Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Süreç bitti, kriz başladı

AleviNet

Published

on

Benzin, mazot ve vergi ücretlerindeki artışların ikinci el araç piyasasını da vurduğu Wan’da araç alım ve satımının bitme noktasına geldiğini söyleyen galericiler, ‘Çözüm sürecinin bittiği gün ekonomik kriz başladı. Çünkü tüm bütçe savaşa gitmeye başladı’ dedi

Türkiye’de gün geçtikçe daha fazla hissedilen ekonomik kriz, tüm sektörleri derinden etkilemeye devam ediyor. Krizden en fazla etkilenen sektörlerden biri de araç alım-satım piyasası. Wan’da (Van) artan vergiler, mazot ve benzin fiyatlarının yanı sıra Motorlu Taşıt Vergisi’ndeki (MTV) artışın işlerini çok etkilediğini belirten Tuşba Galericiler Sitesi esnafı, kentte araç alım ve satımının neredeyse bitme noktasına gelmesinden şikayetçi.

Bütün halklar barış istiyor

Var olan krizden dolayı kentte ticaretin durduğunu ve esnafların çok zor halde olduğunu aktaran Tuşba Galericiler Sitesi Yönetim Kurulu Üyesi Cesim Güneş sözlerine şöyle devam etti: “Her gün bir esnaf dükkan kapatıyor. Böyle devam ederse insanlar artık evlerine ekmek götüremeyecek duruma gelecek. Çözüm sürecinin bittiği gün kriz süreci başladı. Çözüm süreci döneminde herkesin durumu iyiydi. Herkes ticaret yapıyordu. Şu anda Türkiye’de çok büyük krizler var ve bu krizi herkes yaşıyor. Çözüm sürecinin son gününe kadar da insanlar ekmeklerini iyi kazanıyorlardı ama çözüm sürecinin bittiği gün itibariyle bu kriz başladı. Hepimiz barış sürecine geri dönmek ve güzel günlerin tekrar geri gelmesini istiyoruz. Bütün halklar barışı istiyor. Barış gelmediği sürece de işler iyi olmayacak. Çünkü tüm bütçe savaşa harcanıyor.”

Fiyatlar artıyor…

Uzun yıllardır araç alım satımı işi ile uğraşan esnaflardan Necmettin Siyahtaş da, Ekonomik krizden dolayı son yılların en kötü dönemini yaşadıklarını dile getirdi. Siyahtaş, “Nedeni ise vergi, mazot, benzin, ÖTV ve MTV’dir. Uygun araç alıp, satmadığımız zaman iş yapamıyoruz ama piyasada uygun araç bulmak da artık zor. Tüm araçların fiyatı iki katı arttı, fiyatlar arttıkça da alım gücü düştü. Mazot ve benzin fiyatları her gün artıyor insanlar araçlarına nasıl benzin-mazot koyacağını artık düşünmeye başladı. Yanı başımızdaki İran ve Irak’ta benzin fiyatları Türk parasıyla 1 TL’ye tekabül ederken, burada 6 TL olduğuna dikkat çeken Siyahtaş’a göre aradaki fark, siyasetten kaynaklanıyor.

Krizin nedeni savaş ortamı

Sektördeki en kötü yılı yaşadıklarını ifade ederek durumundan yakınan bir diğer galerici Hasan Kahraman ise, yaşadıkları ekonomik krizin nedeni süren savaş ortamı. Kahraman, “MTV’nin artış göstermesiyle işler bitti. 3 yıl önce buralarda durum daha iyiydi ve iş yapabiliyorduk. Şimdi ise iş yapamıyoruz ve bazen günlerce satacak araç bekliyoruz. Pazarda kalabalık var ama alım gücü yok. İnsanların alım gücü düştü. Vergi, benzin ve mazot fiyatları düşürülürse burada bir canlanma olur ama onun dışında da çözüm olmaz. Bu yaşanan savaş ve OHAL süreci her geçen gün işlerimizin üzerinde etkisini gösteriyor. Sadece bizim değil, tüm esnafların üzerinde baskısını gösteriyor” diye konuştu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Af Örgütü’nden Türkiye’ye suçlama

AleviNet

Published

on

Uluslararası Af Örgütü, Türk Silahlı Kuvvetleri ve müttefiki Suriye Milli Ordusu’na (eski adıyla Özgür Suriye Ordusu) bağlı milisleri Suriye’nin kuzeydoğusunda ağır insan hakları ihlallerinde bulunmak ve savaş suçu işlemekle suçladı.

Af Örgütü’nden Cuma günü Berlin’de yapılan açıklamada, Suriye’nin kuzeydoğusunda sivillerin de yaralandığı veya öldürüldüğü belirtildi. “Meskûn yerlere keyfi saldırılara ilişkin yoğun kanıtlar” olduğuna dikkat çekilerek bir apartman, bir fırın ve bir okula saldırı düzenlendiği ifade edildi. Bunun yanı sıra Suriyeli Kürt siyasetçi Hevrin Halef’in Suriye Milli Ordusu’nun bir parçasını oluşturan Ahrar el-Şarkiye adlı gruba mensup kişiler tarafından öldürüldüğü bilgisi yer aldı.

Af Örgütü’nün hazırladığı rapor 12 ile 16 Ekim tarihleri arasında aralarında doktor, ilk yardım personeli, kaçmak zorunda kalan siviller, gazeteciler ve yardım örgütlerinin temsilcilerinin bulunduğu 17 görgü tanığının ifadesine dayanıyor.

Kumi Naidoo

Kumi Naidoo

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Kumi Naidoo, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik askeri harekâtının bölgede yaşayan siviller üzerinde “korkunç etkilerinin” olduğunu belirterek “Yine evlerinden kaçmak zorunda kaldıklarını, bombardıman, kaçırılma ve öldürülme korkusu altında yaşadıklarını” söyledi.

Ölen sivillerin sayısına ilişkin bilgiler çelişkili

Türkiye’nin askeri harekâta başladığı 9 Ekim’den beri bölgede kaç sivilin öldüğüne dair çelişkili bilgiler bulunuyor.

Af Örgütü’nün açıklamasına göre, Suriye’nin kuzeyindeki Kürt yönetimin sağlık yetkilileri 17 Ekim’e kadar aralarında 18 çocuğun bulunduğu en az 218 sivilin öldüğü bilgisini verdi.

Af Örgütü, Türk yetkililerin 15 Ekim’de 18 sivilin öldüğü, 150 sivilin yaralandığı bilgisini verdiğini aktardı.

Londra merkeli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin verilerine göre askeri harekâtın başlamasından bu yana bölgede en az 72’si sivil olmak üzere yaklaşık 500 kişi öldürüldü, 300 binden fazla kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Birleşmiş Milletler ise bölgede yaklaşık 166 bin kişinin kaçmak zorunda kaldığını tahmin ediyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Sözcüsü Andrej Mahecic, kaçan insanların kamplara yerleştirildiğini veya  tanıdık ve akrabalarının yanına gittiğini belirtti. Bunun yanı sıra yüzlerce kişinin de Irak’a kaçtığı kaydedildi.

Erdoğandan iddialara yanıt

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün İstanbul’da yabancı basın mensuplarıyla düzenlediği toplantıda konuyla ilgili bir soruya yanıt verdi. Suriye Milli Ordusu içinde bu tür hataları yapanların bulunduğunu belirten Erdoğan, ordunun konuyu araştırdığını ve istihbarat yöntemleri ile sorumluların bulunacağını ifade etti.

AFP,dpa,epd/JD,HS

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

İsveç’den Kuzey Suriye için 100 milyon kron insancıl yardım

AleviNet

Published

on

İsveç Hükümeti’nin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada, hükümetin Suriye bölgesel stratejisinin kapsamında Kuzey Suriye’de kullanılması için 100 milyon kron kaynak ayırdığı belirtildi.

Bölgede yaşayan halkın ihtiyaçlarının büyük olduğu ve yerel olanakların sınırlı olduğu belirtilen açıklamada Türkiye’nin süren saldırılaraının durumu daha da kötüleştirdiğine dikkat çekildi.

Hükümetin Kuzey Suriye için 100 milyon kron ek kaynak aktarılması kararı Demokratik Suriye Meclisi Eşbaşkanı İlham Ehmed’in İsveçli siyasi partiler ve hükümet yetkililerinden sonra geldi.

Ehmed, İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde ve Savunma Bakanı Peter Hultqvist’le yaptığı görüşmelerde İsveç’in Rojava ve Kuzey Suriye’ye insancıl yapması önerisinde de bulunmuştu.

İsveç Hükümeti, 2016 yılnda yürürlüğe koyduğu ve Suriye, Lübnan, Ürdün ve Türkiye’yi kapsayan Suriye için bölgesel strateji kapsamında 2020 yılına kadar 1,8 milyar kron yardım yapma kararı almıştı.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

BM: En az 165 bin insan yerinden edildi

AleviNet

Published

on

Türk devletinin Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik yaptığı işgal ve soykırım saldırılarına yönelik Birleşmiş Milletler’den (BM) tepkiler gelmeye devam ediyor. Türk devletinin 9 günlük işgal saldırılarında yaşananlara dikkat çekmek amacıyla bölgede araştırma yapan BM’ye bağlı kuruluşların temsilcileri açıklamada bulundu.

OCHA: ATEŞKESE RAĞMEN ÇATIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Türk devleti ile ABD arasında 5 günlük bir ateşkes yapıldığının hatırlatan BM İnsani Yardım Koordinasyonu (OCHA) sözcüsü Jens Laerke, “Ateşkesten kaynaklı bazı yerlerde durum sakin olsa da bu sabah itibariyle Serêkaniyê çevresinde bombardıman ve aralıklı çatışmaların devam ettiği rapor edilmeye devam ediliyor” dedi.

WHO: HASTANELER İŞLEVSİZ BIRAKILDI

Sivillerin güvenlik arayışından kaynaklı yerlerini terk etmeye devam ettiğine söyleyen BM Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sözcüsü Tarik Jasareviç ise bölgede kritik ihtiyaçlara dikkat çekerek, insani yardımların acil bir şekilde artırılmasını istedi. Jasareviç, saldırılardan kaynaklı Serêkaniyê ve Girê Spî hastanelerinin zarar gördüğünü ve kapalı olduğunu söyledi.

Jasareviç, ayrıca Tıl Temir Hastanesinin, Serêkaniyê’de yaralanan insanlar için ana kabul merkezi haline geldiğini belirtti.

WFP: EN AZ 165 BİN İNSAN YERİNDEN EDİLDİ

BM Dünya Gıda Programı (WFP) sözcüsü Herve Verhoosel ise çatışmalardan kaynaklı insanların yerini terk etmeye devam ettiğini söyleyerek, “Kuzey Doğu Suriye’de bugüne kadar en 165 bin insanın yerini terk etti. Yerlerini terk eden insanlar toplu barınaklarda kalmaktan ziyade aile ve arkadaşlarında kalıyor, bu yüzden verdiğimiz bu rakam daha da yüksek olabilir. Acil ihtiyaçlar devam ediyor” ifadelerini kullandı.

UNICEF: SU İSTASYONLARI HEDEF ALINDI

BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) sözcüsü Marixie Mercado ise çatışmalardan kaynaklı Hesseke bölgesinde yüzbinlerce insana su sağlanamadığından dolayı duyduğu endişeyi dile getirdi. Sözcü Mercado, “400 bin insanın su ihtiyacını karşılayan Heseke’deki Alouk su istasyonu saldırılardan kaynaklı hasar gördü ve hala işlev görmüyor” dedi.

UNHRC: MÜLTECİ YASALARINI HATIRLATTI

BM Mülteci Örgütü (UNHRC) sözcüsü Andrej Mahecic de Türkiye’nin kendi sınırları içerisindeki Suriyeli mültecileri bölgeye yerleştirmek istemesinden duyduğu endişeyi dile getirdi. Türkiye’nin bu isteğinin kimse tarafından destek görmediğini söyleyen ve mülteci yasalarını hatırlatan sözcü Mahecic, “Mülteciler ancak kendi isteğiyle ve gidecekleri yerin güvenli olması şartıyla geri gönderilebilir” dedi.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI