, Yas-ı Muharreminiz, oruç ve niyetleriniz, pişirdiğiniz aşureler Hakk katında kabul ve makbul olsun. Dilekleriniz ve muratlarınız hasıl olsun.

Şah-ı Merdan Ali başınız, Hızır yoldaşınız olsun.

Aşk ile…

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Serêkaniyê’ye saldırılarda 22’si çocuk 235 sivil şehit düştü

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi Eşbaşkanı Ciwan Mustafa ve Cizre Bölgesi Sosyal Yardım Komitesi Xalid İbrahim tarafından, işgalci Türk devletinin saldırılarına ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

“İşgalci Türk ordusunun Serêkaniyê’deki sağlık merkezlerini hedef alması sonucu bu merkezler hizmet dışı kaldı” diyen Ciwan Mustafa şöyle konuştu:

“5 gündür kuşatma altında bulunan Serêkaniyê kenti tamamen kuşatılmış durumda. Kentteki hastanede onlarca yaralı bulunmakla beraber enkaz altlarında çok sayıda şehit cenazesi bulunmaktadır.

Kentte 22’si çocuk olmak üzere 235 sivil şehit düşmüş, 677 sivil de yaralanmıştır.”

Xalid İbrahim ise basın toplantısında şunları söyledi: “İnsani bir krizle yüz yüzeyiz. Sınır üzerindeki köylerde, 300 bin kişi halen evlerinde bulunuyor. Hesekê kentinde bulunan 42 okul binasında siviller bulunmaktadır.

9 Ekim tarihinde Serêkaniyê’deki Elok su istasyonunun işgalci Türk ordusu ve çeteleri tarafından bombalanması sonucu Hesekê kentinin suyu kesilmiştir.”

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’nin Suriye harekatı Köln’de protesto edildi

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu Almanya’nın Köln kentinde Kürt gruplar tarafından protesto edildi.

“Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki saldırı savaşına karşı – Rojava ile dayanışma” sloganıyla düzenlenen gösteri Ebertplatz’da başladı. Göstericilerin “Türkiye’nin saldırı savaşını durdurun” ve “Alman hükümetinin Türkiye ile askeri işbirliğine son verilsin” yazılı pankartlar ve YPG flamaları taşıdığı görüldü.

Gösteriye sol grupların yanı sıra meclisteki muhalefet partilerinden Sol Parti de destek veriyor.

Gösteri öncesinde Köln’de güvenlik amacıyla helikopterler, TOMALAR ve binlerce polis memuru görevlendirildi. Polis Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada gösteri öncesinde Köln ana tren istasyonunda birçok kişinin arandığını ancak kimsenin gözaltına alınmadığını söyledi.

Güvenlik güçleri gösteriye 20 bin kişinin katılmasını bekliyor. 

dpa, epd / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Sol Parti: Türkiye’ye tüm silah ihracatları durdurulsun

AleviNet

Published

on

Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger Hamburg’da yaptığı açıklamada Türkiye’ye tüm silah ihracatlarının durdurulmasını istedi. Partisinin eyalet kongresinde konuşan Riexinger “Türkiye’ye tüm silah ihracatları derhal durdurulmalı, verilmiş izinler de geri çekilmeli” dedi. Sol Parti lideri, “Kürtlere karşı savaşı durdurmak sorumluluğumuzdur” diye konuştu. Riexinger partisinin bugün birçok kentte “Suriye’deki kirli ve uluslararası hukuka aykırı” savaşa karşı “Kürt dostlarıyla” birlikte gösteriler düzenlediğini söyledi.

Silah ihracatının askıya alınması eski izinleri kapsamıyor

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, geçen hafta Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG milislerine karşı düzenlenen askeri operasyonda kullanabileceği silah ve teçhizatın satışına izin verilmeyeceğini duyurmuştu. Ancak diğer silahlar ve daha önce onaylanan satışlar bu karardan etkilenmiyor. Bu sebepten dolayı Almanya’dan Türkiye‘ye, senenin sonuna dek silah gönderilmeye devam edilebilecek. Durumun böyle olduğu Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich’in verdiği soru önergesine hükümetin verdiği yanıta da yansıdı. Liebich konuyla ilgili yaptığı açıklamada Almanya Başbakanı Angela Merkel’in kamuoyunu yanılttığını söyledi.

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Liebich “Uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edilmiş olmasına rağmen silah teslimatlarının sürmesi bir rezalettir. Suriye’nin kuzeyindeki ölü ve yaralılar konusunda Almanya kendini suçlu konumuna sokmuştur” diye konuştu.

Almanya Türkiye’ye geçen yıl da 242 milyon 800 bin euro değerinde silah satmış, bu da Almanya’nın toplam 770,8 milyon euro tutarındaki yıllık silah ihracatının yaklaşık üçte birine tekabül etmişti.

CDU’dan da sesler yükseliyor

Almanya’da konuyla ilgili bir açıklama da koalisyonun büyük ortağı Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) partili siyasetçi Christian Baldauf’tan geldi. CDU Rheinland-Pfalz Eyalet Başkan Yardımcısı Baldauf Türkiye’ye yönelik ihracatlar için hükümetin verdiği “Hermes kefaletlerini” kaldırması gerektiğini söyledi.

“Hermes kefaleti” Alman ihracat firmalarına ve kredi şirketlerine yabancı müşterilerin ödeme yapmaması halinde hükümetin vermeyi taahhüt ettiği güvenceye deniyor. Daha önce Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sol Parti’den de Hermes güvencelerinin kaldırılması istenmişti. 2018 yılında Almanya’nın hazinesinden en çok güvence, Rusya’nın ardından Türkiye’ye ihracat yapan firmalara tanınmıştı. Alman hükümeti 2018 yılından bu yana Türkiye’ye yapılan ihracatlara 2 milyar 600 milyon euroluk Hermes kefaleti vermeyi üstlendi.

CDU’lu Baldauf ayrıca Volkswagen’ın Manisa’da açmayı planladığı yeni fabrikasını Türkiye’nin Suriye operasyonu üzerine “incelemeye almasını memnuniyetle karşıladığını” söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı değerlerini ayaklar altına aldığını söyleyen Baldauf Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yapılan hangi desteklerin kaldırılabileceğini gündemine alması gerektiğini söyledi. CDU’lu siyasetçi “Bu tarzda hareket eden bir devletin Avrupa ve dolayısıyla Almanya hazinelerinden para alması kabul edilemez” diye konuştu.

DW, dpa / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI