Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

İYİ Partili Özdağ: Kimin Türk adını kullanmaya layık olduğunu takdir etmek Erdoğan’ın haddi değildir

AleviNet

Published

on

İYİ Parti Başkanlık Divanı üyeleri ve milletvekillerinden oluşan heyet, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ başkanlığında Türkiye Barolar Birliği’ni (TBB) ziyaret etti. Basına kapalı olarak gerçekleşen ziyaret öncesinde açıklamada bulunan TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Türkiye Barolar Birliği’ne ve barolara yönelik operasyonun sadece avukatların meselesi değil, tüm Türkiye’nin meselesi olduğunu belirterek, “Bu sebeple biz büyük Türk milletine emanetiz demiştik. Bu cümlemizin karşılığı olarak bu gün İYİ Parti heyeti Türkiye Barolar Birliği’ni şereflendirdiler” dedi.

‘TTB’Yİ HEDEF ALAN OPERASYON KİMİN OPERASYONU’

Daha sonra Zeytin Dalı Harekatı’na değinen Feyzioğlu şunları söyledi:

“Ordumuz Afrin’de seferdedir. Böyle bir ortamda Türkiye Barolar Birliği gibi dünyada en etkili şekilde en muteber çıkışları yaparak bu seferin uluslararası hukuktan kaynaklanan bir meşru savunma harekatı olduğunu anlatan Türkiye Barolar Birliği ve barolara yönelik operasyon acaba kimin projesidir. Türkiye dünya basınında Afrin’de işgalci ve soykırımcı olarak tanıtılmaya başlanmıştır. Böyle bir ortamda ‘Türkiye sivilleri canından aziz bilen ordusuyla meşru savunma harekatı yapmaktadır’ diyen Türkiye Barolar Birliği’ni hedef alan operasyon acaba kimin operasyonudur ? Afrin’de savaşan komutanlarımızın çok önemli bir kısmı FETÖ kumpasında zindana atılmıştı. Biz o zindanın kapılarını kırarken ‘FETÖ’ye ne isterse verdik’ diyenler bizim milli duruşumuzu sorgulamaktadır. Bir daha soruyorum. Kumpas davalarının yerle bir olmasını sağlayan Türkiye Barolar Birliği’ne bugün yapılmak istenen operasyon kimin operasyonudur ? Bu operasyonun arkasında Sayın Cumhurbaşkanının sarayına sızmış olan kripto FETÖ’cüler, kripto PKK’lılar ve yabancı istihbarat örgütlerinin ajanları vardır. Tüm bu ajanlar ve kriptolar Sayın Cumhurbaşkanını böyle bir projeye yönlendirmişlerdir. O zaman Sayın Cumhurbaşkanına düşen görev, devleti devlet gibi işletmek. Devleti, bakanlıkları ve TBMM’yi bir kenara bırakıp sarayın kapalı kapılarının ardında yeniden dizayn etmeye çalışırsanız olacak budur. Sürekli kandırılırsınız. Türkiye Barolar Birliği’nin başındaki Türkiye kelimesini Türk milleti vermiştir ve bu kelime Türk milletinin yüreğine kazınmıştır. Türkiye Barolar Birliği Türk milletine emanettir.”

Erdoğan: TTB ile TBB’nin başındaki “Türk” ifadesi süratle kaldırılmalı

‘YARGININ BAĞIMSIZ TEK PARÇASI TTB’DİR’

Daha sonra konuşan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ ise TTB’ye ve bağımsız yargıya yapılan saldırıya karşı dayanışmalarını ve desteklerini göstermek için böyle bir ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade etti. Özdağ, daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirerek şunları söyledi:

“Recep Tayyip Erdoğan bütün devlet kurumlarını ve sivil toplum kuruluşlarını kendisine biat ettirmek istiyor. Bu çerçevede ne yazık ki yargının büyük bir bölümünün bağımsızlığını elinden aldı. Yargının bağımsız kalan ve Erdoğan’a direnen tek parçası Türkiye Barolar Birliği’dir. Şimdi Türkiye Barolar Birliği’nin üzerine de amansız bir saldırı başlamıştır. Biz İYİ Parti olarak parlamenter demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve kuvvetler ayrılığını savunuyoruz ve sonuna kadar da savunacağız. Erdoğan’ın Türkiye Barolar Birliği’ne yaptığı bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz ve reddediyoruz. Türkiye Barolar Birliği’nin yok edilerek Türkiye’de baroların dernekleştirilmesi projesine şiddetle itiraz ediyoruz. Eğer Erdoğan bu projesinde başarılı olursa biliyoruz ki Türkiye’de avukatlık sistemi darmadağın olacak, dernekleşecek. Bundan en fazla istifade eden de PKK, FETÖ gibi terör örgütleri olacak. Ülkemizin birçok yerinde atomize olan baroların yerini alacak derneklerle artık Erdoğan istediği noktaya gittiğini düşünse de Türkiye içinde ortaya inanılmaz sonuçlar çıkacak. Öte yandan biliyoruz ki Erdoğan Türk isminden de hiç hoşlanmadı hoşlanmıyor. PKK açılımı sürecinde nasıl valiliklerin ve diğer devlet kurumlarının önünden Türkiye Cumhuriyeti ibaresi çıkarıldıysa şimdi de bu çerçevede Türk ve Türkiye adının çıkarılmaya çalışıldığını görüyoruz. Erdoğan bunu açık bir şekilde ifade edemediğinden diyor ki, ‘Türkiye adını kullanmaya layık olmayanlar’ diyor. Kimin Türk ve Türkiye adını kullanmaya layık olduğunu takdir etmek Recep Tayyip Erdoğan’ın işi de değildir haddi de değildir. Türkiye Barolar Birliği vermiş olduğu yargı mücadelesine de sonuna kadar destek olacağız.”

‘EĞER CİDDİLERSE, İNCİRLİK’TEKİ UÇUŞLARI DURDURARAK İŞE BAŞLARLAR’

Daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ABD ile ilgili yaptığı açıklamanın sorulması üzerine şunları söyledi: 

“Çavuşoğlu’nun yaptığı hiçbir açıklamasını ciddiye almak mümkün değildir. Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerimiz kötüleşecek veya iyileşecek derken Çavuşoğlu’nun vermesi gereken cevap, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde PKK’ya vermiş olduğu desteğin yüzde 95’i İncirlik üssünden kaynaklanmaktadır. Daha şimdiye kadar ne Recep Tayyip Erdoğan ne de Çavuşoğlu’nun ağzından İncirlik ile ilgili en ufak bir ifade çıkmamıştır. Bu samimiyetsizliktir. Bu milletle oynamaktır. Eğer gerçekten bu konuda ciddi bir tavırları varsa İncirlik’teki bütün uçuşları durdurarak bu işe başlarlar yoksa milleti kandırıyorlar demektir.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Dünya 5G ile tanıştı onlar 1G’ye hasret

AleviNet

Published

on

Dünya’da 5G teknolojisi yaygınlaşırken Sivas’a bağlı Gazi köyü internet ile hiç tanışmadı. Şehir merkezine 40 kilo metre mesafede ki köyde üç GSM firmasından sadece birinin sinyali ulaşıyor. Köy sakinleri, yetersiz sinyalden istifade edebilmek için sinyalin en güçlü yakalandığı köy camisinin minaresine çıkıyor. Minarede sadece görüşme yapabilen köy sakinleri internete ise bağlanamıyor. Minarede çıkıp cep telefonu görüşmesi yapmak isteyenler bazen minare önünde sıra beklemek zorunda kalıyor. Köy sakinleri GSM firmalarına seslenerek, köy halkı olarak herkesin köylerinde baz istasyonu kuracak ilk firmanın hatlarını alıp kullanacakları sözünü verdiler. Köyde internet ve cep telefonları çekmediği için sürekli köyde yaşayan çok sayıda kişinin cep telefonu ve bilgisayarı bulunmuyor.

Muhtar: “Mağduruz”
Köy Muhtarı Osman Yıldırım, köylerinde internet ve cep telefonu çekmediği için mağduriyetler yaşadıklarını belirterek, “Köyümüze gelen memurlar mağdur oluyor. Gelen maillerini okuyamadıkları, devletin onlardan istedikleri bilgileri internete giremedikleri için burada görev yapmak istemiyorlar. Bizim acil bir ihtiyacımız olsa, sabit telefonlardan uzaktaysak o ihtiyacımızı gideremiyoruz. Tarlaya, araziye çıktığımızda dünya ile olan iletişimimiz kesiliyor. GSM firmalarından biri köyümüzde baz istasyonu kurarsa, yaklaşık 800 nüfusumuz var, hepimiz o firmanın hatlarından alacağız” dedi.

Minare önünde sıra oluşuyor
Köy sakinleri ise yaptıkları açıklamada, “Dışarıdan köye gelen misafirlerimiz veya köy dışında yaşayan köylülerimiz daha büyük sıkıntı yaşıyor. İşleri aksadığı için köyde fazla kalmak istemiyorlar. Çocuklarımız ödevlerini araştıramıyor. Cep telefonu ile görüşme yapabilmek için yüksek tepelere veya minareye çıkmak zorunda kalıyoruz. Gençler çıkıyor ama yaşlılar zorluk yaşıyor. Dünya 5G’ye geçti. Biz 1G’yi bile bulamıyoruz” dediler.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Maganda kurşunuyla hayatını kaybeden minik Selin’in organları 6 çocuğa umut oldu

AleviNet

Published

on

Balıkesir’e tatile giden aile, eğlenmek için gittiği mekan da büyük bir şok yaşadı. Bir mekan da eğlenen çift bir anda silah sesleri yükselmesiyle korku doldu anlar yaşadı. Saniyeler önce babasıyla oynayan Selin kurşunların hedefi oldu. Hastanede minik kız 6 günlük süren yaşam savaşını kaybetti. İstanbul’da yaşayan acılı anne Sinem Cebeci, minik kızının odasında İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.

“Çok neşe dolu ve merhametliydi”
6 gün hastanede kaldıklarını ve kızının çok direndiğini anlatan anne Sinem Cebeci, “6 gün biz hastanedeydik, çok direndi. Derman arayamadık. Elimiz kolumuz bağlı bekledik. O kadar saat bir umut bekledik. Onca insan bizimle dua etti. Selin yaşının çocuğu değildi. Her konu hakkında bir fikri vardı. Çok neşe dolu ve merhametliydi. Giyinmeyi, gezmeyi ve dolaşmayı çok seven bir çocuktu. Benim çocuğum hiç yoktan gitti. Doktorlar da bizimle birlikte her gün ağladılar. Hiç tanımadığım bir kadın diz çöktü önümde ve ‘Biz de acı çekiyoruz’ dedi” şeklinde konuştu.

“Ben bağış yapmak istiyorum”
Minik Selin’in 3 ay önce izlediği bir haberden etkilenerek organ bağışı yapmak istediğini anlatan anne “Bize ‘Organ bağışı için vaktiniz var, bir dinlenin düşünün’ dediler. Daha sonra zaman kısaldı. Kalp zorlanmaya başladı, organlar zarar görecek ve bir an önce karar vermeniz lazım. 3 ay önce Selin’in ‘bağış yapmak istiyorum’ sözleri aklımıza geldi ve biz de organları bağışladık” dedi.

“Benim canımdan can şu anda yaşıyor”
Başka ailelerin çocuklarına ışık olduklarını anlatan Sinem Cebeci, “Biz o gün acımızı bıraktık, umut aramadığımız için kızımın organları o kadar çocuğa can oldu. Bir anda onları düşünmeye başladık. Işık oldunuz ve evlerine ışık yaktınız dediler. İnşallah şifa bulurlar. ‘İnsanlar daha küçük çocuk nasıl bağış yaptınız’ dedi. Toprak olacağını düşününce, bunu söylemek benim için çok acı ama orada çürüyüp gitmesindense birilerine umut olması gerektiğini düşünüyorum. Benim canımdan can şu anda yaşıyor aslında. Oraya götürüp bıraktığınız da birine umut olmayacak. İnsanların böyle bakması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Ölümlerin ve cinayetlerin yüzde 70’i son dönem de pompalı tüfekle oluyormuş”
Ölümlerin ve cinayetlerin yüzde 70’i son dönem de pompalı tüfekle olduğunu vurgulayan anne Cebeci, “Bu silah olayı düşündürüyor. İlk gün bunu sorgulayacak durumda değiliz ama birkaç gün sonra diyoruz ki pompalı tüfek yani. Bana göre ulaşılması zor bir silah gibi geliyor. İnsanlar dedi ki bunu temin etmek çok kolay. İnternete girince bulunabiliyor, adrese teslim ederek gönderiyorlar. Normal silah almak çok zormuş ama o pompalı tüfekler kolay satılabiliyormuş. Şunu öğrendik ki bu ölümlerin ve cinayetlerin yüzde 70’i son dönem de pompalı tüfekle oluyormuş. Bana göre buna bir düzenleme getirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Ne oyuncaklarına ne elbisesine bakamadık”
Kızının organlarının başkalarına şifa olmasını söyleyen baba Serkan Cebeci ise şunları söyledi:
“Biz meleğimizi kaybettik. Onun organları başkalarına şifa oldu. Pompalı tüfekle ilgili meclisin ya da hükumetin bir önergesi midir? Bu şekilde bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Pompalı tüfek internette satılması çok saçma bir şey. Acımız taze ama düşüncemiz kıyafetlerini çocuk esirgeme kurumuna bağışlamayı düşünüyoruz. Ne oyuncaklarına ne elbisesine bakamadık”

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Alevilerden Kayyum protestoları: konsolosluklara siyah çelenk

AleviNet

Published

on

HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine atanan kayyımlara tepkiler giderek büyüyor. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), kayyımları protesto etmek için Avrupa’nın bir çok kentinde  Türk Konsoloslukları önüne siyah çelenk bıraktı.

LONDRA

İngiltere’nin başkenti Londra’da Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Londra Türkiye Büyükelçiliği’ne siyah çelenk bıraktı. Burada yapılan basın açıklamasını BAF yönetiminden Dilek İncedal ve Hasan Bölücek okudu.

AKP hükumetinin iktidara geldiği günden bu yana ülke üzerine kabus gibi çöktüğü belirtilen açıklamada, AKP’nin Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarını görevden alması ve kendi kadrolarını kayyım olarak atamasının kabul edilemez olduğuna dikkat çekildi.

DÜSSELDORF

Almanya’nın Düsseldorf kentinde de Türk Konsolosluğuna siyah çelenk bırakıldı. Eyleme AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat’ın yanında AABF yöneticileri ve üyeleri katıldı.

Ortak açıklamayı AABF yöneticisi Mesut Kabakçı okudu. Açıklamada, “Bu farkındalıkla sadece Alevilerin talepleri söz konusu olduğunda değil, ülkemizdeki toplumsal mücadele noktasında her zaman sokağa çıkarak sesimizi yükselttik. Yüzyıllardır sahip olduğumuz mazlumdan, demokrasiden ve halkların kardeşliğinden yana olan duruşumuz nedeniyle bu haksız kararlar karşısında da sessiz kalmayacağımızı kamuoyuna duyururuz. Ülkemizde din, dil, renk, milliyet ayrımı olmadan kardeşçe barış içinde yaşamak mümkün. Tüm demokrasi güçleriyle el ele vererek, tek adam rejiminin baskıları karşısında asla boyun eğmeyeceğiz.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın ardından Düsseldorf Konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakıldı. Burada bir konuşma yapan AABK Genel Başkanı Mat, kimseden korkularının olmadığını belirterek, Alevilerin tarihi boyunca mazlumun yanında olduğunu belirtti, Kürt halkına yapılan her türlü haksızlığın Alevilere de yapıldığını kaydetti. Açıklamanın ardından , bir vatandaş yaklaşarak, “boş işlerle uğraşıyorsunuz” deyince kısa bir gerginlik yaşandı.

MÜNİH

Münih’te yaşayan Aleviler, kayyum işgalini Türk konsolosluğunun önünde protesto etti.

Avrupa Alevi Birlikler Konfederasyonu’nun (AABK) kayyum işgaline ilişkin Türk konsolosluklarına siyah çelenk bırakma çağrısı üzerine, Münih Türk Konsolosluğu önünde eylem yapıldı.

Münih Alevi Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen eylemde, AKP-MHP faşizmi protesto edildi. Ortak mücadelenin önemine dikkat çekilen eylemde, “Baskılara direneceğiz” mesajı verildi.

Eylemde sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Diktatör Erdoğan” sloganları atıldı. Eylemin sonunda konsolosluk binasının önüne siyah çelenk bırakıldı.

MARSİLYA

Öğle vakti konsolosluk önünde bir araya gelen AKM üyeleri, “Katil Erdoğan” ve “Diktatör Erdoğan”, “Direne direne kazanacağız” sloganlarını attı.

Basın açıklamasında demokrasi savunucularına Erdoğan rejimine karşı birleşme çağrısı yapıldı. Eylemciler basın açıklaması ardından kapıya siyah çelenk bıraktı.

Ayrıca Cumartesi günü saat 18:00’de Canabiere meydanında yapılacak yürüyüşe de katılım çağrısı yapıldı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI