Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Sancar’dan Zarrab yorumu: Dış politikada kurnazlıkla yol almaya çalışırsanız, başkaları da sizin zayıf noktalarınızı kullanır!

AleviNet

Published

on

ABD’de yargılanan Reza Zarrab davasını değerlendiren hukukçu Mithat Sancar, ‘AKP’nin dış politikadaki davranışları, bu tür operasyonları kolaylaştırıyor. Çeşitli güçleri bir birine karşı kullanma kendine alan açmak için kurnazca hamleler yapma yoluna girmişseniz, başkalarının da sizin zayıf noktalarınızı kullanacağını bilmeniz gerekiyor. Bu iktidarın o kadar çok zayıf karnı varken, büyük büyük meydan okumalar, gücünü abartmalar Türkiye toplumuna da zarar verir.’ dedi

Reza Zarrab adıyla başlayan ve gittikçe daha çok AKP hükümetini de içerecek biçimde genişleyen ABD’deki yargılama devam ediyor. Zarrab’ın sanık olmaktan tanık olmaya geçtiği ve dün duruşma salonuna çıktığı yargılama, Ankara ve Türkiye’de de yakından takip ediliyor. İktidar yanlılarının büyük bir telaşla değerlendirdikleri yargılamanın ne anlama geldiğini Türkiye’nin önemli anayasa hukukçularından HDP Milletvekili Mithat Sancar, Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Kenan Kırkaya’ya değerlendirdi.

Zarrab’ın tek başına yapacağı iş değil

Yargılamanın çok boyutlu olduğuna işaret eden Sancar, dava kapsamında ABD’yi ilgilendiren boyut ile Türkiye iç kamuoyunu ilgilendiren boyutlar arasında fark bulunduğunun altını çizdi. ABD’nin hareket noktasının, İran’a yönelik ambargonun delinmesi, kara para aklanması ve ABD bankacılık sistemi kullanılarak haksız kazanç elde edilmesi gibi meseleler olduğuna işaret eden ve bütün bunların tek bir kişi tarafından yapılamayacağının altını çizen Sancar, “Bunu yapabilmesi için Zarrab’ın farklı ilişkileri kullanması ve değişik bir ağ içinde olması gerekiyordu. Bu ancak hükümet ile yakın ilişki ve işbirliği içinde yapılabilecek bir şeydi. Tek başına Zarrab’ın ambargoyu delmiş olması mümkün değil. Bunun yaşanabilmesi için devletin işin içinde olması gerekiyor ki zaten bu konuda değerlendirmeler var” diye konuştu.

Ceza yağar ama siyasi sonuçları bilinemez

Daha önce Fransız ve İngiliz bankalarının bu tür ambargoları delme girişimi içine girdiklerini ve bu bankaların ağır cezalara çarptırıldığını anımsatan Sancar, Türkiye’deki bankalar açısından benzer bir sonucun olacağını ancak siyasi sonuçlarını kestirmenin zor olduğunu söyledi.

Burada kapatırsak dünya da görmez sandılar…

Yargılamayı, “Türkiye’deki kurumlara ve önemli şahıslara kadar uzanacak bir girişim” olarak nitelendiren ve Türkiye’nin bu yargılamayı 17-25 Aralık sürecinden bildiğini ifade eden Sancar, o dönem Türkiye’de olayın üstünün örtülmesi ve yaşananları da şöyle değerlendirdi: “Türkiye’de bir gelenek var. Meseleleri burada kapatırsanız bütün dünya bunları göremez hale gelir sanılıyor. Oysa öyle olmuyor. Hele iletişim teknolojilerinin bu kadar geliştiği bir çağda kendi ülkenizdeki yasaklarla veya farklı etkenlerle bir meselenin üzerini örtünce dünyayı buna kör hale getirmeniz mümkün olmuyor. 17-25 Aralıkta ortaya saçılan iddialar, belgeler, bilgiler çok önemliydi. Bu operasyonun arkasındaki siyasi saik başka, ortaya çıkan gerçeklikler de başka değerlendirilmeliydi. Evet Cemaatin bir operasyonu söz konusuydu, evet bu bilgi ve belgeler gayri meşru yollarla elde edilmişti. Ancak bu kadar bilgi ortaya saçıldıktan sonra bunları yok saymak kabul edilebilir bir şey değil ve zaten yok etmek de mümkün olmadı.

Zaten belgelere itiraz eden olmadı…

O dönemde ortaya dökülen bilgiler belgeler inkar edilmedi ki. Sadece geçiştirici gerekçelerle üstü örtülmek istendi. Ama bu belgelerin, bu ses kayıtlarının görüntülerin gerçek dışı olduğunu kanıtlayacak herhangi bir şey yapılmadı zaten. Tam tersine tapelerle öne çıkan bakanlar istifa ettirildi bu konuda yargı süreci işletilmedi. Ortada dünya kadar büyük, Cumhuriyet tarihinde rastlanmamış, benzeri bulunmayan iddialar vardı. Bunların üstüne gitmek gerekiyordu. Kendisi bunları yapmayınca bütün dünyada aynı etkinin olacağını beklemek bir tür dar bakıştır.”

Kapitalizmin kendini sürdürme davası…

ABD’deki yargılamanın aynı zamanda “kapitalist sistemin kendisini sürdürme yargılaması” olduğunu dile getiren Sancar, “Dünya kapitalist sistemi ayrıca kendi işleyişini sürdürebilmek için de, kara para aklama, yolsuzluk, ambargonun delinmesi gibi fiillere karşı çıkıyor. İşin içinde bir hukuksal bir de siyasal sorun var. Hukuksal sorun yolsuzluk ve kara para aklamak gibi ağır suçlardır. Siyasal sonuçlar ise bir devletin yöneticilerinin ve kurumların bu suç oluşturan fillere karıştıkları yönündeki iddialardır” dedi. Bunların artık üstünün örtülemeyeceğini söyleyen Sancar, “Ayrıca bu yaşananlar, bu yargılama dünya kapitalist sistemin raconudur” dedi.

Bu tür işlerin önüne geçmezse bankacılık sıkıntıya girer

Sancar şunları ekledi: “Bu tür filler organize biçimde yürütülürse dünya kapitalist sistemin en hassas ayağı olan bankacılıkta ciddi sıkıntılara yol açabilir. Kapitalist sistem dünyada mal mülk meselelerini öyle gasp ile el koyma ile oldubittiye getirtmez. Buna en çarpıcı örnek Kıbrıs’tır. 1974 yılında ada bölündükten sonra Türk tarafında Rum malları, Rum tarafından Türk malları kaldı. Bunlar yandaşlara dağıtıldı. Yıllar sonra AİHM ortaya çıktı ve malların iade edilmesi konusunda karar aldı. Yani büyük çaplı gasp hareketleri, kara para aklamaya sistem tolerans göstermiyor.”

İşin ciddiyetinin farkına vardılar!

Hükümet yetkililerinin “Bu iş bize karşı komplodur” sözlerini de değerlendiren ve “işin ciddiyetinin farkına vardılar” diyen Sancar, “Bu dava geldiğimiz aşamada kolay kolay manipüle edilebilecek bir durumdan çıktı. Bu davaya siyasi müdahale artık imkansız denecek kadar zor” dedi. ABD’nin davayı siyasi olarak kullanıp kullanmadığı sorusunu da yanıtlayan Sancar şunları dile getirdi: “Büyük güçlerin siyasi hesapları olur. Bunun olmadığını söylemek mümkün değil. Ancak ABD’nin sadece siyasi hesaplarla bu işi yaptığını söylemek gerçekçi değil. Hükümetin cevap olması gereken sorular açık. Neden bu olaylar patladığında bu kadar bilgi ortaya yansıdığında hukuksal boyut işletilmedi- Burada verilmesi gereken bir hesap var. Bunu siz yapmazsanız, başkaları bunu daha kolay kullanır. Öte yandan AKP’nin dış politikadaki davranışları, bu tür operasyonları kolaylaştırıyor. Çeşitli güçleri bir birine karşı kullanma kendine alan açmak için kurnazca hamleler yapma yoluna girmişseniz, başkalarının da sizin zayıf noktalarınızı kullanacağını bilmeniz gerekiyor. Bu iktidarın o kadar çok zayıf karnı varken, büyük büyük meydan okumalar, gücünü abartmalar Türkiye toplumuna da zarar verir.”

HABER MERKEZİ

 

165

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

İzmir’de avukatlara ‘kayyum’ şiddeti: Gözaltılar var

AleviNet

Published

on

Çağdaş Hukukçular Derneği ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, Amed, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine karşı adlye önünde basın açıklaması yapmak istedi.

Eyleme izin vermeyen polis, HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu’nu avukatlardan uzaklaştırdı. Hemen ardından avukatlara saldıran polis, çok sayıda kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

AABK Türk konsoloslukları önünde eyleme geçiyor

AleviNet

Published

on

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), kayyum işgaline ilişkin eylemlerini sürdürüyor.

Yazılı açıklama yapan AABK, “Halkın iradesini haramilere teslim etmeyeceğiz” mesajını vererek, “Tüm demokrasi güçleriyle el ele vererek, tek adam rejiminin baskıları karşısında asla boyun eğmeyeceğiz. Diz çökmeyeceğiz” dedi.

ÇAĞRI

Açıklamada şu çağrı da yapıldı:

“23 Ağustos 2019 Cuma günü saat 11:00’de Avrupa’daki Türk konsoloslukların önüne siyah çelenk bırakacağız. Tüm duyarlı canlarımızı bu protesto mitinglerimize davet ediyoruz.”

“Kayyımlara hayır… Faşizme geçit yok” etkinliklerinin yapıalcağı iller….

Düsseldorf
Frankfurt
Hamburg
München
Stuttgart
Hannover
Berlin

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

İdlib’deki gözlem noktasına taciz ateşi iddiası

AleviNet

Published

on

Suriye ordusunun, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) kontrolündeki İdlib’deki gözlem noktasına taciz ateşi yaptığı bildirildi. Reuters’ın ulaştığı iki Türk yetkili,  İdlib’in güneydoğusundaki Maaretinuman ilçesinde yer alan 8 nolu gözlem noktası yakınlarına açılan ateşin herhangi bir yaralanmaya ya da hasara yol açmadığını aktardı.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, taciz ateş makineli tüfeklerle bölgedeki bir Suriye uçağından yapıldı.

Suriye ordusu 19 Ağustos’ta 8 nolu gözlem noktasının güneyindeki 9 nolu gözlem noktasına doğru hareket halinde olan Türk ordusuna ait konvoya hava saldırısı düzenlemişti. Şam yönetimi “TSK konvoyunun İdlib’deki teröristlere silah taşıdığını” savunmuştu. Ankara, hava saldırısında üç sivilin öldüğü açıklamıştı. 

İdlib'de hedef alınan TSK konvoyu

İdlib’de hedef alınan TSK konvoyu

Suriye ordusu bir süredir Rusya ve İran’ın desteğiyle İdlib’in güneyinde cihatçı örgütlerin kontrolünde olan bölgede ilerliyor.

Taciz ateşine uğradığı iddia edilen söz konusu gözlem noktası Suriye güçlerinin kuşatmaya aldığı Han Şeyhun ilçesinin kuzeyinde yer alıyor.

İran ve Rusya ile yapılan anlaşma uyarınca Türkiye’nin Suriye’nin Kuzeybatısında 12 gözlem noktası bulunuyor.

rtr/GY,JD

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI