Connect with us

.

Güncel

Su ürünleri mühendislerinin kadro isyanı: Tarım Bakanlığı’nın ismi mi değişiyor?

AleviNet

Published

on

Su ürünleri mühendisleri Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanlığı’Nın su ürünleri mezunlarını istihdam etmemesi mühendisleri isyan ettirdi.. Bir açıklama yayınlayan Su Ürünleri Mühendisleri, “Acaba bakanlık bünyesinde sadece Ziraat Mühendisleri ve Veteriner Hekimler atanma hakkı var?” diye sorarak Bakan Fakıbaba’ya seslendi.

  İşte Su Ürünleri Mühandislerinin o açıklaması;

 “GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI’NIN İSMİ Mİ DEĞİŞİYOR?

Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemizde Su Ürünleri Mühendisleri işsizdir.Üç tarafı denizlerle çevrili,iç sular tarafından zengin olan ülkemizde Su ürünleri Mühendislerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.Yurt dışına ihraç edilen hayvansal üretim sadece su ürünleridir.Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yanlış politikaları yüzünden ,Su Ürünleri Mühendislerinin yapacağı işe ve atanacağı yerlere maalesef farklı meslek gruplarının atanması Su Ürünleri Mühendislerinin istihdamını zora sokmuştur. 4 yıl okuyup, o kadar emek harcayarak işsiz kalan meslek grubu herhalde Su Ürünleri Mühendisleridir.Sn Bakanımız Ahmet Eşref Fakıbaba’dan bu haksızlıkların giderilmesini umurak artık adil atama bekliyoruz.2016 yılı kpss’nde gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık,alımların 2018 kpss öncesi yapılmasını değerli bakanımızdan istirham ediyoruz.Sn Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanımız 3500 alım olacağını söylemiştir,ancak Veteriner Hekim ve Ziraat Mühendislerini telaffuz ederek ,Su Ürünleri Mühendisleri ile ilgili herhangi bir telaffuzu olmamıştır(Bakanlık görevine geldiğinden beri Su Ürünler Mühendisleri ve su ürünleri sektörü ile ilgili her hangi bir şey söylememiştir).Acaba bakanlık bünyesinde sadece Ziraat Mühendisleri ve Veteriner Hekimler atanma hakkı var da Su Ürünleri Mühendislerinin atanma hakkı yok mudur?Her zaman haksızlığa uğrayan hep Su Ürünleri Mühendisleri olmuştur.

1. Su ürünleri sektörü Türkiye‘nin önde gelen ve geliştirilmesi gereken temel sektörlerindendir. Ülkemizin protein ihtiyacını karşılamada önemli rolü olan, Avrupa‘ya ihracat yapabildiğimiz sektörün sağlıklı gelişmesini sürdürebilmesi için Su Ürünleri Mühendisleri sektörde hak ettiği yeri almalıdır. Balıkçılık, tarım alanında yapılan bir mühendislik hizmetidir. Bu hizmet, balıkçı gemilerinde Su Ürünleri Mühendislerinin istihdam edilmesini önemli bir zorunluluk haline getirmektedir.

Su Ürünleri Mühendisleri su ürünleri yetiştiriciliği ve hastalıkları konusunda tek yetkin meslek grubu olmasına rağmen, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`nca çıkarılan ‘‘5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunu‘‘ ve yönetmeliklerinde yetkilendirilmemişlerdir. Bu durumun yarattığı mağduriyet giderilmeli kanun ve yönetmeliklerde Su Ürünleri Mühendisleri uzmanlık alanı olan konularda yetkilendirilmelidir.

2. Kamuda istihdam edilen Su Ürünleri Mühendisi sayısı 600-650 kişidir. Kamu kurumlarına yapılan mühendis atamalarında ise 3 tarafı deniz ile çevrili ve iç su kaynakları yaygın olan ülkemizde her atama sürecinde 20 ve 30`lu sayılarda mühendis ataması yapılmaktadır. Bu rakam diğer meslek örgütleri ile karşılaştırılmayacak kadar düşük bir sayıdır ve arttırılmalıdır.

Ülkemizin üç tarafı denizlerle kaplı iken, Su ürünleri mühendisleri neden görmezden geliniyor? Su ürünlerinin değerlendirilmesi, projelerin üretilmesi, su ürünlerinde dünya pazarında yer almak su ürünleri mühendislerinin işidir. Ülkemizin su ürünleri potansiyeli göz önüne alındığında bu bölümlerin önemi daha da iyi anlaşılacaktır. Günümüzde Türkiye çapında 24 üniversitede su ürünleri eğitimi verilmektedir. Bu üniversitelerin her birinde Su Ürünleri, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi, Deniz Bilimleri veya Ziraat Fakültesine bağlı bir su ürünleri bölümü bulunmaktadır. Bunların yanında, 3 üniversitede Deniz Bilimleri Enstitüsü bulunmaktadır. Su Ürünleri Fakülteleri / Meslek Yüksek Okullarında su ürünleri eğitimi 3 anabilim dalında (Temel bilimler+yetiştiricilik+avcılık-işleme) verilmektedir: Bu üniversitelerden mezun olanlar, su ürünleri mühendisi unvanlarını almaktadır. Yüksek Öğretim Kurumu Başkanlığı’nın almış olduğu karar gereği Su Ürünleri Fakültelerine öğrencileri teşfik amaçlı ilk üç tercihden bölümümüzü tercih eden ve kazanan öğrencilere karşılıksız 12 ay öğrenimleri boyunca 600 TL burs verileceği kararlaştırılmış,ancak öğrenciler su ürünleri fakültelerini tercih yapmadığı için yine kontenjanlar dolmamıştır.Nedeni ise bölümümüzden mezun olanların işsiz kalmasıdır.Şuan Su ürünleri Fakülteleri kapanmanın eşiğindedir.Devlet büyüklerimiz bizleri hep görmezden gelmiştir.

3. 2011 yılında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde kurulan Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, kurulumundan itibaren yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen yapılanmasını tamamlayamamış, ilgilendiği alanda öğrenim görmüş olan Su Ürünleri ve Balıkçılık Teknolojisi Mühendislerini gerekli istihdamı etmemiştir.Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün görev tanımında olması gereken ancak diğer Genel Müdürlüklere verilmiş birçok yetki, düzenlemeler Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü görev tanımına alınmalıdır.

4. Su ürünleri çiftliklerinin ekolojik ve faaliyetsel olarak belli dönemlerde denetlenmesi, çiftliklerin çevresel etkilerinin azaltılarak kontrol altına alınması, önemli türlerin korunmasına dair çalışmalar, olta balıkçılığının denetlenmesi, açık deniz balıkçılığının geliştirilmesi ve avcılık sektörünün gelişmesi için etkin görüş alımı, girişimci köylüye bilimsel teknik destek sunma projeleri, ihracat yönetiminde kalitenin korunması, iç piyasada kalite artırımı, çevresel kaynakların ve su kaynaklarının korunmasında alternatif çözümler gibi birçok konuda Su Ürünleri Mühendislerinin istihdamı gereklidir.

5. Su Ürünleri Mühendisleri su ürünleri yetiştiriciliği ve hastalıkları konusunda tek yetkin meslek grubu olmasına rağmen, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`nca çıkarılan ‘‘5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunu‘‘ ve yönetmeliklerinde yetkilendirilmemişlerdir. 4 yıl boyunca su ürünleri hastalıkları ile ilgili teorik ve uygulamalı dersleri Su Ürünleri Mühendisleri almasına rağmen imza yetkisi Veteriner Hekimlerdedir.Bu durumun yarattığı mağduriyet giderilmeli kanun ve yönetmeliklerde Su Ürünleri Mühendisleri uzmanlık alanı olan konularda yetkilendirilmelidir.

6. Deniz ve iç su ekolojisi kapsamında; alınması planlanan koruma önlemlerinde Su Ürünleri Mühendisleri ve Balıkçılık Teknolojisi Mühendisleri yerine diğer (Ziraat, Veterinerlik, Çevre, Kimya, Biyoloji) meslek gruplarının ilgili kamu kurumlarında görevlendirilmesi ve yetkilendirilmesinin sektöre negatif etkisi yansımaktadır. 2017 yılı içerisinde Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nce yapılan denetimlerin (Su ürünleri üretimi, dağıtımı, avcılığı ve işlenmesi alanlarında) diğer meslek gruplarına (Ziraat, Veterinerlik, Gıda, Kimya, Biyoloji Bölümleri) yaptırılıyor olması Su Ürünleri Mühendileri ve Balıkçılık Teknolojisi Mühendislerinin istihdamında mağduriyet yaratmakla kalmayıp sağlıklı denetim de yapılamamaktadır.

7. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 28000’den fazla ortağı bulunan 523 Su Ürünleri Kooperatifine ve Su Ürünleri üretiminin yoğun olduğu bölgelere yönelik projelerle devlet destekli Su Ürünleri Mühendisi ve Balıkçılık Teknolojisi Mühendisi istihdamı yaratması sektörün gelişimi için gereklidir ki görüş alındığında buna benzer birçok proje hayata geçirilmek için hazır beklemektedir.Su Ürünleri Kooperatiflerinde, doğru kayıt sistemini geliştirme adına, sözleşmeli Tarım Danışmanı olarak Su Ürünleri Mühendisleri görevlendirilmelidir.

8. Yüksek Öğretim Kurumu Başkanlığı’nın almış olduğu karar neticesinden Su Ürünleri Mühendisleri ile Ziraat Fakültelerinin Hayvansal Üretim Bölümü eş değer sayılmış,ancak uygulamada eşdeğerlilik tek taraflı kullanılmaktadır.Hayvansal Üretim mezunları Su Ürünleri Mühendis kadrolarına başvuru yapabilmekte iken,Su Ürünleri Mühendisleri Hayvansal Üretim kadrolarına başvuru yapamamaktadır.Burada olduğu gibi her zaman Su Ürünleri Mühendisleri görmezden gelinip haksızlıklar yapılmış ve yapılmaya da devam edilmektedir.Bu haksızlıkların giderilmesini istemekteyiz.Denklik ya karşılıklı olarak kullanılmalı ya da iptal edilmelidir.Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı’na ve Devlet Personel Başkanlığı’na da mağduriyetimiz ile ilgili ne kadar yazı yazsakta yardımcı olmamışlardır.Aklımıza gelen soru Ziraat Mühendislerinin daha baskın olmasından dolayı mı bizler dikkate alınmayarak, mağdur ediliyoruz?

9. Su Ürünleri Mühendislerinin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı dışında da çalışma alanlarımız olduğu halde atama yapılmamakta, bizim hakkımız olan kadrolara başka meslek grupları atanmaktadır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı,Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,Denizcilik Müsteşarlığı ve Belediyeler gibi kamu kurum ve kuruluşlarında çalışma hakkımız olduğu halde maalesef atamamız yapılmamaktadır.

10. 2014 yılında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bünyesinde 43 tane Su Ürünleri Şube Müdürlüğü kurulmuştur.Şube Müdürlüklerinin bünyesinde farklı meslek gruplarının atanması Su Ürünleri Mühendisleri’nin atanmasını zorlaştırmıştır.Bakanlık bünyesinde her branş kendi işini yapması gerekmekte olup, hakkımız olan kadrolara Su Ürünleri Mühendisleri yerleştirilmelidir.

Devletimizin sürdürülebilir balıkçılık ve su ürünleri politikasının temellerini atmak konusunda daha fazla geç kalması görev aşkıyla bekleyen biz mühendisleri üzmektedir. Su Ürünleri Mühendisleri ve Balıkçılık Teknolojisi Mühendisleri ise çözüm için istihdam beklemektedir.

 Meslek aşkımız ve taleplerimiz satırlara sığmayacak kadar fazla olup hükümetimizden gerçek ve kararlı adımlar beklemekteyiz.

 Saygılarımızla,

 Atama Bekleyen Su Ürünleri Mühendisleri”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Mersin’de suya yüzde 10 indirim

AleviNet

Published

on

Bir kente daha toplu taşımada indirim müjdesi!

Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün Mayıs Ayı Olağan Genel Kurulu’nun ikinci birleşimi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında yapıldı. Toplam 6 maddenin görüşüldüğü Genel Kurul’da Plan ve Bütçe Komisyonu’na gönderilen su indirimi ve borçlanma yetkisi gündemi konuşuldu. Başkan Seçer’in sözünü verdiği ve dar gelirli yurtttaşların sabırsızlıkla beklediği ve Haziran 2019 tarihinden itibaren geçerli olacak yüzde 15’lik su indirimi, Plan ve Bütçe Komisyonu Cumhur İttifakı meclis üyelerinin müdahalesi üzerine yüzde 10’u yurttaşlara, yüzde 5’i esnafa şeklinde değiştirildi. Komisyon raporu mecliste oy birliği ile kabul edildi.

AKP ve MHP oylarıyla borçlanma yetkisine ret

Önemli gündem maddelerinden biri olan 19 milyon 700 bin TL’lik borçlanma yetkisi ise AKP ve MHP’li üyelerin oyları ile reddedildi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, indirimin 0-12 metreküp arası su tüketimi yapan aboneleri kapsadığını ifade ederek, “Bildiğiniz gibi daha önceki şekliyle sadece konutlarda su ücretlerinde yüzde 15 indirime gidilmesi hususunda bir teklifimiz vardı. O toplantıda yaptığımız müzakerede MHP ve AK Parti meclis üyeleri esnaflara da indirim yapılması hususunu dile getirmişlerdi. Bunu uygun görmediğimi ancak ileride yeniden bir düzenleme yapılabileceğini gerekçeleriyle sizlere anlatmıştım. Bu konu komisyona havale edildi. Orada yeni düzenlemeyle meskenlerde yüzde 10, esnaflara ise yüzde 5 oranında indirimin uygun olacağı karara bağlandı. Bu yine ilk teklifte olduğu gibi 0-12 metreküp arası olan aboneler için geçerli olacak” dedi.

‘Popülizm değil benim tercihimdi’

Yapılacak olan indirimin yaşanılan ekonomik krizde yurttaşları rahatlatacağını ifade eden Başkan Seçer, “Su indirimi popülizm değil benim tercihimdi. İndirim konusu bizim seçim öncesi sözümüzdü. Seçim çalışmaları sırasında kamuoyundan aldığım talepler doğrultusunda bu kararı verdim. Esnafa da gitsem, kahvehaneye de gitsem, köylere de gitsem yurttaşların benden talebi faturaların düşürülmesi ve ödeme de yaşanan sıkıntılardı. Bu şikâyetler ekonomik kriz kaynaklı. İnsanların hali vakti yerinde olsa bu kadar şikâyet etmez. Bizim için ekonomik bir yaklaşım olmasa bile ekonomik kriz içerisinde olduğumuz bu dönemde vatandaşımıza merhem olacak bir indirim yapıyoruz” diye konuştu.

Continue Reading

Güncel

‘Dersim’ kararı Valiliğin başvurusu üzerine durduruldu

AleviNet

Published

on

7 Mayıs’ta Tunceli Belediye Meclisi, Türkiye Komünist Partisi’nden aday olarak seçilen ve “Komünist Başkan” olarak bilinen Fatih Mehmet Maçoğlu başkanlığında yapılan toplantıda belediye hizmet binasında “Tunceli” isminin kaldırılarak “Dersim” ibaresinin yazılması kararı alındı.

Valilik başvurdu, mahkeme yürütmeyi durdurdu

Meclis kararının Tunceli Valiliği’ne gelmesi üzerine aynı gün valilik, Tunceli Belediye Başkanlığı’ndan “Tunceli” ibaresinin kaldırılarak “Dersim” ibaresinin yazılmasına dair karar aldığını anımsatarak söz konusu belediye meclisi kararının hukuka ve yasal mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle Erzincan İdare Mahkamesi’ne gönderilmesi için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne müracaatta bulundu.

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin başvuruyu göndermesi üzerine kararı görüşen Erzincan İdare Mahkemesi, işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi.

Mahkeme itiraz için 7 gün süre verdi

Mahkemenin kararında, “Tunceli Belediyesi hizmet binasında bulunan tabelalarda yazılı ‘Tunceli’ ibaresinin değiştirilerek yerine ‘Dersim’ ibaresinin yazılmasına dair dava konusu işlemin yerine getirilmesi halinde doğacak zararın kamunun menfaati ve işlemin etki alanı dikkate alındığında giderilemeyeceği, için gereken koşulların oluştuğu sonucuna varılmıştır. Davalı idarenin savunması ve ara kararı cevabı alınıp, yada savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar dava konusunu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına, 2577 sayılı Kanun’un 27/5 maddesi uyarınca savunma ve ara kararına cevap verilmesi için davalı idareye 15 gün süre tanınmasına, iş bu kararın tebliğ edilmesine, 7 gün içinde Erzurum İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmaz üzere oy birliği ile karar verildi” denildi.

Continue Reading

Güncel

AKP Tatvan’da hukuku yok saydı, çoğunluğu ele geçirdi

AleviNet

Published

on

Bitlis’in Tatvan ilçesinde, HDP’li 9 belediye meclis üyesi “silahlı terör örgütüne üye olma” iddiasıyla İçişleri Bakanlığı tarafından görevlerinden uzaklaştırıldı.
HDP’li meclis üyeleri ile ilgili soruşturma devam ettiği için yerlerine yedek üyeler geçemiyor. Soruşturma süresinde çoğunluğun AKP’ye geçtiği mecliste AKP 11, HDP ise 5 üye ile temsil edilecek.
295 oy farkı Tatvan Belediyesi’ni kazanan AKP, 25 kişilik Belediye Meclisi’nde 11 üye ile temsil edilirken, HDP ise 14 üye temsil ediliyordu.
Seçimin ardından çok sayıda usulsüzlük ile gündeme gelen Tatvan’da HDP, YSK’ye sunduğu itiraz dilekçelerinde 900 seçmenin 3 adreste kayıtlı olduğu ve 340 seçmenin aynı adreste kayıtlı olduğuna dair iddiaları gündeme getirmişti.
295 oy farkıyla ikinci parti olan HDP’nin yeniden oyların sayılmasına yönelik itirazları YSK tarafından kabul edilmemişti.

AKP’NİN 11, HDP’NİN 14 MECLİS ÜYESİ BULUNUYOR

HDP Belediye Meclis Üyesi Avukat Diyar Orak, HDP’li meclis üyeleri hakkındaki soruşturmaların Nisan 2019’da açıldığını ifade ederek, Belediye Meclisi’nde HDP’nin çoğunluk olduğunu söyledi.
Orak, “31 Mart seçiminde biz HDP olarak 25 meclis üyeliğinin 14’ünü kazanarak mecliste çoğunluğu sağladık. Seçimin ardından seçilmiş 2 belediye meclis üyemizin mazbataları KHK’li oldukları gerekçesiyle kendilerine verilmedi. Bu 2 arkadaşımız yerine yedek üyelerimiz geçtiler” dedi.
Tatvan Belediyesi’nde 14 HDP’li öeclis üyesinin iki toplantıya katıldığını ifade eden Orak, “20 Mayıs’ta Güvenlik Büro Amirliği, bizi telefon ile arayarak bakanlığın meclis üyelikleri ile ilgili karar vermiş olduğu kararı tebliğ edeceklerini bildirdi. Arkadaşlar ile birlikte karakola gidince görevden uzaklaştırma kararı ile karşılaştık. 14 meclis üyesinin 9’u hakkında açılmış olan adli soruşturma gerekçe gösterilerek Bitlis Valiliği tarafından görevden uzaklaştırmaya dair olur istenmiş ve 16 Mayıs’ta bakanlık bu talebe olumlu yanıt vererek, 9 kişinin tedbiren uzaklaştırılmasına karar vermiş” ifadelerini kullandı.

‘KANUNEN MÜMKÜN DEĞİL, AMAÇ ÇOĞUNLUĞU ELE GEÇİRMEK’

Orak, “Bize bugüne kadar hakkımızda başlatılan soruşturmalara ilişkin bir bilgi verilmediği gibi ifade alma veya benzeri bir işlem de yapılmadı. Dolayısıyla biz açılan soruşturmaları görevden uzaklaştırma kararının tebliği ile öğrenmiş olduk. Çünkü 8 üye hakkında savcılığın tek bir günde soruşturma başlatması olağan olmadığı gibi tesadüfi değil” diye belirtti. Orak, soruşturmanın amacının HDP’nin meclis çoğunluğunu düşürmek olduğunu söyledi.
Orak, “Belediye kanunun 47. Maddesi meclis üyeleri hakkında görevden uzaklaştırma durumunu düzenlemiştir. Buna göre hakkında göreve ilişkin bir soruşturma başlatılan meclis üyeleri geçici bir süreliğine görevden uzaklaştırılabilir. Ancak başlatılan soruşturmanın meclis üyeliği görevine ilişkin olması gerekir. Fakat bizimle ilgili başlatılan soruşturmalar henüz biz göreve başlamadan hatta mazbata dahi almadan başlatılan soruşturmalardır. Dolayısıyla bakanlığın böyle bir karar vermesi kanunen mümkün değil” şeklinde konuştu.
 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI