Connect with us

.

Haberler

Solcular NATO konusunda da hep haklı çıktılar!

NECDET SARAÇ

Published

on

Norveç’teki NATO tatbikatında Atatürk ve Erdoğan’ın “düşman” olarak gösterilmesine haklı olarak her taraftan ama en çok da krizi giderek derinleşen AKP’den tepkiler ve “NATO’dan Çıkalım” sesleri yükseliyor…
Bu seslerin samimi olup olmadığını öğrenmek için yakın tarihe dönüp bakmakta yarar var. NATO için turnusol kağıdı uzakta değil yakında…

Sene 1950: 1950 yılında kurulan ve başkanlığını Behice Boran’ın yaptığı, Adnan Cemgil, Vahdettin Barut, Osman Fuat Toprakoğlu ve Reşat Sevinçsoy gibi isimlerin yönetici olduğu Türk Barışseverler Cemiyeti, Kore’ye asker gönderme kararı alan Menderes Hükümeti’ne “Türk askerinin Kore’de ne işi var” diye bildiri yayınladığı için daha sonra Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı da olacak olan Behice Boran “yargılandı” ve tam 15 ay hapis yattı! Behice Boran ve dönemin solcuları “Türk askerini savaşa göndermeyin, NATO’ya da girmeyin” diyorlardı. Bunu dediklerinde sene 1950’ydi ve Türkiye henüz NATO’ya üye olmamıştı!

Behice Boranları hapislere tıktıranlar, “komünizmi kuşatacak” örgüt olarak kurgulanan NATO’ya girmek için sahte senaryolarla 1950’de, 1951’de “Komünist Tevkifatı yapanlar kimlerdi? Dönemin Başbakanı kimdi, hükümet kimlerden oluşuyordu?
Eğer konu NATO ise, bağımsızlık ise dönüp bir bakmakta yarar var!

*

Sene1969: NATO’nun “vurucu gücü”  6. Filo İstanbul’a gelip demirlemişti…
Bunun üzerine solcular, barışseverler 16 Şubat 1969’da Taksim’de emperyalizm ve sömürüye karşı ”6. Filo Defol Mitingi” düzenlerler. Miting saldırıya uğrar. Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan öldürülür, yaklaşık 200 kişi yaralanır…
Tarihe “Kanlı Pazar” olarak geçen bu mitinge saldıranlar kimlerdi?
Bu mitinge karşı “Bayrağa saygı” mitingini düzenleyen Komünizmle Mücadele Derneği ve Milli Türk Talebe Birliği’nin yöneticileri kimlerdi?
Dönemin Başbakanı kimdi? Hükümet kimlerden oluşuyordu?
Eğer konu NATO ise, bağımsızlık ise dönüp bir bakmakta yarar var!

*

Sene 1980: 12 Eylül 1980’de darbe olur. Mahmut Dikerdem’in başkanı, Reha İsvan, Orhan Apaydın, Erdal Atabek, Ataol Behramoğlu, Ali Sirmen, Gencay Şaylan ve Mustafa Gazalcı gibi isimlerin yönetici olduğu Türkiye Barış Derneği kapatılır, yöneticileri tutuklanırlar. Dava tam 11 yıl sürer. Gerekçe yine aynıdır. Solcu olmak, barışı savunmak, NATO’ya karşı çıkmak…
Dönemin “Devlet Başkanı” kimdi? Başbakanı kimdi?
Eğer konu NATO ise, bağımsızlık ise dönüp bir bakmakta yarar var!

*

Sene 1980: Afganistan…
Sene 1991: Irak…
Sene 2011: Suriye…
Komünizme karşı ABD öncülüğünde NATO bu ülkelerin hepsinde siyasal İslamı besliyor. Gerekçe bazen komünizm karşıtlığı, bazen diktatörlük ama değişmeyen tek şey, kan ve gözyaşı… Savaş milyonlarca insanın ölümüne neden oluyor. Tam 12 milyon insan ölüyor, öldürülüyor. 12 milyonluk koca bir ülke fiili olarak haritadan siliniyor… Türkiye her daim devrede. Bazen en önde, bazen de sadece lojistik merkez, ama İncirlik’le ama Kürecik’le…
Sahi bu dönemlerin Başbakanları kimlerdi, hükümetlerinde kimler yer alıyordu?
Eğer konu NATO ise, bağımsızlık ise dönüp bir bakmakta yarar var!

*

Sene 2016: Bu kez Barış Derneği yok ama “Barış İçin Akademisyenler” var.  Akademisyenler “Barış istiyoruz, savaş değil. Bu suça ortak olmayacağız” dediler. Bildiriyi okuyan Esra Mungan, Muzaffer Kaya ve Kıvanç Ersoy’un tutuklandılar, okullarından atıldılar, işsiz kaldılar, bir çoğu fiili olarak sürgün edildi… Gerekçe yine aynı, savaşa karşı çıkmak, barış istemek, tabi bir de bunun üzerine solcu olmak…
Dönemin “Devlet Başkanı” kimdi? Başbakanı kimdi?
Eğer konu NATO ise, bağımsızlık ise dönüp bir bakmakta yarar var!

*

NATO kuruluşundan itibaren sola, sosyalizme, komünizme karşı, ama esas olarak barışa karşı bir “savaş örgütü” oldu. 70 yıldır bu hiç değişmedi…

Solcular bunu hep gördüler ve itiraz ettiler…
Hiç “yanılmadılar, kandırılmadılar” ve hep haklı çıktılar…
Sonuç onlar için hep aynı oldu: Soruşturma, tutuklanma, saldırı ve ölüm…
Buna rağmen hep “NATO’dan çıkalım, Amerikan üstlerini kapatalım, savaş değil barış olsun” dediler. Rüzgara göre hareket etmediler…

Solcular her fırsatta, “Barış öldürmez birleştirir, savaş öldürür ve böler” derken, 1950’lerde ülkeyi Menderes yönetiyordu…
Sonra ülkeyi onun “siyasi akrabaları” yönetmeye başladı…
1960’larda Demirel, 1980’lerde Evren ve Özal, 2000’lerde Erdoğan…

Gerçek bu…
Gerisi lafı güzaf!

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Kazdağları’nda orkide hasadı başladı

AleviNet

Published

on

Kış aylarında ekilen ve sonra Nisan – Mayıs aylarında hasada hazır hale gelen orkideler orman köylüsüne katkı sağlayacak. Hasat zamanında her filizin altında 4-5 tane salep tohumu elde edilebiliyor. Bilimsel çalışmaları ile dikkatleri çeken AR-GE firması ve Kazdağları Sağlıklı Yaşam ve Bilim Köyü sahibi Faruk Durukan deneysel olarak başlattığı Kazdağları’nda salep üretimi için orkide üretiminde başarıya ulaştı. Geçen yıl dikilen orkideler hasat edilerek salep ham maddesi üretimi yapıldı.

İlk günden bu yana orkide üretiminde görev yapan Arda Ulutaş, “Burada tükenme tehlikesi ile karşı karşıya bitkileri ya da tıbbi değeri olan bitkileri üretip bu bölgeye kazdağları’nın florasına uyumlu hale getirmeye çalışıyoruz. İki senedir salep denedik. İlk başta toprak altı seralarında bir deneme maksatlı bir çalışma yaptık. Bunda çok başarılı olduk. Ürünü ikiye katladık. İkinci sene üstü açık olarak bir kış geçirdi. Saleplerimizin üzerine karlar yağdı. Hiçbir zararımız olmadı. Şu anda da bunun hasadını gerçekleştiriyoruz” dedi.

AR-GE firması sahibi Faruk Durukan yapılan çalışmanın bölge ekonomisine artı değer katacağını ifade ederek, “Bilim köyümüzde bilimsel çalışmalar devam etmekte. Bu çerçevede orman köylüsüne de desteğimiz devam etmekte. Orman köylülerine yeni iş alanları çalışmalarımız devam etmekte. Maksadımız, orman köylüsünün gelir seviyesini yükseltmek” dedi.

Salep üretiminde kullanılan orkide cinsinin Kazdağları’na uyum sağladığını ifade eden Durukan, “Bu anlamda tıbbi bitkiler çalışmalarımız da sürmekte. Tohum çalışmalarımız zaten devam etmekte. Salep çok önemli bir gelir kaynağı. Şimdi hasadını yapıyoruz. Kazdağı köylülerine hayırlı olsun” dedi.

Continue Reading

Haberler

Yenişehir’de, buğday hasadına yağmur engeli

AleviNet

Published

on

Yenişehir’de günlerdir etkili olan yağış, olgunluğa ulaşan buğdayların hasadına engel oldu. Buğdaylardaki nem oranı yükselirken, biçerdöverlerde oluşan çamur nedeniyle tarlalara girilemedi. Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, haziran ayının başından bu yana yağan yağmurun, buğday hasadını olumsuz etkilediğini söyledi. Her sezon haziranda başlanan buğday hasadının temmuz ortalarında sona erdiğini belirten Aktaş, “Bu sezon yoğun yağmur, tarlalardaki üründe normalin çok üzerinde nem oluşmasına neden oldu. Hasat öncesi en çok yüzde 14 olması gereken nem oranı yüzde 20’leri geçti. Yağmurların dinip toprağın kurumasını bekliyoruz” dedi.

Continue Reading

Haberler

Gölde elektro şok cihazıyla balık avına 60 bin lira ceza

AleviNet

Published

on

Beyşehir İlçe Jandarma Asayiş Bot Komutanlığı ekipleri Beyşehir Gölü’nün Kıyıkdede Mahallesi kıyısında yaptığı kontrolde, sazlık alanda iki kişinin teknede elektro şok cihazıyla balık avladığını gördü. Jandarmayı fark eden avcılardan biri kaçarken H.Y., suçüstü yakalandı. Elektro şok cihazı, akü ve bağlantı kabloları ile avladığı 25 kilo sazan ve 6 kilo yavru levreğe el koyuldu.

H.Y.’yi milli park sahasında Beyşehir Gölü’nde elektro şok cihazıyla balık avlayıp, ‘Biyolojik dengeyi tahrip ettiği’ gerekçesiyle Tarım ve Orman Bakanlığı 6’ncı Bölge Müdürlüğü tarafından 60 bin 163 lira idari para cezası uygulandı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI