Connect with us

Forum

 Böylesine de pes doğru

Urfa Milletvekilimiz Osman Baydemir’e iki oturum meclise katılmama ve maaşının 2/3 oranında kesme cezası verilmiş. Gerekçe: Baydemir, konuşurken “Kürdistan” kelimesini kullanmış. Kürd ve Kürdistan hiç bir yerde yokmuş. Bukadarına da pes doğrusu!

Dünya devletlerin yetkilileri ve liderleri yaptıkları konuşmalarda, Kürt ve Kürdistan’da söz ediyorlar. Onlar da mı olmayan Kürdistan’da söz ediyorlar acaba? Onlara ne ceza vermeyi düşünüyorsunuz? Yoksa Türkiye’ye girmeme cezasını mı vereceksiniz? Gerçekler balçıkla sıvanmaz. Dünya devletlerin okul atlaslarında: Irak, Suriye, İran ve Türkiye toprakların büyük bir kısmında Kürdistan yazar. Kürdistan da var, Kürtler de..

Türkiye, 1949 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannameyi imzalamış. Kaynağı insanın ve onun doğasından gelen dokunulmaz ve vazgeçilmez evrensel değerlerdir. Türkiye bu haklara uyacağını imzalariyla beyan etmiş ne zaman 68 yıl önce.

Türk hükümetleri o günden buyana her zaman, imzaladıkları beyannameye uymamışlardır. İnsan haklarını savunanları suçlamışlar, cezaevlerine bile koymuşlar. Atalarımız “ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün” derler.

Yetkililer konuşurken “ bizler, Osmanlı’nın torunlarıyız” derler. Osmanlı’yı canlandırmak için, tüm aleme kafa tutarlar. Ordulaşmak için yurt dışında (Almanya’da) örgüt kurarlar. Ülke içinde benzer, Halkın Özel Harekatı (HÖH) kurarlar.

Tarihlerine baksınlar, Kürdistan Ayaleti’ni görecekler. Dünya devletlerin okul atlaslarına baksınlar; Anadolu haritasının büyük bölümünde Kürdistan’ı göreceklerdir. Şimdi çıkmışlar, parlementolarında, hicab duymadan, Kürdistan diye bir yer yoktur diyorlar. Yakın bir zamanda, Kürdistan Federe Devleti’n başkanını kimler kırmızı halı da karşıladı? 1923 yılında, Lozan’da Kürt temsilcisi yok diye Türkiye Cumhuriyeti’ni onaylamıyorlardı. Bir Mepusa Kürt kiyafeti giydirildi, Lozandaki İsmet Paşa’ya bir telgraf yollandı: “İsmet Paşa, biz Kürtleride temsil ediyor” diye. Bundan sonra Cumhuriyet onaylandı. Ne acıdır ki, bu telgırafı yollayan Mepus daha sonra idam edildi.

Cumhuriyetin kabülünde önemli başka bir etken daha vardı: 1917 yılında Rus İhtilali olmuş. Komizim hızla yayılıyor. Avrupalıları bir korku sarmış. Aramızda bir tanpon devlet bulunsun diye; ordusu dağıtılmış, silahları ellerinden alınmış ve birçok devlete boçlu; Osmanlı’nın külleri üzerinde bir Cumhuriyet kuruldu. (Kaynak: Ortadoğu Türk Araştırma Enstütisi).

Tarihi ile yüzleşmeyen devletlerde proplem bitmez, huzur oluşmaz. Bu yetmiyormuş gibi, kendilerini akıllı ve başkalarını salak sanırlar.

Sayğı ve hürmetlerimle, yeni yılınız kutlu ve düşleriniz yaşam bulsun sevgili okurlarım….

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Forum

Maçoğlu Dersimli mi, Tuncelili mi? Asıl ona bakmak gerekir

CİHAN EREN

Bu yazımızı, 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarından doğmuş başka bir tartışma üzerine yazacağımız için başka noktalara değinmeden doğrudan konumuza geçelim. Yansıdığı kadarıyla seçim sonuçlarından en çok üzülen ve kendi içinde tartışan bir kesim de Dersimliler olmuştur.

Dersim’deki seçim sonucu, diğer birçok yerden daha farklı ele alınmayı gerektirmektedir. Örneğin Şırnak’ı, Erdoğan ordu ile anlaşma yaparak, buraya asker ve polis taşıyarak ele geçirmiştir. Benzer bir gasp Eruh ve Çukurca gibi seçmeni az merkezlerde de yapılmıştır. Eldeki sonuçlar, çok açık bir biçimde Kürt halkının yurtsever ve demokratik bilinçle oy kullandığını göstermektedir. Kürdistan’daki asker, polis ve işgal rejiminin diğer memurlarına rağmen, Iğdır’da yapıldığı gibi tüm partilerin birleşmiş oylarını hesaplayarak seçim sonuçlarını değerlendirecek olursak, Bakur Kürdistan’ın tüm il ve ilçelerinde HDP’nin açık ara birinci parti olduğu görülecektir. Urfa ve Antep gibi sınır kentlerinde faşizmi yıkma temelinde güçlü bir çalışma geliştirilseydi ve faşist baskılara maruz kalınmamış olsaydı, buralarda da en az yüzde 51 oy alınacağı kesindir.

Dersim, bu seçimlerde Kürdistan’daki diğer illerden farklı bir uygulamaya tabi tutulmuştur. Kuşkusuz burada da devlet HDP dışındaki birinin kazanmasını planlamıştır. Ancak bunu taşıma oy ve sistem partilerinin birleşmesi şeklinde değil, ‘Tunceliliği’ kullanarak yapmıştır. Dolayısıyla Dersim’de açığa çıkan seçim sonucunu, ‘Tunceliliğin’ sömürgecilikle ilişkisi temelinde ele almak daha doğru olacaktır. Bu nedenden ötürü sorunu; Solculuk adına hareket ettiklerini dile getirip Kürt halkının Türk sömürgeciliğine karşı devrimci mücadelesini görmeyenlerden daha öte ele almak, çok daha doğru olacaktır.

Bu seçimlerde özellikle Alevi Kürtlerin yoğun olduğu yerlerde CHP adayları, ‘HDP’li adaylar kazanırsa Erdoğan kayyum atayacak bunun için oylarınızı bize verin’ propagandasını çok yoğun yapmıştır. Diğer Kürdistan illerinde ve ilçelerindeyse AKP listelerinden aday olanlar ‘HDP’liler seçilirse kayyum atanacak’ diyerek oy istemiştir. Dersim’de ise Maçoğlu ve ekibi CHP ve AKP propagandasının aynısını ‘solculuk, komünistlik’ adına yürütmüştür. Türk devletinin Kürt soykırım politikasının dilidir bu. Dersimliler diğer Kürtlerden daha iyi bilir ve hatırlarlar; 1937-38 soykırım günlerinde infaz mangaları önünde öldürülmeyi bekleyen Dersimliler planlanmış bir soykırım taktiği ile ‘Durun, öldürmeyin. Paşa’nın emridir, bundan böyle kimse öldürülmeyecek’ denilerek nasıl kurtulduklarını. Daha basit durumlarda bu kamçı-şeker politikası olarak sürdürülmüştür. ‘HDP kazanırsa AKP kayyum atayacak’ taktiği Kürtleri başka bir sömürgeciye mecbur etme politikasının bir parçasıdır. Erdoğan ve Bahçeli’nin sınır tanımaz Kürt düşmanlığı, Kürtleri bir kez daha devlete bağlamak içindir. Bu amaçla gerektiği kadar şiddetle, bunun tutmadığı yerlerde de şeker-kamçı taktiğini devrede tutarlar. Bu sömürgeci saldırıya karşı en devrimci tutum ve ilke, kayyumla elinden belediyesi alınan Dersim’de HDP listesinden giren Kürt yurtseverlerin kazanmasıydı. Hakeza bunu görmeyerek karşı aday çıkaran solcuların devrimciliği de kendilerinden bunu isterdi.

Yok eğer o solcular ‘ha biz, ha HDP farketmez’ diyorlarsa söz ve pratikleriyle ‘Tuncelili’ olmadıklarını göstermeleri gerekir. Yoksa AKP ve CHP’den hiç bir farklarının olmadığı ortaya çıkacaktır. O zaman Maçoğlu’nun bir proje olduğu, devletin Kamer Genç eliyle Dersim’i elde tutma politikasındaki boşluğu doldurma temelinde desteklendiği, bunun da sömürgeciliğe karşı savaşmış ve şehit vermiş bir geleneğin desteği ile yapıldığı ortaya çıkar. Böyle bir sonuç en çok Kaypakkaya ve yoldaşlarının kemiklerini sızlatır.

Dersim, Kürdistan kalesidir. Pîr, Murşît ve Jiyar diyarıdır. Kirmanckî toprağıdır. Dersimliler bu ve benzer değerleriyle Dersimlidir. Bu değerler Dersimlilerin kendi değerlerine ve kazanımlarına sahip çıkmasını emreder. Seçim sonuçlarına da en doğru cevabı Dersimliler vermelidir. Belediyeden ‘Tunceliler’ gibi değil, Dersimliler gibi hizmet etmesini talep etmek haklarıdır. Belediyenin, Dersim belediyesi gibi çalışmasından Maçoğlu’ndan daha çok Dersimliler kendini sorumlu görmelidir. Şayet belediye, Dersim kimliği yerine ‘Tunceliliği’ geliştirecek faaliyetler içinde olur ve bunu da valilik, kültürel soykırımcı kişi ve vakıflarla, kimi plan ve projeler temelinde yürütürse bu durum; Maçoğlu ve ekibinin çağdaş Abdullah Alpdoğanlar ve Sıdıka Avarları Dersim’e getirmek için görevlendirilmiş olduğunun kanıtı olacaktır.

O zaman Maçoğlu’nun komünistliğinin ‘memlekete komünizm lazımsa devlet onu getirir’ komünistliği olduğu açığa çıkacaktır. Belediye yetkisine sığınarak soykırımcı kişi ve kurumları esas alıp, devrimci, yurtsever kişi ve kurumları dışlaması ‘38 kırımını tamamlamak demek olacaktır. Çünkü ’38 Kırımı, Dersim’i Türkleştirmek için planlanmış, Kürt kültürünü ve dilini ‘geri ve ilkel’ olarak tanımlamış, Türk eğitim ve yaşam biçimini ilericilik adı altında sunarak Kürtleri kültürel soykırım sürecine almak için yapılmıştır.

Dersimliliğin birinci görevi fiziki ve kültürel soykırım saldırısının yol açtığı yaralarını intikam alırcasına derman etmektir. İnancını yaşaması, dilini konuşmasıdır. Halk ve inanç kimliği ile birlik içinde topraklarıyla yeniden daha güçlü buluşmak ve cem olmaktır. Diğer çalışmaları yanında Dersim belediyesinin Reya Heq-Aleviliğe ve Dersim özgünlüğünde Kürt kimliğine hizmet etmesi, kimliğinin gerçek ifadesi ve ‘38 Tertelesine de cevabı olacaktır.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Forum

“ACİL ÖRGÜT Aranıyor!”

NECATİ ŞAHİN

Kızkardeşim ELİF ŞAHİN’in tutukluluğuna yaptığımız itiraz karara bağlandı:

” …
Terör örgütlerine üye olup olmadığı hususunda araştırma yapılmasına,

Tahliye talebinin reddine, TUTUKLU HALİNİN DEVAMINA. …”

Yani,
ELİF’e acilen “örgüt” arıyor Devletimiz. ..

Ağibisi olarak, Kızkardeşim
ELİF ŞAHIN’in
birçok “örgüte” üye olduğunu Devletimize ihbar ediyor, işi kolay kılıyorum…

Zira
Devletimizin işi çok, bu sıra İstanbul seçimlerini iptal etmek için de “örgüt” arıyor zaten…

Efendim,
ELİF ŞAHİN
“5K”
Örgütlerin üyesidir.

1. KIZILBAŞTIR Elif.

ANADOLU KIZILBAŞ OCAKLARI (AKO) Üyesidir…
Kod adı: Anabacı

2. KÜRT’tür Elif.

Çocuklarına Ağıt Yakan ANALAR ÖRGÜTÜ (ÇAYAÖ) üyesidir.
Kod adı: “Daye Daye”

3. KOMUNİST’tir Elif.

Paylaşımlarından anlaşılıyor zaten. OVACIK Dünya KOMÜNİST Örgütü (ODKÖ) üyesidir.
Kod Adı: Dişi Maçoğlu.

Bazen de “Nohut” kod adını da kullanmıştır.

4. KADIN’dır Elif.

Bak, bu çok tehlikelidir.
KADININ TÜRKÜSÜ Örgütü” (KTÖ)
üyesidir…
Kod adı: “Klam”
Bazen “Yaşo” kod adını da kullanmıştır…

5. KOÇGİRİLİ’dir Elif.

ĶOÇGIRİ AŞİRETİ ÖRGÜTÜ (KAÖ) üyesidir…
Kod adı: Topal Senem..
(Anam inatçı kaynanasının lakabını takmıştı Elife, ordan biliyorum yani)

60’lı, 70’lı, 80’lı Yıllarda
“3K”
çok tehlikeliydi zaten:

Komünist
Kürt
Kızılbaş.

ELİF’in iki “K”sı daha var:
Kadın
Koçgiri.

Daha Tehlikelidir…

“Tutukluluğunun Devamına….”

Necati Şahin
(10 Nisan 2019)

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Forum

Alevi Hareketi Nereye Gidiyor

REMZİ AKBULUT

Alevi hareketi geçmişe nazaran bugün daha iyi bir yere doğru gidiyor.1993 ten bu yana Alevi hareketinde çok yol alındı, nasıl mı? Geçmiş yıllarda Cemevi kelimesini bile kullanamazken ancak mahkeme kararlarıyla ulu ozanlarımızın adını vererek Dernekler, Vakıflar kurabiliyorduk. Cemevlerinin adı da ancak kültür evi konulabiliyordu. Oysa bugün Türkiye’de hizmet veren dörtbini geçmiş Cemevi bulunmaktadır; hepsinin kapısına da “Cemevi” yazılarak.

Alevilerin lehine AİHM’ de, Danıştayda, Yargıtayda ve yerel mahkemelerde kazanılmış birçok davalar mevcut. Bu davaları kazananlarda Alevi kurumlarının başında olan Başkanlar, İnanç önderleri ve kanaat önderleridir. Açılan Alevi araştırma enstitüleri, Cemevlerinin kazanılan elektrik ve su paraları, genel bütçeden cemevlerine pay ayrılması, cemevlerinin yasal statüde sayılması, zorunlu din derslerinin kaldırılması; Alevi kurumları ve inanç önderleri tarafından kazanılanlardır.

Bugün Aleviler cemevlerinde özgürce Cem ibadetlerini yapıyorsa, semahlarını dönüyorsa, cenaze erkânlarını yürütüyorsa, kurslar, konferanslar ve paneller yapılıyorsa, öğrencilere burslar veriliyorsa, kadın ve gençlik kolları aktif çalışıyorsa Alevi hareketi dibe vurmuş değildir. Alevi kurum başkanları utanmaz, arlanmaz ve onursuz değiller! Bu söylemler “Aleviyim” diyen birine hiç mi hiç yakışmıyor. Hele hele bu kişi Alevi kurumlarının kurucusu veya üyesi ise..birde bu kurumlarda yöneticilik yapmış ise (!) daha çok dikkat etmesi ve egolarına yenilmemesi gerekir. Çünkü Alevilerde kin, nefret, cebir ve şiddet yok diyoruz. Eğer Aleviysek Alevi dilini kullanmamız gerekmez mi?

Aşk ile…

18.04.2019

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Forum52 dakika ago

Maçoğlu Dersimli mi, Tuncelili mi? Asıl ona bakmak gerekir

CİHAN EREN Bu yazımızı, 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarından doğmuş başka bir tartışma üzerine yazacağımız için başka noktalara değinmeden doğrudan...

Güncel58 dakika ago

Dersim Barosu: Linç kültürü yaygınlaştırılıyor

Ülkede artan linç girişimlerine dikkat çeken Dersim Barosu, Diyarbakır, Gebze ve Kızıltepe’de güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı tavrın, CHP Genel...

Güncel58 dakika ago

Memur-Sen’den binlerce istifa

Belediyelerde işçilerin yanı sıra iktidara yakın Memur-Sen’e tepkili memurlar da jet hızıyla istifa ediyor. Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre  31...

Politika58 dakika ago

İmamoğlu’ndan Bahçeli ve Akar’a: Her yere gideriz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı sonrası ‘Mesaj alınmıştır’ diyen MHP Başkanı Devlet Bahçeli ve Savunma...

Dünya1 saat ago

ABD, İran petrolü muafiyetlerine son veriyor

ABD, İran’dan petrol ithalatı muafiyetlerine son verildiğini açıkladı. Beyaz Saray’dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, İran’dan petrol ithal eden ülkelere yaptırım...

Medya1 saat ago

Cumhuriyet davası avukatları: İnfazın durdurulması hukukun gereğidir

Cumhuriyet gazetesi davası avukatları, istinaf mahkemesinin sekiz eski Cumhuriyet çalışanının hapis cezalarını kesinleştirme kararı üzerine İstanbul Barosu’nda açıklama yaptı. Açıklamada,...

Dünya1 saat ago

Sri Lanka’da saldırılar sonrası OHAL ilan edildi

Güney Asya’da bulunan ada ülkesi Sri Lanka’da Pazar günü aralarında kilise ve lüks otellerin de bulunduğu sekiz ayrı noktada meydana...

Güncel1 saat ago

Türkdoğan: İktidar insanlıktan koptu

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, İHD, TİHV, ÖHD Amed Barosu, ÇHD, SES ve İTO temsilcilerinden oluşan bir heyetle TBMM’de...

Dünya1 saat ago

Buteflika’ya yakın beş milyarder tutuklandı

Cezayir medyasına göre Buteflika’ya yakın beş milyarder, Algeruie’de yakalandı. Bunlar arasında yer alan Isad Rebrab, Cezayir’in en zengini olarak tanınıyor....

Güncel1 saat ago

HDP: Hukukçulara saldırı utanç vericidir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Özgürlük İçin Hukukçular...

Kültür-Sanat1 saat ago

AKP’li başkanın ilk icraatı: Aziz Nesin’in yazdığı ‘Azizname’ oyunu iptal edildi

Cumhuriyet Sahnesi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “31 Mart yerel seçimlerimde Kayseri’ye hizmet etmek üzere seçilen Büyük Şehir Belediye Başkanı...

Haberler1 saat ago

DİSK: 1 Mayıs Taksim’de kutlansın

Grup adına basın açıklamasını Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu yaptı. Küçükosmanoğlu, “Türkiye’de işçi sınıfının baskıyla çıkarılmaya çalışılan bir takım...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort