Connect with us

Politika

Yıldırım’dan cep telefonu kullanım vergilerinde indirim sözü: Düşürmezlerse…

Published

on

AKP Genel Başkan Vekili ve Başbakan Binali Yıldırım TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu… Gündem ağırlıklı olarak ekonomi ve tasarruftu… Cep telefonu ve emlak beyannamelerinde indirim sözü verdi, esnafa kredi… Yıldırım, Bahçeli’nin “üniversite sınavlarını kaldıralım” teklifine de destek verdi.

” İmamlar eğilmeden nasıl rükuya duracağız?”

Başbakan Binali Yıldırım, AKP Grup Toplantısı’nı izleyen imamların, “Dik dur, imamlar seninle” sloganına, “İmamlar eğilmeden rükuya nasıl duracağız” dedi.

Başbakan Yıldırım’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

 “Çözüm yerel yönetimlerde”

“Merkezi yönetimi beyin olarak görürsek, yerel yönetimler el ve ayaklardır. El ve ayaklar çalışmadan vücudun çalışma imkanı yoktur. Valilerimizin, belediye başkanlarımızın yapması gereken vatandaşımızın sorunlarını en iyi şekilde çözmek için, hükümetimizin belirlediği politikalar çerçevesinde canla başla çalışmaktır. Hata yapmak olur ama hainlik olmaz. Onun için sahada bulunanların planlama yapanlara göre çok daha önemli sorumluluğu var. Ankara’dan uzaktan sorunu tarif etmek, çözümü üretmek pek de mümkün değil. Çözüm de yerel olmalı. Önümüzdeki günlerde valilerimiz, belediye başkanlarımız bulundukları şehrin, ilçelerin konuları ile çok daha fazla yetki kullanarak gerekli çözümleri üretecekler. Her şeyi Ankara’ya havale etme devri yavaş yavaş ortadan kalkacak.”

“Esnafa açtığımız kredi bu yıl 9 milyarı geçti”

“Bugün esnaflarla ilgili yeni bir kararı vatandaşlarımızla paylaşacağız. Bir ülke büyüyecekse, bu ancak ve ancak bütün toplum kesimlerinin birlikte hareket etmesiyle birlikte çalışması ile mümkündür. Esnafa açtığımız kredi bu yıl 9 milyarı geçti. Esnaflar üretiyor, istihdam sağlıyor. Bu yüksek faiz sürekli olacak bir şey değil. Önemli olan faizlerin makul bir seviyeye gelmesi ve artık esnafa faiz farkı desteğine ihtiyaç kalmaması. Türkiye’nin büyümesi için buna ihtiyaç var.”

 “Faizler yüksek. Türkiye’nin durumu ile orantılı değil”

“Faiz meselesinin Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik şartlarla orantılı olmadığını söylüyoruz. Büyüme yüzde 5’in üzerinde seyrediyorken, küresel ve yerel yatırımlar artıyorken faizlerin yüksek seyretmesinin ekonomik kurallarla izahı mümkün değildir. Bu konu da hükümetimizin 1. derecede öncelikli maddeleri arasında yerini almıştır.”

 “Esnaf kredileri sınırı 200 liraya çıkarıldı”

“Bugün 450 bin esnafımız ucuz krediden kullanma imkanına sahip. Kredi sınırı ne? 2002’de 5 bin lira. Şimdi 150 bin lira oldu. 900 kooperatifimiz kredi alabiliyor. Esnaf ve sanatkarlarımızın kullanacağı işletme kredisi sınırı 150 binden 200 bine çıkarılıyor. Esnafımız işyerini satın almak isterse 500 bin krediyi 10 yıl vade ile alabilecek.”

“OHAL tezkeresini Meclis’e gönderdik”

 “Hükümetimiz bugün OHAL’i uzatma tezkeresini TBMM’ye gönderdi. Bugün de tezkerenin bugün görüşüleceği ilan edildi.”

“Kuzey Irak’a yeni yaptırımlar var”

“Barzani ve ekibinin inadı yüzünden burada yanlış bir yola girildi. Referandumun arkasında Kuzey Irak bölgesel yönetimine yönelik Irak, Türkiye ve İran yaptırımları ilan etti. Bu bağlamda Türkiye, Erbil’e ve Süleymaniye’ye olan uçuşları durdurdu. Türkiye hava sahasını kapattı. Yeni tedbirler yolda. Bunlardan bir tanesi İbrahim Halil Sınır Kapısı’nın Irak yönetimine devredilmesi. Bizim oradaki yerli ahali ile sorunumuz yok. Burnunun doğrultusunda karar verirsen olacaklar budur. Irak merkezi yönetimi ile bu konuda yakın çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

 “Kerkük PKK’dan tamamen temizlendi”

“Pazarı pazartesiye bağlayan gece Kerkük’te Irak güçleri bir operasyon başlattı. Kerkük’ün tamamen PKK ve peşmergelerden temizlendiği bilgisi geliyor. Yıllar boyunca işin tarihi derinliğine baktığımızda orada demografik yapıyı fiili durumlarla değiştirme gayretlerinin olduğunu görüyoruz. Kerkük’ün tekrar Irak merkezi yönetimi tarafından kontrol altına alınmış olması müsbet bir gelişmedir. Burada dikkat edilmesi gereken konu bölgenin tarihi derinliğine uygun olarak demografik yapıyı tekrar tesis edecek yönetim tarzını uygulamaya koymaktır. Çoğunluğun Türkmen olduğunu görüyoruz ama zaman içinde bu durum değişmiş, daha da kötüleşmiştir. Kerkük’te yaşanan olayları yakından takip etmeye devam edeceğiz.”

 “Emlak Vergisisi Beyannameleri yüzde 50’den fazla arttırılamayacak”

“Bu hafta komisyonda görüşülen bir torba yasa var. 130 maddeden fazla olan tasarıda birçok toplum kesimini ilgilendiren konular var. Belediyelerde emlak vergi beyannameleri veriliyor. Bazı belediyeler para bitince vatandaşın malına göz dikiyor. 100 liralık yere 5000 lira kıymet koyuyor. Burası dağ başı mı kardeşim? Buna el attık, yüzde 50’den fazla artıramayacak. Bunlar da daha ziyade muhalefet belediyeleri. Vatandaşım bilsin.”

Turizmcilere 49 yıllığına kiralama modeli

“Belediyelerin mücavir alanları içinde vatandaşın kullandığı tarım arazileri var, fakat sahici değil. İmara açılan bir yer değil. Binaları yıkıp şehrin içinde tarım arazisi oluşturma şansı olmadığına göre bunların içinde bulunduğu bu yanlışı, fiili durumu düzeltmek gerekiyor. Buna da doğrudan satın alma hakkı veriyoruz. Bu sefer acaba bu süre dolunca biz ne yapacağız, elimizden mi alacaklar bilmiyorlar, dolayısıyla yatırım yapmıyorlar. Bu da bizim turizmimize, ekonomimize zarar veriyor. Bu belirsizliği de ortadan kaldırmak için tesislerin kira süresini tekrar 49 yıl artırıyoruz. Burada isteyen olursa parasını verip bu tesisleri satın alabilecek.”

 “Cep telefonlarındaki kullanım vergisi düşürülüyor”

“Cep telefonu görüşmesinde vergiyi yüzde 25’ten 7.5’e düşürüyoruz. Ev telefonunda da görüşme vergisi yüzde 15. Bunu da yarıya düşürüyoruz. Telefon şirketleri düşürmezse biz de onları düşürürüz.”

 “Bahçeli’nin “üniversite sınavlarını kaldıralım” çağrısına yanıt

“Bahçeli grup toplantısı yaptı. Orada memleket meselelerine yönelik fikirlerini paylaştı. Özellikle eğitime yönelik üniversitelerde yeni bir sınav düzenlemesi yapılacak. Sayın Bahçeli bir adım daha ileri gitti. Dedi ki bu yetmez: Üniversite sınavını kaldıralım. Sayın Bahçeli akademisyendir. Bu işlerden anlar. Bir şey demek lazım AK Parti döneminde üniversite sayısı arttı. Şimdi önce birinci meselemiz. Biriken 2 buçuk milyonu üniversiteli yapmak. Bir şekilde eritmek. Ondan sonra doğal olarak mezun olanla üniversitelerin kapasiteleri aynı olacağı için Bahçeli’nin dediği olabilir. Bahçeli’nin önerisini dikkate alıyoruz.”

Kurumlar vergisinde artış

“Kurumlar vergisini 3 yıllığına yüzde 20’den yüzde 22’ye getiriyoruz, geçici olarak. Bütçe dengeleri bakımından buna ihtiyaç var. Bunu yapıyoruz. Bir de MTV’de yüzde 10’luk bir artış yaptık. Bunu yaparken de 1300 cc motor hacminde olan araçları muaf tuttuk. Engelli araçlarıyla ilgili düzenlemeyi de yaptık. Vergisiyle vs ile 150 bin liraya kadar olan araçlar hiçbir vergiye tabi olmadan alınabilecek. Bu düzenlemeler hayata geçtiğinde piyasada bir canlanma olacak ve vatandaşımızın ihtiyacı ortadan kalkmış olacak.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Avusturya’da kaset skandalı: Erken seçim kararı alındı

Published

on

Başbakan Kurz, düzenlediği basın toplantısında, eski Başbakan Yardımcısı ve Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) Genel Başkanı Heinz Christian Strache’nin istifasını kabul ettiğini söyledi.

Kurz, FPÖ ile başarılı bir koalisyon oluşturduklarını ancak sürdürülebilmesi için çok fazla fedakarlık yaptığını, özellikle aşırı sağcı partiden kaynaklanan birçok ırkçı ve yabancı karşıtı olayla mücadele etmek durumunda kaldığını anlattı.

”ARTIK YETER”

Strache hakkında dün yayımlanan videonun ardından “Artık yeter” demek durumunda kaldığını ifade eden Kurz, “FPÖ hem Avusturya’nın imajını zedeledi hem de görevi olumsuz yönde kullanacağı izlenimi oluşturdu.” dedi.

”EN YAKIN ZAMANDA SEÇİM YAPILMASINI İSTİYORUM”

Kurz, bu koşullarda FPÖ ile koalisyonun yürümeyeceğini, Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ile de birçok konuda uyuşmadıklarını belirterek, “Cumhurbaşkanıyla yaptığım görüşmede erken seçime gidilmesi gerektiğini söyledim, en yakın zamanda seçim yapılmasını istiyorum.” diye konuştu.

BAŞBAKAN YARDIMCISI İLE RUS YATIRIMCI ARASINDA GİZLİ GÖRÜŞME

Avusturya Başbakan Yardımcısı Heinz-Christian Strache’nin gizli görüntülerini konuşuyor. Strache’nin söz konusu görüntülerde bir Rus yatırımcıya seçimlerde maddi yardımda bulunması karşılığında kamu ihalelerinde kolaylık sağlama sözü verdiği iddia edildi. Strache, yoğun eleştirilerin ardından bugün görevinden istifa etme kararı aldı.

24 Temmuz 2017’de İspanya’nın İbiza adasında gerçekleştiği belirtilen gizli görüşmenin kayıtlarına göre, şu anda FPÖ Meclis Grubu Başkanı olan Johann Gudenus da görüşmede yer aldı.

Destek karşılığı ihale sözü vermişti: İstifa etti

Continue Reading

Politika

HDP: Cezasızlık geleneğine derhal son verilsin!

Published

on

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, yaptığı yazılı açıklamada “17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası vesilesiyle bir kez daha gözaltında kaybettirilen yüzlerce insanı anıyor, cezasızlık geleneğinin derhal sonlandırılması çağrımızı yineliyoruz” dedi.

Açıklamada, “Dünyanın birçok ülkesinde diktatör rejimlerin kullanmaktan imtina etmediği gözaltında kaybetme politikasının Türkiye’deki ilk adımı, 12 Eylül 1980 darbesinin gerçekleştiği gün atılmıştı. Bu tarihte üç kişi gözaltında kaybedilirken, ilerleyen günlerde bu sayı artmış, yalnızca birkaç gün içerisinde en az 15 yurttaş gözaltında kaybettirilmiş, 1990’lı yıllarda ise bu politika sistematik hale gelmiştir. Sistematikleştirilen bu politikanın ardında yatan mesaj çok açıktı: Muhalifleri yıldırmak, korku iklimini yaymak, itaatkâr bir toplum yaratmaktı” ifadeleri kullanıldı.

Başaran, devamla şunları belirtti: “Ancak bu karanlık tablonun içerisinde, İnsan Hakları Derneği ve Cumartesi İnsanları, yaratılmak istenen korku iklimine karşı hakikati ve kayıpları bulma arayışları ile bu politikayı teşhir etmiş, bu karanlığa adalet arayışlarını bıkmadan, usanmadan devam ettirerek ışık tutmuşlardır.

Kayıpları ararken kaybettirilmeyi göze alanların cesareti, bugün yaratılmak istenen benzer anlayışa meydan okumakta ve direnenlere umut vermektedir. Kayıp yakınları, devletin görevi olan gerçeği açığa çıkarma mücadelesini devam ettirirken, devlet erkanı ise Cumartesi İnsanlarının Galatasaray Lisesi önünde yıllardır sürdürdükleri barışçıl, sessiz eylemi yasaklamış, bu insanlara karşı polis şiddeti uygulamıştır. Adalet arayan ailelere şiddet uygulamanın yanı sıra, bu ülkenin adalet sistemi de gözaltında kayıpların ve faili meçhullerin yargıda devam eden dosyalarına beraat kararları vererek hakikat arayışına set çekmeye çalışmıştır. Ancak şu bilinmelidir kayıpların faillerini saklayan ve koruyan dönemin hükümetleri nasıl kaybetti ise bu geleneği devam ettiren yönetimler de kaybedecektir.

Bireyler, kaybettirildiklerinde bir anda dünyadan yok olmazlar; onları sevenlerin anılarında, hafızalarında ve arayışlarında ölümsüzleşirler. Kayıplar ölümsüzleşirken onları bulmak, onlara adaleti tesis etmekten geri duran devletler ve hükümetler ise insanlığın hafızasında mahkûm edilirler.

17 yıldır ülkeyi yöneten anlayışa, kayıpları bulma yükümlülüklerini hatırlatıyor, Birleşmiş Milletler Kayıplar Sözleşmesini imzalamaya davet ediyoruz ve yineliyoruz: Kayıplar bulunsun, failler yargılansın.”

Continue Reading

Politika

Öcalan kararı HDP oylarını etkileyecek mi?

Published

on

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün İmralı’daki cezaevinde bulunan Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırıldığını açıklamasının ardından Ankara’da siyasi çevrelerde öne çıkan “Hükümet 23 Haziran öncesinde ne yapmaya çalışıyor? HDP oylarına mı talip?” sorularına yanıt aranıyor.

CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Özkoç, hükümetin bu hamlesini “Yaptıkları şeyin neye denk geldiğine bakılmalı. Neden daha önce değil de, şimdi? Zamanlaması manidardır. Türkiye’de toplumu ayrıştıran, bölmeye çalışan bir iktidar var” sözleriyle değerlendiriyor. Özkoç, ana muhalefet partisi CHP’nin bu konudaki yaklaşımı konusunda DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Kendi içimizde ayrıca değerlendiriyoruz ama birtakım şeyler de çok ortada” diyor.

Özkoç, hükümetin 23 Haziran’da tekrar edilecek İstanbul seçimini genel seçim havasında yürütmek niyetini açıkça ortaya koyduğunu belirtirken, muhalefetin ise İstanbul seçiminin bir yerel seçim olduğu, halkla iletişimini bu yönde yürüttüğü konusunda kararlılıkla ilerlediğini anlatıyor.

Özkoç, “İstanbul’da 16 milyon insan yaşıyor ve hepsi ayrıştırmadan, köken sorgulamadan kendilerini doğru düzgün yönetecek bir belediye başkanı istiyor. Hepsi, kendilerini 18 gün yöneten Ekrem İmamoğlu’nun elinden mazbatasının neden alındığını çok iyi biliyor” diyor. Halkın hükümetin her açıklamasını sorguladığını, samimi bulmadığını öne süren Özkoç, Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırılmasının da halkta karşılığı olmayacağı mesajını veriyor.

HDP: Seçmenimiz kolay avlanabilir bir seçmen değil

HDP TBMM Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırıldığına dönük açıklamanın HDP seçmenini etkileyip etkilemeyeceği konusunda DW Türkçe’ye “Oylara çok büyük bir etkisinin olacağı kanaatinde değilim. Şunu da herkes bilsin ki; HDP seçmeni kolay avlanabilir bir seçmen değildir” diyor. Oluç’a göre Adalet Bakanı Gül’ün açıklaması hükümetin bir “açılımı” olarak da nitelendirilmemeli. Bakan Gül’ün Öcalan’ın avukatlarıyla görüşebileceğini söyleyerek hukuki bir duruma işaret ettiğini anlatan Saruhan Oluç, “HDP’ye hediye edilmiş bir durum yok ortada. HDP seçmeni de bilinçsiz bir seçmen değil. Herkes, neyin ne olduğunu biliyor” diye konuşuyor.

Saruhan Oluç (DW/T. Ögreten)

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç

Avukatların Öcalan’la en son 2 Mayıs’ta görüştüğünü ancak bu görüşmenin arkasının gelmediğini hatırlatan Oluç, “Mesele sadece tecritin sona erdirilmesi değil, mesele insan hayatıdır” sözleriyle de cezaevlerinde süren açlık grevlerine dikkat çekiyor. Üç bin kişinin açlık grevinde, 30 kişinin ölüm orucunda olduğunu ve bu durumdan çok kaygılı olduklarını anlatan Saruhan Oluç, “Hükümet açılım yapacaksa, cezaevlerindeki bu durumu sonlandıracak adımlar atmalıdır. Açlık grevleri çok kritik bir noktaya gelmiştir. Grevlerin bitmesi için yeni bir karar alınacak mıdır, Öcalan’la görüşme yasağının fiilen sürdüğünü açıklayan avukatların Öcalan’la yeniden görüşme yapması için adım atılacak mıdır?” diye soruyor.

İyi Parti: Dertleri oy devşirmek

İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan da, Adalet Bakanı Gül’ün açıklamalarıyla hükümetin 23 Haziran için HDP’li seçmenden oy devşirme niyetini ortaya koyduğunu söylüyor. Türkkan, “Zamanlamanın manidar olmadığını söylemek mümkün değil. Bahçeli işaret verdi, hükümet harekete geçti. Seçim öncesinde açıklama yapıyorlar ki seçmene oynasınlar. Ama HDP seçmeninin iktidara prim vermediğini, vermeyeceğini görmek gerekiyor” diye konuşuyor.

AKP: Seçime endeksli konu değil

AKP Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, HDP’nin “cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin ve görüş engelinin ortadan kaldırılması” amacıyla mecliste gündeme getirdiği araştırma önergesinin tartışmaları sırasında Öcalan’la görüşme meselesinin uzun zamandır devam ettiğini, “sekiz yıldır görüşme yok” ifadesinin de doğru olmadığını söylemişti. Yayman hükümetin bu konuda sürekli teması, arayışı ve çalışması olduğunu dile getirmişti.

Hüseyin Yayman AKP Türkei ( DW/H. Köylü )

AKP Milletvekili Hüseyin Yayman

Yayman, DW Türkçe’ye Öcalan’ın görüşme yasağının kaldırılmasıyla ilgili olarak muhalefet eleştirilerini değerlendirirken zamanlamanın manidar olmadığı mesajını veriyor. Yayman, “Bu konu seçim endeksli bir konu değildir. Hükümetimizin tavrı çok nettir. Milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve çözüm süreci için çok önemli adımlar attık, riskler aldık. Ama PKK terör örgütü sürekli bu durumu sabote etti, silahla karşılık verdi. Terörle mücadele ve milli birliğimiz için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” diyor.

Erdoğan’a 19 Mayıs tepkisi

Muhalefet cephesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Samsun’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için düzenlenecek resmi törenlere HDP’yi davet etmemesine de tepki var. CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Bu tür milli olaylarda, devlet protokolünü ilgilendiren olaylarda davete zaten gerek yok. Kimse, kimseye bir şey bağışlamıyor, bir lütufta bulunmuyor. Devlet protokolü bellidir” derken, HDP’nin mecliste temsil edilen bir parti olduğuna dikkat çekiyor.

İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, “Bizim zaten Samsun için daha önceden planladığımız bir programımız vardı. Erdoğan’ın doğrularıyla hareket etmiyoruz” derken, HDP’li Saruhan Oluç da “Erdoğan’ın, tüm partilere eşit yaklaşmadığı ortada. Bir cumhurbaşkanı gibi değil de, AKP Genel Başkanı gibi davranıyor. Biz, mecliste üçüncü partiyiz. Erdoğan’ın ayrıştırıcı tavrı bu gerçeği değiştirmiyor” açıklamasında bulunuyor.

 

Hilal Köylü/Ankara

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI