Connect with us

Güncel

Dünya Hapisteki Yazarlar Günü: Dayanışmayla sorunları aşabiliriz

Yazar ve gazeteci örgütleri, 15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü dolayısıyla bir araya geldi. Basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede demokrasinin de olamayacağını belirten örgüt temsilcileri, “Dayanışmayla bu sorunları aşabiliriz. Gazeteciler özgür ve örgütlü olursa ülkede değişir” dedi.

PEN Türkiye Merkezi, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB), 15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü dolayısıyla Cezayir Toplantı Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantı salonunda, cezaevlerindeki yazar ve gazetecileri temsilen bir konuşma kürsüsü boş bırakıldı.
‘SADECE ADALET İSTİYORUZ’
Toplantıda ilk olarak konuşan PEN Türkiye Merkezi Başkanı Zeynep Oral, hukuk devletinde yaşamak istediklerini belirterek, “Cumhuriyet ve demokrasinin olmazsa olmazı adaleti istiyoruz. Kimse düşüncesinden kaynaklı işinden olmasın istiyoruz. Çok değil adalet istiyoruz” dedi.  Gazeteci ve yazarların içeride çürümesini istemediklerini kaydeden Oral, cezaevinde tutulan gazeteci ve yazarların tutuksuz yargılamalarını istedi.
‘SON 15 KASIM OLSUN’
PEN olarak 15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü’ne ilişkin çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Oral, her sene cezaevinde bulunan birkaç yazar ve gazeteciye ilişkin kampanya yaptıklarını aktardı. Oral, “Bu yıl 5 gazeteci ve yazarı öne çıkartarak kampanya başlattık. Bunlar, Casario Alejandro Felix Padila,  Nouyen Ngoc Nhu Quynh, Razan Zaitouneh, Zehra Doğan, Ramon Esono Ebalê’dır” diye belirtti.
“15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü’nde öfkeliyiz” diyen Oral, yetkililere seslenerek, adalet görevlerini yerine getirme çağrısı yaptı. Yazarın yerinin demir parmakların arası olmadığını vurgulayan Oral, “Bugün ses çıkarmayan içinden ‘oh olsun’ diyen hatta meydanın ve medyanın kendisine kaldığını düşünen, yarın aynı şeyle karşılaşabilir. Barış içinde farklılıklarla bir arada yaşamanın yolu düşünce, yazma ve örgütlenme özgürlüğünden geçer. Bu yılki 15 Kasım’ın son 15 Kasım olmasını diliyoruz” diye konuştu.
‘İNSANI İNSAN YAPAN HER ŞEY SUÇ’ 
TYS İkinci Başkanı Suna Aras, ülkede bu bugüne kadar her kim gücü elinde bulundurmuş ise düşünce özgürlüğünü tırnak içine alarak ve karartarak ötekine asla hak görmediğini söyledi. Aras, “Bu güçle, muhalif sesleri susturmak için en ağır şartları bile zorlamaktan, uygulamaktan çekinmemişlerdir” dedi. Türkiye’nin Birleşmiş  Milletler (BM) Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) taraf bir devlet olduğunu belirten Aras, bunun kağıt üzerinde kaldığından bahsetti.
Hükümetin muhalif olan kesimleri “terör kaynağı olarak göstermekten” çekinmediğini dile getiren Aras, muhalif olan kesimlerin cezaevine konulduğunu ifade etti. İnsanı insan yapan her şeyin bugün bu ülkede suça olduğunu kaydeden Aras, “Barışı savunmak, demokrasi istemek, haber alma hakkını savunmak ve hatta işini geri istemek bile suçtur. Düşünce özgürse kalemler ışır diyoruz. Korku içinde sindirilen bir ülkede değil, düşünce özgürlüğü ile ışıldayan bir ülkede yaşamak istiyoruz” diye konuştu.
‘UMUDUMUZU KAYBETMEDİK’
TGC Başkanı Turgay Olcayto, muhalifler susturulurken, iktidara yakın olan kişilerin ise rahatça her şeyi konuşabildiğini ifade etti. Düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasını isteyen Olcayto, şöyle devam etti: “OHAL ile yaşanan hak ihlallerin giderilmesini, laik cumhuriyete dönülmesini istiyoruz. Yalnız yazarlar değil, gazetecilerin de çok fazla hırpalandığı bir dönemden geçiyoruz. İçeride 150 gazeteci ve yazar var. Gazeteciler eğer gerçekten yargılanacaklarsa tutuksuz yargılanmalılar. Gazeteci suç işlemez. Adli ise o ayrı; ama yazarak çizerek suç işlemez. Bunu bir türlü Türkiye’de anlatamıyorsunuz. Umudumuzu kaybetmiş değiliz. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Yeter ki dayanışma bağımız kopmasın.”
‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ YOKSA DEMOKRASİ DE YOK’ 
TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş da, ne zaman bir gerçeğin üstü örtülmek istense gazetecilere yöneldiğini belirterek, bugün gazeteci ve yazarların içeride olmasının nedeninin gerçeklerin üstünü kapatmak istemelerinden kaynaklandığın dile getirdi. Türkiye’de hukuk devletinin yok edilmek istendiğini sözlerine ekleyen Durmuş, “Savunma hakkı gasp edilmek isteniyor. Bir ülkede demokrasi yok edilmek isteniyor. Medya yapısı hızlı bir değişime uğradı. Gerçekleri yazan gazetecilerin alanı daraltıldı. Gazetecilerin üzerine ifade veren gazeteciler gördük. Bir ülkede basın özgürlüğü olmazsa demokrasi de olmaz. Demokrasi olmazsa basın özgürlüğü olmaz. Gerçekleri gizleme çabası gazetecileri cezaevlerine doldurdu. Dayanışmayla bu sorunları aşabiliriz. Gazeteciler özgür ve örgütlü olursa ülkede değişir” ifadelerini kullandı.
Medyanın çok önemli bir silah olduğunu ve bu silahın halkın çıkarları için kullanıldığı takdirde demokrasi ve özgürlüğün geleceğini ifade eden Durmuş, “Bütün gazeteciler bırakılıncaya kadar ve sendikalı oluncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
‘YAZARLAR YAYINCILARI İLE GÖRÜŞEMİYOR’
TYB Genel Başkanı Kenan Kocatürk ise, cezaevinde 28 yazar ve 1 editörün olduğunu aktararak,  yazarların cezaevinde yaşadığı hak ihlallerini anlattı. Yazarların haberleşme hakkının kısıtlandığını ve kitap sınırlanması olduğunu kaydeden Kocatürk, “Yazarlar ve yayınevleri yüz yüze görüşemiyorlar. Birbirileri ile mektup yazmaları keyfi engelleniyor” diye belirtti.
Toplantı konuşmaların ardından sona erdi.
MA

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Güncel

Dersim Barosu: Linç kültürü yaygınlaştırılıyor

Ülkede artan linç girişimlerine dikkat çeken Dersim Barosu, Diyarbakır, Gebze ve Kızıltepe’de güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı tavrın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik fiziksel saldırı ile zirveye ulaştığını kaydetti. 

Dersim Barosu, Türkiye’de son dönemlerde artan linç girişimlerine ilişkin yazılı açıklama yayınlandı. Açıklamada, ülkenin son dönemlerde linç ve adaletsizlik kültürü ile karşı karşıya olduğu belirtilerek, “Politik bir argüman olarak kullanılan ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı nefret söylemi;  maalesef olağan bir siyasal tercihe ve söyleme dönüşmüş durumda.

Politik aktörlerin, kanaat önderlerinin kurduğu dil, kullandığı cümleler ve kavramların toplumdaki karşılığı doğrudan şiddet eylemlerine dönüşmektedir. Politik çıkarlar uğruna söylenen her kelime ve cümle, toplumun farklı kesimlerini birbirinden daha uzaklaştırmakta, hatta düşmanlaştırmaktadır. Özelikle seçim döneminde siyasetçilerin nefret suçuna varan söylemleri, toplumun farklı politik, etnik ve inançsal kesimlerini birbirine karşı bilemekte, düşmanca tavır almalarına sebep olmaktadır” denildi.

‘Saldırılar zirveye ulaştı’
Dersim Barosu, Gebze Cezaevi önünde çocukları açlık grevinde olan annelere karşı, Diyarbakır’da ve Mardin’in Kızıltepe ilçesinde barışçıl bir protesto eylemi yapmak isteyen insanlara karşı güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı ve insanlık onuru ile bağdaşmayan tavrının, bugün ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik fiziksel saldırı ile zirveye ulaştığını kaydetti.

Açıklamada, Kılıçdaroğlu’na yönelik gerçekleştirilen saldırının, Türkiye halklarının bir arada yaşama fikrine karşı bir saldırı olduğu belirtilerek, bu saldırının yüzleşilmeyen Maraş, Çorum ve Sivas olaylarını hatırlattığı ifade edildi. DERSİM

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Güncel

Memur-Sen’den binlerce istifa

Belediyelerde işçilerin yanı sıra iktidara yakın Memur-Sen’e tepkili memurlar da jet hızıyla istifa ediyor.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre  31 Mart seçiminde CHP’ye geçen belediyelerde memurlar jet hızıyla Memur-Sen’den istifa etti.

Birleşik Kamu-İş’e bağlı Tüm Yerel-Sen, Ankara, Adana, Bolu, Antalya’da da yetki için çoğunluğu sağladı. Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Hakan Kıran, istifa eden 4 bine yakın memurun kendi sendikalarına üye olduğunu söyledi.

Kimseye baskı yapmadıklarını, yıllardır imzalanan sözleşmelere tepki gösteren memurların Memur-Sen’den bir kalemde istifa ettiğini kaydeden Kıran, daha önce İzmir, Aydın, Muğla, Hatay ve Tekirdağ büyükşehir belediyelerinde yetkili sendika olduklarını belirtti.

Sosyal demokratların yönetimde olduğu 6 belediyeden sadece Eskişehir’de yetkili olmadıklarını kaydeden Kıran, orada da yeni üyeliklerin devam ettiğini söyledi.

Seçimin ardından Ankara, Adana, Bolu, Kırşehir ve Antalya’da da yetki için çoğunluğu sağladıklarını dile getiren Kıran, İstanbul’da da memurların kendi sendikalarına üye olmaya başladıklarını bildirdi. Kıran, “Memur-Sen’e zorla kaydı yaptırılmış olan memurlar istifa ediyorlar. 4 bine yakın memur bize üye oldu” dedi.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Güncel

Türkdoğan: İktidar insanlıktan koptu

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, İHD, TİHV, ÖHD Amed Barosu, ÇHD, SES ve İTO temsilcilerinden oluşan bir heyetle TBMM’de bir araya geldi.

Tecrit ve açlık grevleri gündemli toplantıda HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ve İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan söz aldı.

ANNELERE YÖNELİK SALDIRI

Temelli şöyle konuştu:

Her gün hak mücadelesi veren, insan hakları mücadelesi verenlere yönelik şiddet, saldırı ve gözaltılarla karşı karşıya kalıyoruz. Bundan en çok mağdur olan kesim de anneler. Özellikle Gebze Cezaevi’nde sürekli hale gelen tablo hepimizi derinden etkilemektedir. Annelere yönelik bu saldırı, adını net koyalım bu rezillik kabul edilebilir bir şey değil. Bu konuda herkesin duyarlı olması lazım.

Hem Kürt anneleri hem Türk anneleri hala büyük acılar çekmeye devam ediyor. Bu bir iktidar ve savaş politikasıdır. Savaş ve şiddet politikasında ısrar eden bu iktidar annelere acı çektirmeye de devam ediyor. Hem yürekleri sızlıyor annelerin hem de maruz kaldıkları şiddetten ötürü ciddi anlamda büyük bir mağduriyet yaşıyorlar. Her şeyden önce bunu kabul etmediğimizi dile getirdik ve annelerin yanında olacağımızı söyledik.

HERKES ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUĞU ALMALI

Dün de Gebze’de hiç istenmeyen görüntülere şahit olduk. Ama sadece Gebze’de değil insan hakları ihlalleri Türkiye’nin her yerinde olağanlaşmış bir durum arz ediyor. Birkaç gün önce Kızıltepe’de aynı tabloyu yaşadık, aynı sahneleri gördük. Bu düşmanca yaklaşım, saldırı insan haklarını hiçe sayan bir anlayışın ürünü. Bize düşen ısrarla insan haklarını savunmak, ısrarla hukuk mücadelesi vermek, demokrasiden başka seçeneğin kabul edilemez olduğunu dile getirmek. Bu konuda hem Türkiye’deki STK’lar hem de tüm yurttaşların bu mücadelede yerini alma zamanıdır. Demokrasi, barış, toplumsal barış hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı gibi konularda herkes üzerine düşen sorumluluğu almalıdır.

ANNELER EVLATLARINI KAYBETMEK İSTEMİYOR

Tabii Gebze’de ve Kızıltepe’de yaşadığımız bu durum aslında açlık grevleri dediğimiz meseleye sahip çıkma ile ilgili. Anneler evlatlarını kaybetmek istemiyor, biz de hiçbir insanımızı kaybetmek istemiyoruz. Sizlerin de çok iyi bildiği gibi 31 Mart seçimlerine giderken kampanya döneminde 8 insanımızı kaybettik. Bu insanları yitirmeyebilirdik.

BU SESE DUYARLI OLMALI

Açlık grevleri bir yanıyla ölümler olmasın diye yapılan eylemler. Bir yanıyla açlık grevlerinin yegane amacı bu ülkede şiddeti hukuksuzluğu bitirmek ve bu adaletsizliğe son vermek. Bu sese duyarlı olmak gerekiyor. Leyla Güven 5 buçuk aydır açlık grevinde sürekli olarak bu sesi yükseltiyor. Herkesi adalete ve hukuka sahip çıkmaya çağırıyor. Tecridin sonlanması çağrısı aslında büyük bir hukuksuzluğa son verme çağrısından başka bir şey değildir.

ARTIK GEREKLERİ YERİNE GETİRİLMELİ

Açlık grevinde olan arkadaşlarımız kritik aşamada, raporlar sizin de ellerinizde. Kalıcı hasar oluşmaya başlamış durumda. Bir an önce açlık grevlerinin bitmesi için bu toplantı vesilesiyle Adalet Bakanlığına çağrı yapmak istiyorum. Hukukun gereği neyse onu yapın. Bundan başka bir şey istemiyor ve söylemiyoruz. Talebimiz bu kadar net. Açlık grevindeki insanların da talebi bu kadar net. Meşru ve yasal olmayan hukuk dışı bir talep gündeme gelmedi. Artık bunun gereği yerine getirilmelidir. İnanıyoruz ki buna son verildiği andan itibaren Türkiye’de hukuk ve insan hakları konusunda önemli gelişmeler olacaktır. Bu vesile ile sizlerin de bu ziyareti kapsamında çağrımızı sizler aracılığıyla tekrar yinelemek istedik.”

TÜRKDOĞAN: POLİS KENDİNİ DEVLET YERİNE KOYARSA, DEVLET DENMEZ

İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise şöyle konuştu:

“Bugün buraya bir heyet olarak geldik. İHD’den ben ve Diyarbakır Şube’den Abdullah Zeydan, THİV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, ÖHD Eş Sözcüleri Ayşe Acinikli ve Bünyamin Şeker, Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, ÇHD Genel Sekreteri Nergis Aslan, SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, İTO yönetim kurulu üyesi Murat Ekmez burada.

Biz de sabah çok sayıda insan hakları aktivisti ve hukukçu olarak Ankara’ya geldik. Adalet Bakanlığı önünde açıklama yapıp açlık grevine ilişkin raporumuzu bakanlığa sunacaktık. Ancak polis her zamanki gibi polis devleti uygulaması gösterdi bize. Tabii bugün karşılaştığımız manzaralardan biri şuydu; artık polisler kendilerini anayasa ve devlet yerine koyuyor. Cumhur ittifakını oluşturan siyasi partilere bunu tekrar tekrar hatırlatmak gerekiyor. Polis kendisini devlet yerine koyuyorsa oraya devlet denmez. Biraz önce CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ziyaretinde Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı da kınadık. Biraz önce de İçişleri Bakanını dinledik. Tam bir kara mizah konusu.

90 CEZAEVİNDE 2.987 KİŞİ AÇLIK GREVİNDE

Asıl konumuz hapishanelerdeki açlık grevleri ve tecrit konusu. Süreç başladığından beri yakından izliyoruz. Şu an itibariyle 90 hapishanede 2987 kişi açlık grevinde. Bu tespit edebildiğimiz sayıdır, daha fazla olabilir. Bu Türkiye tarihinde bir ilktir. İlk kez bu kadar çok mahpus açlık grevinde. Ciddi bir durum ile karşı karşıyayız. Leyla Hanım’ın başlattığı süreci yakından biliyorsunuz.

Bir de tecrit konusu var ki kangren olmuş durumda. İmralı Cezaevinde bu katı bir şekilde uygulanıyor ve pek çok cezaevinde de bu uygulamalar var. Keyfilik had safhada. Biz heyet olarak bütün partilere düşüncelerimizi aktaracağız. Sizden sonra AKP ve Saadet Partisi ile görüşeceğiz.

4 VEKİL AÇLIK GREVİNDE

Bu parlamentonun 4 üyesi şu anda açlık grevinde. Dersim Dağ, Tayip Temel ve Murat Sarısaç vekillerimiz açlık grevinde. Geçenlerde Leyla Halid ziyarett etti, önemliydi. Ama HDP dışında parlamentodan ziyaret eden kimse yok. Bir tek Sezgin Tanrıkulu ziyaret etti. Diğer partilerin ilgisizliği çok garip.

Sorunun çözümü noktasında, siz de ifade ettiniz, infaz kanunu uygulanırsa sorun rahatlıkla çözülebilir. Biz de yıllardır infaz kanunun İmralı’da Öcalan ve arkadaşları için uygulanmasını istiyoruz. Umuyorum tüm bu demokratik çabalar sonuç alır.

İNSANLIKTAN KOPUŞ

Polisin annelere yönelik tutumu yeni değil. Türkiye’de anladığım kadarıyla bir özel savaş yöntemi olarak belirlenmiş. Annelere yönelik bir talimat aldıklarını düşünüyoruz. Bunu merkezi bir talimatla uyguladıklarını düşünüyoruz. Barış Anneleri ve Cumartesi Annelerine de izin verilmiyor. Bu çok trajik bir şey. Bir iktidar annelerin demokratik taleplerini yasaklama boyutuna gelmişse insanlıktan kopmuştur.”

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Forum2 saat ago

Maçoğlu Dersimli mi, Tuncelili mi? Asıl ona bakmak gerekir

CİHAN EREN Bu yazımızı, 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarından doğmuş başka bir tartışma üzerine yazacağımız için başka noktalara değinmeden doğrudan...

Güncel3 saat ago

Dersim Barosu: Linç kültürü yaygınlaştırılıyor

Ülkede artan linç girişimlerine dikkat çeken Dersim Barosu, Diyarbakır, Gebze ve Kızıltepe’de güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı tavrın, CHP Genel...

Güncel3 saat ago

Memur-Sen’den binlerce istifa

Belediyelerde işçilerin yanı sıra iktidara yakın Memur-Sen’e tepkili memurlar da jet hızıyla istifa ediyor. Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre  31...

Politika3 saat ago

İmamoğlu’ndan Bahçeli ve Akar’a: Her yere gideriz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı sonrası ‘Mesaj alınmıştır’ diyen MHP Başkanı Devlet Bahçeli ve Savunma...

Dünya3 saat ago

ABD, İran petrolü muafiyetlerine son veriyor

ABD, İran’dan petrol ithalatı muafiyetlerine son verildiğini açıkladı. Beyaz Saray’dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, İran’dan petrol ithal eden ülkelere yaptırım...

Medya3 saat ago

Cumhuriyet davası avukatları: İnfazın durdurulması hukukun gereğidir

Cumhuriyet gazetesi davası avukatları, istinaf mahkemesinin sekiz eski Cumhuriyet çalışanının hapis cezalarını kesinleştirme kararı üzerine İstanbul Barosu’nda açıklama yaptı. Açıklamada,...

Dünya3 saat ago

Sri Lanka’da saldırılar sonrası OHAL ilan edildi

Güney Asya’da bulunan ada ülkesi Sri Lanka’da Pazar günü aralarında kilise ve lüks otellerin de bulunduğu sekiz ayrı noktada meydana...

Güncel3 saat ago

Türkdoğan: İktidar insanlıktan koptu

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, İHD, TİHV, ÖHD Amed Barosu, ÇHD, SES ve İTO temsilcilerinden oluşan bir heyetle TBMM’de...

Dünya3 saat ago

Buteflika’ya yakın beş milyarder tutuklandı

Cezayir medyasına göre Buteflika’ya yakın beş milyarder, Algeruie’de yakalandı. Bunlar arasında yer alan Isad Rebrab, Cezayir’in en zengini olarak tanınıyor....

Güncel3 saat ago

HDP: Hukukçulara saldırı utanç vericidir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Özgürlük İçin Hukukçular...

Kültür-Sanat3 saat ago

AKP’li başkanın ilk icraatı: Aziz Nesin’in yazdığı ‘Azizname’ oyunu iptal edildi

Cumhuriyet Sahnesi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “31 Mart yerel seçimlerimde Kayseri’ye hizmet etmek üzere seçilen Büyük Şehir Belediye Başkanı...

Haberler3 saat ago

DİSK: 1 Mayıs Taksim’de kutlansın

Grup adına basın açıklamasını Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu yaptı. Küçükosmanoğlu, “Türkiye’de işçi sınıfının baskıyla çıkarılmaya çalışılan bir takım...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort