Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

İşte AKP’nin tartışılan kurucu üye listesi

AleviNet

Published

on

AKP eski isimlerden son günlerde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin önemli açıklamalar gelmişti. Bu isimler arasında 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de yer almıştı. “Sivillere ceza muafiyeti” içeren 696 sayılı KHK’nın 121. maddesine ilişkin sosyal paylaşım sitesi Twitter adresinden paylaşımda bulunan Gül, “15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne karşı arkasına bakmadan sokağa çıkıp direnen kahraman vatandaşlarımızı koruma amacıyla çıkartıldığını düşündüğüm 696 sayılı KHK’nın yazımındaki hukuk diliyle bağdaşmayan muğlaklık, hukuk devleti anlayışı açısından kaygı vericidir. İlerde hepimizi üzecek olaylara ve gelişmelere fırsat vermemek için gözden geçirileceğini ümit ediyorum” açıklamasında bulunmuştu.

Mahir Ünal’dan Abdullah Gül hakkında kritik açıklama

Gül’ün yaptığı açıklamalar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Muğlaklıktan bahsetmesi üzücü, neye dayanarak böyle bir muğlaklıktan bahsediyorsunuz” sözleriyle eleştirilmişti.

Bir eleştiri de AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal’dan gelmişti. Ünal, Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplamıştı. Gül’ün KHK açıklamasının hatırlatılması üzerine Ünal, “Dostlarımızın bizimle medya üzerinden konuşması doğru değil” diyerek tepkisini dile getirmişti.

Kamuoyunda 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün muhalefetin adayı olacağı yönünde yeni bir tartışma gündeme oturdu. Katıldığı bir televizyon programında Gül’ün KHK açıklamaları ve bu haberlerin hatırlatılması üzerine ise açıklamada bulunan Ünal, “Her şeyden önce Sayın Abdullah Gül, Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşıdır. Kurucu değildir, bu arada ‘kurucu’ dediniz, AK Parti’nin kurucularından değil, kurucu milletvekillerindendir. Yani kurucular kurulu üyesidir” ifadelerini kullandı.

 AKP’nin kurucu üyeleri

 AKP’nin ‘kurucu üyeleri’ arasında yer alan isimler şöyle:

 Recep Tayyip Erdoğan

Ahmet Aktaş

Alaattin Büyükkaya

Ali Aydın Dumanolğu

Ali Babacan

Ali İhsan Arslan

Ali Yüksel Kavuştu

Ayşe Böhürler

Ayşenur Kurtoğlu

Binali Yıldırım

Halil Ürün

Burhan Kuzu

Bülent Gedikli

Cemal Kamacı

Erol Oral

Ersin Nazif Gürdoğan

Fatih Recep Saraçoğlu

Güldal Akşit

Gürsoy Erol

Cüneyd Zapsu

Habibe Güner

Halil Caner Doğaneli

Haluk İpek

Hasan Murat Mercan

Hayati Yazıcı

İbrahim Çağlar

İbrahim Reyhan Özal

İlhan Albayrak

İsmail Safi

İsmet Uçma

Lokman Ayva

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Beyazıt Denizolgun

Mehmet Hilmi Güler

Mehmet Özlek

Mehmet Sayım Tekelioğlu

Mevlüt Çavuşoğlu

Mihrimah Belma Satır

Muammer Kakı

Muharrem Karslı

Muharrem Tozçeken

Murat Yalçıntaş

Mustafa Ünal

Nazım Ekren

Nimet Baş

Nuray Oral

Nurettin Canikli

Osman Nuri Filiz

Reha Denemeç

Remziye Öztoprak

Sami Güçlü

Sema Karabıyık

Sema Ramazanoğlu

Serap Yahşi Yaşar

Süleyman Gündüz

Şaban Dişli

Tamer Özyeğitoğlu

Tayyar Altıkulaç

Ceyhun Yasemin Şimşek

Ziyaettin Yağcı.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Avrupa Yatırım Bankası Türkiye’ye kredileri kesti

AleviNet

Published

on

Alman gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung’un (FAZ) kurum içi kaynaklara dayandırdığı haberine göre Avrupa Yatırım Yatırım Bankası (AYB), Türkiye ile planlanan yeni kredilerin neredeyse tamamını askıya aldı. Haberde kurum içi yetkililerin “Türk siyaseti değişmediği sürece sıfıra doğru gidiyoruz” ifadesine yer verildi.

AYB’nin bu yıl içinde Türkiye ile bağlantılı kredilerde hiçbir olumlu karar almadığının aktarıldığı haberde, Mayıs ayında sadece daha önce izni verilen 67 milyon euroluk bir kanalizasyon projesine imza atıldığı belirtildi.

Haberde AYB’nin normal koşullarda Türkiye’ye farklı projeler için yılda ortalama 1,5 milyar euro kredi aktardığı, hatta 2016 yılında bu rakamın 2,2 milyar euroya çıktığı, ancak bu yıl ise Türkiye için 100 milyon eurodan az kredi beklendiği vurgulandı.

AYB’nin aslında Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra Türk hükümetinin OHAL sırasındaki baskıcı politikaları nedeniyle Türkiye’ye kredi desteğini kıstığı belirtilen haberde, Türkiye’ye 2017 yılında 500 milyon euro, 2018 yılında da yaklaşık 390 milyon euro kredi verildiği kaydedildi.

Avrupa’da ekonomik yaptırım talepleri

Avrupa ülkelerinde Suriye’nin kuzeyinde düzenlediği operasyon nedeniyle Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırım uygulanması yönünde talepler var. FAZ’in haberinde Hollanda parlamentosunun hükümetten Avrupa Birliği düzleminde Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırım uygulanması için çağrıda bulunduğuna işaret edilerek alınan parlamento kararında Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’ye hiçbir kredi vermemesi talep edildiğine de dikkat çekildi.

Almanya’da da 2017 yılında olduğu gibi Türkiye ile iş yapan Alman şirketlerine güvence olarak verilen Hermes kredilerinin kesilmesi tartışılıyor. Hermes kredileri, Alman hükümeti tarafından ülke dışında ticaret yapan Alman şirketlerine güvence amaçlı sağlanıyor.

Reuters,FAZ/HS,JD

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Mezopotamya İnançlar Platformu: Barbarlara karşı Brüksel’e!

AleviNet

Published

on

Mezopotamya İnançlar Platformu, Türk devletinin Rojava’ya dönük işgalci saldırılarına ilişkin bugün yazılı açıklama yaptı.

‘BU BARBARLARI DURDURMALIYIZ’

Açıklamada, “İnsanlığını ve vicdanını yitirmemiş her şahıs, Rojava’daki katliamın durdurulması için çalışmalıdır. Bu katliam ve vahşeti uygulayan barbar Turan devleti, onun baş çetesi Erdoğan ve ona biat etmiş çetelerini durdurmak zorundayız. Dinlerin ve milletlerin bahçesi olan Kürdistan’ı kan deryasına çeviren bu barbarları bertaraf etmek için, dindarlar olarak sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz” denildi.

“Bu vahşet ve barbarlık durdurulmalı, aksi durumda dinler, mezhepler bu çeteler ve onlara destek sunan zalimlerin eli ile yok olacaklardır” uyarısında bulunan Mezopotamya İnançlar Platformu, şu çağrıyı da yaptı:

“Bu vahşeti durdurmak için yarın (Çarşamba) Brüksel’de yapılacak olan protesto eylemine herkesin katılması çağrısını yapıyoruz.

İnsanlık için herkes Rojava’ya sahip çıkmalı. Gün, bu barbarlığı durdurma, insanlığa sahip çıkma günüdür.”

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Altan: İşgal AKP’nin çöküşüyle alakalı

AleviNet

Published

on

Hava Kuvvetleri’nden emekli pilot Bahadır Altan, Türkiye’nin Rojava’yı işgal girişimini ANF’ye değerlendirdi. Bu işgal girişiminin AKP’nin ülke içindeki çöküşüyle bire bir alakalı olduğunu vurgulayan Altan, 7 Haziran seçimlerinde iktidarı kaybeden AKP’nin nasıl çözüm sürecini bitirip savaş çıkarttıysa, şimdi de iktidarını korumak için aynı taktiği uyguladığını belirtti. Yarattığı kaos ortamlarıyla tek adam rejimine giden AKP’nin, özellikle 15 Temmuz sonrası Kürtler başta olmak üzere diğer kesimler üzerindeki baskılarını artırdığını hatırlatan Altan, 23 Haziran’da da muhalefetin bir araya gelmesiyle yerel seçimleri kaybeden iktidarın tekrar savaşa giriştiğini söyledi.

Bu taktiğin Mussolini’nin de taktiği olduğunu belirten Altan, İtalya’da ekonomi çok kötüye giderken savaş çıkardığını bizzat kendi ağzıyla itiraf ettiğini anımsattı. AKP’nin savaş ilan ettiği Kuzey ve Doğu Suriye’nin sahibinin ne Türkiye, ne de Amerika olduğunu hatırlatan Altan, “O toprakların bir sahibi var” vurgusunda bulundu.

Ateşkese rağmen bölgeden saldırı, çatışma ve sivil ölüm haberlerinin gelmesinin ateşkes maddelerinin net olmamasından kaynaklandığını belirten Altan, “Karşı tarafın katılmadığı görüşmelerle bölgeye dolaylı müdahil olan Türkiye ve ABD’nin anlaşması zaten ateşkes getirmeyeceği gibi barışı hiç getirmez. Orada barışı getirecek adım, ancak o toprağın sahipleriyle görüşerek mümkün. En başta bölgeyi IŞİD’e karşı savunan Demokratik Suriye Güçleri ve Suriye rejimi ile görüşerek kalıcı bir ateşkes sağlanabilir, barış gelebilir” dedi.

‘ESAS SAVAŞ SUÇU CİHATÇI ÇETELERİ BÖLGEYE SALDIRTMAK!’

Savaş ve insanlık suçları işlendiğine dair gelen enformasyonlara da değinen Altan, burada işlenen esas savaş suçunun cihatçı çeteleri ‘Suriye Milli Ordusu’ adı altında tekrar örgütleyip bölgeye saldırtmak olduğunu vurguladı. “Komşu ülkeye işlenmiş bundan daha büyük savaş suçu olabilir mi?” diyen Altan, Suriye’nin bölünmesi için savaşan cihatçı çeteleri silahlandırıp eğitip “milli” diyerek oraya göndermenin büyük bir suç olduğunun altını çizdi.

Bu cihatçı çetelere “milli ordu” ismini veren AKP’nin aslında niyetini de açık ettiğini vurgulayan Altan, “Siz Suriye’ye karşı IŞİD’vari çetelerden kopup gelen grupları milli deyip saldırtıyorsanız demek ki o ülkenin toprak bütünlüğünü de tanımıyorsunuz demektir. O nedenle bu bir savaş ve işgal” diye konuştu.

‘TESLİM EDİLEN IŞİD’LİLER GELECEKTE KAOS YARATACAK!’

Cezaevlerindeki IŞİD’lilerin Türkiye’ye teslim edilmesinin de gelecekte büyük bir kaos yaratacağı uyarısında bulunan Altan, ülkede göz göre göre katliamların yaşandığını anımsatarak, “Dün Diyarbakır, Suruç, Ankara ve birçok katliama göz yumanlar yarın bu çetecilerle nasıl bir ittifaka girecekler acaba? Bunları daha önce yaptıkları gibi içeride de mi kullanacaklar ? Benim en büyük endişem budur” dedi.

İktidarın bu savaşta diğer bir amacının, Türkiye’ye teslim edilen IŞİD’çileri Suriye Milli Ordu şemsiyesi altında örgütleyip kullanmak olduğunu belirten Altan, olacak her türlü olumsuzluktan savaşa destek veren CHP ve anti-emperyalizm adı altında yapılanları alkışlayan diğer kesimlerin de sorumlu olacağını vurguladı.

AKP’nin bir eliyle rabia, diğer eliyle kurt işareti yapan kendi ordusunu kurduğuna işaret eden Altan, bu ordunun Türkiye’nin neye dönüştüğünün açık ifadesi olduğunu belirtti. Ordunun Atatürkçü, laik zeminini kaybettiğini vurgulayan Altan, “AKP iktidarı tarafından ordu ÖSO gibi silahlı bir birliğe dönüştürülmeye çalışılıyor. Tamamen İslami motiflerle bezenmiş bir ordu bu. Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ordusu hiçbir zaman böyle bir hale düşmedi; aynı şekilde polis de artık tamamen siyasi bir partinin silahlı gücü olmuştur” diye konuştu.

‘SANA BANA DÜŞMAN BİR KAFA BU’

Altan, devletin 1990’larda işlenen Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı gibi birçok siyasi cinayetlerle, faili meçhullerle taşları döşeyerek AKP rejimine zemin hazırladığını belirtti. O dönemde ordu, polis, devlet içinde buna karşı kadrolar varken bugün hepsinin tasfiye edildiğine dikkat çeken Altan, şöyle konuştu: “Bugün Harp Okulları gibi ordunun eğitim kurumları tarikatların elinde. Gelinen noktada Türk-İslam sentezi gerici sistemi devletin bütün kurumlarına yerleşmiş durumda. Bir eliyle bozkurt, bir eliyle rabia işareti yapan, sana bana, özgürlüklere, kadınlara , laik kesimlere de düşman olan, şeriatçı kurallara göre kafası şekillenmiş kişiler bunlar. Suruç, 10 Ekim gibi katliamları önlemeyen, önünü açan bir kafa bu. Şimdi de aynı tehlike IŞİD ile beraber kapıda.”

Bu savaşın AKP iktidarı dışında Türkiye’deki hiçbir kesimin çıkarına olmadığını kaydeden Altan, dünyanın gördüğünü içeride de uzun süre saklayamayacaklarını, halkın eninde sonunda gerçekleri göreceğini ve AKP’nin de bu savaşın bedelini iktidarını kaybederek ödeyeceğini vurguladı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI