SON DAKİKA

Dr. Etem: Cinsel saldırı, halk sağlığı sorunudur

Bu haber 13 Şubat 2018 - 11:43 'de eklendi ve 40 views kez görüntülendi.

Cinsel saldırı vakalarında yaşanan artışı, “halk sağlığı sorunu” olarak tanımlayan Mardin Kadın Platformu üyesi Dr. Derya Etem, bu davalardaki cezasızlık politikalarının ise, yargının eril tarafını teşhir eden bir durum olduğunu ifade etti.

Son dönemlerde artış gösteren cinsel saldırı vakalarına dair sıklıkla karşılaşılan sonuç açılan davaların cezasızlık ile sonuçlanması. Son olarak Mardin’de, M.B.’ye cinsel saldırıda bulunan özel hareket polisi B.K., “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan yargılandığı davanın 3’üncü duruşmasında beraat etti.
Verilen beraat kararına yönelik tepkiler sürerken, Mardin Kadın Platformu üyesi Doktor Derya Etem, cinsel saldırıya maruz kalan kadınların yaşadıkları ağır travmaya dikkat çekerek, bunun topluma yansımasını değerlendirdi.
‘MAĞDUR ‘MAKUL ÖLÇÜLERİNİN’ DIŞINDA İSE, SANIK BERAAT EDİYOR’
Adli Tıp Raporu’ndaki (ATK) cinsel saldırı bulgularının kanıtı olan deri altı kanama tespitlerine rağmen M.B.’ye cinsel saldırıda bulunan polis B.K.’nin beraat etmesine tepki gösteren Etem, farklı delillere ulaşılması için ek süre başvurusunun kabul edilmemesi ve adli psikiyatri raporunun dosyada eksik olmasının ise, “hukuk skandalı” olduğunu söyledi. Sanığın pozisyonu ile mağdurun sosyal yaşamının benzer davaların sonuçlarında etkili olduğunu kaydeden Etem, “Mağdur eğer erkek zihniyete göre makul bir duruşa sahipse, sanıklar ağır ceza alıyorlar. Kadın eğer erkek zihniyetinin veya geleneksel toplumun ‘makul ölçülerinin’ dışında ise, sanık beraat ediyor” dedi.
Etem, cezasızlık politikalarının yargının eril tarafını teşhir eden bir durum olduğunun da altını çizdi. Etem, bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu: “Tecavüz suçu, aynı zamanda insanlık suçudur, nitelikli bir cinsel saldırıdır. Mağdurun bütün psikolojisini yerle bir eden, hayata bakış açısını, insanlarla ilişkisini ve gündelik hayatını yerle bir eden ağır bir travmadır. Bu ağır travma sonrası mağdure, sosyal hizmetlerden destek görmüyor. Bu durum, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne de yansıtılmıyor.”
Yine mağdurun ifadesinin mutlaka bir sosyal hizmet uzmanı veya psikolog eşliğinde alınması gerektiğine vurgu yapan Etem, bu süreçlerde mağdurelerin sosyal hizmet desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Etem, “Ciddi bir travma geçiren bir insandan söz ediyoruz. Olayın sırasını, gelişimini yanlış aktarabilir. Ancak yaşadıklarını tıbbi olarak kanıtlamak zorundadır, sosyal olarak da kendisini var etmenin yollarını aramak zorundadır. Destek ile birlikte bu süreçleri atlatabilirler” diye konuştu.
Etem, cinsel saldırıya maruz kalanların aynı zamanda kendilerini savunmak durumunda kaldıklarının üzerinde de durdu.
‘ÇATIŞMA VE ŞİDDET KÜLTÜRÜ TAHKİM EDİLMEYE ÇALIŞIYOR’
Mardin başta olmak üzere ülkenin genelinde son dönemlerde cinsel saldırı vakalarında artış olduğuna dikkat çeken Etem, “Bu, çatışma ve şiddet kültürünün tahkim edilmeye çalışıldığını da gösteriyor. Şiddet kültürü ve savaş dili, sonuçları itibariyle en çok kadınları ve çocukları etkiliyor. Bütün savaş ve çatışma ortamları, insanların birbirlerine karşı tahammül düzeyleriyle birlikte şiddete başvurma oranlarını arttırmaktadır” ifadelerini kullandı.
DUYARLILIK VE DAYANIŞMA ÖNEMLİ
Cinsel saldırıya maruz kalanların bir takım kalıcı sorunlar ile karşı karşıya kaldığını ve sonraki hayatlarının ciddi oranda etkilendiğini dile getiren Etem, şöyle devam etti: “Bu durum bir halk sağlığı sorunudur. Bu toplumda bir duyarlılık ve bir araya gelerek dayanışma halinde itiraz etmeyi ortaya çıkarabilir. Aynı zamanda çok travmatik durumlar olduğu için toplumun içine kapanarak kendini korumaya alma refleksine de neden olabilir.”
Bütün kadın kurum ve kuruluşlarının cinsel saldırı ve tacize ilişkin başlatılan adli süreçleri takip etmesinin önemi üzerinde duran Etem, cezasızlık politikalarının son bulması için duyarlılık çağrısında bulundu.
MA / Özgür Paksoy