Connect with us

.

Haberler

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi görevden uzaklaştırıldı

AleviNet

Published

on

İçişleri Bakanlığı, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin Anayasa’nın 127 nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca 06.12.2017 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına karar verildiğini açıkladı.

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama şöyle; “Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, hakkında Mülkiye Müfettişlerince düzenlenen raporlar ve adli mercilerce yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle, Anayasanın 127 nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca 06.12.2017 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir. Battal İlgezdi’nin Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasında, İmar Kanununa, Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa, Devlet İhale Kanununa aykırı hareketle Görevi Kötüye Kullanma, Belediyenin/Kamunun zararına sebebiyet verme, İhaleye Fesat Karıştırma, Haksız Mal Edinme, kamu görevlilerinin Gerçeğe Aykırı Belge Düzenlemesine göz yumulması fiillerinin işlenmesi olarak nitelenen aşağıdaki hususlar göz önüne alınmıştır: Battal İlgezdi’nin, Ataşehir Belediye Başkanı seçilmeden önce yaptığı işleri Belediye Başkanı seçildikten sonra sonlandırdığı izlenimi verdiği halde, bu işlerine yakın akrabaları ile siyaset ve iş ilişkisinde içinde bulunduğu kişi ve şirketler aracılığıyla, kendi varlığını gizleyerek devam etmesi, Bu şahıs ve şirketler üzerinden yürütülen faaliyetlerin tamamına yakınının Battal İlgezdi ile ilişkili ve muvazaalı unsurlar içermesi ve gerektiğinde yeni şirket kurdurularak ya da yakın akrabalarının mevcut şirketlerde yönetim kurulu başkanı olarak görev alması sağlanarak yürütülmesi, Bu kişiler ve/veya şirketler aracılığıyla gerçekleştirilen inşaat işlerinin Ataşehir Belediyesinin yetki alanı içinde yürütülmesi, yapılan inşaat işlerinde imar mevzuatına ciddi aykırılıklar olmasına karşın Ataşehir Belediyesi görevlileri tarafından zamanında ve eksiksiz olarak gerekli yasal işlemlerin yapılmaması ve/veya yaptırılmaması, hatta gerçeğe aykırı belge düzenlenerek diğer yetkili mercilerin yanıltılması, Yakın akrabalarınca ekonomik durumlarına uygun olmayan şekilde ciddi miktarda gayrimenkul edinilmesi, Ataşehir Belediyesinin bazı taşınmazlardaki hissesinin satışında ve/veya ihalesinde mevzuata aykırı, Belediye Başkanının işbirliği içinde olduğu kişiler/firmalar lehine usulsüz işlemler yapılarak Belediyenin zararına sebebiyet verilmesi, Söz konusu hususlarla ilgili Bakanlığımıza intikal eden çeşitli yolsuzluk ve usulsüzlük iddia ve şikayetlerinin intikal etmiş olması; bunlardan bir kısmı ile ilgili bakanlığımızca işlem başlatılarak soruşturma izni verilmiş olması; ayrıca yetkili adli mercilere intikal etmiş adli mercilerin gereğini takdir etmekte olduğu iddia ve şikayetlerin bulunması ve İstanbul Anadolu Başsavcılığınca Battal İlgezdi hakkında İhaleye fesat karıştırma ve haksız mal edinme iddiaları ile ilgili açılmış derdest davanın bulunması.

Söz konusu edilen bu yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına, kamuoyunun da bilgisi dahilinde olan; Buz Rezidans adlı yapının üzerinde inşa edildiği parseldeki belediye hissesinin muvazaalı işlemlerle devrinin sağlanması, Buz Rezidans’a ruhsata aykırılıklar olduğu halde yapı kullanma izni verilmesi, İmar Kanununun 32. ve 42. maddeleri uyarınca yaptırım uygulanmaması, yasal yaptırım uygulanma zorunluluğu doğduğunda ise yaptırımın gereği gibi uygulanmaması, Erguvan Parkı olarak bilinen alanda usulsüz, rant amaçlı imar mevzuatına aykırı yapılaşmaya gidilmesi, alanda yapılacak inşaatlar ve yapıların kullandırılması ihalesine fesat karıştırılması, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin akrabalık ilişkisi içinde bulunduğu yakını tarafından imar planında konut alanı olan bir parselin satın alınması, konut alanı olan bu parselde imar mevzuatına aykırı olarak özel eğitim kurumu inşa edilmesi ve daha sonra buranın yine Battal İlgezdi’nin yakın bir akrabasının yönetim kurulu başkanlığını yaptığı bir şirkete satılması, bu şirket tarafından da yüksek bedelle özel okul olarak kiraya verilmesi, Oda Kule 1 ve Oda Kule 2 olarak bilenen yapılarda imar mevzuatına aykırı işlemler yapılması, Bütün bu usulsüz, yolsuzluk içeren işlemlerin belediye başkanının yakın akrabaları ve iş ortakları ve onların yakın akrabaları ile karmaşık ilişkiler zinciri oluşturularak ve kendi kimliği gizlenerek gerçekleştirilmesi, Örnek teşkil etmektedir.” 

CHP İSTANBUL’DAN ÇAĞRI

CHP İstanbul İl Başkanlığı, tüm milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları ve üyelere saat 19.00’da Ataşehir Belediye binası önünde toplanma çağrısı yaptı.

 Ataşehir Belediyesinden Dilek Ağacı’yla ‘Kadına Şiddete Hayır’ etkinliği

Haberler

Almanya’da çocuklara başörtüsü yasağı tartışması

AleviNet

Published

on

Avusturya Parlamentosu’nun dün aldığı ilköğretim öğrencilerine yönelik başörtüsü yasağı kararı Almanya’da tartışmalara yol açtı. Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Annette Widmann-Mauz, Almanya’da da ilköğretim öğrencisi çocuklara başörtüsü yasağı getirilmesinin gündeme gelmesi gerektiğini ifade ederek, “Küçük kızların başörtüsü takması saçmalık. Müslümanların çoğu da böyle düşünüyor. Ailelerle diyalog kurmaktan yasağa kadar, çocukları korumak için tüm önlemlerin düşünülmesi ve uygulanması gerekiyor” dedi.

Annette Widmann-Mauz

Annette Widmann-Mauz

Almanya’da hükümeti oluşturan koalisyonun ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) içinden Avusturya Parlamentosu’nun kararına destek veren siyasetçiler var. Partinin aile politikaları uzmanı Leni Breymaier başörtüsü yasağını olumlu bulduğunu belirterek, “Bu bana göre dini olmaktan öte toplumsal bir sorun, bir eşitlik sorunu” ifadesini kullandı.

Weinberg’ten anayasal hak vurgusu

Koalisyonun büyük ortağı Hristiyah Birlik Partileri’nin (CDU/CSU) aile politikaları sözcüsü Marcus Weinberg ise Avusturya örneğinde görülen tarzda bir başörtüsü yasağına mesafeli yaklaştı. Weinberg kız çocuklarına toptan bir yasak getirmenin, inancı gereği örtünmeye karar veren kızları mağdur edeceğini ve bunun da anayasada çerçevesi çizilen dini inancını özgürce yaşama hakkıyla ters düştüğünü belirtti.

Marcus Weinberg

Marcus Weinberg

Alman Öğretmenler Birliği Başkanı Heinz-Peter Meidinger ise çocuklara aileleri tarafından başörtüsü takmaları için baskı yapıldığını dile getirerek, “Okulda başörtüsü takmak, daha çocuk yuvalarında ve ilkokulda görsel bir ayrım yarattığı için uyuma zarar vermektedir” dedi.

Lamya Kaddor

Lamya Kaddor

Yasak yerine ikna

İslam bilimci Lamya Kaddor ise yasak uygulamasının yanlış bir yol olduğunu savunarak, böyle bir adımın kutuplaştırıcı olduğunu ve çocuk üzerinde aile ile okul arasında seçim yapma baskısı getirdiğini dile getirdi. Kaddor, konunun çözülmesi için pedagojik yollarla ailelere ulaşılmasını ve bu buluşmalara cami derneklerinin de davet edilmesini tavsiye etti.

KNA / ET,HT

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Haberler

Ezidi kadınlar çocuklarının kabul edilmesini istiyor

AleviNet

Published

on

IŞİD’in Suriye ve Irak’ta yenilgiye uğratılmasıyla birlikte serbest kalan tutsaklar topraklarına, ülkelerine dönmeye başladı. Özgürlüğüne kavuşanların bir bölümünü de Ezidiler oluşturuyor. Irak’ın kuzeyinde dini bir azınlık olan Ezidiler, 2014 yılında IŞİD’in vahşi soykırımına hedef olmuş, binlerce kadın ve kız çocuğu kaçırılarak tutsak alınmış köle yapılmış, cinsel şiddete maruz kalmıştı.

Ancak artık Suriye’nin kuzeyinde IŞİD esareti son bulmuş olsa da, özgürlüklerine kavuşan Ezidi kadınların bir bölümü Suriye’den ayrılıp, topraklarına dönemiyor. Soykırımın yol açtığı acıların hala canlı olduğu Ezidi toplumunun bir bölümü, IŞİD’lilerin tecavüzü sonucunda dünyaya gelen çocuklara, “soykırımcıların çocukları” gözüyle bakıyor, bu çocukları cemaatin içine almayı kabul etmiyor.

Irak’taki Ezidi Yüksek Ruhani Konseyi’nin IŞİD’in tutsaklığından kurtulanların yeniden cemaate kabul edileceğini açıklamış olması umutlara yol açmıştı. Fakat kararın duyurulması ile birlikte cemaat içinde başgösteren itirazlar konseye geri adım attırdı, Ezidi dini liderler aslında bu kararın IŞİD’lilerin tecavüzü sonucu dünyaya gelen çocukları değil, sadece anne ve babası Yezidi olan IŞİD tutsaklarını kapsadığını açıkladı.

Ezidi cemaatinde evlilikler ancak iki Ezidi arasında gerçekleştiği takdirde kabul ediliyor. Din değiştirerek Ezidi olmayı seçenlerle de evlenmek mümkün ancak din değişikliğinin de cemaatin onayı ile gerçekleşmiş olması koşulu var. Ezidiler soykırıma karşı bu şekilde karşı koyabileceklerine, ancak bu yolla kimliklerini koruyabileceklerine inanıyorlar.

Karar ailelere bırakılmalı

Ezidi insan hakları savunucusu ve Nobel Barış Ödülü sahibi Nadia Murad, yayınladığı video mesajında dini liderlerin kararına ilişkin şu değerlendirmeyi aktardı:

“Karar verme hakkına sahip olanlar soykırımdan hayatta kalanlar ve aileleridir. Kimsenin onlarla ilgili kararlar almaya hakkı yok. Eğer çocuklarıyla birlikte Irak’a dönme kararı alırlar ise, cemaat olarak bunu kabul etmek, onlara iyi karşılamak ve akla gelebilecek her türlü desteği sunmak zorundayız.”

İki kez mağdur oluyorlar

“Bir anne olarak kadınların neler hissettiklerini anlayabiliyorum” diyen Ezidi aktivist ve eski Irak milletvekili Amina Said de çocukların kaderiyle ilgili kararların ailelere bırakılması gerektiğini söyledi. DW’ye konuşan Said, “Üyesi olduğum için Ezidi cemaatindeki tepkileri de anlıyorum. Ama bu insanlar mağdur. Eğer kapılarımızı onlara kapatırsak, şiddet kurbanlarını da cezalandırmış oluruz” diye konuştu.

Ezidi Yüksek Ruhani Konseyi’nin 2015 yılında, din değiştirerek Müslüman olmaya zorlanmış olan kadınların yeniden din değiştirerek Ezidi cemaatine geri kabüllerini sağlamaya dönük olumlu, yapıcı kararlar aldığını söyleyen Amina Said, “Ama şimdi yanlış bir karar aldılar. Eğer vakit ayırıp aileler, kadınlar ve hükümet dışı örgütlerin temsilcileriyle konuşsalardı, bu kadınlar için bir çözüm bulunabilinirdi” dedi.

Video izle 04:41 Paylaş Kayıp Ezidilerin peşinde

E-postayla gönder Facebook Twitter google+ Whatsapp Tumblr Newsvine Digg linkedin

Kısa link https://p.dw.com/p/33vMp

Kayıp Ezidilerin peşinde

Kimi Ezidi cemaati üyesine göre sözkonusu kadınların çocuklarıyla birlikte başka bir yerde yaşamaları, cemaat içinde dışlanmalarını önlemek için tek yol ve zaten çok büyük sıkıntıları göğüslemeye çalışan cemaatin korunması, bazı çocuk ve annelerinin çıkarlarından daha önemli.

Neden çocuklar kabul edilmiyor?

Yazda adlı yardım kuruluşunun direktörü Ahmed Burjus, bir zamanlar nüfuzu 500 bin olan Ezidiler için, soykırımdan sorumlu tuttukları kişilerin çocuklarını kabul etmenin çok acı bir süreç olduğuna dikkat çekti. Burjus, Ezidi bir erkeğin kendisine karısıyla ilgili şu sözleri aktardığını söyledi: “Karımın dönmesini istiyorum. Ama Çeçenistan, Türkiye ya da Suudi Arabistan’dan bir adamın çocuğu ile gelmesini istemiyorum. Çünkü bu insanlar soykırımdan, talandan sorumlu, evlerimizi yıkıp yok ettiler, ailelerimizi öldürdüler. Şimdi de onun kızını ya da oğlunu evimize almak mı zorundayız.”

Burjus kimi çocukların, IŞİD nedeniyle büyük acılar yaşamış olanların intikam eylemlerinin kurbanı olabileceğine dikkat çekerken, Irak yasalarında, Müslüman anne ya da babadan olma bir çocuğun Müslüman olarak kaydedilmesi yönündeki tartışmalı maddenin de sorun yaratabileceğini söyledi.

Burjus, “kadın ve çocuklar saygıyı hak ediyor” demekle birlikte, bunun ancak bu çocukların Irak dışında bir yerde yerleştirilmesi ve hayatlarını orada sürdürmelerine imkan tanınmasıyla mümkün olabileceğini savunuyor.

Video izle 11:55 Paylaş Ezidilerin parçalanan hayatları

E-postayla gönder Facebook Twitter google+ Whatsapp Tumblr Newsvine Digg linkedin

Kısa link https://p.dw.com/p/317c7

Ezidilerin parçalanan hayatları

Kadınlar tercihe zorlanıyor

Kimi kadınlar Almanya’ya, Avrupa’nın farklı bölgelerine ve Avustralya’ya göç etti. Kimi kadınlar da bir yolunu bulup, fark edilmeksizin eski cemaatlerine döndü, bazıları hamile olduklarını gizledi, dünyaya getirdikleri çocukları, ailelerinin diğer fertlerine verdi.

London School of Economics Ortadoğu Merkezi uzmanı Zeynep Kaya, 3 bin 500 Ezidi kadından 200’ünün çocuklarıyla birlikte IŞİD tutsaklığından kaçabildiğinin tahmin edildiğine dikkat çekti. Ezidi kadınların çoğunluğunun cemaatlerine dönmek istediğini belirten Zeynep Kaya, “Ama bu durumda çocuklarından vazgeçmek zorundalar” diye konuştu.

Bunun Ezidi kadınlar için çok sancılı bir süreç olduğunu söyleyen Kaya, kadınların çocuklarından vazgeçmek ve başka yerlere göç etmek arasında tercih yapmak zorunda bırakıldıklarına dikkat çekerek, “yaşadıklarına ilaveten bir de dışlanıyorlar, geri dönmek istedikleri cemaatlerine kabul edilmiyorlar” dedi.

Hänel, Lisa

© Deutsche Welle Türkçe

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Continue Reading

Haberler

Abdullah Gül’den YSK’nin kararına tepki: Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız

AleviNet

Published

on

Gül, “Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki haksız “367 Kararı” karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım. Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız.” dedi.

YSK değil AKP açıkladı: İstanbul seçimi iptal! Bir garip iptal gerekçesi: O sandıklarda 16 bin 253 AKP görevlisi vardı Dışişleri’nden “seçim” açıklaması Yeni seçim 23 Haziran’da… İptalden sonra ne olacak? AKP İstanbul İl Başkanı Şenocak’tan YSK’ye teşekkür CHP: Millet iradesine darbe yapanlara izin vermeyeceğiz Mansur Yavaş’tan Ekrem İmamoğlu açıklaması YSK kararı sonrası dolarda sert tırmanış Tunç Soyer’den İstanbul açıklaması: Hiçbir güç durdurumaz

Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki haksız “367 Kararı” karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım.
Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız.

— Abdullah Gül (@cbabdullahgul) 7 Mayıs 2019

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI