Connect with us

Güncel

Kılıçdaroğlu: Evren’le Erdoğan’ın yaptıkları arasında hiçbir fark yok

Published

on

Türkiye’nin 12 Eylül darbesinin bir benzerini yaşadığını belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “O yıllarda Kenan Evren ve arkadaşlarının yaptıklarına, bir de şimdi Erdoğan ve arkadaşlarının yaptıklarına bakın, hiçbir farkı yok. Bugün geldiğimiz noktada devlet bir kişinin tekeline teslim edilmiştir. Milletvekilleri, gazeteciler, STK yöneticileri hapisteyse o ülkede demokrasi yoktur” diye konuştu.

Adana’da partisinin kongresinde konuşan Kılıçdaroğlu, OHAL rejiminde kimsenin can ve mal güvenliği kalmadığını belirterek, 2019’da yapılacak seçimlerde herkesin “Türkiye’yi kim çekip kurtarır” diye düşünmesi gerektiğini ifade etti. CHP Genel Başkanı, “Bugün geldiğimiz yer, parti noktasını aştı, Türkiye’nin bekası sorunudur. Bu ülkenin işçisi, emeklisi, esnafı, çiftçisi, herkesin oturup düşünmesi lazım. Bu işin sen ben kavgası yoktur” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından başlıklar şöyle:

’12 Eylül gibi’ 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “12 Eylül darbesinin bir benzerini yaşıyoruz. O yıllarda Kenan Evren ve arkadaşlarının yaptıklarına bir de şimdi Erdoğan ve arkadaşlarının yaptıklarına bakın hiçbir farkı yok. O dönem sıkıyönetim bildirileri yayınlanıyordu, şimdi KHK yayımlanıyor. Bu ülkenin dinamik güçleri var. Bu ülkenin aydınları var. Biz asla ve asla umutsuzluğa kapılmayacağız. Bedel mi ödenecek gerekirse ben o bedeli ödeyeceğim. Bedel ödemekten kaçınmayıp çekinmeyeceğiz. Bu ülkenin insanı baskıdan bıktı. Milletvekilleri, gazeteciler, STK yöneticileri hapisteyse o ülkede demokrasi yoktur. Ülke 20 Temmuz darbe sürecini yaşamaktadır” dedi.

FETÖ ile mücadele yok

CHP Adana il kongresinde konuşan Kılıçdaroğlu, OHAL rejimini eleştirerek “15 Temmuz darbe girişimine hep beraber karşı çıktık. Niye karşı çıktık? Demokrasiyi yok ettikleri için. Şehitlerimize de gazilerimize de çok şey borçluyuz. 20 Temmuz’da OHAL ilan edildi bugün geldiğimiz noktada kimsenin FETÖ ile falan mücadele ettiği yok. Bugün geldiğimiz noktada devlet bir kişinin tek eline teslim edilmiştir. Bugün Türkiye’de kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Ben bunu söylediğimde kıyamet koptu. Eğer bir ülkede suçluyu hâkim değil de siyasi otorite belirlerse o ülkede yargı bağımsızlığı yoktur. Dünyanın bütün demokrasilerinde kimin suçlu olup olmadığına hâkim karar verir. 20 Temmuz sonrası artık Türkiye’de kimin suçlu olup olmadığına önce birileri karar veriyor” diye konuştu.

‘Kavga istemiyorum’

CHP içinde kavga istemediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bir CHP’li çıkar ‘Ben ne olacağım’ derse derhal CHP’den istifa etsin. Memleket hangi halde ben ne olacağım arayışı içindeler. Ben ne olacağım diyenler varsa gitsinler o partiye. Bizim mücadelemiz işçinin mücadelesidir, gazetecinin, hapisteki milletvekillerinin mücadelesidir. Ben ne olacağım, hangi listeye geleceğim? Delege hesabı yapanların partide işi yoktur. Parti içinde asla kavga istemiyorum. Birbirine sırtını dönenlerin hiçbirisi bu partide bir yere gelmeyecektir. Zaten kurultaydan sonra tüzük kurultayı yapacağız. Herkesin her telden konuştuğu değil herkesin Türkiye’nin sorunlarını konuştuğu bir tüzük yapacağız ve herkes aynı dili konuşacak. Parti içinde asla kavga istemiyorum. Birbirine sırtını dönen insanların hiçbirisi bu partide bir yere gelemeyecek” dedi.

‘Büyüme yüzde 11 ise bu asgari ücret ne?’

“Asgari ücret net 2 bin lira olsun’ dedik. ‘Net 2 bin lira olursa asgari ücretli ailemiz borç harç, kıt kanaat geçimini sağlar’ dedik. Maden yüzde 11 büyüme var, verdiğin rakam ne o zaman ? Evli 3 çocuk sahibi işçinin eline net 1709 lira geçecek. Ankara’da oturan beylere soruyorum. Siz 1709 lira ile geçinebiliyor musunuz?  Sizler binlerce para alıyorsunuz, asgari ücretliye gelince evli 3 çocuklu aileye 1709 lira ile geçin diyorsunuz. Otobüse binecek para lazım, çocuğunu okula gönderecek para lazım. Ankara’da oturanların vicdanı yok. Asgari ücret 1500 lira olmalı dediğimizde ‘Parayı nerden bulacaksın?’ dediler.  Sen her türlü lüksü yaşarsın asgari ücretliye gelince parayı nerden bulacaksın diyeceksin. Ağalardan beylerden keseceğim asgari ücretliye net 2 bin lira vereceğim. Sözüm söz.”

Güncel

Cumartesi Anneleri’ne 4 ülkeden destek

Published

on

Kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 738’inci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelmek isteyen Cumartesi Anneleri, bir kez daha polis tarafından engellendi. Cumartesi Anneleri, polis engeli üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokakta eylemlerini gerçekleştirdi. 

Bu haftaki eyleme, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve milletvekilleri Oya Ersoy, Hüda Kaya ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri Ali Şeker ve Sezgin Tanrıkulu destek verdi. Eyleme Lübnan, İran, Rusya ve Kıbrıs’tan gelen kayıp yakınları da dayanışmada bulundu. 

‘TÜRKİYE, BM SÖZLEŞMESİNİ İMZALAMALI’

Bu haftaki eylemde Amed’den Lice’ye giderken 1994 yılında Türk askerleir tarafından gözaltına alınan ve kendisinden bir kez daha haber alınmayan 29 yaşındaki beş çocuk babası Ahmet Tekin’in akıbeti soruldu. 
Basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe yaptı. Tepe, “Türkiye, imzalamaktan kaçındığı, Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalasın, onaylasın ve uygulasın” dedi. 
Tepe, yarım asırdır kayıp olan Ahmet Tekin’in kaybedilme hikayesini ve ailesinin verdiği hukuki mücadeleyi anlattı.

‘BİZE HESAP VERECEKLER’

Tepe’nin ardından 1995’te gözaltına alındıktan sonra kendisinde bir daha haber alınmayan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun söz aldı. Yine Mayıs ayında ve kayıplar haftasında olduklarını dile getiren Tosun, “Bize bir gün hesap verecekler. Bize hesap verene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti. 

‘SESİNİZİN YANINDA OLACAĞIZ’

Ardından İran’dan gelen kayıp yakını Shadi Sadr konuştu. Sadr, “On yıllardır burada kayıplarınızın başına neler geldiğini öğrenmek için bekliyorsunuz, tıpkı İran’da olduğu gibi. On yıllardır kayıplarınızın fotoğraflarını tutarak adalet istediniz, tıpkı İran’daki gibi. Hakikat ve adalet evrensel bir mücadeledir. Sizin sesinizin yanında olacağız” diye konuştu. 

‘BU DAVALARIN HEPSİ MÜCADELEYLE ÇÖZÜLDÜ’

Lübnan’da kayıp yakınlarıyla birlikte mücadele eden aktivist Nona Nasseraldin de şunları dile getirdi: “Ben sizi çok yakından tanıyorum. Nereden tanıdığımı soracaksınız, biliyorum. Ben Lübnan’da kaybedilenlerin ailelerini, kardeşlerini, yakınlarını, annelerini ve babalarını tanıyorum. Sizi oradan biliyorum. Yakınlarınızın akıbetini öğrenmek sizin en doğal hakkınız. Açıklamanızda yer alıyordu ‘hak’ talebi. Hak talep etmeniz en gerçekçi hakkınız. Dünyanın başka yerlerinde de sizinle aynı acıyı paylaşanlar var. Bu davalar hiçbir yerde kendi başına çözülmedi, hepsi mücadeleyle çözüldü.” 

 

Continue Reading

Güncel

Suriyeli göçmenler, bayram için ülkelerine gitmeye başladı

Published

on

Kilis Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de barınan ve Ramazan Bayramı nedeni ile ülkelerine gitmek isteyen Suriyeli göçmenler, bugünden itibaren gerekli izin belgeleri ile sınır kapılarından geçebileceği duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ülkemizde geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin Ramazan Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek isteyenlerinin Suriye’ye geçişleri sağlanacaktır. Geçici koruma statüleri sonlandırılmaksızın Türkiye’den Suriye’ye çıkış yapmak isteyen Suriyelilerin www.suriyedebayramlasma.com web adresinden randevu alarak geçişleri sağlanacaktır. Türkiye’den Suriye’ye çıkışlar bugün başladı ve dönüşler ise Kurban Bayramı’nı içine alacak şekilde 30.11.2019 kadar devam edecek. Bayram izni kapsamında hangi kara hudut kapısından çıkış yapıldı ise dönüş de aynı kapıdan yapılacaktır. Her bir aile üyesi için başvuru formları dolduracak ve bu formlar bayramlaşma izni kapsamında Suriye’ye çıkış isteyen her bir aile üyesi için ayrı ayrı almak üzere çıktısı ile birlikte geçici koruma kimlik belgeleri ve yol izin belgeleri ile birlikte formda yer alan tarihte Öncüpınar Kapısı’na geçebileceklerdir. Geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilerin Türkiye’den Suriye’deki güvenli alanlara (Azez, Mare, Soran, Aktarin, Çobanbey, Afrin, Cerablus ve El Bab) çıkışları ve dönüşleri başvuru belgesi, yol izin belgesi, geçici koruma kimlik kartı ile sağlanacaktır. 15 yaş altı çocuklar için aşı kartlarının yanında getirilmesi gerekmektedir.”

Continue Reading

Güncel

HDP: Kaypakkaya’dan 4’lere mücadele yolunda düşenleri unutmadık

Published

on

Yazılı bir açıklama yapan HDP Merkez Yürütme Kutulu, “Yarattıkları yaşam felsefesi, mücadele azmi ve eşitlik, özgürlük yolundaki yürüyüşleri ile halkların tarihinde unutulmaz bir yer kazanan pek çok devrimciyi Mayıs ayında kaybettik” dedi.

“18 Mayıs’ta ser verip sır vermeyen, devrimciliğe son anına kadar bağlı kalan İbrahim Kaypakkaya’nın işkence ile katledilmesinin üzerinden 46 yıl geçti” diyen HDP, şunları ekledi. “Kaypakkaya, mücadele eden herkese paha biçilmez bir mücadele inancı ve mirası bıraktı. Çok genç yaşta hayatını feda etti ve hiçbir zaman unutulmadı.”

HDP, “Dörtler’i de unutmuyoruz” diyerek şöyle devam etti: “12 Eylül 1980 darbesinden sonra, Diyarbakır cezaevindeki işkence sistemine ve tutsaklara yönelik faşist saldırılara boyun eğmeyerek kendilerini ateşe veren ve devrim tarihine ‘Dörtler’ olarak geçen Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Eşref Anyık ve Necmi Öner de unutulmayacaklara adlarını yazdırdılar. Türk-Kürt halklarının eşitliği, özgürlüğü ve ortak yaşamı için yola çıkan Hakki Karer de aynı karanlık dönemde katledildi.”

Açıklama şu ifadelerle son buldu: “O günlerden bugünlere mücadele eden herkes ödediği bedel ile Türkiye’de demokrasi ve özgürlük mücadelesini yürütenlere büyük bir miras ve sorumluluk bıraktı. Mayıs ayı içinde bu uğurda düşenleri saygı ve minnetle anıyor, hayallerini yaşatma sözümüzü yeniliyoruz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI